28 Şubat 2010

Kırın o kalemlerinizi...


Bir dakika, dur bakalım efendi,boyundan büyük laflar ediyorsun,sen kendini ne sanıyorsun diyemediğiniz sürece o kalemler size ait değildir,sizin hükmünüz geçmez köşelerinizde boyun eğiyorsanız bu tehdide kırın o kalemlerinizi, çünkü sizler bizim gözümüzde gazeteci değilsiniz.

Birilerinin mutluluğu için göz yumuluyorsa zulme,yaş varsa çocukların gözlerinde,kin bulaşmışsa yüreğinizin diline,hırslar insanlığın önüne geçiyorsa eğer,toplumsal  barıştan söz etmek mümkün değildir.

Ecevit'in hastalığı döneminde,Ecevit'in görevi bırakması için baskı yapan  gazeteciler neredesiniz?

Kovun akp karşıtlarını! Kimse akp üçkağıtçılığını, yolsuzluklarını, peşkeşçiliğini, göz boyama taktiklerini eleştirmesin! Kovun akp karşıtlarını! gazetelerden, devlet kurumlarından, yargıdan, ordudan, hatta bu ülkeden diyebilen bir başbakanın,kendini kontrol edemeyecek duruma getiren hastalığını neden yazamıyorsunuz?

Gazeteci Yiğit bulut'a soruyorum,koyu bir hükümet karşıtı iken,ne oldu'da doksan derece kıvırıp hükümet destekçisi oldunuz başbakanın bu hastalığını çok yakinen bildiğiniz ve bunu " Baykal ve Bahçeli " ile paylaştığınız halde,neden halktan saklama gereği duyuyorsunuz?

Yoksa sizi Ergenekon'dan tutuklamakla tehdit edip saflarına mı geçirdiler,tutuklanma korkusunu kaç gün yaşadınız ve nerede saklandınız? haber türk de ki koltuğunuz bu suskunluğun ve taraf değiştirmenin bir ödülümü?

Tabi ki duymayacak bu sözleri,doğru dürüst gerçekleri yazan az sayıdaki köşe yazarlarına sallamaya devam edecek,başbakanın gazetecileri arada bir dövmesini savunacak,başbakan iyi yapıyor taşlar yerine oturuyor diyecek utanmadan sıkılmadan.

Gazeteciler ülkenin namusudur,doğruları,gerçekleri ve ülkenin menfaatlerini savunmak zorundadır,tehdide şantaja ve baskıya direnmelidir,yoksa kırmızı fenerli evden türeyen adına gazeteci denen adamlardan ne farkınız kalır,çarşaf çarşaf paçavra basar dağıtırsınız ve kuyruğunuza yapışık etiketinizle sallana sallana gezersiniz adamım diyerek.

Bu topraklarda bir tek bacası bile tütmeyen,80 yıllık Cumhuriyet değerlerini satıp satıp bitiren ve ortalarda bir kahraman edasıyla gezinen bu adamların adını,ülkemin önderi Mustafa kemal'le yan yana bile görmekten zül duyarım,onların önünde durduğu dev aynasının hayal olduğunu sizler anlatacaksınız bu millete,sizler yazacaksınız tüm gerçekleri,sizler gazetecisiniz ve bunu bizlere borçlusunuz,uyandırın artık bu milleti,uyandırın.

2 yorum:

  1. Sevgili Tufan bu bahse konu olan hastalığın adını da seyrini de en iyi Ankara Paris caddesindeki Güven hastanesi bilir.. ve tabii oradaki doktorlar... Ve eğer aniden genç yaşında herkesi mahveden bir üzüntüye boğarak sanki sebepsizmiş gibi ölüveren doktor yaşasaydı belki tarihe ışık tutacak bilgiler verebilirdi.. Balyoz sadece cam kırmaya yaramıyor ülkemizde görüldüğü gibi harekata da isim olabiliyor.. Tıpkı demoklesin kılıcı gibi!!!
    İyi ki varsın sevgili Tufan ve iyi ki tanıdım seni..

    YanıtlaSil
  2. kırılacak kalemleri varmı dostum

    YanıtlaSil