<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114</id><updated>2012-01-22T22:18:20.444+02:00</updated><category term='Yeni Bir Tarih Yazıyorsunuz Sayın Genelkurmay Başkanı'/><category term='bilgi üniversitesi'/><category term='boş türbeler'/><category term='din bezirganları'/><category term='Maymun tuzağı'/><category term='George Soros'/><category term='kentsel dönüşüm'/><category term='Veresiye defteri'/><category term='Pearl Harbour dan Ankara gemisine'/><category term='cumhurbaşkanına sorular'/><category term='kerem doksat'/><category term='horbo'/><category term='varoşlarda kadınlar'/><category term='Dünyayı yöneten Yahudi ailesi Rotschild'/><category term='Mesir macuncu Hamdullah'/><category term='anadolu ajansı'/><category term='cia'/><category term='hurafeler'/><category term='televizyon halkı uyutuyor'/><category term='gandi kemal'/><category term='Pavlov&apos;un köpekleri'/><category term='Atatürk milliyetçiliğinin neresi batıyor'/><category term='Diyanet İşleri Başkanlığı&apos;nın bütçesi ne kadar'/><category term='Geçmişle hesaplaşmak'/><category term='kandırıyor'/><category term='Yerli malı haftası'/><category term='Vahdettin&apos;in Amerikan başkanı&apos;na mektubu'/><category term='sahte peygamber müsvetteleri'/><category term='bedelli askerlik'/><category term='Çaresizli'/><category term='Ahlak için nedir gerekli olan'/><category term='Türkiye&apos;yi yöneten aileler'/><category term='MİT--PKK  İmralı Pazarlığı Ses Kaydı'/><category term='Gül yayla'/><category term='ahmet altan başbakanla mahkemelik'/><category term='toryum'/><category term='Rothschild ailesi ve kirli çıkar ilişkileri'/><category term='çolak memo'/><category term='zahide uçar'/><category term='Yalan hadisler'/><category term='bülent arınç kimdir'/><category term='metres'/><category term='Son padişah ordusunu satmıştı...'/><category term='Sarıklı mafya'/><category term='böyle başa böyle ayak'/><category term='mustafa kamal'/><category term='Azgın teke'/><category term='alışveriş çılgınlığı'/><category term='Türban'/><category term='cfr'/><category term='Şerefsizlik'/><category term='seçim sonuçları değiştirildi'/><category term='sunay akın'/><category term='Muallim ahmet rıfkı'/><category term='çaresiz kalmak'/><category term='genel kurmayın ışıkları'/><category term='elif sucukları'/><category term='Bekir Çoşkun'/><category term='Halkçılık'/><category term='uzun eşek'/><title type='text'>gaziler</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>133</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2364608794015377693</id><published>2012-01-20T23:03:00.000+02:00</published><updated>2012-01-20T23:03:41.315+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Atatürk milliyetçiliğinin neresi batıyor'/><title type='text'>Neresi batıyor?.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-n5wYyT1tU_k/TxnWWszSe7I/AAAAAAAAQCc/MIKSNhYfgoA/s1600/75.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" src="http://2.bp.blogspot.com/-n5wYyT1tU_k/TxnWWszSe7I/AAAAAAAAQCc/MIKSNhYfgoA/s320/75.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel kardeşim, şöyle geç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyle bakalım, Atatürk milliyetçiliğine niye karşısın? Neresi sana batıyor? Neresi seni rahatsız ediyor da gazetelerin bilgi ağı anketine ilgi duymuş, zamanını vermiş, katılmış ve yanıtlamışsın sorularını.&lt;br /&gt;Atatürk ilkeleri kalksın diye işaretlemişsin sözde, bu anketi yapan haramilere inanırsak. Hem de değil değiştirmek, değiştirilmesinin teklif bile edilemeyeceği yasayla belirtilen, Anayasa’nın ilgili maddesini oylatmışlar sana. Sen de kendinde anayasayı çiğnemeye nasıl bir hak buldunsa bulmuşsun ve suç olan bu eyleme katılmışsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi söyle bakalım, meraktan çatlayacağım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Niye kalksın Atatürk milliyetçiliktir?... De bakalım akıllı akıllı.... Nedir derdin?&lt;br /&gt;“Ben dışlanıyorum. Ben Kürdüm.” &lt;br /&gt;“Ben yenilikçiyim. Statükoya karşıyım. Herkese özgürlük.”&lt;br /&gt;Ya öyle mi? Ya sen tarihten ders almamışsın, ya da tarih nedir bilmiyorsun! Atatürk kimdir öğrenmemişsin!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk milliyetçiliktir ırkçı değil ki dışlanasın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Irkçılığa karşı bir milliyetçiliktir bu. Özü, Atatürk’ün ünlü sözüdür. Atatürk, Onuncu Yıl Söylevi’nde bu sözü son söz olarak Meclis’te okumuştur. Bu söylevinde on yedi kez Türk Milleti demiştir. Sesli kaydı da vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne mutlu Türküm Diyene!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu söz açıklar Atatürk milliyetçiliğini. Bak gözünü aç, kulağını aç, varsa , sattırmadınsa birilerine aklını, aklını kullan ve bir kez daha oku bakalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ne mutlu Türküm diyene!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterse Türk olmakla övün, senin bileceğin iştir. İsterse Türküm demekle övün, Türk Milleti’nden olmak sana övünç versin.&lt;br /&gt;İkisi de aynı kapıya çıkar. Bir millete ait olmak. Senin ırkını, soyunu sopunu, kökenini sorgulamıyorlar burada. Milletine, milletim dedin mi tamam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milleti de Atatürk tarif etmiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne deniyor bak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyetini kuran…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin ırkı sorulmuyor , kurucu musun, o soruluyor. Çorbada tuzun var mı? Emeğin, canın kanın var mı? Aynı geçmişten mi geliyoruz, ortak geçmişten? Geleceğin, acın, sevincin aynı mı?&lt;br /&gt;Senin ataların Türkiye Cumhuriyetini kurdu mu? Omuz omuza verdiler mi Türkiye halkıyla, cephelerde saldırganlara karşı savaştılar mı? Yayılmacıları, işgalcileri birlikte mi kovaladınız? Birlikte mi yere düşüp şehitlik katına yükseldiniz? Gazi oldunuz mu, sakat kaldınız mı savaşırken düşmana karşı? Tam bağımsız bir ülke kurduk mu beraber? Vatandaşlık bağıyla bağlı mısınız vatana?&lt;br /&gt;Azınlıklar dışında, millet olarak bütün vatandaşlar aynı haklara mı sahipsiniz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitim, sağlık, iş, çalışma, askerlik, vergi, sosyal haklar konularında, adalet karşısında eşit misiniz ?&lt;br /&gt;Sizi sorgulayan oldu mu sen şusun, sen busun dendi mi en üst mevkilere yükselirken? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı oldunuz mu hem de kaç kez? Bakan, milletvekili, asker, polis, öğretmen, memur? General, ordu komutanı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okullar açık mı sana ayrımsız? İş, meslek seçimin sana mı kalmış? Karışanın var mı gezmene, oraya buraya gitmene, yerleşmene, taşınmana… Ananın dilini konuşmana karışan var mı? Bunun için kurslar açmana izin vermeyen var mı? Kurslara katılmana engel olan? Şarkını dinlemene karışan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Üniversite’de kürsün bile var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki neresinden rahatsızsınız, Atatürk milliyetçiliğinin? Neresi batıyor? Neresi diken? Hı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ben Kürdüm.” “ Ben falanım.” “Ben yenilikçiyim(!). Ben ABD’den güdülen Taraf’lıyım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eee… Sonra?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ben ayrı eğitim, ayrı yargı istiyorum. Ayrı vergi … pardon vergi vermemek istiyorum… Ayrı bayrak, ayrı idare istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden Anayasa’daki Atatürk ilkelerine karşıyım. “&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam beyni yıkanmışım, beyni satın alınmışım veya Atatürk Cumhuriyeti’ne düşmanlıktan gözü dönmüşüm! Kusura bakma bunu söyleyen sana ve bunu söyleten satılmışlara kardeşim diyemeyeceğim. Aynı karından doğan bunu etmez karındaşına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Ankara’ da, Meclis’te, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Atambayev ne demiş bak:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Geçmişe tabanca ile ateş edersen, gelecek sana top ile ateş eder.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra yine demiş ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türkiye, Kırgızlar için gökyüzünde uzakta parlayan bir yıldızdır. Gökyüzü kapalı olsa bile bulutların arkasında bir yıldızın parladığını biliyoruz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel, satılmışlara, iş birlikçilere, vatan hainlerine uyma. Bu yıldızın önünü karartma! Kendi kuyunu kazma! Milletine sahip çık… Yayılmacıların oyununa gelme…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bunları istedin, bu istediklerin eksiksiz verildi diyelim, olur a… Kurt dumanlı havayı severmiş. Maşallah dağların dumanı ovaya inmiş. Ortam tam kurtların sevdiği puslu hava...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim Atatürk milletçiliği kalktı. Irka göre düzenlendik:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaç ırk yaşıyor memleketimizde? En az 72 ırk var deniyor. Kısa hesap biz kırk diyelim. Kırk ırka bölündük. Kırk dilcik yumurtladık. Seni, senin yetersiz yerel dilciğinle baş başa bırakırlar mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koskoca Türk Dili bile, yeryüzünde neredeyse yarım milyardan fazla kişinin konuştuğu Türkçe, Türkiye’de İngilizceye yenik. Ağzı burnu kulağı koparılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ham yapmazlar mı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki yıl içinde gâvurun dilini boğazına sokmazlar mı? Altı üstünden zengin olan bu topraklar, bu sular, bu madenler, bu yer, bu göğü sana bırakırlar mı? Gözleri fıldır fıldır dönen İsrail siyonisti neden gelip Urfa’da, Mardin’de, Batman’da kadınlarını doğurtuyor yıllardır? Neden buralara Yahudi ırkına vaat edilmiş topraklar adını takmış bunlar? &lt;br /&gt;Senin karagözün için mi silah veriyorlar dağa çıkan caniye? Eline mayın veriyorlar, bomba veriyorlar… &lt;br /&gt;İsviçre bankaları kasalarını açıyor, besliyorlar, bakıyorlar, salıyorlar askerinin üstüne. Neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem senin kanını iliğini emen, seni insan yerine saymayan toprak ağalarına karşı tek sözün, tek bir dileğin de yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuhaf değil mi sence? &lt;br /&gt;Sen onların gözünde köle değil misin? Ayaklarına yüz süren…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar ne olacak? Onların altında marabalığa ikinci sınıf insan olmaya razısın demek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne iş, ne aş, ne okul, ne daha iyi bir yaşam istiyorsun. Profesörlerin bile anlamayacağı ince konularda ise bülbül kesilmişsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, bu toprakların altında yatan vatan için can verenler ne olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vatanın her karış toprağının altında sıra sıra yatan şehitlerimiz, vatan için can verenler, onlar ne olacak? &lt;br /&gt;Ne için can verdiler? &lt;br /&gt;Senin kandırılarak, tuzağa düşürülerek, vatanını, eli gözü, yüreği kanlı yayılmacılara tekrar peşkeş çekmen için mi onlar canlarını verdiler vatanları uğruna? &lt;br /&gt;Sen yurdunu, vatanını, milletini hiç mi sevmiyorsun? &lt;br /&gt;Türk yurdu kutsaldır.Vatan sevgisi Atatürk milliyetçiğinin en önemli öğesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk demiştir ki:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Vatanımız, Türk Milleti’nin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde varlıklarını sürdüren eserleri ile bugünkü yurttur. Vatan hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez bir bütündür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk milliyetçiğinin temeli, senin örfünden, geleneğinden hiç bir şey kaybetmeden manevi değerlerini koruman üzerinedir. &lt;br /&gt;Bunun nesi kötü söyler misin? Bu seni yaşatan suyun, havan değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’e göre, Türkiye halkı, birbiriyle kaynaşmış, ortak bir geçmişe sahip, ülküsü, gelecekte birlikte yaşama arzusu olan bir topluluk olarak, Türk Milleti’ni oluşturur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Kendisini Türk sayan, Türk Milleti olmanın onurunu taşıyan herkes Türk’tür. Bu millet bilinci bizi millî davalarda bir arada tutar, ayrıştırmaz, kaynaştırır. Güçlendirir, büyütür.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi anladın mı bizi neden ayrıştırmak istiyorlar?&lt;br /&gt;Senin beynine neden giriyorlar?&lt;br /&gt;Neden Atatürk milliyetçiliktir baş düşmanıdır bunların?&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Anladın mı çocuk?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem seni bu topraklarda rahat mı bırakacaklar sanıyorsun? İsrail, Amerika hele hele İngiliz?.. Ermenistan devleti ertesi gün buralar benim deyip her yerini kendi tapusuna geçirmeyecek mi? Senin karnına basacak, karnını eskiden yaptığı gibi deşecek, kalene kendi bayrağını dikmeyecek mi? İsrail gözünün yağını bile yiyecektir… &lt;br /&gt;Onların gözlerinde bir bit kadar değerin olmayacaktır. Arap’a yaptıklarının bin beterini göreceksin!..&lt;br /&gt;Bütün bunları bilerek istiyorsan, Atatürk ilkeleri kaldırılsın, devletin dili Türkçedir denmesin diyorsan, gerçekten bunları bilerek bilinçli istiyorsan söyle bakalım :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey benim saf toriğim! &lt;br /&gt;Veya,&lt;br /&gt;Ey benim hinoğlu hinim! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eloğluna yamanmışım, satılmışım, kandırılmışım, söyle bakalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milletimiz binlerce yıldır etle tırnak gibi kaynaşmış. Eski Yugoslavya değiliz ki eyalet sınırlarından bölünelim! Eyaletlerde yaşayan belli halklarımız yok ki şuradan şuraya çizgiler çekelim... &lt;br /&gt;İstanbul’da da karışmışız. İzmir’de de… Mersin’de de. Antep’te de... Dağda da belde de… Düzde de tepede de… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ayıracaksın burası benim, burası senin diye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bunu dediğin an İstanbul’da Bizans hortlatılacak. Misyonerlere açtırılan 40 bin ev kilisesi, bilmem ne kadar çanlı kilise kırk katına çıkacak. Çanlar çalacak camilerinde belki artık kim bilir?.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi okullarında diz çöktürülüp dersler ”elif be” diye okunacak, kimi okullarında kırk bir çeşit yerel ağız… Hepsinin ortak dili ise İngilizce olacak. Seni hiç ilgilendirmeyen, komşun, akraban, soydaşın, yoldaşın olmayan bir toplumun dili gelecek boğazını tutacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sen ben kavgası başlayacak bizi birleştiren, bizi millet yapan, bir ulus olarak bir arada yaşatan , tutkalımız, mayamız olan Türkçe giderse, Türk Milleti giderse… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk milliyetçiliği giderse işte başına bunlar gelecek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Razı mısın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördün mü bak bakakaldın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse “Günaydın!”...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2364608794015377693?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2364608794015377693/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/neresi-batyor.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2364608794015377693'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2364608794015377693'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/neresi-batyor.html' title='Neresi batıyor?.'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-n5wYyT1tU_k/TxnWWszSe7I/AAAAAAAAQCc/MIKSNhYfgoA/s72-c/75.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3801052519039346180</id><published>2012-01-12T16:42:00.000+02:00</published><updated>2012-01-12T16:42:25.818+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Mesir macuncu Hamdullah'/><title type='text'>Mesir macuncu Hamdullah...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-wsysJDKOoyQ/Tw3JdHizuMI/AAAAAAAAP_o/9zxzum2Nlrc/s1600/arinc-kurt-kizi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-wsysJDKOoyQ/Tw3JdHizuMI/AAAAAAAAP_o/9zxzum2Nlrc/s320/arinc-kurt-kizi.jpg" width="297" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Hamdullah bey hamd etmiş. "Duayla iktidara geldik, topla, tüfekle, tankla bizi götüremiyorlar iktidardan" demiş. &lt;br /&gt;Silivri'ye bir de Genelkurmay Başkanı atınca amcam meydanı hepten boş sandı, ahaliye lafı kör beygire hamut geçirir gibi geçiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zeka seviyesinde bir hukukçu politikacı daha gördüktü vaktiyle. &lt;br /&gt;O başbakanlık koltuğuna kadar tırmanmıştı, Avukatlık hayatında toplam 13 dava almış, 12'sini kaybedip birini de kazandığını fark edemeyince temyize yollamış bir garip adem idi. &lt;br /&gt;Kimleri arar-anar olduk, iyi mi!&amp;nbsp;o adamın bari "vatana ihanet" diyebileceğimiz bir icraatı olmamıştı. Biraz kavrayış özürlüydü, o kadar, Mesir macuncu hukuk tahsilli molla gibi ahaliye 'sazan' muamelesi çekmiyordu bari.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elem terefiş kem gözlere lazer, hormonlu anketlerde yüzde 50'yi geçmiş gibiler de &amp;nbsp;şu mesir macuncusu Hamdullah'a hangi duayla iktidara çivilendiklerini hatırlatıp, kendi yarattıkları illüzyonla hipnotize olmaktan kurtaralım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahalinin anasından emdiği sütü kulağından çıkartacaksın, 75 milyonluk milletin altından koca ülkeyi çalacaksın ve&amp;nbsp; olmayan oy'un artmaya devam edecek. Hadi len!&lt;br /&gt;2002'de milletvekili bile olamayacak bay Recep'in Siirt'te dolandırıcı Jet Fadıl'ın koltuğundan kaldırılarak yenilenen seçimlerle Meclis'e girebildiği malum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-NhQxO3Nvsko/Tw3OhRHdFvI/AAAAAAAAP_w/V1jRHHsmvFs/s1600/16616_5639_25102010_7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-NhQxO3Nvsko/Tw3OhRHdFvI/AAAAAAAAP_w/V1jRHHsmvFs/s320/16616_5639_25102010_7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002'den itibaren her seçimde - referandumda on binlerce nüfuslu semtleri o ilçeden alıp şu ilçeye bağlama numaraları,Seçim günü saatleri ileri almalar, kimlik numarası olmayana oy&amp;nbsp; kullandırmama cinliği,&amp;nbsp;Tarhan Erdem'in son anda yayınlanan yüzde 50 küsür'lük psikolojik operasyon anketleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dağıtılan kömürler, çeyrek altınlar, kanepeler, çamaşır, bulaşık makineleri vesaire, Seçim günü hava muhalefetinden iptal edilen uçak seferleri, kapanan Doğu'ya giden yollar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tehditler, tahditler ve AKP'ye oy veren nabzı atmayan, mezar taşı çoktan eskimiş tırışkadan 6-7 milyon seçmen, AK polislerin otobüslere doldurulup seçim günü oradan oraya taşınması, mükerrer oy kullandırılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) bilgisayar sisteminin bitmez tükenmez çöküşleri, hack'lenişleri,&lt;br /&gt;Her seçimden önce YSK personeline gizlilik yemini ettirip maaşlarına zam yapmalar, tam da seçim günlerinde YSK'nın internet sayfasının çöküvermesi, her seçimden hemen önce çalınan, kaybolan binlerce muhtarlık bilgisayarı, sonra evvelden programlanmış bilgisayarların törenle muhtarlıklara dağıtılması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her seçim öncesi çöken MERNİS, Nüfus Genel Müdürlüğü bilgisayar sistemi, 24 saat yapılamayan nüfus-pasaport müracaatları, 2 kişilik hanenin kaydına 14 nüfus daha ilave etmeler, her seçim öncesi 75 milyon ilan edilen nüfusun, seçimden sonra 70 milyona indirilmesi, seçim günleri sandık başlarını tutan 10 binlerce Fethullah tarikatı müridi, sonuçların o tarikatın haber ajansı tarafından bildirilmesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çankaya gibi AKP'ye oy çıkmayacağı bilinen semtlerde oy kullandırılmayan binlerce vatandaş (sırf bir okulda onlarcasının telaşını her seçimde gözümle gördüm), her seçimden sonra çöplükte bulunan, kamyondan uçuşan AKP dışındaki partilere verilmiş binlerce oy pusulası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP'li belediyelerin ilan panolarını halkı yanlış yapmaya sevk edecek korsan posterlerle donatmalar,&lt;br /&gt;Her seçimden önce ülkeye giren kaynağı belirsiz milyonlarca dolar, kamyon kamyon külçe altın,&lt;br /&gt;En önemlisi de her seçim öncesi PKK ile&amp;nbsp;masaya oturup "aman kan dökmeyi durdurun imajımız sarsılmasın, Güneydoğu'da al gülüm ver gülüm" pazarlıkları, hatta Hizbullah'la 'genel af' pazarlıkları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Seçimleri seçmen değil oyları sayan kazandırır" sözünü SEÇSİS dediğin Amerikan Sun Election Systems da mı söylemedi sana!&lt;br /&gt;Arsız arsız "duayla iktidara geldik" demeler, Amerika'nın talimatıyla en seçme askerlerini kendi ülkesinde esir kampına doldurduğun orduya efelenmeler.&lt;br /&gt;Doğru! Sen duayla iktidara geldin. Goldman Sachs duasıyla. O dua'nın gücüne rağmen de yukarıda saydığım tüm seçim hilelerini yapmak zorunda kaldın! Neden? (Yoksa bize söylenmeyen bir yüzde 10 barajının altında kalman tehlikesi mi vardı?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al Hamdullah! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni iktidara getiren "Goldman Sachs duası, IMF ayeti." Vahiy indiren makamlar: ABD-AB-Barzani-PKK, bankalar, IMF ve muhtelif yabancı istihbarat servisleri.&lt;br /&gt;Ayet şöyle buyruyordu: "AKP %40-45 arası oy alırsa: Piyasalar olumlu bakacak. IMF'yle anlaşmanın yolu açılacak. Piyasalar açısından AKP'nin bu seçimi yüzde 40-45 gibi bir oyla kazanmasının daha olumlu olacağını düşünüyoruz."&lt;br /&gt;Ne duaymış bee! Duayla, hilesiz-hurdasız iktidara geldiğinden(!) meşruiyet arayışın 10 yıldır bitemedi değil mi! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıymet Nadir &amp;nbsp;9 Ocak 2012&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3801052519039346180?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3801052519039346180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/mesir-macuncu-hamdullah.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3801052519039346180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3801052519039346180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/mesir-macuncu-hamdullah.html' title='Mesir macuncu Hamdullah...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-wsysJDKOoyQ/Tw3JdHizuMI/AAAAAAAAP_o/9zxzum2Nlrc/s72-c/arinc-kurt-kizi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2813158945034741198</id><published>2012-01-07T19:35:00.000+02:00</published><updated>2012-01-07T19:35:51.095+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cfr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cia'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='George Soros'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilgi üniversitesi'/><title type='text'>Bu ilginç bağlantılara " Dikkat " edin...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lHJyzBQBuqI/TwhhhVTrN6I/AAAAAAAAP8s/w9TuaKMKH4Q/s1600/945687-001George_Soros.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://2.bp.blogspot.com/-lHJyzBQBuqI/TwhhhVTrN6I/AAAAAAAAP8s/w9TuaKMKH4Q/s320/945687-001George_Soros.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;George Soros&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-S-05JwAAwW0/Twhh2DbpA9I/AAAAAAAAP80/gaHElWFrGYI/s1600/945687-002tesev.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="135" src="http://4.bp.blogspot.com/-S-05JwAAwW0/Twhh2DbpA9I/AAAAAAAAP80/gaHElWFrGYI/s200/945687-002tesev.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/--hGqcBkNjBk/TwhiF9uJpOI/AAAAAAAAP88/atliiPgNr3A/s1600/945687-006canpaker.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/--hGqcBkNjBk/TwhiF9uJpOI/AAAAAAAAP88/atliiPgNr3A/s1600/945687-006canpaker.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Can paker&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-UO004dSKXyU/TwhkaUJtmJI/AAAAAAAAP9c/kJ0CwWbj7II/s1600/945687-003MehmetBARLAS.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="http://2.bp.blogspot.com/-UO004dSKXyU/TwhkaUJtmJI/AAAAAAAAP9c/kJ0CwWbj7II/s1600/945687-003MehmetBARLAS.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Mehmet Barlas&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Her devrin insanları..&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-YDTXcWozgUw/TwhiZZgLPII/AAAAAAAAP9M/DZReqIv0V_s/s1600/945687-005CananBARLAS.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-YDTXcWozgUw/TwhiZZgLPII/AAAAAAAAP9M/DZReqIv0V_s/s1600/945687-005CananBARLAS.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Canan Barlas&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-POYDSM2okAA/TwhinY34hVI/AAAAAAAAP9U/iJ-2Q_FiQmg/s1600/945687-004nimet-cubukcu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-POYDSM2okAA/TwhinY34hVI/AAAAAAAAP9U/iJ-2Q_FiQmg/s1600/945687-004nimet-cubukcu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Nimet Çubukçu&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div style="clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;ABD ve Soros beslemesi TESEV başkanı Can Paker'in kız kardeşleri Mehmet BARLAS' ın eşi Canan BARLAS ve Milli Eğitim Bakanı Nimet ÇUBUKCU' dur.&lt;br /&gt;Önemli bir akrabalık ilişkisi değil mi? Çok ilginç bir ilişkiler ağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*Bilginize...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: right; margin-left: 1em; text-align: right;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OBIMpZtBhaA/Twhoc6WQa2I/AAAAAAAAP9s/DcYdbAiZqEY/s1600/945687-008asafsavasakat.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-OBIMpZtBhaA/Twhoc6WQa2I/AAAAAAAAP9s/DcYdbAiZqEY/s200/945687-008asafsavasakat.jpg" width="175" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Asaf Savaş Akat&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1U6ES-eopHE/TwhoS7dCbEI/AAAAAAAAP9k/t1bXqjm4cDo/s1600/945687-007kemeldervis.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-1U6ES-eopHE/TwhoS7dCbEI/AAAAAAAAP9k/t1bXqjm4cDo/s200/945687-007kemeldervis.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Kemal Derviş&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru :* Kemal Derviş, DSP lideri Ecevit tarafından Türkiye'ye ilk davet edildiğinde kimin evinde kalmıştı ? En yakın ilişki içinde olduğu kişi kimdi?&lt;br /&gt;Yanıt : *Asaf Savaş Akat !..&lt;br /&gt;Soru :*Başka ?&lt;br /&gt;Yanıt :*Hurşit Güneş;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-sKwXURFON58/TwhpQmmGkMI/AAAAAAAAP90/pGMlxjMmzQw/s1600/945687-009hursitgunes.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-sKwXURFON58/TwhpQmmGkMI/AAAAAAAAP90/pGMlxjMmzQw/s200/945687-009hursitgunes.jpg" width="128" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Hurşit Güneş&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru :*Asaf Savaş Akat, hangi üniversitenin eski rektörlerindendir? Halen hangi üniversitenin Mütevelli Heyeti üyesidir? Ve şu anda da orada öğretim üyesidir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *BILGI ÜNİVERSİTESİ. .&lt;br /&gt;Soru : *Asaf Savaş Akat hangi gazetede yazmaktadır?&lt;br /&gt;Yanıt : *VATAN gazetesi..&lt;br /&gt;Soru : *Vatan gazetesinin sahibi kimdir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *Zafer Mutlu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-UJSqKHSXMko/TwhpvTvBBAI/AAAAAAAAP98/mbZFfUxkLAI/s1600/945687-010zafermutlu_vatan.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://3.bp.blogspot.com/-UJSqKHSXMko/TwhpvTvBBAI/AAAAAAAAP98/mbZFfUxkLAI/s320/945687-010zafermutlu_vatan.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Zafer Mutlu&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Zafer Mutlu hangi üniversitenin Mütevelli Heyeti üyesidir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *BILGI ÜNIVERSITESI. ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hb4gWVw40Rc/TwhqHpRs9GI/AAAAAAAAP-E/ihhCyQTH5Ts/s1600/945687-011mustafasarigul.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-hb4gWVw40Rc/TwhqHpRs9GI/AAAAAAAAP-E/ihhCyQTH5Ts/s200/945687-011mustafasarigul.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Mustafa Sarıgül&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Mustafa Sarıgül hangi üniversitenin Mütevelli Heyeti üyesidir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *BILGI ÜNIVERSITESI.. &lt;br /&gt;Soru : *Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Oğuz Özerdem, başka hangi "sivil" toplum örgütünün (!) yönetiminde görevlidir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *AÇIK TOPLUM ENSTİTÜSÜ...&lt;br /&gt;Soru : *Açık Toplum Enstitüsü'nün arkasında kim vardır ?&lt;br /&gt;Yanıt : *George SOROS&lt;br /&gt;Soru : *Soros Türkiye'ye geldiğinde hangi üniversitede konferans vermişti ?&lt;br /&gt;Yanıt : *BILGI ÜNIVERSITESI&lt;br /&gt;Soru : *Soros'un desteklediği ve bağlantılı olduğu Üniversite hangi Üniversitedir?&lt;br /&gt;Yanıt : *BILGI ÜNIVERSITESI&lt;br /&gt;Soru : *George Soros ve Açık toplum Üniversitesi Türkiye'de nereye maddi destek sağlar?&lt;br /&gt;Yanıt : *Bilgi Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, TESEV.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *George Soros ve Açık Toplum Üniversitesi başka nereye yardım sağlar?&lt;br /&gt;Yanıt : *Kadın Derneklerine (Uçan Süpürge, Kadın Girişimciler Derneği, Kadın Yurttaş; gibi), sözde Demokrasi derneklerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *TESEV (Türkiye ve Ekonomik ve Sosyal Etütler Vakfı;) yurt dışında başka hangi kurumlarla ilişki içindedir?&lt;br /&gt;Yanıt : *CFR (Council on Foreign Relations), Bilderberg ve Trilateral Komisyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-KdKtAypbRPA/Twh_Wz01e5I/AAAAAAAAP_E/4N4C_6jvgUw/s1600/945687-012cfr2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-KdKtAypbRPA/Twh_Wz01e5I/AAAAAAAAP_E/4N4C_6jvgUw/s200/945687-012cfr2.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-UyHgLUDITjM/TwhrKx9m0RI/AAAAAAAAP-M/grc56x2XSm0/s1600/945687-013cfr1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-UyHgLUDITjM/TwhrKx9m0RI/AAAAAAAAP-M/grc56x2XSm0/s200/945687-013cfr1.jpg" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;CFR&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Nereden biliyorsunuz CFR ilişkisini?&lt;br /&gt;Yanıt : *Çünkü CFR Üyeleri 2003 Temmuz ayında TESEV'e gelip, MGK'nin TSK etkisinden arındırılması ve MGK ile TSK'nın zayıflatılması için TESEV'de toplantı yapmışlardır.&lt;br /&gt;Soru : *Kimlerle?&lt;br /&gt;Yanıt : *TESEV başkanı Can Paker (AKP'li Bakan Nimet Çubukcu'nun abisidir), Cengiz Çandar ve diğer Amerikancı başka vakıf üyeleriyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YGoPPNozxyA/TwhsVog4H6I/AAAAAAAAP-c/FCxB-RDDOe4/s1600/945687-014cengizcandar.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-YGoPPNozxyA/TwhsVog4H6I/AAAAAAAAP-c/FCxB-RDDOe4/s200/945687-014cengizcandar.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Cengiz Çandar&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Sonra ne olmuştur?&lt;br /&gt;Yanıt : *MGK etkisizleştirilmiş; ve TSK'ya karşı bir psikolojik savaş zinciri başlamıştır.&lt;br /&gt;Soru : *Siz paranoyak mısınız?&lt;br /&gt;Yanıt : *Hayır, gazeteleri ve çıkan kitapları takip ediyorum.&lt;br /&gt;Soru : *Bilderberg ve CFR nereye bağlıdır?&lt;br /&gt;Yanıt : *Amerikan National Security Council'a, ya da ABD Derin Devletine. &lt;br /&gt;Tüm CIA ve istihbarat örgütleri yöneticileri CFR üyesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tJw06xzKqAI/Twhsr-PbIDI/AAAAAAAAP-k/nl6Hmgv78TM/s1600/945687-015cia.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/-tJw06xzKqAI/Twhsr-PbIDI/AAAAAAAAP-k/nl6Hmgv78TM/s200/945687-015cia.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;CİA&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Yok canım, abarttınız!.&lt;br /&gt;Yanıt : *Sadece soruları yanıtlıyorum.&lt;br /&gt;Soru : *Peki Soros'la bağlantılı başka vakıflar var mıdır?.&lt;br /&gt;Yanıt : *Neden olmasın. Democracy Project isimli Sivil Demokrasi Projesinin finansörü NATIONAL ENDOWMENT FOR DEMOCRACY (NED), ki demokrasilerin içindeki bir truva atıdır, bu ilişkileri ve projeleri finansal olarak desteklemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-K0ScSamQV5U/TwhuFcLMPsI/AAAAAAAAP-s/4tqXgQRpGIs/s1600/945687-016ned.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-K0ScSamQV5U/TwhuFcLMPsI/AAAAAAAAP-s/4tqXgQRpGIs/s200/945687-016ned.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Aklım karıştı, şu TESEV'in İNSAN HAKLARI raporunu ve Liberal Düşünce Topluluğunun yaptığı TSK aleyhindeki anketi de NED finanse etmemiş miydi?&lt;br /&gt;Yanıt : *Evet. Tam üstüne bastınız. &lt;br /&gt;TSK aleyhindeki her hareketin finansörü NED'dir, kendi demokrasilerine göre TSK işlerini bozuyor ya! &lt;br /&gt;Liberal Düşünce Topluluğu ve TESEV tamamen Amerikan Vakıfları gibi çalışmaktadır ve SOROS VAKFI VE AÇIK TOPLUM ENSTİTÜSÜ VAKFI ile ilişkilidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GUQ7zHSXmSQ/TwhuWkllpoI/AAAAAAAAP-0/72Yzx1EXRe4/s1600/945687-017ACIKTOPLUMENSTITUSUVAKFI.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="201" src="http://2.bp.blogspot.com/-GUQ7zHSXmSQ/TwhuWkllpoI/AAAAAAAAP-0/72Yzx1EXRe4/s400/945687-017ACIKTOPLUMENSTITUSUVAKFI.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Sorosun AÇIK TOPLUM ENSTİTÜSÜ, TÜSİAD, TÜSEV, AÇEV, Uluslararası Basın Derneği vb. Sivil Örümcek Kuruluşları da desteklemiyor mu?&lt;br /&gt;Yanıt : *Evet. Bu kadar da değil.. Tablo çok daha büyük. Türkiye içinde NED'in ve SOROS'un artık Devlet içinde Devlet olduğunu söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;Soru : *Yani Mustafa Sarıgül Amerikan Vakıfları ve istihbarat yapılanmaları tarafından mı destekleniyor?&lt;br /&gt;Yanıt : *Bravo, Bilgi Üniversitesi de bu eylemler için merkez Üniversite.&lt;br /&gt;Soru : *Mustafa Sarıgül,* Şişli Belediye Başkanı seçildikten sonra eski Şişli Belediye Başkanı (ve tabii yine Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi !) kanun kaçağı Gülay (Atığ) Aslıtürk zamanında yapılan Bilgi Üniversitesi ile ilgili usulsüzlüklerin üzerine gitmiş midir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *??? Gitmiştir canım, niye gitmesin !..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;table align="center" cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="margin-left: auto; margin-right: auto; text-align: center;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-N7gp5CeFVCg/TwhulA_IBYI/AAAAAAAAP-8/czNRZhv8v3Q/s1600/945687-018gulayasliturk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/-N7gp5CeFVCg/TwhulA_IBYI/AAAAAAAAP-8/czNRZhv8v3Q/s200/945687-018gulayasliturk.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Şişli eski bel. Bşk. Gülay Aslıtürk&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;br /&gt;Soru : *Hurşit Güneş'in öncülerinden olduğu Yeniden Hareketi Kemal Derviş'i ve Mustafa Sarıgül'ü destekliyor mu ?&lt;br /&gt;Yanıt : *Buna şüphe var mı ?&lt;br /&gt;Soru : *Yeniden Hareketi'nin çıkardığı derginin adı nedir ?&lt;br /&gt;Yanıt : *AÇILIM... *&lt;br /&gt;Soru : *Taner Berksoy, Serhat Güvenç, Erol Katırcıoğlu, Ayhan Kaya, Şule Kut, Pınar Uyan, Boğaç Erozan gibi AÇILIM dergisi yazı kurulu üyeleri hangi üniversitede öğretim üyesidirler?&lt;br /&gt;Yanıt : *BİLGİ ÜNİVERSİTESİ. &lt;br /&gt;Soru : *BİLGİ ÜNİVERSİTESİ aslında bir Amerikan Üniversitesi mi acaba? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıt : &lt;span style="color: red;"&gt;GÜNAYDIN!*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Dr. Ahmet N. İMRE*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2813158945034741198?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2813158945034741198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/bu-ilginc-baglantlara-dikkat-edin.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2813158945034741198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2813158945034741198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2012/01/bu-ilginc-baglantlara-dikkat-edin.html' title='Bu ilginç bağlantılara &quot; Dikkat &quot; edin...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-lHJyzBQBuqI/TwhhhVTrN6I/AAAAAAAAP8s/w9TuaKMKH4Q/s72-c/945687-001George_Soros.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7960349646880121012</id><published>2011-12-27T01:13:00.001+02:00</published><updated>2011-12-27T01:19:21.090+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş çılgınlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Maymun tuzağı'/><title type='text'>Maymun Tuzağı...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-UXq4T7jL1E8/Tvj9snsPsGI/AAAAAAAAP8Y/mOu2-HIbI1g/s1600/86244.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-UXq4T7jL1E8/Tvj9snsPsGI/AAAAAAAAP8Y/mOu2-HIbI1g/s1600/86244.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika'nın son alışveriş trendi: Alışveriş yapmamak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta eldeki mallardan da&amp;nbsp; kurtulup, hayatı sadeleştirmek!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kriz sonrası, çalışanlar, gelirlerinin daha büyük bir bölümünü harcamayıp biriktirmeye başlayınca, ABD'li üreticilerin etekleri tutuşmuş!&lt;br /&gt;Şu&amp;nbsp; ara yapılan çoğu tüketici araştırmaları&amp;nbsp; "Bu adamlar ne satın alırlarsa mutlu olurlar?" la ilgili.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaya çıkmış ki bir servis almak, mal almaktan daha faydalı insan doğasına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bir ayakkabı yerine kutu oyunu, pahalı bir çanta yerine spor salonu üyeliği, araba yerine seyahat, ruj yerine sinema bileti, insanları daha mutlu ediyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir tecrübe satın almak, kişiye daha yoğun ve uzun süreli bir tatmin sağlıyor. &lt;br /&gt;Üstelik 'Mal edinmenin mutluluk getirmediğini öğrenen 'dünyanın en çok satın alan halk'ı, kocaman otomobillerini, dört oda bir salon evlerini, 48 parçalık yemek takımlarını, doğrayan parçalayan karıştıran onlarca mutfak aletlerini satıp, ayrı bir oda haline gelmiş gardıroplar dolusu giysilerini fakirlere bağışlayıp hayatlarını sadeleştiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı aileler 40 metrekare bir evde, dört tabak, dört bardakla ve işe bisikletle gidip gelerek yaşamanın onları hiç olmadıkları kadar mesut ettiğini iddia ediyor. &lt;br /&gt;Bu esnada biriktirdikleri parayı yoga derslerine ve tatillere harcıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÜZ EŞYAYLA YAŞAMAYA&amp;nbsp; DAVET!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir internet sitesi, tüketicileri sadece ve sadece 100 adet kişisel eşyayla yaşamaya davet ediyor! Yani kıyafet, kozmetik, ayakkabı, kitap, kalem, her şey toplam 100 parça edecek.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitenin çağrısı büyük ilgi görüyor ve internet kullanıcılarından hatırı sayılır sayıda bir grup, kişisel eşyalarını hayır derneklerine bağışlayıp hayatlarındaki kalabalıktan kurtuluyor. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Hikâye, psikologlara göre şu: İnsanlar, iyi ya da berbat, yaşamlarındaki tüm değişikliklere çabucak alışıyor ve doğalarında var olan sabit mutluluk seviyesine bir an önce ulaşmaya çalışıyorlar.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebeveynlerinden birini kaybeden bir insanın bir süre sonra eski mutluluk ve neşesine kavuşması da bu yüzden, yalı alanın birkaç yıl sonra yalıda oturmayı kanıksayıp eskisi kadar 'mutsuz' olması da! Yani para mutluluk getirmiyor denemez ama parayla satın alınan mallar mutluluk getirmiyor! Şan dersleri, seyahatler, piknikler, tiyatro oyunları filansa başka!&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı tecrübeler hayatı zenginleştirip memnuniyeti yükseltiyor! Los Angeles lı filmci Roko Belic dünyayı dolaşıp *Happy *(*Mutlu*)&amp;nbsp; isimli bir belgesel üzerinde çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;New York Times gazetesinin haberine göre San Fransisco'nun kalburüstü semtlerinden birindeki evini bırakıp, hayatını tamamen değiştirip, Malibu plajında bir karavana taşınmış!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftada üç dört gün sörf yapabildiği için şu anda ufacık karavanda çok daha mutlu bir hayat yaşadığını anlatmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-sQ8Vb5UQVvU/Tvj75EdS9vI/AAAAAAAAP8M/bHXLwpvs0p8/s1600/maymun+tuza%25C4%259F%25C4%25B1.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-sQ8Vb5UQVvU/Tvj75EdS9vI/AAAAAAAAP8M/bHXLwpvs0p8/s320/maymun+tuza%25C4%259F%25C4%25B1.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVUCUNUZU AÇMAYI DENEDİNİZ Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: &lt;br /&gt;Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. &lt;br /&gt;Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan şey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur. Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısıyla özgür olmaktır! Bu örnekle benzeştirirsek; ben, sahip olduğumuzu düşündüğümüz her şeyin bizim için birer tuzak olduğunu fark etmediğimizi düşünüyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla konuşmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep telefonlarına sahip olmak,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalama 15 m2´sini&amp;nbsp; kullandığımız ama kullandığımız alandan 10–20 kat büyük evlere sahip olmak,&lt;br /&gt;Belki bir kez giydikten sonra çok uzun sure dolabımızın bir köşesinde unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak, Okumadığımız kitaplara sahip olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacağımız en süratli arabaya sahip olmak.&lt;br /&gt;Bize günde 3–5 kez zamanı, başkalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine sahip olmak,&lt;br /&gt;Vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten çok uzak; tabiri caizse yorgunluktan haşatımızı çıkaracak deniz kenarına yakın bir&amp;nbsp;yazlık, bir dinlence evine sahip olmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vaktimize, nakdimize, aklımıza, çenemize zarar verse bile bir futbol takımı taraftarlığına sahip olmak,&lt;br /&gt;Oturmadığımız koltuk takımları, izlemediğimiz dev ekran televizyonlar; kullanmadığımız, faydalanmadığımız daha nelere sahip olmak. Ya da sahip olduğumuzu sanmak. Sadece çevre olsun diye bulunduğumuz ortamlar ve arkadaşlıklar. &lt;br /&gt;O maymun gibi; avucumuzda tuttuğumuz sürece (faydalanamasak bile) sahip olduğumuzu sanmıyor muyuz? &lt;br /&gt;Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vazgeçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale gelmeyecek miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında biz bu dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya gelmişiz. Ah bunu bir anlayabilsek. ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doç .Dr. Erol&amp;nbsp; ERÇAĞ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7960349646880121012?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/7960349646880121012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/maymun-tuzag.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7960349646880121012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7960349646880121012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/maymun-tuzag.html' title='Maymun Tuzağı...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-UXq4T7jL1E8/Tvj9snsPsGI/AAAAAAAAP8Y/mOu2-HIbI1g/s72-c/86244.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-652977711330913672</id><published>2011-12-22T06:19:00.002+02:00</published><updated>2011-12-22T15:33:39.225+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pearl Harbour dan Ankara gemisine'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sunay akın'/><title type='text'>Pearl Harbour dan Ankara gemisine..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;object height="360" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/VnlLRmy3BI0?version=3&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/VnlLRmy3BI0?version=3&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="360" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pearl Harbour'u bilirsiniz herhalde.&lt;br /&gt;Bilmeyenlere de geçen yıllarda filmi öğretti. &lt;br /&gt;Japon uçakları Amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar.&lt;br /&gt;Oysa Hawaii'deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı.&lt;br /&gt;Birine dokunmadılar.&lt;br /&gt;Niye?.&lt;br /&gt;Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı.&lt;br /&gt;O hastane gemisi idi. &lt;br /&gt;Bombalar ve kamikazelerle dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. &lt;br /&gt;Çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak için demirliydi.&lt;br /&gt;Adı&amp;nbsp; Solace…&lt;br /&gt;Türkçesi Teselli... Üzüntü azaltan…&lt;br /&gt;Solace savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı.&lt;br /&gt;Tam 25 bin genci ölümden kurtardı, Amerika'ya taşıdı. &lt;br /&gt;Ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular.&lt;br /&gt;"Benim oğlum da geldi mi?.."&lt;br /&gt;Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurar ve bir madalya yaparlar.&lt;br /&gt;Üzerinde Solace'nin kabartması olan bir madalya. Ve bunu gururla takarlar. Devlet rahatsız olur.&lt;br /&gt;İkinci Dünya Savaşı'ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?..&lt;br /&gt;Solace gemisini yok etmeye karar verirler…&lt;br /&gt;Gemi&amp;nbsp; sapasağlam.&lt;br /&gt;Pırıl pırıl. Jilet olur mu?..&lt;br /&gt;Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç. Uzak bir ülkeye satarlar. Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için.&lt;br /&gt;O uzak ülke Türkiye.&lt;br /&gt;Yok yahu!..&lt;br /&gt;O gemi, ünlü "Ankara"!..&lt;br /&gt;Hastane gemisinden transfer gezi gemisi Ankara.&lt;br /&gt;Vay canına!..&lt;br /&gt;Türkiye, bugün Amerikalılar için belki de hac yeri olacak, Gelibolu'nun&amp;nbsp; Anzaklar'ı çektiği gibi bir turizm anıtına dönüşecek Solace'nin kıymetini bilmez.&lt;br /&gt;Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak&amp;nbsp; üzere hurdacılara teslim edilir.&lt;br /&gt;1980'li yılların başında Ankara, İzmir'de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da İstanbul'da dikilmektedir.&lt;br /&gt;Haliç Tersanesi'ndeki Çorlulu Ali Paşa Camisi'nin şadırvanı.&lt;br /&gt;Restorasyon gelir çatıda takılır.&lt;br /&gt;Çatı kurşun.&lt;br /&gt;Kıtlık yılları.&lt;br /&gt;Kurşun yok.&lt;br /&gt;Etibank dahi geri çevirir.&lt;br /&gt;"Kurşun yok…"&lt;br /&gt;Şadırvan çatısız kalacak.&lt;br /&gt;Dört bir yana duyururlar.&lt;br /&gt;"Kimde kurşun varsa..."&lt;br /&gt;Aliağa'da Ankara'yı söken hurdacılardan haber gelir.&lt;br /&gt;"Gelin bizde var, alın..."&lt;br /&gt;Bre aman.&lt;br /&gt;Gemide kurşun olmaz. &amp;nbsp;Ankara'da niye olsun.&lt;br /&gt;Çaresizler ya. Gider bakarlar.&lt;br /&gt;Gerçekten Ankara'nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kurşunla kaplı.&lt;br /&gt;Niye?.&lt;br /&gt;Çünkü burası Solace'nin röntgen odası. Radyasyonun dışarı sızmaması lazım.&lt;br /&gt;Şimdi yolunuz Haliç'e düşerse, Çorlulu Ali Pasa şadırvanından bir tas su içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın.&lt;br /&gt;Çatısına da bakın.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Orada, ikinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbour'da Japonlar'ın batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri göreceksiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunay AKIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle anlatmış üstat Sunay Akın, şayet Çorlulu Ali Paşa Şadırvanı'nı ziyaret etmeyi düşünüyorsanız Pearl Harbour hakkında ki şu detayları da aklınızda bulundurun, 7 aralık 1941 de&amp;nbsp;Japonlar Pearl Harbour'daki amerikan üssüne saldırdılar ve 2400  amerikalı öldü, evet bu doğru, ama bu saldırıdan Amerika'nın haberi vardı, hemde bir hafta öncesinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski savunma sekreteri Robert Mc Namara ve bazı subaylar, yıllar sonra bu gerçeği açıkladılar tıpkı Rockefeller ve Rothschild ların Murdoch ile yaptıkları gizli toplantıda bu gerçeği açıkladıkları gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi o Şadırvanı seyrederken, Pearl Harbour da savaş Baronları tarafından bilerek ölüme terk edilen 2400 insanı düşünün,&amp;nbsp;kendi Devleti&amp;nbsp;tarafından pusuya düşürülen bu insanların haykırışları, belki de Şadırvanın kurşun çatısının bir kıvrımından size&amp;nbsp;sesleniyor olabilir, içtiğiniz bir tas su için şükrederken, insanlık düşmanı savaş baronları içinde lanet okumayı sakın unutmayın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-st0GxOzjM3A/TvMvlLk9gmI/AAAAAAAAP7M/nwL1xQiLmKc/s1600/arkaporlulualipaamedresav9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-st0GxOzjM3A/TvMvlLk9gmI/AAAAAAAAP7M/nwL1xQiLmKc/s200/arkaporlulualipaamedresav9.jpg" width="150" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Çorlulu Ali paşa camisi&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-lEo8Jm9Yun0/TvMwcgm3YuI/AAAAAAAAP7Y/eDAnwz3lqWs/s1600/k51218493352ep2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://2.bp.blogspot.com/-lEo8Jm9Yun0/TvMwcgm3YuI/AAAAAAAAP7Y/eDAnwz3lqWs/s320/k51218493352ep2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Şadırvanın bir görüntüsü&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-652977711330913672?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/652977711330913672/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/pearl-harbour-dan-ankara-gemisine.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/652977711330913672'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/652977711330913672'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/pearl-harbour-dan-ankara-gemisine.html' title='Pearl Harbour dan Ankara gemisine..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-st0GxOzjM3A/TvMvlLk9gmI/AAAAAAAAP7M/nwL1xQiLmKc/s72-c/arkaporlulualipaamedresav9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-8801919555101540272</id><published>2011-12-16T04:39:00.000+02:00</published><updated>2011-12-16T04:39:08.347+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='böyle başa böyle ayak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anadolu ajansı'/><title type='text'>Böyle başa, böyle ayak...</title><content type='html'>&lt;iframe allowtransparency="true" frameborder="0" height="1" id="a2apage_sm_ifr" src="http://static.addtoany.com/menu/sm7.html#type=page&amp;amp;event=load&amp;amp;url=http%3A%2F%2Fwww.blogger.com%2Fpost-edit.g%3FblogID%3D7993597154248652114%26postID%3D8801919555101540272&amp;amp;referrer=" style="border: 0px currentColor; display: none; height: 1px; left: 0px; position: absolute; top: 0px; width: 1px; z-index: 100000;" transparency="true" width="1"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="position: static;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="messageBody" data-ft="{&amp;quot;type&amp;quot;:3}"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-0lZpMaRgqH4/TupeP7EYxDI/AAAAAAAAP6E/7ostdVzgRog/s1600/aanin-yeni-genel-muduru-kemal-ozturk.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-0lZpMaRgqH4/TupeP7EYxDI/AAAAAAAAP6E/7ostdVzgRog/s320/aanin-yeni-genel-muduru-kemal-ozturk.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Kimdir bu Kemal Öztürk bir bakalım.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;Bir adam düşünün, ahlaksız, medeniyetten uzak, yalaka, yılışık ve aynı zamanda utanmazın önde gideni, küfür etmekten başka bir meziyeti olmayan tarikat artığı bir dangalak. Böylesi cevherlere sahip olan bir adamı kim kendine yakın hisseder? tabi ki aynı vasıfları haiz olanlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;Göreve başladığı günden bu yana başında olduğu kurumda terör estiren bu adam, çalışanlar üzerinde tehdit, taciz, baskı ve&amp;nbsp;alaycı tutumu ile kendini atayanları hiç utandırmadı.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;Anadolu ajansının yeni genel müdürü, nasıl bir&amp;nbsp;mayadan türemiş&amp;nbsp;bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazdığı kitapta aynen şöyle&lt;span class="text_exposed_show"&gt; söylüyordu;  “Devlet kimdir? Helvadan yapılmış bir puttur. En sonunda beni bir numaralı terörist yapacak bu pez…nkler, bütün laikleri bir şiş’e geçireceğim, ondan sonra anlayacaklar laikliğin faziletlerini. Elin o…pusu bile kalkıp ‘Ben laikim, namusumla çalışıyorum, kimse karışamaz’ demeye başladı. Ula ben böyle laikliğin.. Bak bizim sahte müslümanlar nasıl bölücülük yapıyorlar, ben bu yüzden bu adamları sallandıralım diyorum, ayrıcalık yapanın dinde de katli vaciptir çünkü. ama dinleyen yok!”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümeti adına  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhuriyetimizin güzide bir kurumuna layık gördüğü Genel Müdür bu işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşi bulunmaz, eşini bulsak  “çifte koşacağımız” cinsten biri diyeceğim ama öküze haksızlık etmiş olurum, bu tiplerin geçmişini incelediğinizde&amp;nbsp;ve kimlerle yol arkadaşlığı ettiğini görünce eminim sizlerde şaşırmayacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;span class="caption"&gt;&lt;div class="text_exposed_root text_exposed" id="id_4eea5b998da539335153159"&gt;‎1969 yılında Ağrı’da doğdu,&amp;nbsp;( Anası,babası hakkında&amp;nbsp;bir&amp;nbsp;bilgi bulamadım)&amp;nbsp; 1990 yılında Humeyni yanlısı “Girişim” ve “Selam”&amp;nbsp; d&lt;span class="text_exposed_show"&gt;ergilerinde yazmaya başladı.&amp;nbsp; Daha&amp;nbsp;sonra &amp;nbsp; “Meydan”,&amp;nbsp; “İmza” ,&amp;nbsp; “Nehir”,&amp;nbsp; “Yeni Zemin”,&amp;nbsp; “Sözleşme”&amp;nbsp; gibi dergilerde, “Mir Mahmut Rıza”&amp;nbsp; takma ismi ile yazılar yazdı.  1994 yılında “Nükte” Yayınlarından çıkan, “Bir Garip Oğlanın Hikayesi” adlı bir kitap çıkardı. Bu kitap mahkeme kararıyla toplatıldı ve Kemal Öztürk,&amp;nbsp; bir yıl hapse mahkum oldu. 1995 yılında Yeni Şafak Gazetesinde muhabirliğe başladı. Buradan Kanal 7 ye transfer oldu. Burada yayınlanan “İlk Meclis” adlı belgeseli, RTÜK tarafından “Lâiklik Karşıtı” olduğu gerekçesiyle yasaklandı. &lt;br /&gt;Öztürk,  9. Cumhurbaşkanı Demirel’e hakaretten de bir Yıl hapse mahkum oldu. 2003 yılında zamanın TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “İletişim Danışmanı” oldu. 2005 yılında Başdanışman oldu. 2011 yılı Şubat ayına kadar Başbakan Erdoğan’ın Basın Danışmanlığı yaptı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Zemin Dergisi’nin Türk siyasetine kazandırdığı tek&amp;nbsp;yetenek Kemal Öztürk değildi. Bugün AKP Adıyaman Milletvekili olan Mehmet Metiner, yine bugün AKP Ankara Milletvekili olan ve Cumhuriyet&amp;nbsp;için&amp;nbsp;“zorba” nitelemesi yapan Yalçın Akdoğan da buradan yetişip Başbakan &amp;nbsp;Tayyip&amp;nbsp; Erdoğan,a&amp;nbsp;&amp;nbsp; “danışmanlık”&amp;nbsp; yapmış isimler oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öztürk’ün birlikte görev yaptığı Yeni Zemin kökenli diğer tanınmış isimlerden birkaçı şöyle:&lt;br /&gt;“Kürt Açılımı”nın daha “açılamadığı” günlerde yaptığı “Öcalan kullanılmalı” çıkışıyla dikkat çeken ve “ulus devlet yerine çok uluslu yapı”yı savunan AKP eski Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, BDP’li Altan Tan, Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Zaman yazarı Ali Bulaç, Kürt-İslam sentezcisi Zehra Vakfı’nın yöneticilerinden Osman Tunç…&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Başbakan böyle bir adamı&amp;nbsp;&amp;nbsp;kendisine Basın Müşaviri yaparsa, yardımcısı olan Derviş Mehmet'in torunu&amp;nbsp;Arınç'ta&amp;nbsp;alır onu Anadolu ajansının başına oturtur,&amp;nbsp;iki kere hapse mahkum olmuş, Devlete&amp;nbsp; küfür etmiş&amp;nbsp;kimin umrun&amp;nbsp;da, bu Hükümet değil mi kendisine has...tirin diyen Diyarbakır belediye başkanına eyvallah diyen, deveye diken misali bazıları böyle seviyor demek ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi düşünün bakalım böyle bir adamın başında bulunduğu Anadolu Ajansı'nın bu Millete sunduğu haberleri, sizce Türkiye bu derin uykudan uyanır mı dersiniz?..&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-8801919555101540272?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/8801919555101540272/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/boyle-basa-boyle-ayak.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8801919555101540272'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8801919555101540272'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/12/boyle-basa-boyle-ayak.html' title='Böyle başa, böyle ayak...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-0lZpMaRgqH4/TupeP7EYxDI/AAAAAAAAP6E/7ostdVzgRog/s72-c/aanin-yeni-genel-muduru-kemal-ozturk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5964196605193750245</id><published>2011-11-24T21:59:00.001+02:00</published><updated>2011-11-24T22:00:48.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Geçmişle hesaplaşmak'/><title type='text'>Geçmişle hesaplaşmak..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-NcS9WSI2Fug/Ts6ftZfs_MI/AAAAAAAAPTE/rrRJy4oamO0/s1600/13458_403903566107_69329521107_4127130_1841830_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-NcS9WSI2Fug/Ts6ftZfs_MI/AAAAAAAAPTE/rrRJy4oamO0/s320/13458_403903566107_69329521107_4127130_1841830_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demokrasi,&amp;nbsp; ülke ve toplum yönetimi açısından insanlığın bulmuş olduğu en iyi kurumdur,halkın egemenliği anlamına geldiği için tartışılmaz bir şekilde en iyi yönetim biçimidir, ama birileri çıkıp'ta kişiye özel Demokrasi savunulucuğuna soyunursa,mesnetsiz iddiaları ortaya atıp ve bundan yüzü kızarmıyorsa Demokrasinin çivisi çıkmış demektir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de artık suç üretmek suç işlemekten daha kolay hale gelmiştir,hadi suçlayalım birilerini, kafamızı kim bozuyorsa hesaplaşalım onunla,oda yetmez, geçmişiyle hesaplaşalım, basiretsiz insanların silahı bu şimdi,hesaplaşmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünü bilmeyen, dünün hesabının bugün görüldüğünü de anlayamaz, Saidi Nursi'ye tapanlar Kurtuluş Savaşında Atatürk'ün yanında yer alan ve Anadolu'yu Kuvva-i Milliye'ye katılmaya ikna eden Libyalı Şeyh Sunusi'yi hiç ağızlarına almazlar, Kurtuluş Savaşına destek veren Diyap Ağa'yı ağızlarına almazlar ama&amp;nbsp; hain Seyit Rıza ağızlarından düşmez!.. Neden?.. Büyük dedeleri de Seyit Rıza gibilerin safında yer aldığı için olabilir mi acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişle hesaplaşabilmek için önce insanın beyni temiz olmalı,ön yargısız,objektif ve tarafsız olmalı, yoksa bu geçmişin hesabı değil ancak intikamı olabilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;General Mustafa Muğlalı'yı ceza evinde öldürdüğümüzü unutup bu gün yeniden yargılama cüretinde bulunabiliyorsak, Devrim Şehit'i&amp;nbsp;Kubilayın katilleri olan&amp;nbsp;hüsniyadisi,derviş mehmeti ve hatta onun torunlarını bile yargılayıp ihanetin boyutlarını öğrenebilmeliyiz, Bülent arınç bu hesaplaşmaya&amp;nbsp; dayanabilecek mi acaba, Mustafa Kemal'in&amp;nbsp;“Fesat ve ihanet yuvası” dediği Fener Kilisesi’nin Papazı 6. Konstantin,in kemikleri&amp;nbsp;Recep Tayyip'in&amp;nbsp;izniyle 86 yıl sonra İstanbul’a getirildi ama Mustafa Muğlalı Paşa’nın adı ömrünü verdiği ordusunun kışlasından silindi, yazıklar olsun..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersim&amp;nbsp;isyanını diline dolayanlar isyancı başı Seyit Rıza'nın İngilizlere yazdığı mektupları neden saklarlar,Seyit Rıza'nın o zamanlar dünyanın en büyük gücü sayılan İngiltere'ye yolladığı mektupta Alevilik ve Alevilerle ilgili en küçük bir işaret yoktur, bütün istekler Kürtçü,Kürdistancı takımının bölücü fikirlerinden ibarettir,bugün Seyit Rıza'yı Alevi lideri veya dedesi gibi gösterenlerin yalan söylediğinin tüm detayları hükümetin arşivlerde sakladığı Mektuplarda gizlidir,işine geleni ortaya sereceksin işine gelmeyeni saklayacaksın,bu hesaplaşma değil olsa olsa sadece intikam ateşiyle yanan Ülke düşmanlarının ortalığı karıştırma hevesleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersim isyanı Dünya'nın hızla yeni bir savaşa sürüklendiği ortamda patlatıldı bu çok manidar değil mi,&amp;nbsp;bu sırada Türkiye Hatay'ı anavatan'a katmak için&amp;nbsp;o sıralar Suriye'ye egemen olan Fransa ile savaşın eşiğine gelmişti, AKP Milletvekili Mehmet Metiner Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan, Sabiha Gökçen adı çıkartılsın diyebiliyorsa kendi geçmişinin de ortaya dökülmesinden gocunmamalıdır&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hatay’ı vermemek için direnen&amp;nbsp;Fransız heyetine “Hatay bizim canımız” diye haykırıp salonda havaya kurşun sıkan&amp;nbsp;Sabiha Gökçeni&amp;nbsp;ne kadar tanıyor pkk artığı Mehmet&amp;nbsp;Metiner.&lt;br /&gt;Dünyanın ilk kadın savaş pilotu olması mı rahatsız etti Metiner'in erkeklik gururunu,&amp;nbsp;yoksa&amp;nbsp; 1996’da ABD’nin açıkladığı “dünyanın 20 büyük pilotu” afişinde yer alan tek Türk olması mı kanına dokundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet’in simgelerinden Sabiha Gökçen’in adı havalimanına Dersim’de bombalamalara katıldığı için değil, Türkiye’nin ilk kadın pilotu olduğu için verildi,Sabiha Gökçeni karalamak isteyen zihniyet zamanın&amp;nbsp;&amp;nbsp;Başbakan'ı Celal Bayar'a dokunma cesaretini neden gösteremiyor acaba, Sabiha Gökçen'in Atatürk’ün manevi kızı olması mı haysiyetlerine dokunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi 28 şubat'ı dillerine doladılar,peki 28 şubata sebep&amp;nbsp;Ankara&amp;nbsp;Sincan da neler oluyordu bunu da açıklama yürekliliğine sahip misiniz Cemil Çiçek? hiç sanmıyorum,sizin derdiniz hesaplaşmak değil,sizin derdiniz Cumhuriyet sevdalılarını sindirmektir,&amp;nbsp;Gaffar Okkan'ın&amp;nbsp;Ankara da kocatepe camisindeki cenaze töreninde gördük cesaretinizi Cemil Çiçek, iki&amp;nbsp;yürekli kadınımız yüzünüze tükürünce caminin içine nasıl kaçtığınızı&amp;nbsp;seyrettik,siz hangi yüzle 28 şubatla hesaplaşacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün Tv ekranlarında, gazete köşelerinde halkın kafasını karıştırma&amp;nbsp;görevini üstlenmiş insanları gördükçe, doğrunun, gerçeğin ne olduğunu anlamak&amp;nbsp;mümkün değildir, bilgi ile cehaletin iç içe yaşadığı bu ülkede beklentiler elbette farklı olacaktır,kavrama acizliği içinde olanlar sorunları çoğu kez içinden çıkılmaz hale sokabilir, Başbakan çıkıyor özür diliyor,kimden özür diliyorsun, ve&amp;nbsp;hangi&amp;nbsp;hakla özür diliyorsun,demek ki tartışılacak bir şey yok,suç peşinen kabul edilmiş hükümet tarafından,öyleyse bu yaygara niye? Basılan karakolların,öldürülen askerlerin,eşkiya tarafından katledilen masum köylülerin hesabı bir başka bahara değil mi Başbakan, aslında onlar sizin umrunuzda bile değil, öyle&amp;nbsp;değil mi ?. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu psikolojinin özü Seyit Rıza, Şeyh Sait, Saidi Nursi ve Vahdettin gibileri aklıyarak aslında vicdanlarda&amp;nbsp;kendini aklamaktır, aynı yolu izleyenler, aynı yolu izledikleri kişileri meşrulaştırmalı ki, kendileri de o yoldan meşrulaşabilsin bütün amaç bu bence, geçmişle hesaplaşmak şerefli insanların işidir, Eline satırı almış önüne gelene sallayarak geçmişle hesaplaşılamaz,bunun adı olsa olsa geçmişinizin intikamını almaktır,bunuda ancak geçmişi kirli olanlar başarır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tufan Genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5964196605193750245?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/5964196605193750245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/gecmisle-hesaplasmak.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5964196605193750245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5964196605193750245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/gecmisle-hesaplasmak.html' title='Geçmişle hesaplaşmak..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-NcS9WSI2Fug/Ts6ftZfs_MI/AAAAAAAAPTE/rrRJy4oamO0/s72-c/13458_403903566107_69329521107_4127130_1841830_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3386069453387252735</id><published>2011-11-15T01:24:00.000+02:00</published><updated>2011-11-15T01:24:11.797+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Veresiye defteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Muallim ahmet rıfkı'/><title type='text'>Veresiye Defteri...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OK8FGMagMHk/TsGfKuOinvI/AAAAAAAAPSY/8V7oaqlYSSM/s1600/viewerCAIXZ2UB.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="480" src="http://1.bp.blogspot.com/-OK8FGMagMHk/TsGfKuOinvI/AAAAAAAAPSY/8V7oaqlYSSM/s640/viewerCAIXZ2UB.png" width="640" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muallim Ahmet&amp;nbsp;Rıfkı !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Yıl&amp;nbsp;&amp;nbsp;1915...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale’de&amp;nbsp;kızılca kıyametin koptuğu günler...&lt;br /&gt;Aylardan&amp;nbsp;&amp;nbsp;Mayıs...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vefa Lisesi&amp;nbsp;Fransızca Muallimi Ahmet Rıfkı her günkü gibi mektepten içeri&amp;nbsp;girer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selâm verir&amp;nbsp;Ahmet Rıfkı ama çocuklar selama bile karşılık&amp;nbsp;vermezler!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet Rıfkı&amp;nbsp;iyice şaşırmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka&amp;nbsp;sıralarda oturanlardan biri ayağa kalkarak; “Hocam, mahallemizde eli&amp;nbsp;ayağı tutan ağabeylerimiz Çanakkale’ye gönüllü gittiler, ama siz hâlâ&amp;nbsp;buradasınız! Biz de gitmek istiyoruz, fakat yaşımız tutmuyor, söyler&amp;nbsp;misiniz bize, vatanımız elden giderse sizin verdiğiniz eğitim ne işe&amp;nbsp;yarar?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı&amp;nbsp;gözlerle sınıftan çıkar ve mektebin idaresine dilekçesini verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarıyla,&amp;nbsp;talebeleriyle vedalaşır, evine gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmet&amp;nbsp;Rıfkı’nın hayattaki tek varlığı yaşlı annesi Ayşe Hanımdır ve&amp;nbsp;Şehzade başı semtindeki evlerinde beraber&amp;nbsp;&amp;nbsp;oturmaktadırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumu&amp;nbsp;annesine anlatır, ondan hakkını helal etmesini ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından&amp;nbsp;mahallenin bakkalı, gün görmüş bir zat olan Selâhattin Adil Efendiye&amp;nbsp;uğrar ve şöyle der:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Selâhaddin&amp;nbsp;Amca, Allahın izniyle vatanın bağrına saplanmış olan düşman hançerini&amp;nbsp;çıkartmaya gidiyorum. Senden isteğim, anamı iaşesiz bırakma! Kısmetse&amp;nbsp;dönüşte borcumu öderim!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeşitli&amp;nbsp;cephelerde savaşa katılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19 Aralık&amp;nbsp;1915 günü şehit olur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annesi haberi&amp;nbsp;alır, çok üzülmesine rağmen imanı bütün bir hanım olduğundan hadiseyi&amp;nbsp;tevekkülle karşılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklına,veresiye yiyecek aldığı bakkal gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yedi aydır&amp;nbsp;senden veresiye alırız, borcumuzu verelim de oğlum borçlu yatmasın!”&amp;nbsp;&amp;nbsp;der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selâhaddin&amp;nbsp;Efendi şöyle cevap verir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ayşe Hanım,&amp;nbsp;sen okuma yazma bilmezsin, okuma bilen bir yakınını getir de hesabı o&amp;nbsp;çıkarsın!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine&amp;nbsp;Ayşe Hanım, komşusunun kızı Gülşah’la birlikte dükkâna&amp;nbsp;&amp;nbsp;gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selâhaddin&amp;nbsp;Adil Efendi, “Ahmet Rıfkı” bölümünü açarak veresiye defterini&amp;nbsp;&amp;nbsp;Gülşah’ın önüne koyar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülşah, onlara&amp;nbsp;veresiye defterindeki kırmızı harflerle yazılmış satırları gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle&amp;nbsp;yazıyordur defterde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu hesap Ahmet&amp;nbsp;&amp;nbsp;Rıfkı’nın kanıyla ödenmiştir, vesselam!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı okuyanlar öncelikle aynaya bakmalı ve kendisine şu soruyu sormalı, Bu ülke için, emperyalizme karşı savaşan, canlarını yitiren, yaralanan, işkencelerde ölen bu güzel insanlara&amp;nbsp; bizler borcumuzu ödedik mi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3386069453387252735?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3386069453387252735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/veresiye-defteri.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3386069453387252735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3386069453387252735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/veresiye-defteri.html' title='Veresiye Defteri...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OK8FGMagMHk/TsGfKuOinvI/AAAAAAAAPSY/8V7oaqlYSSM/s72-c/viewerCAIXZ2UB.png' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4113927766413396900</id><published>2011-11-08T00:46:00.001+02:00</published><updated>2011-11-08T00:52:20.908+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çolak memo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='horbo'/><title type='text'>Çolak memo'nun oğlu  Horbo..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-mpGEl61ZCNc/TrhZldLhLdI/AAAAAAAAPAk/8UzdqYaxxjg/s1600/39022_1443775267726_1633451427_1079881_5523984_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="230" src="http://1.bp.blogspot.com/-mpGEl61ZCNc/TrhZldLhLdI/AAAAAAAAPAk/8UzdqYaxxjg/s320/39022_1443775267726_1633451427_1079881_5523984_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.&amp;nbsp;Dünya Savaşı'nda Suriye cephesinde kolundan vuruldu; namı oradan  geliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaştan sonra dağa çıktı; eşkıya oldu. Zaman zaman Malatya'ya iniyordu  erzak almak için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dört tığ gibi adamıyla gittiği şehir yolunda, hilal kaşlı, kara gözlü,  buğday tenli bir kıza vuruldu: Emine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruşturdu; kız mıydı gelin mi? Emirler Köyü'nün ağası Vahap Ağa'nın  küçük kızıydı; daha henüz 15 yaşındaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köye heyet gönderdi; "Allah'ın emri..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahap Ağa sözlerini kesti: "Benim eşkıyaya verecek kızım yok."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberi alan Çolak Memo, 30 atlıyla Emirler Köyü'nü basıp Emine'yi kaçırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük Emine, Çolak Memo'nun ilk karısı değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çolak Memo, 13 kadınla evlendi. Dördüncüsünü boşar, bir daha alırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet'ten sonra eşkıyalığa ve mecburiyetten çok eşliliğe son verdi  Çolak Memo.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emine, kocası Çolak Memo'dan hep korktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün evde kumalar Meryem, Bedriye ve Emine otururken, polisler bir  hırsızlık soruşturması için eve geldi. Çolak Memo sorulara cevap  verirken, diğer odada üç karısının konuşup gülmelerine sinirlendi.  Gidip, Emine'yi balkondan attı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çolak Memo bu olay nedeniyle üç yıl hapis yattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1933'te cezaevinden çıkınca Emine'nin gönlünü aldı ve onu hamile bıraktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emine, Çolak Memo'dan dört çocuk sahibi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocası ölünce Malatya mensucat fabrikasında çalışmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük oğluna çok güveniyordu; çok çalışkandı, sınıfları hep dereceyle  bitiriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu küçüklüğünden beri "Horbo... Horbo" diye seviyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Horbo" dayısının kızıyla nişanlıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün fabrikaya polisler geldi; Emine'yi alıp karakola götürdüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlunun ünlü gazeteci Ahmet Emin Yalman'a suikast yaptığını öğrendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Horbo" cezaevine giderken o da ameliyat masasına yattı; beyninde ur vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca oğlunun cezaevinden çıkmasını bekledi. Her gece ağladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlu cezaevinden çıktıktan bir süre sonra hayata gözlerini yumdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çolak Memo ile Emine'nin oğlu "Horbo" kimdir bilir misiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüseyin Üzmez!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-05vr4PoPdGc/Trhe5GOZ3TI/AAAAAAAAPAs/JNS0fWFMzL4/s1600/ahuzmez.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-05vr4PoPdGc/Trhe5GOZ3TI/AAAAAAAAPAs/JNS0fWFMzL4/s1600/ahuzmez.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç.'ye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla  tutuklu bulunan ve sonra salınan&amp;nbsp;Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nimet Arzık'ın 1961 tarihli kitabından..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4113927766413396900?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4113927766413396900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/colak-memonun-oglu-horbo.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4113927766413396900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4113927766413396900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/11/colak-memonun-oglu-horbo.html' title='Çolak memo&apos;nun oğlu  Horbo..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-mpGEl61ZCNc/TrhZldLhLdI/AAAAAAAAPAk/8UzdqYaxxjg/s72-c/39022_1443775267726_1633451427_1079881_5523984_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1716585960319368965</id><published>2011-10-14T02:57:00.001+03:00</published><updated>2011-12-03T04:47:52.847+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Vahdettin&apos;in Amerikan başkanı&apos;na mektubu'/><title type='text'>Vahdettin'in Amerikan başkanı'na mektubu...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-tI3kZLREaiQ/Tpd0mXuiTFI/AAAAAAAAOCg/poI5tORa5hU/s1600/vahdettin-malta.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="254" src="http://3.bp.blogspot.com/-tI3kZLREaiQ/Tpd0mXuiTFI/AAAAAAAAOCg/poI5tORa5hU/s320/vahdettin-malta.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı ailesi bütün hükümranlıkları süresince biz Türk kavmiyiz dememişlerdir,Vahdettin'in aşağıdaki mektubu bunu belgelemektedir,Vahdettin'in 1924 yılında ABD Başkanı'na yazdığı bu mektup, Vahdettin'i aklayıp "Büyük vatan dostu!"  yapmaya çalışanların fena halde yanıldıklarını gözler önüne sermektedir, bu belge, Vahdettin'in Kurtuluş Savaşı sırasındaki hıyanetleri bir yana, asıl büyük "hıyanetini" San Remo'daki sürgün günlerinde yaptığını  göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;VAHDETTİN'İN ABD BAŞKANI'NA&amp;nbsp;&amp;nbsp;MEKTUBU&lt;br /&gt;(Vahdettin's Letter to the President of&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;U.S.A)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahdettin, San-Remo'da bulunduğu günlerde&amp;nbsp;ABD Başkanı'na bir mektup yazmıştır. Bu mektup, Halis Reşat&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bey tarafından Paris'te bulunan Amerikan elçiliğine teslim&amp;nbsp;edilmiştir. Elçilik de bu mektubun orijinalini ve İngilizce&amp;nbsp;çevirisini I5 Nisan 1924 tarihli yazısıyla&amp;nbsp;Washington'a göndermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vahdettin'in mektubu&amp;nbsp;&amp;nbsp;Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Arşivi'nde 86700/1788&amp;nbsp;numarada kayıtlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;İşte o ibretlik, tarihi&amp;nbsp;mektup:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Amerika Cemahir-i Müttefikiye Reisi Mösyö&amp;nbsp;&amp;nbsp;Coolidge Cenaplarına&lt;br /&gt;Siyasi olayların ve&amp;nbsp;gelişmelerin tüm iç yüzünü, hangi nedenlerden dolayı Saltanat&amp;nbsp;merkezimi geçici bir süre için terk etmek zorunda kaldığımı biliyorsunuz. Bu konuda ayrıntılı bilgi sunmayı&amp;nbsp;gereksiz görüyorum.&lt;br /&gt;Bu süresiz uzaklaşmanın,&amp;nbsp;babadan kalma sahip olduğum Saltanat ve Hilafet makamından&amp;nbsp; vazgeçtiğim anlamına gelmeyeceği açıktır. Ankara meclisi gibi bir isyancı&amp;nbsp;fitnenin bu konuda alacağı tüm kararların geçersiz&amp;nbsp;olacağını bildiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle ki;&lt;br /&gt;İslam&amp;nbsp;Hilafetinin Osmanlı Saltanatı'ndan soyutlanması ve ayrılması&amp;nbsp;ve Hilafetin tümüyle kaldırılması dini, kavmiyeti, vatanı&amp;nbsp;belirsiz ve karışık askerlerden ve öteki sınıflardan oluşan&amp;nbsp;küçük bir şer zümresinin kısmen zorla ve kısmen bilgisizlik&amp;nbsp;ve gafletle yönlendirdiği beş-altı milyonluk Türk kavminin&amp;nbsp;yetki alanı içinde değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ancak tüm İslam&amp;nbsp;dünyasınca atanan uzman kişilerden oluşan bir&amp;nbsp;meclisin toplanması ve tüm din bilginlerinin ortak kararı ile&amp;nbsp;çözümlenecek büyük bir evrensel sorundur. İslam bilginlerinin&amp;nbsp;bildiği üzere şeriata aykırı kararlar herhangi makamdan&amp;nbsp;olursa olsun sonuçsuz kalmaya mahkumdur.&lt;br /&gt;Bundan&amp;nbsp;başka bu durumun, içinde bulunulan koşullarda İslam&amp;nbsp;dünyasında sonuçları pek vahim olabilecek büyük bir heyecana&amp;nbsp;yol açacaktır.. Ayrıca gelişmiş ülkelerin iç güvenliklerine&amp;nbsp;de büyük bir etki yapacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanedanımın ileri&amp;nbsp;gelenleri aleyhinde Ankara meclisi&amp;nbsp;tarafından kabul edilen&amp;nbsp;sürgün ve kovma, emlakine ve bireysel mallarına el koyma gibi&amp;nbsp;haksız kararları hanedanım&amp;nbsp; bireylerini, insan ve&amp;nbsp;kişilik haklarından soyutlar mahiyettedir.&lt;br /&gt;Bu&amp;nbsp;konuda yüce kişiliğiniz ve cumhuriyet hükümetiniz tarafından&amp;nbsp;olanaklar ölçüsünde yapılabilecek yardımları pek değerli&amp;nbsp;&amp;nbsp;sayacağımı açıklamaya gerek yoktur.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu vesile ile&amp;nbsp;sağlıklı olmanızı yüce haktan niyaz eylerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13 Mart 1924. Mehmed&amp;nbsp;Vahdettin"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Necip  Fazıl'ın ifadesiyle, "Büyük vatan dostu Sultan Vahdettin!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın ne diyor Vahdettin,&amp;nbsp;"TBMM, dini, ırkı, vatanı belirsiz ve&amp;nbsp;karışık askerlerden ve öteki sınıflardan oluşan küçük bir şer&amp;nbsp;zümresidir" ve "Beş-altı milyonluk Türk milleti bilgisiz ve&amp;nbsp;gafildir!" şeklindeki Türk milletine ağır hakaret içeren cümleleri,Vahdettin'in Türk milletine ne denli&amp;nbsp;düşman ve hıyanet içerisinde olduğunu&amp;nbsp;göstermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı sırasında Sivas&amp;nbsp;&amp;nbsp;Kongresi'nde Amerikan mandası kabul edilmiştir! diyerek&amp;nbsp; akıllarınca Atatürk'ü ve&amp;nbsp;bu ülkenin vatanseverlerini,milliyetçilerini&amp;nbsp;"Amerikan mandacısı"diye&amp;nbsp;damgalamak isteyen Cumhuriyet Tarihi yalancıları Vahdettin'in&amp;nbsp;Amerikan başkanına yalvarıp&amp;nbsp;aman dilemesine&amp;nbsp;ne diyecek acaba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Türk milletine hakaret etti!" diyerek Aziz Nesin'e saldıranların, Türk milletine hakaret eden Vahdettin'e  hangi bakış açısı ile bakacaklar merak ediyorum&lt;span style="color: red;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;doğrusu..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bu ülkede din iman edebiyatı yapan bezirganlar,&amp;nbsp;bilinçli olarak&amp;nbsp;Vahtettin'ni kahraman bir halk adamı gibi gösterirken, Cumhuriyetin kurucusu, Türk milletini bağımsızlığına ve özgürlüğüne kavuşturan Mustafa Kemal Atatürk'ü bir hain, dinsiz ve halk düşmanı gibi göstererek iğrenç oyunlarına devam etmektedirler, bu gün Müslüman toplumu Hac vazifesini yerine getirebiliyorsa Araplara kabeyi yıktırmayan Mustafa Kemale yatıp kalkıp dua etmelidir,bunu anlamayanlara ve inkar edenlere yazıklar olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://dai.ly/rv9c8M"&gt;http://dai.ly/rv9c8M&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1716585960319368965?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/1716585960319368965/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/10/vahdettinin-amerikan-baskanna-mektubu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1716585960319368965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1716585960319368965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/10/vahdettinin-amerikan-baskanna-mektubu.html' title='Vahdettin&apos;in Amerikan başkanı&apos;na mektubu...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-tI3kZLREaiQ/Tpd0mXuiTFI/AAAAAAAAOCg/poI5tORa5hU/s72-c/vahdettin-malta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2753453146163412061</id><published>2011-09-15T01:00:00.001+03:00</published><updated>2011-09-16T14:46:11.031+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='MİT--PKK  İmralı Pazarlığı Ses Kaydı'/><title type='text'>MİT--PKK   İmralı Pazarlığı Ses Kaydı..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="327" src="http://player.vimeo.com/video/28936085?title=0&amp;amp;byline=0&amp;amp;portrait=0" webkitallowfullscreen="" width="400"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://vimeo.com/28936085"&gt;GÖRÜŞMELERİN İÇ YÜZÜ ERDOĞANI YAKACAK&lt;/a&gt;  &lt;a href="http://vimeo.com/user8487737"&gt;&lt;/a&gt;  &lt;a href="http://vimeo.com/"&gt;&lt;/a&gt;.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Evet,gerçeklere dayanamadılar ve video'yu yayımdan kaldırdılar,ama tüm konuşmaların dökümü aşağıda açık seçik yazılı,hadi bunuda kaldır bakalım yalancı kabadayı..16.09.2011&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye gündemine sallayan ses kayıtlarına bir yenisi daha eklendi. Bu kez bomba MİT'te patladı. Çünkü ses kaydının MİT - PKK - İmralı pazarlığına dair olduğu iddia ediliyor. Kimler yok ki bu kayıtlarda. İşte o ses kaydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİTEYİ HACKLEYİP KOYDULAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ses kasetindeki bomba ifadeler kadar kasetin ortaya çıkışı da esrarengiz. Bunun için istihbarat operasyonları aratmayacak bir yöntemin izlendiği söyleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ses kaydı saat 09.37'de Dicle Haber Ajansı'nın sitesinden yayınlandı. "Görüşmelerin iç yüzü Erdoğan'ı yakacak" başlığı ile verilen kaset, site hacklenip sisteme gizlice girilerek servise konuldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZ YAYIMLAMADIK, HACKLENDİK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİHA'nın (Dicle Haber Ajansı) sitesi şok ses kaydı yerleştirildikten sonra 2.5 saat süreyle devre dışı kaldı. DİHA abonelerine ses kaydının sitelerine "sanal saldırı sonucu şifrelerinin kırılması suretiyle eklendiğini, haber fark edilir edilmez yayından kaldırıldığını" duyurdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 SAYFA TALEP YAZMAYIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeler sırasında çok dikkat çekici diyaloglar da yaşanıyor. Terör örgütü PKK taleplerini 15 sayfa ile MİT'e bildirince istihbarat teşkilatı tepki gösteriyor ve '15 sayfa talep yazmayın Kısa yazmayı bir türlü öğretemedik size' sözleriyle tepki gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;İŞTE ŞOK EDEN KAYITTAKİ KONUŞMALAR....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK üyesi Sabri Ok: Devlet de arayıp hangi ilde hangi dağda birileri var ben de imha ederim demesin çünkü biz çözüm sürecindeyiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş: Peki ne kadar süre bekletmeyi düşünüyorsunuz dağlarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabri Ok: Biz istiyoruz ki en kısa sürede bu sorun çözülsün böyle altı yılda yedi yılda değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİT Müsteşar&amp;nbsp;Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş: Yani bu neresinden bakarsak bakalım çünkü çözümün parametreleri içinde işte basit bir takım taleplerden anayasa değişikliğinden öcalanın serbest bırakılmasına kadar çok geniş bir skala var. Talepleri şöyle bir göz önüne getirdiğimiz zaman çok geniş bir skala var. Bunların üç ayda beş ayda sekiz ayda bir senede tamamlanabilmesi söz konusu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabri Ok: Bugün için size kısa bir şey hazırlasak nasıl olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİT Müsteşar&amp;nbsp;Yardımcısı Afet Güneş: Yani götürmeye çalışırız ama dediğim gibi altı buçuğa kadar yetiştirebilirseniz. Ama ne olur on beş sayfa yazmayın gözünüzü seveyim niçin söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabri Ok: Yok biz kısa yazacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş: Hakikaten kısa yazmayı hiç bilmiyorsunuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabri Ok: Doğru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;DİHA: HACKLENDİK&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Dicle Haber Ajansı ise yaptığı "Diha'dan abonelerine zorunlu açıklama" başlığıyla yaptığı duyuruyla okurlarından özür diledi:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;"Sabah saat 09.37'de servis edilen "Görüşmelerin İç Yüzü Erdoğan'ı Yakacak" başlıklı haber, sitemize yapılan sanal saldırı sonucu şifreler kırılarak eklenmiştir. Gerçeklerden asla taviz verilmez sloganı ile tüm zorluklara rağmen çalışmasını sürdüren ajansızım, abonelerine geçerek ve objektif haberler servis etmeyi vazgeçilmez bir ilke olarak benimsemiştir. Söz konusu haber ise araştırılıp ortaya çıkarılan veya bir haber kaynağının göndermiş olduğu bir haber değildir. Dolayısıyla gerçekliği teyit edilmediği gibi, ajansımızla da bir ilgisi yoktur. Haber fark edilir edilmez hemen müdahale edilmiş ve siteden kaldırılmıştır. Teknik çalışmalar nedeniyle 2.5 saat yayım yapamadık. Bu nedenle abonelerimizden özür diliyoruz"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte PKK ve Öcalan arasında köprü olan MİT'in, örgüt üyeleriyle konuşmalarının tam metni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;İŞTE O SES KAYDININ TÜM DÖKÜMÜ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİT ile PKK arasındaki görüşmelerin ses kaydı ortaya çıktı. Görüşmeler MİT, PKK ve koordinatör ülke temsilcisi arasında yapılıyor.&lt;br /&gt;İnternete düşen ses kaydı, PKK ile hükümet arasındaki görüşmeleri gösteriyor. Görüşmeler MİT müsteşarı Hakan Fidan, MİT müsteşar yardımcısı Afet Güneş, KCK yürütme konseyi üyesi Mustafa Karasu ve PKK’li Sabri Ok, Kongre-Gel başkan yardımcısı Zübeyir Aydar ve koordinatör ülke temsilciler arasında geçiyor. Koordinatör ülke temsilcisinin ingilizce konuştuğu görülürken kimliği bilinmiyor. Görüşmelerin hangi tarihte ve nerede yapıldığı da belirtilmemiş ancak, yakın bir dönemde olduğu anlaşılıyor.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle tekrar bizi bir araya getirmede katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Bu çalışmaya başlarken çok uzun soluklu bir çalışma olacağının bilincinde başladık her iki taraf olarak. Yine her zaman aynı şeyi söyledik zaman zaman kesintiler olabilir kimi zaman inişler ve çıkışlar yaşanacaktır dedik. Önemli olan amaçta değişiklik olmamasıydı. Çünkü bizi bir araya getiren her iki tarafta da çözüm iradesi bulunmasıydı. Böyle giriştik bu işe tüm gücümüzle karşılıklı asgari müşterekleri yakalamaya çalıştık bugüne kadar. Her seferinde biz kendi konumumuzda izah etmiştik ve biz bir kanat devletle olan tüm iletişimin sağlanmasında hakeza diğer kanatta imralı ile daha sonra üstlendiğimiz misyon çerçevesinde bir kanal olduğumuzu söylemiştik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhataplarımızın tabi zaman zaman beklentiler inide alıyoruz. Bizi daha farklı bir profilde görmek istediklerini söylüyorlar. Birçok konuda zaten açık konuştuk yine açık söyleyeceğim kimi zaman bu bizi rencide etti yani neden bu güvensizlik diye. Ancak zamanı geldiğinde siyasi iradeye daha yakın kişilerin bu platformda yer alabileceğini zaten belirtmiştik. Her vesileyle bugüne kadarki temaslarımızda ne vaad ettikse kendi ölçülerimiz dahilinde gerçekleştirdik. Bu gelişmede nihayetinde benzer bir şekilde oldu. Sayın Fidan bizimle birlikte bu toplantıya katıldı. Kendileri başbakanlık müsteşar yardımcısı onunda ötesinde başbakana en yakın kişilerden biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşarı&amp;nbsp;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben öncelikle merhaba diyorum tanıştığımıza memnun oldum. Bu ekibin yeni üyesiyim. Afet hanımında dediği gibi yaklaşık bir ay önce imralıda sayın öcalan'la bir araya geldik. Zaten ismimi söylemiştim. İsmim Hakan Fidan. Müsteşar yardımcısıyım ama sayın başbakanımızın özel temsilcisiyim. Şuan özellikle türkiyenin orta doğuda taraf olduğu krizlerde ara buluculuk görevlerinde ekip varsa ekibin içerisindeydim şahıs varsa'da şahıs olarak görev aldım. Hala belli çalışmalar devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda arkadaşlarımızın uzun zamandır sizinle beraber devam ettirdikleri çalışmalar gerçekten her türlü takdirin ötesindedir. Ama bir noktadan sonra verilen raporlar çerçevesinde olayın teknik görünen bir çalışmadan öte daha siyasi içerikli daha farklı bir boyuta taşınması ihtiyacı hasıl olunca sayın başbakanımız bu konuda beni görevlendirdi. Takdir edersiniz ki oldukça hassas bir durum siyasi riski kabul edilemeyecek derecede yüksek bir durum. Kendisi bu konuda bir kaç cümle bile etmedi sadece bir iki defa bir şey söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama etrafta bazı bakanlar defalarca gidip benim ismim ve benim pozisyonumda burada bulunmamın hükümet için çok ciddi bir risk alanı sıkıntı alanı olduğunu söyledi. Özellikle muhalefetin bulunduğu şartları biliyorsunuz. Zaten onların resmetmeye çalıştığı bir gerçeklik var buna hizmet edeceklerini kamuoyuna açıklamalarına rağmen. Sayın başbakan bu noktada ciddi olduğunu samimi olduğunu siyasi riski yüklenmeye hazır olduğunu birkaç defa söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede biz arkadaşlarımızla beraber çalışmaya başladık. Orada sayın öcalanla iki saatten fazla bir görüşmemiz oldu odasında. Üç kişiyiz baya uzun ve verimli bir görüşme oldu. Kendisinin sağlık durumu oldukça iyi. Zihni fevkaladeden iyi çalışıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artikülasyonları oldukça sağlıklı. Konuları karşılıklı tartıştık. Tabi verdiği cevapları sürekli siyasi tahlilden geçirerek olaylara yaklaştığı için bizde siyasetin ve şu anda hizmet etmekte olduğumuz siyasetçinin ne düşünmekte olduğunu elimizden geldiğince aktarmaya çalıştık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben burada en büyük görevin de açıkçası bu olduğuna inanıyorum. Yani şu anda iktidarda bulunan seçilmiş siyasetçinin psikolojisi nedir perspektifi nedir olaylara nasıl yaklaşıyor ben bunu aktarmaya çalışacağım. Sizden aldığım perspektifi de tabi oraya yansıtacağım ama bu arada belli konularda da belli mutabakatlara varma belli konularda tartışma görevini de cevap verme görevini de elimizden geldiği kadar üstlenecek. Ama tekrar ediyorum ki ben burada ne dersem diyeyim belki çok fazla reklamlara gidebilir diye düşünüyorum ama hükümetin çok ciddi niyeti var. Bu iyi niyeti Türkiye'deki reel şartların izin verdiği ölçüde hayata geçirmeye realize etmeye çalışıyor. Bu noktada sayın başbakan beni görevlendirdi. Ben tekrar burada olmaktan dolayı memnuniyetimi ifade ediyorum. Ve teşekkür ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağ olun teşekkürler. Daha iyi öğrenmek daha iyi anlamak için bir kaç soru sormak istiyoruz. Siz gittiniz önderlikle görüştünüz. Kendisi de buna değer veriyor heyecanlı umutlu olduğunu olmak istediğini söylüyor. Ve tartışmanızın tabi ki siz biliyorsunuz bize iletilen mektup çok kısadır çok temel bazı ilkeler ve çerçeveden ibaret. Tartışmanızın ve görüşmenizin özetini bizimle paylaşmaya değer gördüğünüz hususları varsa dinlemek isteriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tabi. Şöyle ifade edeyim benim o zaman notlarım vardı şimdi yanımda değil. Ama ana başlıkları aklımda. Benim açıkçası yıllardır okuduğum kürt sorununun nereden kaynaklandığı ne boyutlara geldiği siyasallaşma süreci örgütleşme süreci sürekli takip ettiğim konular. Yani sayın öcalanla ilgili açık kaynaklara çıkan ve bizdeki olan bütün bilgiler malumunuz. Ama tabi orada bire bir belli konuları tartışmak farklı oluyor. Hapishanede geçen on senenin ve okumanın verdiği çok ciddi bir transforme edici gücü var. Zihinsel manada çözümleme manasında onu görüyorsunuz. Ve tabi yıllar boyu belli olayları yaşamış belli noktalara gelmiş belli dersleri çıkarmış. Şimdi bulunduğu yerden çok daha sağlıklı çok daha objektif çok daha nesnel var olan sıcak şartlardan etkilenmeyen çözümlemelere ulaşıyor. Bunu sürekli satır aralarında felsefi olarak görmek beni memnun etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En azından orada geçen süre gerçekten verimli bir süre olmuş. Bu noktada şunu da yakından takip etmeye çalıştık belli düşünce dönüşümleri zihinsel atlamaların hangi noktadan nereye geldiğini görmek de şahsen benim düşünce olarak bulunduğum yer açısından önemliydi. Çünkü görüyorsunuz ki yüzde doksan doksan beş gelen bütün konularda birleşen bir genel çizgiye gelindi. Ama orada olumlu bir hava var. Kendi dünyasında böyle bir psikoloji içerisinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat ona şunu söyledik biz Türkiye de ki siyasi rejimi ve şartları dikkate aldığımız zaman şu an hiç kimsenin özellikle sayın başbakanın çıkıp böyle bir şeyi ifade etme şansı yok. Ama şunu herkes bilir burada olumlu bir şey varsa sizin katkınız olmadan olumlu hale gelmeyeceğini biz hepimiz biliyoruz. Bu bilinen bir gerçek bunun üzerinde konuştuk. Sonuç olarak bütün türkiyenin yönetiminden sorumlu bir devlet adamı siyasetçi kimliğiyle beraber oda geliyor bu psikolojinin algılanmasında ve bu değeri kullanmakta fayda var diye düşünüyorum. Ben kendisine tüm çıplaklığıyla anlattım. İmralı da ki çözüm iradesini olaya iyi niyetle yaklaşımı sayın öcalanın yıllar içerisindeki oluşturduğu düşünsel evrimi ulaştığı sonuçları ulaştığı sonuçların bölgeye yönelik vizyonunun ülkeye yönelik vizyonunun yüzde doksan doksan beş oranında kendi çizdiği vizyonla nasıl örtüştüğünü de anlattım. Bu benim kendi gözlemim entelektüel analitik yaptığım şey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü ben herkesin söylediğini doğru varsaymak zorundayım. Niyet okumasına gidemem. Bu şartlardan dolayı bunu söyledi bu şartlardan dolayı bunu söyledi diyemem. Ama bütün çıplaklığıyla anlattım. Tabi yazık olan ne oluyor şimdi bu irade ve düşünsel hava varken modalitede ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bunun bir özel benzerini biz amerika ile iran arasındaki nükleer kriz var biliyorsunuz. İşte burada iran tabi bize güveniyor. Amerika da bir ölçüde güveniyor. Her iki tarafta biz nükleer değişime hazırız diyor. Fakat modalitede hiç kimse harekete geçemiyor. İranla en yüksek düzeyde konuşuyoruz biz hazırız diyor. Amerikalılarla en yüksek düzeyde konuşuyoruz biz hazırız diyor. Hadi gelin değişin dediğimiz zaman o diyor ki işte o toprak da olsun bu toprak da olsun modaliteyi bir şeye getiremiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa Karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sabri arkadaş izah etti bende o çerçevede bazı şeyler söylemek istiyorum. Biz belki birinci oslo görüşmesinde olmadı ama ikinci oslo görüşmesinden sonra hep şunu söyledik. Artık esas konulara girmemiz gerekiyor. Güven artırıcı önlemler yapılıyor işte biz ateşkes ve tek taraflı eylemsizlik kararı alıyoruz. Türkiye de bazı şeyler yapılacak kürt sorununda adım atılacak deniyor bunlar hep söyleniyor. Sonunda dördüncü osloda daha somut bir karara gidilerek önderlik yol haritası verecekti ve bunun üzerinde neler yapılacağı konusunda müzakere edilecekti. Bu konu dördüncü osloda var. Şimdi biz buraya gerçekten beşinci osloya müzakere için geldik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tamam bende diyorum ki önderliğin yol haritası elimde. Maddelerinde belli. Haydi buyrun müzakere edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa Karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben şuna inanıyorum devlet istesin şu anda bizi uçağınıza alıp götürebilirsiniz isteseniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle. Ben diyorum gelin götüreyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz götürürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Götürürüm tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şuan götürürüm yani bir sakınca yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Demek ki o zaman önderlikle görüşme sorunu da yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Benim hakkımda iddianame hazırlandığı söyleniyor. Bir tarafta kapatılırken bir tarafta açılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT MüsteşarYardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hep söyleniyor yani. Bir dosyanın tamamlanması adına yapılan operasyonlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sabri arkadaş hakkında dava açılmış. Niye açılıyor biri kapatılırken. Şimdi sabri arkadaşı gönderebilir miyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karasuyu göndereceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar&amp;nbsp;Yardımcısı Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Karasu yeter bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bence dtpninde bizimde önder apo yu muhatap göstermemizden rahatsız olmayın. Önder apo'nun muhataplığının meşrulaşması türkiyenin çıkarınadır. Türkiye toplumunun önder apoyu muhatap olarak benimsemesi türkiyenin çıkarınadır. Şu söyleniyor otuz yıldır savaştık apoyu nasıl muhatap olarak kabul edelim. Bence aşiret devleti değildir türk devleti. Çıkarı söz konusu olduğunda türkiyenin bunları unutması demiyorum karşılıklı birbirimizi affetmesini bilmeliyiz. Bu savaşın başlatıcısı önderi odur. Bunu sizde kabul ediyorsunuz diyorsunuz ki en makul önderliktir onunla anlaşabiliyoruz o doğru yaklaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp; Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Çünkü değiştim diyor.&lt;br /&gt;Görüşmelerde taleplerimizin meşruluğunu kabul etmediniz mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Devlette şuan karşı taraftaki talepleri bu halkın talepleri nedir onları masanın bir kenarına koyuyor. Ben bunların içerisinden hangilerini yapabilirim ne kadar zamanda yapabilirim hangi koşullarda yapabilirim oda bunu tartışıyor kendi kendine zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tamam aşalım bunları beraber götürelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Zaten diyorum ki sizden gelen yani bu tabandan gelen partiden gelen örgütten gelen talepleri önüne koydu onun üstünden bakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Mustafa Karasu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bize şunu söylediniz dediniz ki devlet de genelkurmayda aynı görüşte hükümet de biz buraya üçüncü osloda bütün devlet makamlarının düşüncesi olarak geldik. Yani devlet bu konuda bir konsensüse girdi dediniz önceden yoktu ama şimdi bu oldu dediniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ordunun şuan yaptığı planlı bir operasyonu yoktur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Asker pozitif etki ve tepki göstermiş biliyoruz ve şunuda genelde biliyoruz siz de bilirsiniz bölgedeki askeri komutanlar genelde yani içinde farklı düşünenler olabilir ama genelde aslında hepsi daha çok çözüm ve barış isteyenlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Diyorum ki yürümekte olan bir süreç var. Bu süreç önemli bir süreç. Bizim bugüne kadar yürüttüğümüz karşılıklı çalışmalarla gelinmiş olan bir süreçtir. Kendi kendine falan olmadı bu birlikte yürüttüğümüz çalışmaların sonucudur. Gerek devletin hazırlanmasında gerek toplumun hazırlanmasında gerek örgütün hazırlanmasında şu masada yürüttüğümüz çalışmaların çok büyük katkısı olmuştur. Beğenseniz de beğenmeseniz de yeterli bulsanızdı bulmasanız da bir yıl içerisinde yürüttüğümüz çalışmalar bugün bu meseleyi türk kamuoyunda ve türk parlamentosunda tartışılabilir bir hale getirmiştir. Bunu bu kadar küçümsemek gibi kimsenin bir lüksü yoktur kimse küçümseyemez bu bir. İkincisi bugün itibariyle geldiğimiz noktada önümüzde işte hazırlığını yapmakta olan bir hükümet ortaya neyi koyacağını neyi yapıp neyi yapamayacağını işte hukukçulara vermiş adalet bakanlığı ayrı bir çalışma yürütüyor daha sonuç raporu çıkmamış bilmem ne bakanına bir görev vermiş çalış bakalım raporunu çıkart demiş daha sonucu çıkmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunlar oluyor. Devlet de arayıp hangi ilde hangi dağda birileri var ben de imha ederim demesin çünkü biz çözüm sürecindeyiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Peki ne kadar süre bekletmeyi düşünüyorsunuz dağlarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biz istiyoruz ki en kısa sürede bu sorun çözülsün böyle altı yılda yedi yılda değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT MüsteşarYardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani bu neresinden bakarsak bakalım çünkü çözümün parametreleri içinde işte basit bir takım taleplerden anayasa değişikliğinden öcalanın serbest bırakılmasına kadar çok geniş bir skala var. Talepleri şöyle bir göz önüne getirdiğimiz zaman çok geniş bir skala var. Bunların üç ayda beş ayda sekiz ayda bir senede tamamlanabilmesi söz konusu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bugün için size kısa bir şey hazırlasak nasıl olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar&amp;nbsp;Yardımcısı Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani götürmeye çalışırız ama dediğim gibi altı buçuğa kadar yetiştirebilirseniz. Ama ne olur on beş sayfa yazmayın gözünüzü seveyim niçin söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yok biz kısa yazacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hakikaten kısa yazmayı hiç bilmiyorsunuz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğru&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar&amp;nbsp;Yardımcısı Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Nasıl bir şey oluyor biliyor musunuz. Bakın çok samimi söylüyorum sıkıntıyı içeri giriyoruz konuşmuyoruz biz sana bilmem ne getirdik falan demiyoruz al şunu içinden oku diyoruz. Çünkü bu kadarda deklare etmek istemiyoruz. Açıkçası adam bir başlıyor zaten o da böyle sindire sindire okuma derdine oturuyor bir buçuk saat okuyor. Biz de mutfak kadar bir yerin içerisinde boş boş oturuyoruz. O okuyor biz oturuyoruz. Artık bir buçuk saatin sonunda zaten üstünde çok da tartışma yapmak istemiyoruz. Şimdi sen çevir arkasını diyoruz ne diyeceksen de diyoruz. Onunda yazması maşallah bir yarım saat kırk beş dakika sürüyor. Ona da yalvarıyoruz ne olur kısa yaz diye. Devlet size çok büyük bir fırsat yaratmış durumda. Sizin karşılıklı olarak birbirinizle iletişim sağlamanızı dolaylı dahi olsa fikirlerinizi birbirinize yansıtmanızı yazışmanızı çiziş menizi onlar üzerinden karşılıklı görüş teatilerinde bulunmanızı sağlıyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önemli buluyor şüphesiz ama her şey değil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Habur bizim iki buçuk senedir neredeyse yürüyen tüm ilişkilerimizin Ankara'dan başlayarak söylüyorum özelde kırılma noktasını oluşturdu. Gelenler yeteri kadar eğitim almamışlardı ve ne amaçla geldiklerinin bile farkında değillerdi. Adeta bir siyasi gösteriye dönüştürüldü. Burada sizin de çok iyi bildiğiniz gibi hukuk ihlal edildi. Her şey yok edildi. Amaç size verilen bir takım sözlerin tutulmasıydı. Tabi burada belki başta konuştuğumuzdan farklı olan gelişme şuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gruplar geldiğinde kıyafet filanda bir şey katmak istemiyorum yalnız kitlenin içerisinde çok provokasyona açık kişiler vardı. Yani şu beklenti vardı bunlar gelecekler tutuklanacaklar kapıdan tutuklandıktan sonrada bir takım hareketler geliştirilecek. Bunun alt yapısı hazırlandı orada. Biz bunları gözlemledik şimdi üç kişi tutuklanacak ve sürekli bu şayiha yayılıyordu aralarında. İşte içlerinden galiba üçü tutuklanıyormuş şimdi dördü. Ondan sonra böyle bir kitleselleşme bir tepki geliştirmek için tepki koymak için öylesine bir organizasyon vardı ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ama şunu biliniz ki bizimde hani yüzde yüzlük yok ama ilişkilerimizden biliyoruz ki bunlar tutuklanmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;MİT Müsteşar Yardımcısı&amp;nbsp;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biz biliyoruz ama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biz de biliyoruz ama müsaade edin biz bunu bilmeyene nasıl bildirelim. Söylesek olmayacak. Bizimde bu sıkıntımız var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şimdi başbakan bu meselede hiçbir meselede yapmadığı kadar şey yapıyor. Çıktı grup toplantılarında mecliste diğer bütün halk konuşmalarında ben neye mal olursa olsun açılım sürecinin arkasındayım ben siyasi riski bu noktada göze alıyorum siyasi kariyerim pahasına da olsa. Burada partiye sürekli mesaj var kardeşim bu noktada benim üzerime gelmeyin tabanla etkileşiminiz sizde nasıl bir netice üretiyorsa üretsin. Çünkü sürekli negatif şeyler gelmeye başladı. Yani buradan dolayı efendim oy kaybediyoruz batıda görüştüğümüz geniş kitleler bizden şey yapıyor. Tabi muhalefetin özellikle habur'dan sonra ortaya koyduğu ajitasyonun etkisi şu anda giderek büyüyor. İçişleri bakanı hakkında gensoru verildi biliyorsunuz. O bu işe aylarını yıllarını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Afet hanımla beraber ciddi bir moral bozukluğu yarattı. Çünkü oraya herkes bir milat olarak bakıyordu. Ondan sonra bu sorunda hükümetin daha cesur adımlar atmasına ilişkin meşru bir hak zemininde hazırlanacaktı psikoloji de hazırlanacaktı. Neden yani burada örgüt de iyi niyet gösterisinde bulunuyor. Artık insanların kafasında bir tabu oluşmuş örgüt silahtan vazgeçmez yani karikatürize edilmiş bir şey var. Sürekli kanla beslenen kanla hareket eden bir terörist vardır gibi bir imaj oluşturulmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örgütün burada silah bırakması sembolik manada da olsa bütün tabuları yıkan halk psikolojisini karar alıcı lehine harekete geçirmede biraz zemin hazırlayıcı bir faktördü. Şimdi başbakan burada sürekli buna rağmen mesaj veriyor. Ben bunu anlattım sayın öcalan'a dedim ki başbakan bunu sürekli anlatıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dedim biz bir şey gördük oda şu bu hükümetin yaptığı çok reformlar var yani kürt kimliğini tanımadan verdiği sosyal haklara kadar bundan beş altı sene önce masaya oturulduğunda bunların hiçbiri verilmeden belli şartlar izin verseydi belki şu anda örgüt çoktan normal siyasi hayata dönmüş Türkiye de normal bir hayat yaşıyor ve siyasi zeminde meşru mücadelesini veriyor olacaktı. Fakat türkiye deki şartlar buna izin vermedi.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hem sizden hem sayın öcalan dan yani bizim perspektifimiz bu sürecin kesintisiz devam ettirilmesi. İşte bir defa görüştük beş ay sonra yok bunu sistematik bir şekilde. Çünkü yoğun iletişimle biz bir takım krizlerin önüne geçebileceğimize açıkçası inanıyoruz. Çünkü öbür türlü genel prensiplerden şey yapıyoruz çünkü önümüze bundan sonra çok daha şeyler çıkacak modaliteleri aşmak için teknik sorunlar çıkacak onlar üzerinde enerji harcamamız gerekecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki olasılıkları ortaya masaya yatırıp avantajı nedir dezavantajı nedir uygulanabilirlik konularını uzun uzun tartışmamız gerekecek. Ama bütün bu süreç içerisinde dediğim gibi siyasi iktidarı bu noktada attığı adımlardan dolayı sıkıntıya düşürücü bir unsurun olmaması lazım. Yani sizde zaten bu konuda oldukça hassassınız özellikle eylemsizlik konusunda. Diğer konularda bu gözaltına almalar şunlar bunlar ben bunları gittiğim zaman içişleri bakanı ile uzun uzun konuşacağım. Onun bana gelmeden anlattığı konularda var zaten. Yani ben onu burada bir savunma mekanizması psikolojisiyle hareket etmek için falan söylemiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten yeterince tatsız oluyor bazen konular. İçişleri bakanı da sosyal psikologdur. Bu noktada iyi çözümlemeleri var. Anlıyor. Ama aynı zamanda siyasetin gereklerini de iyi bilen ona göre bazen farklı demeçler verebilen bir insan. Ama biz şundan emin olmak istiyoruz yani geliştirilen bir özgürlük alanı açıldı. Bu açılan özgürlük alanı içerisinde örgütün alt birimleri eski alışkanlıklarından hareketle daha fazla mevzi kazanalım daha fazla örgütlenelim mantığı içerisinde. Bir noktaya kadar hani tolare edebiliyorsunuz çünkü dediğim gibi alandaki valiler emniyet müdürleri bu noktada gerçekten çok değerli insanlar. Yani şu anda sizi bilmiyorum spesifik olarak isim vererek şikayet edebileceğiniz şu adam düşmandır bu adam şeydir. Geçenlerde bir olay oldu başbakanlıkta. Bir komisyon var bu televizyonlara ruhsat veren. Şey hani sizden de görüş falan filan soruyor ya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bize geliyor benim başkanlığımda bir komisyon toplanıyor herkese ulusal güvenlik belgesi veriliyor. Türkiye'de ki yerel televizyon ve radyo kurmak isterse müracaatını yapıyor başbakanlığa. Başbakanlık rtük'e rtük de başbakanlığa gönderiyor yönetmelikte böyle bir şey var. Başbakanlıkta ilgili kurumlardan verileri topluyor görüş oluşturuyor. İşte benim başkanlığımda bir komisyon toplanıyor atıyor imzayı gönderiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir il güneydoğuda oradan bir şey geldi dört tane isim var. Dört ismin dördü nede örgüt mensubudur sempatizanıdır diye görüş var. Haklarında valiyi aradık dedik ki eskiden benle beraber çalışıyordu. Dedim hayırdır ya dedim ben sana bir şey soracağım şimdi nedir böyle böyle bir talep var. Dedi efendim zaten olmayan yok ki dedi verin gitsin dedi. Şimdi tamam dedik öyle verdik gitti. Bunu şeyi anlatmak için bir enstantane söylüyorum. Yani insanların oradaki meseleye bakışını ama burada demokratik iktidarların yönetemediği tek bir alan var. Yani bunların hepsi yönetilir. Adamın adı işte bilinen örgüt sempatizanıdır destekçisidir şudur budur bir noktaya kadar bunların hepsi yönetilir tolere edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bizim yaşadığımız bir sıkıntıyı anlatayım size. Her sene on bin tane öğretmen alınır adamı alıyorsun güneydoğuda öğretmen açığı var. Adam ertesi sene gitmek istiyor dört sene beş sene duruyor batıya gitmek istiyor. Niye benim orada yaşam şartlarım iyi değil. İktidar beş sene önce dedi ki biz dedi yerel yönetimler yasasını geçiriyoruz belli şeylerin mahalli teşkilatlarını kaldırıyoruz. Milli eğitim şunlar bunlar bakanlıklarını kaldırıyoruz valiliklere ve belediyelere veriyoruz. İlk önce valiliklere uzun vadede belediyelere gidecek. Aslolan şudur yani şimdi hakkari de yol yapılacak ankaradan devlet planlama teşkilatından görüşülüp şeye çıkıyor işte çemişkezek te ne olacak şurada ne olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu adamı şimdi öğretmen alacaksınız oradaki valiliğe kontenjan verilecekti. Valilik bu öğretmeni alacak adam oraya gidecek kardeşim bilinçli olarak geliyor ben burada öğretmenlik yapacağım. Daha sonra adamın tayin derdiyle başka yerde başka pozisyon açılır oraya gitmek ister o ayrı. Biz bunu yapamadık yani cumhurbaşkanı iki defa geri çevirdi. Aldı anayasa mahkemesine götürdü o zaman kaldı gitti. Şimdi bu son derece verimliliğe dayalı bir şeydi. Hani bunun siyasi ideolojiyle falan filanda alakası yok bunun aklın yoludur bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Evet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani daha fazla işi aşağıdakilere devredersen merkez de daha anlamlı işlerle uğraşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Daha stratejik düşünsün.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Daha anlamlı işlerle daha büyük bir şeylerle ve türkiyenin gideceği yerde odur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani ben size burada siyasi iktidarın psikolojisini fikrini ve parametrelerini elimden geldiğince şeffaf bir şekilde bir taraftan yansıtmaya çalışıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sağ olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben modalite önerisi olarak şunu dedim şimdi bir defa eylemsizliği çok samimi olarak bunu çok samimi olarak söylüyorum başbakanında fikri budur bir zaman kazanma parametresi olarak ortaya koymuyoruz. Biz eylemsizliği var olan konuşmaların bir sağlayıcısı olarak görüyoruz yani var olandan daha sistematik daha yoğun bir müzakere ve görüşme sürecinin devam ettirilmesinden tarafız. Açıkçası burada zaman kazanalım şöyle olsun böyle olsun işte seçimlere giderken de şu olsun. Seçimler bir faktör olarak var şimdi eğer iktidarlar tüccarlar gibi kar zarar hesabı yaparlarsa burada dolar yerine oy sayısını koyarlar ortaya hangi hareketten ne kadar fazla oy gelir ona bakarlar bunun hesabını yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ama o işte silahla çözülmeyecek. Silahın evet kabul ediyorum belli bir işlevi vardı ve bugüne kadar bir şey getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani siyasetin kuralı bu. Dışarıda da konuştuk üst menfaat buradadır. Hep beraber insanlar buraya gitsin diye bir algılama yok. Siyasetinde böyle erdemleri olduğu gibi bu kadarda bir aşağılık tarafı var maalesef. Yani belki iktidar partisi yarın muhalefete düşse aynı türden pozisyon içerisine girebilir. Ama hazır biz bu fırsat yakalanmışken burada şeyi gözetmek durumundayız diye düşünüyorum bu perspektifle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü hangi hareketi yaparsınız yapın hangi amaçla yaptığınız önemli. Ucuz bir amaç içinde yapabilirsiniz yüce bir amaç içinde yapabilirsiniz. Bunun için perspektif tartışmalarını perspektif geliştirme müzakerelerini ben çok önemli buluyorum şahsen. Çünkü bir şeyi beraber olgunlaştırıyorsunuz o perspektifin sınırları çiziliyor. Bu noktada sınırını çizdiğimiz amacına yönelik bir eylemsizliğin ve devamlılığının ben her türlü meşruiyeti ve ilerlemeyi sağlayacağı noktasında muazzam önemli olduğuna inanıyorum. Bu noktada zaten örgütün imkan ve kabiliyetleri yerinde duruyor. Buna paralel bizim de konuşma ve görüşme zemini içerisine girmemiz gerekiyor. Modalite olarak benim söyleyeceklerim bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yani orada en ulvi olan şeylerden birini kaçırıyoruz yemek saati geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Öyle mi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ben böyle çok kısa bir şey söyleyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Adem uzun:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yemektede konuşuruz sonra tekrar geliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Veya isterseniz bir ara verelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yemekten sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Burada sorun doğal şartları oluşmamış konuları anti demokratik yöntemlerle hayata geçirmek. Ben demokratik mücadele içerisine girip de dünyada sonucuna ulaşamamış hiçbir hareket görmedim. Bakın dünya siyasi tarihine devrimler tarihine gandi den tutunda polonya da ki işçi hareketine efendime söyleyeyim güney Amerikada ki&amp;nbsp; hareketlere varana kadar bakın demokratik siyasi mücadele verip de meşru kabul edilebilir evrensel hedeflerine ulaşamamış hiç bir hareket görmedim. Buna Amerikada Fransa da her yer dahil ama burada meşru yol kullananlar. Şuan ortadoğu da böyle yani. Bakın israilin imajı yerle bir olmaya başlıyor meşru çizgide duran filistin hareketi daha da güç kazanıyor. Ama gayrı meşru araç kullanan ingilizcede ırrelevant diyorlar artık var olan sosyal doku ve siyasal şartlara uygun hareket etmeden eylem gösterdiğiniz zaman bir şey olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bizde kendi ana dilimizde eğitim istiyoruz yani talepler anlamında. O açıdan diyoruz ki biz bazı adımları atarken akp'nin de ne düşündüğü,&amp;nbsp;Diyebilirsiniz ki yüzde on barajı sizi niye ilgilendirir biz türkiyenin demokratikleşmesi konusunda kendimizi sorumlu görüyoruz ve bu kürtleri de ilgilendiriyor. Örneğin biz diyebiliriz ki bu kadar tutuklu var biz adım atalım doğru ama adım atarken insanlar belediye başkanı il başkanı da dahil herkes içerde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Habur sonrası iklim değişti bunu yönetemedik yani açıkça söyleyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Düzeltelim biz size yardımcı olalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Düzeltelim bunu düzeltelim işte zaten sabri bey bu söylediklerinizde çok haklısınız. Benim bizzat burda oluşum size sistematik bir müzakereyi ve bir araya gelişi teklif edişim sonra sayın öcalanın sizle iletişim kurmasına bizim kısıtlı şartlarda da olsa izin vermemiz sizden mesaj götürmemiz sonra çeşitli iletişim kanalları bulmaya çalışmamız bu hafta içişleri bakanıda parti yetkilileri ile görüşecek bütün bunların hepsi kamuoyunda bizleri zor duruma düşürmeyecek bir modelite icat edip problemi karşılıklı çözme yönünde atılan adımlardır. Türkiyede yaşamanın tadı olmaz sıkıntı olmadan ama artık şu getirilmiş aşamadan itibaren ben meşru bir hareketin bir engelle karşılaşacağını düşünmüyorum. Onun için bence önderliği bu konuda ben bu çizgide görüyorum sayın öcalanı. Ama buradaki arkadaşlarında o konuda bir çözümlemeye gitmeleri lazım diye düşünüyorum. Yoksa bunu ben ak partinin veya devletin eli rahatlasın şu olsun bu olsun diye söylemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yok ben çok yere katılıyorum doğru ama sizinde şu ayrımı görmeniz lazım. Zamanında bu ülkede komünizm dendi öne çıkarıldı zamanla irtica dendi öne çıkarıldı ama her zaman söz konusu olan kürt olunca önü tıkandı. Mesela çok açık söylüyorum yüzde on barajı kürt meselesi içindir hepsi de uzlaştı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle kesinlikle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Seçim döneminde tüm partiler anlaştılar dtp'nin aleyhinde karar çıkarttılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Kesinlikle uzlaşırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte ben de onu anlatmaya çalışıyorum sabri bey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Burda şey sıkıntısı var. Hani maziden alıp getirdiğiniz sürekli mücadele ederek değiştirdiğiniz bedelini ödediğiniz bir çizgi var. Ama mazi orada duruyor oradan etkilenenler orada duruyor. Bunu bir anlatma problemi var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Doğru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bunu insanlar bilmiyor ben şimdi gideceğim diyeceğim allahtan başbakan yakın çevre falan öyle değil yani. Benim anlattığıma inanan insanlar yoksa göndermezler. Ama benimle sadece nötr ilişkisi olan bir adama ben bunları söyleyeyim hatta iyi ilişkisi olanlara söyleyeyim diyecekler ki yani sen her zamanki gibi şey oluyorsun yani bu insanların ben böyle düşündüğüne yani ben sizi teyibe alayım götüreyim dinleteyim adama isminizin kim olduğunu söylemeyeyim diyecekler biz bu arkadaşla aynı fikirdeyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Maalesef doğru.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ama ben diyeceğim ki bu konuşan Sabri Oktur diyecek ki yalan söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Takıye yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Zübeyir Aydar:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Seni kandırmaya çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hah&lt;br /&gt;Önderliğin kıymetini deklare etmediniz mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Öcalan zaten beni tabulaştırmayın dedikçe kitle bunu tabu haline getirmeye çalışıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yok olmazsa olmaz şimdi dedim ya bizim toplum bir tane yetenekli adam buldu mu kendisi çünkü tembel çalışmak istemiyor ki o yetenekli adamın sırtına yüklen git.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hepsi onun sırtına. Devlette yüklüyor bizde yüklüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Tabi yok yani bizim kendi siyasi liderlerimize devlet adamlarımıza bakışımızda böyle kendi ellerimizle yaparız kutsal ederiz ondan sonra kendi elimizle de yeriz hapsede atarız idamda ederiz tarih kitaplarında kötüleriz de yani hiç sorun değil bizim şimdi kendi şeyimizde var.&lt;br /&gt;Afet Güneş&lt;br /&gt;Orada yerleşik bir kadro değil geçmişi olan bir yer değil reşadiye o kadar gelme geçme noktası bir yer ki ne zaman organize oldular da hemen böyle birdenbire aşka gelip eylem yapacak gücü buldular .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bizim güçler her tarafta var onu söyleyelim. Türkiyenin her tarafında var karadenizde de var toroslarda da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Biliyoruz metropolleri de doldurdunuz bu arada patlayıcılarla doldurdunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Yok canım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Hepsini biliyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sabri Ok:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Onlar bir tarafa biz bu süreci ilerletelim önemli olan o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;İşte onları göre göre zor gidiyor bunları da görmesek iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Hakan Fidan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Taktik konularda anlaşılabilir yani aramızda bir kriz yönetimi yapılır. Kriz hattı kurulur denir ki bizde bilemeyebiliriz aşağıdaki bürokrat emniyet müdürü falanı zanneder işte örgütsel faaliyette bulunuyor dersiniz ki hakan bey yani şurada şöyle bir şey yapılıyor yazıktır günahtır bunun bir şeyi yok veya tam tersine atılan bu adım halk nazarında şey yapacaktır infial doğuracak dikkat edersiniz. Bizim yaklaşımımızda şu ana kadar kendi bürokrasimiz şu bu vesaire ne derden ziyade çözüme yönelik iradenin hedefleri önemli. Şimdi burada biz aynı yaklaşımı sizdende görürsek yani taktik hataları zaman zaman görmemezlikten gelir stratejik olarak bu yoğunlaşmaya gidersek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Koordinatör ülke temsilcisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Belki daha az zaman içerisinde olabilir ama bizim Ankara'ya gitmemiz lazım. Dağa gitmemiz lazım. Oslo altıyı hazırlamamız lazım. Bunların hepsi ayrı birer iş ve aynı zamanda sizinde kendinizi hazırlayıp koordine edebilmeniz içinde gerekli olan zamandır. Güzel evet her iki tarafı da tebrik etmek istiyorum sürecin bu yönünde trafik ışıkları yeşile dönmüş gibi görünüyor ve her iki tarafında bu eylemsizlik sürecine devam edilmesi gerektiğini düşünmesi bizleri mutlu etti çünkü olumlu bir siyasi müzakere yapmak için bir alan bir zemin teşkil edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Afet Güneş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Artık kendilerini Ankara da görmek isteriz çünkü en azından mektubu getirecek.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Koordinatör ülke temsilcisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Teşekkür ederim bizi mutlu ettiniz dağa da gitmemiz gerekecek teşekkürler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2753453146163412061?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2753453146163412061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/09/mit-pkk-imral-pazarlg-ses-kayd.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2753453146163412061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2753453146163412061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/09/mit-pkk-imral-pazarlg-ses-kayd.html' title='MİT--PKK   İmralı Pazarlığı Ses Kaydı..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3110471497067520194</id><published>2011-09-06T04:49:00.002+03:00</published><updated>2011-09-06T05:18:59.660+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yalan hadisler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hurafeler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş türbeler'/><title type='text'>Din'i hurafe ile yaşayanlar..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-XMiZfJVLC8U/TmWCpvWzRCI/AAAAAAAAN0M/-JHFvQFoNRk/s1600/373021.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-XMiZfJVLC8U/TmWCpvWzRCI/AAAAAAAAN0M/-JHFvQFoNRk/s400/373021.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Elhamdülillah Müslümanım diyerek yaşayan ülkem halkı din'ini ne kadar gerçek yaşıyor acaba?&lt;br /&gt;İnsanların Allah ile aldatıldığı&amp;nbsp;bu dönemde Kuran'ı duvara süs diye asarak, taştan, türbeden, ağaçtan yardım dilemek&amp;nbsp;islamın neresinde var,bu&amp;nbsp;çok tanrılı din geleneğinde vardır sadece,ama bazıları ısrarla gerçekle yüzleşmek istemez, ne yazık ki cahilin cesareti de boldur, hurafesi de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Ne diyor Sadi: “Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi.. Bilmez ki sorsun, bilse sorardı.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Başbakan Erdoğan'a&amp;nbsp;bakalım,her ne kadar olmayan bir fakülteden mezun olduğunu söylese de imam hatip lisesi&amp;nbsp;mezunu olduğunu hepimiz biliyoruz, Kars’ta “Eb-u Hasan  Harakani'nin türbesinin adeta üzerine basan şu ucubeyi kaldırın buradan” dedi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimdir bu türbesi olan hazret ve Tayyip Erdoğan o ucube heykel&amp;nbsp;çıkışı ile kimlere şirin görünme derdindeydi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eb-u  Hasan Harakani önemli bir Nakşibendi evliyası&amp;nbsp;olarak kabul görür&amp;nbsp;dolayısı ile mesaj Nakşi cemaatine ve onların kıymetli oylarına verilmişti,o türbenin boş ve uydurma olduğunu Nakşiler kadar Erdoğanda bal gibi biliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nakşiler,&lt;span style="color: red;"&gt;  “Evliyamız Harakan’da doğmuş, Harakan’da ölmüştür. Mezarı, İran’ın Bistam kenti yakınlarında, Harakan'dadır”&lt;/span&gt; derler ve hatta o türbenin de fotoğraflarını yayımlarlar,ama olsun onların&amp;nbsp; Kars’taki  ikinci türbeye de bir itirazları olmaz maksat türbe olsun,fazla türbe göz çıkarmaz nasılsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim işin hurafe boyutuna..Türbenin yapılış tarihi 1579.&lt;br /&gt;Eb-u Hasan Harakani&amp;nbsp;70 yaşındayken Kars’ın fethi harekatına katılmış ve orada şehit düşmüş böyle söyleniyor,peki Kars’ın fethi ne zamanmış, yani Harakani ne zaman şehit olmuş, 1064’te…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1579 – 1064 = 515&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;515  yıl !.. Peki&amp;nbsp;nereden icap etmiş 515 yıl sonra türbe?.. &lt;br /&gt;1579 yılında Kars Kalesi tamir edilirken bir asker rüyasında Harakani&amp;nbsp; hazretlerini görmüş,Asker bunu Lala Mustafa Paşa’ya anlatmış,kazmışlar,bir de ne görsünler&amp;nbsp;Harakani hazretleri !..&amp;nbsp;almışlar, bir türbe yapıp içine koymuşlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoktur bizim ülkede&amp;nbsp;böyle yüzlerce yıl sonra birinin mezarını bulma ve sonra da cesedini anında teşhis etme gibi adli tıp başarıları,Harakani’nin üstelik de İran’da olan mezarını 515 yıl sonra Kars’ta bulmak ne ki!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;669 yılında 90 yaşında Emevi halife Muaviye döneminde İslam Ordusu’nun İstanbul’u&amp;nbsp;&amp;nbsp;kuşatması sırasında Şehit olduğu yazılan Hz. Halid Bin Zeyd Ebu Eyyup El Ensari'(Eyüp Sultan) nin cenazesini 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in hocası Ak Şemsetin'in rüyaya yatmasıyla 780 yıl sonra bulup üzerine camii ve türbe yapmadık mı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eyüp Sultan camiisini ziyaret etmek,namaz kılmak her müslümanın severek yaptığı bir ibadettir, ancak gerçek islamın reddettiği, ama insanların Dünyadaki makam, mevki ve protokol sıralarının Eyüp Sultan&amp;nbsp;Camiisinde uygulandığını görmek daha acıdır,Allahtan korkmayan bazı&amp;nbsp;siyasilerin, namaz kılmak için gelen insanlardan korktuğunu hiç görmediniz mi?&amp;nbsp;hangi Müslümanın bir diğerine üstünlüğü olabilir ki camiide,&amp;nbsp;Allahın huzurunda her kul eşit değilmidir, ama birileri çıkıp hem Eyüp sultan türbesini hem islamı kendi çıkarlarına, heveslerine, para kazanma hırslarına alet ediyor,bir çok türbede&amp;nbsp;buna şahit olmadınız mı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ali ile birlikte Haricilere karşı savaşan Hz. Eyyup, nasıl oluyor da&amp;nbsp; can düşmanı Muaviye’nin ordusuyla sefere katılıyor ve bu seferde Kimilerine göre komutan İslam dünyasında&amp;nbsp;zulmün ve kötülüğün sembolü olarak bilinen, Hz. Hüseyin’in katili Yezid’tir,&amp;nbsp;kimilerine göre ise Sufyan İbn-i Avf’tır bu çelişkiler sizin kafanızı karıştırmaz mı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hz. Ebu Eyyup&amp;nbsp;Sahabi’ydi, Hz. Muhammed’i Medine’deki evinde 7 ay misafir etti,Bedir, Uhud ve Hendek&amp;nbsp;Savaşı’nın kahramanlarındandı,Hz. Ali’nin hilafeti döneminde onunla birlikte Haricilere karşı savaştı,Hz. Ali döneminde Medine kaymakamlığı yaptı,Hz. Ebu Eyyup’un hayatına dair bundan sonraki bölümler tamamen rivayettir. Yani söylentiden ibarettir,bunlardan biri de İstanbul Eyüp Sultan’daki mezarıdır,Eyüp Sultan’daki sandukada aslında ne var?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hurafeler ve uydurma hadislerle birileri inançlarını yaşadığı sanıyor,peygamberimizin söylemediği bir sözü, hiç bir zaman yapmadığı davranışı, onaylamadığı bir şeyi, peygamberimiz dedi, yaptı, onayladı diye ortaya atıyorlar, Dünyada her zaman insanları en iyi kandırmanın yolu Allahı, peygamberi, Kuranı, yani kısaca dini alet olarak kullanmak olmuştur,yaşadığımız şu günlerde bunlara her alanda şahit değil misiniz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam tarihinde ilk hadis uydurması peygamberimizin sağlığında yapılmış, bir kişinin sevdiği kızı alabilmek için peygamberimizin ağzından bir yalan uydurması ile başlamıştır,bunu duyan peygamberimiz ise herkesi uyarmıştır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;"Kim bilerek ve kasten benim üzerime bir yalan söylerse ateşten yerine yerleşsin."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadisleri çeşitli amaçlarla uyduruyor,Müslümanları içlerinden kendi silahlarıyla vuruyorlar,İslam'ı tahrif ederek dini yozlaştırıyorlar, bazı mezhep,tarikat ve cemaatlerin kendilerini güçlendirmek ve taraftar toplama gayretleride bunlardan birisi,cahil halkın sömürülmesi,siyaset adamlarına yaranıp makam ve mevki koparabilmek,din adamı geçinen bazı sapık ve cahil kimselerin, halkı ibadet ve takvaya gayret ettirmek, kötü şeylerden de uzak tutabilmek için peygamber adına hadis uydurmanın yararlı olacağı inancına sahip olmaları, ırk, aşiret, dil, şehir ve imam taraftarlığı, (fanatizm) gaflet, kibir, cehalet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınız Sümerolog Muazzez&amp;nbsp;&amp;nbsp;İlmiye Çığ neler söylüyor, Gazetelerde,&amp;nbsp;televizyon ekranlarında&amp;nbsp; bir&amp;nbsp;&amp;nbsp; "sakal"&amp;nbsp;davası sürüp gidiyor 21. yüz yılda ilk çağın insanları gibi&amp;nbsp;totem peşinde koşuyoruz! &lt;br /&gt;Hz. Muhammed, bunu önlemek için,&lt;span style="color: red;"&gt; "Ya Rab, benim&amp;nbsp;&amp;nbsp;eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!.."&lt;/span&gt; demiş.&lt;br /&gt;Bu hadis, peygamberin&amp;nbsp;ağzından çıktığını bütün hadisçilerin kabul ettikleri 17 hadisten biridir,bu&amp;nbsp;&amp;nbsp; sözü söyleyen Hz. Muhammed, tıraş olurken kıllarını toplattırır&amp;nbsp; mıydı?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada yüzlerce "Sakal-ı Şerif" diye tanımlanan kıl&amp;nbsp;var.Hepsi uydurma. Topkapı Sarayı Müzesi'nde&amp;nbsp; "Kutsal Emanetler" diye&amp;nbsp;saklanan bir çok eşya, onun bunun saraya bahşiş almak için getirdikleri nesneler.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Fatıma Anamız"ın seccadesi denen seccade, 17. asır&amp;nbsp;halısı, Peygamber'in teyemmüm taşı olarak saklanan taş ise bir Asur tableti, bunun gibi daha birçokları var,bunları bir kitap halinde toplayan ilk Müze&amp;nbsp;Müdürü Tahsin Öz'ün 1953 yılında&amp;nbsp;&amp;nbsp;basılan kitabı, ne yazık ki zamanın yönetimi tarafından hemen&amp;nbsp;&amp;nbsp;toplattırıldı ve o günden bugüne de ülkeyi aynı kafada olanlar idare etti!&amp;nbsp;uydurulmuş şeylere inanmak, doğruları araştırmaktan daha kolay geliyor insanımıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sakal olayı, bana başka bir olayı hatırlattı diyor ve devam ediyor,&amp;nbsp;1970-78&amp;nbsp;&amp;nbsp;yılları arasında, eşim Kemal Çığ Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü idi, daha önce&amp;nbsp;de 1944’ten beri Müdür Yardımcısı ve Kitaplık Şefi olarak çalışıyordu&amp;nbsp;&amp;nbsp;müzede, Müdürlüğü esnasında, o zamanın Diyanet İşleri Başkanı Lütfü Doğan,&amp;nbsp;&amp;nbsp;"Kutsal Emanetler"i ziyaret etmek için randevu istiyor. Kemal Çığ,&amp;nbsp;gazetecileri getirmemek koşulu ile halka kapalı olan bir günde randevuyu&amp;nbsp;&amp;nbsp;veriyor,kararlaştırılan günde büyük bir cemaat akın ediyor&amp;nbsp;&amp;nbsp;"Kutsal Emanetler Salonu"na. Peygamberin hırkası olarak tanımlanan hırka&amp;nbsp;&amp;nbsp; çıkarılıyor,gelenler büyük bir huşu içinde dualara, kuran okumalara&amp;nbsp;&amp;nbsp;başlıyorlar ve sonunda her ay bu ziyareti yapmaya karar&amp;nbsp;veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salonda iş bitince, eşim, baştakileri odasına kahve&amp;nbsp;içmek için davet ediyor,tam kahveler bitmek üzere iken Kemal Çığ, "Hazır&amp;nbsp;&amp;nbsp;bütün din büyüklerimiz burada iken kafamı kurcalayan bir soruyu sormak&amp;nbsp;&amp;nbsp; istiyorum." diyor ve sorusunu soruyor: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;"Benim bildiğime göre, Hz.&amp;nbsp;Muhammed'in ağzından çıktığından&amp;nbsp;bütün muhaddislerin hemfikir olduğu 17&amp;nbsp;&amp;nbsp;hadisten biri, "Ya Rab, benim eşyalarımı tapınak vasıtası yapma!..'dır. Şimdi&amp;nbsp;sizin hırka'ya ve diğer eşyalara dualar yapmanız bu hadise karşı değil&amp;nbsp;&amp;nbsp;midir?"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu söz üzerine, gelenlerin hepsi birden yerlerinden fırlarlar&amp;nbsp;ve bir şey söyleyemeden oradan ayrılırlar! Fakat, her ay gelmeyi istedikleri&amp;nbsp;halde bir daha uğramamaları da Kemal Çığ'ın sorusunun yanıtı&amp;nbsp;&amp;nbsp; olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben de bugünkü hocalarımıza soruyorum:&lt;br /&gt;Böyle bir&amp;nbsp;&amp;nbsp;hadisi biliyor musunuz? Biliyorsanız, neden bir sakal kılı, bir hırka peşine&amp;nbsp;düşenleri ve onlara dua edip onlardan medet umanları uyarmıyorsunuz?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Neden?&amp;nbsp; Diyerek sözlerini bitiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peygamberimiz’in hadis yazımını yasaklaması, Peygamberimiz’in  vefatından sonra 4 halife döneminde,&amp;nbsp;yani Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz.  Ali döneminde de devam etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuran başı sonu belli bir kaynaktır,oysa hadiste insanlar “Bir tane duydum”,  “Bir tane de şu var” diyerek hadisleri çoğaltmışlardır, hadislerin içine çok  uydurma girmesinin en büyük sebeplerinden biri hadislerin başı ve sonu belirsiz  bir kaynak oluşudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’a şükür ki Allah bizi Kuran dışında başka kaynağa  muhtaç kılmadı, biz de Allah’ın bu lütfu sayesinde&amp;nbsp;kuran'ı kılavuz edinirsek hurafelerle aldatılmamış olur ve dinimizi doğru yaşarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkında olarak veya olmayarak bizi eksik, belirsiz ve çelişkili bir  dine mensupmuşuz gibi gösterenlerin,dini yalanlarla islamiyete ihaneti&amp;nbsp;Peygamber’e fatura ederek Kuran’ın önüne  koyduğu bu uydurmalarla dolu hadisleri atalım ki, Kuran tek başına ortaya çıksın  ve çelişkisiz, tastamam dinimizin biricik kaynağı olarak bizi aydınlatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede hepimiz palavralarla büyütülüp bunlara inanmaya alet edildiğimizden soru sorma cesareti gösteremiyoruz, gerçeği bilenler ise dışlanma korkusuyla kabına çekiliyor,sorunun sorulmadığı yerde kutsal değerlerimiz şekil değiştirerek resmileştiriliyor, bu kadar basit işte..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Tufan Genç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harakani’nin İran’daki mezar ve türbesinin fotoğrafları için : &lt;a href="http://www.naksibendihakkani.com/?page_id=74"&gt;http://www.naksibendihakkani.com/?page_id=74&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Eyüp Sultan türbesinin tarihi gerçeklerini&amp;nbsp;irdeleyen bir yazı : &lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.odatv.com/n.php?n=hazir-misiniz-gercekle-yuzlesmeye-2905101200"&gt;http://www.odatv.com/n.php?n=hazir-misiniz-gercekle-yuzlesmeye-2905101200&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3110471497067520194?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3110471497067520194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/09/dini-hurafe-ile-yasayanlar.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3110471497067520194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3110471497067520194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/09/dini-hurafe-ile-yasayanlar.html' title='Din&apos;i hurafe ile yaşayanlar..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-XMiZfJVLC8U/TmWCpvWzRCI/AAAAAAAAN0M/-JHFvQFoNRk/s72-c/373021.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6646962559691077971</id><published>2011-08-26T01:31:00.001+03:00</published><updated>2011-08-26T02:38:21.194+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiye&apos;yi yöneten aileler'/><title type='text'>Kim bu aileler...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-cg0esrMiwx8/Tla0cGYE9oI/AAAAAAAANzI/cF4xR28lqzI/s1600/HSAN-S%257E1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-cg0esrMiwx8/Tla0cGYE9oI/AAAAAAAANzI/cF4xR28lqzI/s320/HSAN-S%257E1.JPG" width="267" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;14 Yaşımdaydım Vehbi Koçu ilk tanıdığımda,Erdek'te kamplar bölgesinde Pınar otelin önündeki boş arsada&amp;nbsp;çadır kurardık her yıl arkadaşlarımla,elinde bir duble viski ile şezlonga oturarak bizi izlerdi dakikalarca, sonra sohbetlerimiz başladı, bir dede edasıyla keyifli keyifli anlatırdı hayat'tan, belleğimde ne kaldı o günlerden bilmiyorum ama sonra okuduklarım çok şaşırtmıştı beni, hani&amp;nbsp; büyüklerimiz söyler ya "çok laf yalansız, çok para haramsız olmaz" diye,insan bazan düşüyorda her sözün altında&amp;nbsp;bir gerçek payı var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci Dünya Savaşı sırasında&amp;nbsp;&lt;strong&gt;Hitler&lt;/strong&gt; Romanya’daki zengin  Yahudiler’i ortadan kaldırmak istedi. &lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;Bunu haber alan &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;800&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt; zengin Yahudi &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;STRUMA&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;&amp;nbsp;isimli gemiyle İstanbul açıklarına  geldiler,&lt;/span&gt;Türk hükümeti Almanlar’ın baskısıyla gemidekilerin karaya  çıkmasına izin vermedi,İngilizler de o sıralar Yahudiler’i istemiyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karantinaya alınan gemiye sadece yiyecek ve içecek veriliyordu,gemide  Romanya’da iş yapan ABD’li “&lt;strong&gt;VACUUM&lt;/strong&gt;” şirketinin sahipleri olan  Yahudi iş adamları da bulunuyordu,şirkette üst düzey görev yapan Oxford mezunu  &lt;strong&gt;Vera Rosenberg&lt;/strong&gt; isimli casusun katkılarıyla CIA’dan Türkiye’deki  bir iş adamına “&lt;strong&gt;Ne yap ne et bu kişileri kurtar&lt;/strong&gt;” emri geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç vakit kaybetmeyen bu akıllı iş adamı Vehbi Koç&amp;nbsp;dönemin güçlü isimlerinden &lt;strong&gt;İhsan  Sabri Çağlayangil&lt;/strong&gt;‘e koştu, tartışmasız Türkiye’nin en iyi  istihbaratçılarından olan Çağlayangil, Başbakan’a bile haber vermeden gemideki  zengin petrolcü aileyi çıkardı, kendisine yanaşacak bir liman bulamayan talihsiz  gemi STRUMA ise torpille Karadeniz’in sularına gömüldü,&lt;strong&gt;103′ü çocuk olmak üzere 778 kişi öldü&lt;/strong&gt;. Sadece David Stoliar  adlı bir yolcu sağ kurtuldu, uzun yıllar Struma’nın neden battığı bilinemedi,1960′larda Sovyet arşivlerinden çıkan belgeler ışığında, bir Sovyet denizaltısı  tarafından torpido ile vurularak battığı anlaşıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaştan sonra VACUUM şirketi SOCONİ ile birleşti ve merkezini İstanbul’daki  radyoevinin yanına taşıdı,z&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-1"&gt;engin  aileyi kurtaran Vehbi Koç da bugünkü Koç oldu,&lt;/span&gt;yani anlayacağınız  gösterdiği başarı karşılıksız kalmadı, birileri “&lt;strong&gt;Yürü ya kulum&lt;/strong&gt;”  dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'yi gerçekte Türkler mi yönetiyor? Şu an buna hiç inancım kalmadı,Boğazın iki yakasını parselleyen ailelere bakıyorumda&amp;nbsp; Başbakanın miting meydanlarında söylediği şu söz geliyor aklıma, "Boy değil soy önemli,soy" Evet Başbakan önemli olan soy'sa sizinde Kırım yahudisi olduğunuz yazılıyor,Koç ailesinin de,Ülker ailesinin de,neden bunları yalanlayıcı bir beyanat veya bir mahkeme kararı göremiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın ailesinin bağlarından yararlanıp bir yerlere gelmesi kadar doğal bir şey olamaz, ama bu diğer insanların önünü kapatacak,hakkını gasp edecek&amp;nbsp;ve ülke menfaatlerini baltalayacak nitelikte ise o zaman iş değişir,toplumları ayakta tutan şey, değer yargılarıdır,bu toprağın insanlarıyla hiç bir kültürel bağı olmayan küçük bir&amp;nbsp;mutlu azınlık, değer yargılarımızı tahrip ederek toplumumuzun geleceği ile oynamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Boğazın iki yakasını parselleyen ailelere bir bakın,Türkiye'nin gündemini belirleyen merkezlerde nasıl etkili olduklarını göreceksiniz,bu ailelerin siyaset,sanat,finans,medya,sivil toplum kuruluşları ve toplumsal alanlarda hep söz sahibi oldukları gerçeğini kim inkar edebilir,işte memleketin varı yoğu, gizlisi açığı,atası babası,donu gömleği,mafyası,şeytanı ve tüm cümle haltı bu çirkin ilişkilerde yatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-J5eq4pr0bDQ/TlbAmx9pjgI/AAAAAAAANzU/uPeNBbED_4Y/s1600/addd.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="156" src="http://3.bp.blogspot.com/-J5eq4pr0bDQ/TlbAmx9pjgI/AAAAAAAANzU/uPeNBbED_4Y/s200/addd.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-rIdR1PeQGuM/TlbALYvveJI/AAAAAAAANzQ/-A7WSa_bUSU/s1600/46955.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-rIdR1PeQGuM/TlbALYvveJI/AAAAAAAANzQ/-A7WSa_bUSU/s200/46955.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıfırdan bu ükenin vergi rekortmeni ve medya kıralı olan Aydın doğan Vehbi Koç'un gayrı meşru çocuğu mu? son zamanlarda hep bu soruyu soruyorum kendime,&amp;nbsp;Vehbi Koç öldükten sonra mezarı açılarak cesedi çalınmıştı,bu olay Dünyanın neresinde olsa yer yerinden oynardı, ama gelin görün ki ülkemizde hemen üzeri örtüldü,Aydın Doğan'ın bu ünlü iş adamının cesedi üzerinde DNA testi yaptırarak Koç'un çocuğu olduğunu tescil ettirip belgesini cebine koyduğu ve bunu bir kaç dostuna fısıldayarak Koç ailesinin duymasını sağladığı derin medya tarafından dillendiriliyor,şimdi bir düşünün,neden tüm para muslukları ve Devletin tüm&amp;nbsp;imkanları Aydın doğan'a bir dönem sonuna kadar açıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahudiler ve kürtlerin bir ortak yanı da şudur,ikisi de bir yere yerleşene kadar&amp;nbsp;mazlumu oynarlar&amp;nbsp;ve onları yerleştikten sonra söküp atmanız pek mümkün değildir,çok hızlı bir şekilde yayılır ve büyürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-kyMeKUfMF_g/Tla7duvfeGI/AAAAAAAANzM/xkjjBSu0rnE/s1600/291981_180341705368072_100001767315747_378804_437689_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-kyMeKUfMF_g/Tla7duvfeGI/AAAAAAAANzM/xkjjBSu0rnE/s320/291981_180341705368072_100001767315747_378804_437689_n.jpg" width="275" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milletinin ve Devletinin açıkça kaderini belirleyen kararlar Boğaz kıyısında alınmakta, daha sonra bu kararlar patronlar aracılığı ile siyaset sahnesindeki aktörlere dikte edilmektedir,bu gerçek gelmiş geçmiş&amp;nbsp;bir çok hükümet içinde geçerlidir,evet bu ülkede derin Devlet her dönemde vardı,ama derin din&amp;nbsp;hiç bu kadar kuvvetli olmadı bu ülkede,bir bakıyorsunuz bu aileler mevcut hükümet ile kucak kucağa,bir bakıyorsunuz&amp;nbsp;bir birlerine bel altından vuruyor,dengesiz olan kim? bu aileler bir program dahilinde çalışıyor ve organize oluyor,yani sistemli,ne yapacağı beli olmayan adeta bir serseri mayın gibi yönü her an değişen hükümetler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik bağlarıyla kollarını genişleten bu ailelerin hangi birini ele alacaksınız ve onlarla nasıl rekabet edeceksiniz,bu çok mümkün görünmüyor,sistemli ve organize bir siyasetle halk sindiriliyor,baskı altına alınıyor,adeta kendi topraklarınızda yabancılaştırılıyorsunuz,ay sonu ödediğiniz tüm faturaları önünüze serin,bakın bakalım içinde kaç tane gerçek&amp;nbsp;Türk şirketi bulacaksınız!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet,birileri bu Milleti hızlı bir şekilde bataklığa çekerek bizleri layık gördükleri hayat'ın bilinmezine doğru tekmeliyor,ama nasırlaşmış kıçlarımız ne yazık ki hala bir şey hissetmiyor, durmak yok yola devam edalarıyla aynı suyu içtiğimiz belleklerimize kazınıyor,aynı suyu bilmem ama aynı sütü içenler hep Boğaz'ın serin sularında geğiriyor nedense,yoksa bazı sütü bozuklar nasıl bir araya gelebilirdi böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bu ailelerin iplerini takip ettiğinizde yolunuz koca bir hanedanlığa çıkıyor,evet Dünyanın kanını emen,hangi taşı kaldırsanız altından çıkan&amp;nbsp;Rothschild hanedanlığı,Türk sağını,Türk solunu, ulusalcısını ve adına muhafazakar denilenleri istediği ipte oynatan bir güç,bu Millet yarın uyandığı zaman!!!&lt;br /&gt;Biz kimiz! Burası neresi! Biz neredeyiz! Sorularını kendisine soracaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tufan Genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6646962559691077971?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6646962559691077971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/kim-bu-aileler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6646962559691077971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6646962559691077971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/kim-bu-aileler.html' title='Kim bu aileler...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-cg0esrMiwx8/Tla0cGYE9oI/AAAAAAAANzI/cF4xR28lqzI/s72-c/HSAN-S%257E1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7827995280977428472</id><published>2011-08-23T00:06:00.000+03:00</published><updated>2011-08-23T00:06:42.077+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Diyanet İşleri Başkanlığı&apos;nın bütçesi ne kadar'/><title type='text'>BU RAKAMLARA DİKKAT!!!!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-YxDCeYAJ01g/TlLD7dOlIAI/AAAAAAAANxw/Ugk1s3M3Ywo/s1600/15306_379681199756_838444756_3488166_6161693_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="253" src="http://3.bp.blogspot.com/-YxDCeYAJ01g/TlLD7dOlIAI/AAAAAAAANxw/Ugk1s3M3Ywo/s320/15306_379681199756_838444756_3488166_6161693_n.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;* * *&lt;/span&gt; Neden her&amp;nbsp;seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de&amp;nbsp;'Aleviler ve Siyaset'&amp;nbsp;tartışılır....?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser &amp;nbsp;rakamlarla yanıtladı bu&amp;nbsp;soruyu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Verdiği rakamlar, tartışmaya&amp;nbsp;yer bırakmayacak kadar net bir tablo&amp;nbsp;sergiliyordu.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Bu rakamları yorumsuz&amp;nbsp;olarak sizlerle paylaşmak&amp;nbsp;istiyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Türkiye'de kaç&amp;nbsp;okul var ?........... ........67.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Kaç hastane var&amp;nbsp;?........... ......................1.220&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Kaç sağlık ocağı var&amp;nbsp;?........... .........&amp;nbsp;.....6.300&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Peki kaç cami var ?........... ..................85.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Her 60 bin kişiye 1&amp;nbsp;hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami&amp;nbsp;düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Peki, kaç kilise&amp;nbsp;var ?........... ..........270&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Kaç cemevi var&amp;nbsp;?........... ...............100&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Türkiye'de kaç doktor&amp;nbsp;var ?........... ..........77.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Peki, kaç din&amp;nbsp;görevlisi var ?........... .........90.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Türkiye'de her&amp;nbsp;900 kişiye bir doktor&amp;nbsp;düşerken,her 780 kişiye bir&amp;nbsp;din görevlisi&amp;nbsp;düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Eğitim-Sen'e göre&amp;nbsp;Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı&amp;nbsp;var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Türkiye'de kaç&amp;nbsp;kütüphane var?........ ................1.435&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Almanya'da kaç&amp;nbsp;kütüphane var?........ .............11.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Türkiye'nin&amp;nbsp;kaç kentinde devlet tiyatrosu var&amp;nbsp;?.......13&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt; Kaç kentte&amp;nbsp;kuran kursu var?........ ...........................81&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Bu kursların&amp;nbsp;toplam sayısı kaç ?........... ............ 3.852&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;***&lt;/span&gt;Türkiye'de&amp;nbsp;1 opera derneği var, 11 bale, 10 heykel, 18&amp;nbsp;resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği&amp;nbsp;var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Peki, kaç tane&amp;nbsp;'cami yaptırma derneği' var ?........35.000&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;İçişleri Bakanlığı'nın&amp;nbsp;bütçesi ne kadar ?...... ..... ....783&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Ulaştırma&amp;nbsp;Bakanlığı'nın ?........... .............................678&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Bayındırlık ve&amp;nbsp;İskân Bakanlığı'nın ?........... ............677&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Kültür ve&amp;nbsp;Turizm Bakanlığı'nın ?...........&amp;nbsp; ................632&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Sanayi ve&amp;nbsp;Ticaret Bakanlığı'nın ?........... ................280&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Enerji ve Tabii&amp;nbsp;&amp;nbsp;Kaynaklar Bakanlığı'nın ?..............249&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;***&lt;/span&gt;Çevre ve Orman&amp;nbsp;Bakanlığı'nın ?........... ..................404&amp;nbsp;trilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Sadece&amp;nbsp;Sünnileri temsil eden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;Diyanet İşleri Başkanlığı'nın&amp;nbsp;bütçesi ne kadar ?......1.3 katrilyon...8 bakanlığın bütçesi&amp;nbsp;kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;22 üniversitenin toplam&amp;nbsp;&amp;nbsp;bütçesine&amp;nbsp;denk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="color: red;"&gt;***&lt;/span&gt;Diyanet&amp;nbsp;İşleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla&amp;nbsp;büyümesine bakalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;1997'de&amp;nbsp;&amp;nbsp;..............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;66 trilyon.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;1998'de&amp;nbsp;...............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;119...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;1999'da&amp;nbsp;...............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;180...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2000'de&amp;nbsp;...............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;270...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2001'de&amp;nbsp;...............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;302....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2002'de&amp;nbsp;...............................&amp;nbsp;&amp;nbsp;553...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2003'te.................................&amp;nbsp;&amp;nbsp;771...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2004'te ................................1&amp;nbsp;katrilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2005'te ................................1&amp;nbsp;katrilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2006'da ...............................1,3&amp;nbsp;katrilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;2007'de ...............................2,7&amp;nbsp;katrilyon...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ülke,Diyanet'e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe&amp;nbsp;kadar pay ayırıyor,bunu son bir yılda&amp;nbsp; ikiye&amp;nbsp;katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla&amp;nbsp;imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami&amp;nbsp;yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu&amp;nbsp;açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi&amp;nbsp;gerekmez mi?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Dışarıda bir şeyler oluyor&amp;nbsp;farkında mısınız? &lt;br /&gt;uykuda&amp;nbsp;olanları sarsın, uyandırın. yakında ışıklar&amp;nbsp;sönebilir, karanlıkta ne yapacaksınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7827995280977428472?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/7827995280977428472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/bu-rakamlara-dikkat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7827995280977428472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7827995280977428472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/bu-rakamlara-dikkat.html' title='BU RAKAMLARA DİKKAT!!!!'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-YxDCeYAJ01g/TlLD7dOlIAI/AAAAAAAANxw/Ugk1s3M3Ywo/s72-c/15306_379681199756_838444756_3488166_6161693_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4692231327111696813</id><published>2011-08-11T16:56:00.000+03:00</published><updated>2011-08-11T16:56:19.809+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Son padişah ordusunu satmıştı...'/><title type='text'>Hiç ders alınsa tarih tekerrür eder mi?</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-qfNdilGijds/TkPdoVcAmSI/AAAAAAAANv0/oKq70Y-_o68/s1600/39067_421718609756_838444756_4468339_4362826_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" src="http://4.bp.blogspot.com/-qfNdilGijds/TkPdoVcAmSI/AAAAAAAANv0/oKq70Y-_o68/s400/39067_421718609756_838444756_4468339_4362826_n.jpg" width="298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Son padişah ordusunu satmıştı...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyoruz ki; büyük emperyal güçler arasındaki yeni sömürge pazarlarını kapma mücadelesi, Birinci Paylaşım Savaşı’na / Birinci Dünya Savaşı’na neden oldu. Osmanlı bu savaştan yenik çıktı. Galiplerin arasında en güçlü olan İngilizlerdi.&lt;br /&gt;İngilizler, Mezopotamya, Suriye ve Arabistan’ı Osmanlı’dan koparıp almak istiyordu. Kurmayı planladıkları kukla devletler arasında Ermenistan ve Kürdistan da vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı idari yapısını, milliyet esasına göre parçalayıp, federatif hale getirmeyi planladılar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasi emellerinin yanında İngilizlerin, iktisadi amaçları da vardı. Birinci Dünya Savaşı başında Osmanlı’nın tek yanlı olarak kaldırdığı kapitülasyonları yeniden uygulamak istiyorlardı. Osmanlı maliyesini tümüyle Duyun-u Umumiye’nin denetimine vermek amacındaydılar.&lt;br /&gt;İngilizler biliyordu ki, Osmanlı siyasi yaşamında İttihatçılarla birlikte ordunun da büyük etkisi vardı. Ordunun siyasal düşüncesi belliydi; milliciydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;O halde tüm bunları yapabilmeleri için ordudaki ulusçu/milliyetçi komutanların tasfiyesi gerekiyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Önce bir kurnazlık yaptılar: Bir süre İttihat ve Terakki Hükümeti’yle çalıştılar. Ağır şartları onlara kabul ettirip, nüfuzlarını kırıp, bir daha iktidar olma olanağını ortadan kaldırmak için! Tam başarılı olamadılar.&lt;br /&gt;İçinde İttihatçıların bulunduğu İzzet Paşa Hükümeti’ne ağır şartları kabul ettiremediler; ancak bazı tavizler koparabildiler.&lt;br /&gt;Bunlardan en önemlisi Mondros Ateşkes Antlaşması’ydı. İngilizler, savaşta Hamidiye zırhlısıyla olağanüstü başarılar kazanan Rauf (Orbay) Bey’in imzaya gelmesini özellikle istediler. &lt;br /&gt;Başarılı komutanları halkın gözünden düşürmek istiyorlardı. &lt;br /&gt;Sonra tutuklayacaklar, sürgüne göndereceklerdi. Hepsini adım adım yapacaklardı…&lt;br /&gt;Darbe iddiasıyla başlayan tutuklamalar&lt;br /&gt;İngilizler, İttihatçıları kolay kullanamayacağı anlayınca, sertleşme politikası güttüler. &lt;br /&gt;Bunda İttihatçılara kin duyan Sultan Vahdettin’in de etkisi vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan Vahdettin, İngilizlerin tertiplediği gerici 31 Mart (1909) olayının hazırlayıcılarından Derviş Vahdeti’nin kurduğu İttihat-ı Muhammedi Cemiyeti’nin üyesiydi.&lt;br /&gt;Bir dönem perde arkasındaki ilişki artık açıkça ortadaydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Vahdettin, İngilizlerin desteğiyle iktidarını güçlendireceğini ve düşman gördüğü ulusalcılardan tamamen kurtulacağını düşünüyordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle İngilizleri de arkasına alarak ittihatçı hükümeti yıkıp, Tevfik Paşa Hükümeti’ni kurdurdu. Şimdi sıra İttihatçıların cezaevlerine tıkılmasındaydı. İngiliz ve Saray ittifakının elinde önemli bir gerekçe vardı: Savaş dönemindeki Ermeni ve Rum tehcirleri. Tehcir kararının altında imzası olan-olmayan tüm İttihatçılar cezalandırılmalıydı. 2500 kişilik bir tutuklama listesi hazırlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama önce… Meclis feshedildi. Basına sansür getirildi. Harp divanı kuruldu. Ve ardından gözaltılar, tutuklamalar başladı. Bunlar kısa sürede “cadı avına” dönüştü.&lt;br /&gt;Yeniden kurulan liberal-dinci ittifak partisi; Hürriyet ve İtilaf, daha çok kişiyi tutuklamadığı için hükümeti uyuşukla itham eden bildiri yayınladı.&lt;br /&gt;Bu partinin yayın organı Peyam, Sabah ve Alemdar gazeteleri, daha çok ittihatçının tutuklanması için var gücüyle çalıştı. Sürekli hedef gösterdiler; İttihat ve Terakki’nin hemen kapatılmasını; partinin ileri gelenlerinin hemen tutuklanmasını istiyorlardı.&lt;br /&gt;Tehcire izin veren Diyarbakır Valisi Dr. Reşid’in cezaevinden kaçması bu çevreleri daha da saldırganlaştırdı. Yaptıkları mitingle bu kaçışı protesto ettiler. Sonunda bu kaçışla ilgili inanılmaz bir iddiayı ortaya attılar: İttihatçılar darbe yapacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Vahdettin’in has Paşası Ömer Yaver Paşa, İstanbul’daki İngiliz Yarbay Murphy’e giderek, darbe olacağını aman İstanbul’dan ayrılmamalarını rica etti.&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;Murphy, Osmanlı Paşasını gülerek dinledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zavallı Yaver Paşa bilmiyordu ki, bu iddianın ortaya atılmasını sağlayanlar zaten İngilizlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darbe iddiaları üzerine yeni bir tutuklama dalgası başladı; 30 kişi daha sorgusuz sualsiz cezaevine kondu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Milli Kongre’nin başkanı Dr. Esat (Işık) gibi saygın ulusalcılar gece yarıları pijamaları, terlikleriyle evlerinden alındılar.&lt;/span&gt;İttihat ve Terakki’nin tüm mallarına el konuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sıra subaylara geldi.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;İngilizler savaş tutsaklarına eziyet ettikleri iddiasıyla 23 subayın hemen tutuklanmasını istedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ordunun önde gelen isimleri tutuklanınca, İngilizler bu kez bazı kurumların “darbeyi planladıklarını” gündeme getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların başında Enver Paşa’nın kurdurduğu istihbarat örgütü Müsellah Müdafaa-i Milliye vardı. Savaş döneminde İngilizlere zorluklar yaşatan Osmanlı istihbarat örgütü küçültülüp etkisizleştirilerek Harbiye Nezareti’ne bağlandı.&lt;br /&gt;Osmanlı’nın deniz kuvvetlerini güçlendirmek için kurulan Donanma Cemiyetleri Bahriye Nezaretine bağlandı.&lt;br /&gt;Jandarma, ordudan koparılarak Dahiliye Nazırlığı çatısı altına sokuldu.&lt;br /&gt;İleride tehlikeli olacağı düşünülen genç mektepli subayların rütbeleri indirildi. Amaç, istifaya zorlamaktı.&lt;br /&gt;İttihatçılar döneminde emekli edilen alaylı subaylar tekrar orduya alındı. Etkin görevlere getirildi. Emekli askerlerin kurduğu Nigehban Cemiyeti, basına verdikleri demeçlerde mektepli subaylara ağır hakaretler ettiler. Hukuk-u Beşer gazetesi mektepli subaylar için “haydut başları” başlığını bile atacak kadar ileri gitti.&lt;br /&gt;İngilizler, Tetkik-i Hesabat ve Seyyiat Komisyonu kurdurarak, Harbiye Nezareti’nin kozmik odalarına girip tüm belgelerini didik didik ettirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Amaçları belliydi; orduyu küçültmek, halk üzerindeki etkinliğini kırmak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Ordu’yu sadece iç güvenlik örgütü olarak polis, jandarma ve muhafız kıtaları seviyesine getirmek istiyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Bu arada İngilizler ile Fransızlar arasında Jandarmanın yönetimi kimin kontrolünde olacak tartışması çıktı.&lt;br /&gt;İnanması güç ama Saray’ın, bırakın bunlara karşı çıkmasını, Vahdettin ve Damat Ferid Paşa ikilisi, ordu komutasını İngiliz subaylarına verme talebinde bile bulundular. İngilizler reddetti.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Güvenilir başsavcı aranıyor:&lt;/span&gt;Dönemin partisi Hürriyet ve İtilaf idi. Ülkenin dört köşesinde şubeler açan bu liberal-dinci ittifak partisi, artık hükümet olmak istiyordu. Ve nihayet, 4 mart 1919’da Damat Ferid Paşa başkanlığında hükümeti kurdular. Bu hükümete, İngiliz ajanı Hüseyin Hilmi’nin gazeteci dostlarıyla kurduğu Sosyalist Fırka da destek verdi!&lt;br /&gt;Damat Ferid Paşa hükümetinin ilk yaptığı icraat, ulusalcıları yargılayan Divan-ı Harp mensuplarına yüksek maaş ödemek oldu.&lt;br /&gt;Bu arada Divan-ı Harp’in üyeleri sürekli değişti. Damat Ferid Paşa, Takvim-i Vekayi gazetesine “güvenilir bir başsavcı bulmakta zorlandıklarını” açıkladı.&lt;br /&gt;Yeni hükümetle birlikte yandaş medyadaki “tutuklayın”, “kapatın”, “neden cezalandırmıyorsunuz” yayınlarında artış oldu.&lt;br /&gt;Alemdar gibi yandaş gazeteler, “sehbalar bile bu adamlara layık değildir; kafalarının koparılması gerekir” diye yazdı.&lt;br /&gt;Liberal gazeteciler; Alemdar’da Refi Cevat (Ulunay), Peyam’da Ali Kemal “daha ziyade şiddet” diye makaleler kaleme aldılar. “Bu adamlar için ölümden daha hafif ceza aklımıza gelmiyor” diye yazdılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamuoyu oluşturulduktan sonra istekleri yerine getirildi.&lt;br /&gt;Ermeni tehcirinde kusurlu bulunan Yozgat Mutasarrıf vekili Kemal Bey idam edildi.&lt;br /&gt;Fakat umulmadık bir olay gerçekleşti; yandaş medyanın “cani” olarak gösterdiği Kemal Beyin cenazesine onbinler katıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hükümet cenazeye gidenler hakkında soruşturma açtı; içlerinde toplumun çeşitli katmanlarından; doktor, tıp öğrencisi, subay, imam, tekke şeyhinin de olduğu bazı kişiler tutuklandı. Üsküdar mevki kumandanı cenaze törenini dağıtmadığı için görevinden azledildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski defterler açılıyor: İngilizler gündemi hep sıcak tuttu. Tehcir ve darbe iddiaları gündemden düşünce hemen yenisi bulundu; “eski defterler” açıldı. Örneğin, intihar eden veliaht Yusuf İzzeddin Efendi’yi Enver Paşa’nın öldürttüğü iddia edildi! Adliye Nazırı Sıtkı Bey hemen soruşturma açtırdı.&lt;br /&gt;Bu olay sıcaklığını kaybedince hemen yeni bir gündem yaratıldı: Sultan II. Abdulhamid tahtan indirildiğinde, içinde &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 milyon liralık mücevher bulunan çanta kayıp olmuştu. Çantanın peşine düşüldü.&lt;br /&gt;Ayrıca Yıldız Sarayı’nı kimlerin yağma ettiği konusunda spekülasyonlar yapılmaya başlandı.&lt;br /&gt;Partiler, gazeteler bu suni gündemlerle oyalanırken, İngilizler emellerini tek tek gerçekleştirdi. Kapitülasyonları yeniden uygulamaya koydu. Osmanlı maliyesini tümüyle Duyun-u Umumiye’nin denetimine verdi.&lt;br /&gt;İttihatçıların yerli sermaye oluşturmak için kurdurduğu milli şirketlerin bazılarını tasfiye etti; bazılarının müdürlüklerine liberal isimleri getirdi.&lt;br /&gt;Levant Limited gibi şirketler kurdular; Vickers, Metropolitan Carriage, British Trade Corparation gibi şirketleriyle Osmanlı pazarına daldılar. Şirketlerde Türkçe kullanma zorunluluğunu kaldırdılar.&lt;br /&gt;Türk bankalarına İngiliz denetçi gönderdiler. Denetleme işi bitinceye kadar bankaları kapattılar. Türk Milli Bankası’nı ele geçirdiler. Kendileri yeni bankalar kurdular.&lt;br /&gt;Hıristiyanlara ait “emval-i metruke” sayılarak satılan mallar gibi birçok konu gündeme getirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan Vahdettin o aralar Toros Tüneli’ne kafayı takmıştı. Tüneli yapmak için anlaşma yaptığı Alman ve Avusturyalılar kaçmıştı; “ah İngilizler şu tüneli bir yapsa” diyordu. Tünel yapılıp bitirilince ne olacaksa? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yanda… Osmanlı münevverleri olan biteni seyrediyordu; şaşkındı. Kurtuluş “reçeteleri” arıyordu. Çoğu bağımsızlığın Batı eliyle gerçekleşeceğine inanıyordu! Kimi ABD’nin sömürgeci olmadığına inanıp, Wilson Prensipleri Cemiyeti’ni kurdu. Kimi kurtuluşu İngilizlerin Osmanlı yönetimine el koymasında görüp İngiliz Muhipleri Cemiyeti’ni girdi.&lt;br /&gt;Halkına güvenen münevver sayısı parmakla sayılacak kadar azdı…&lt;br /&gt;Tüm bunlar olurken İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve Yunanlar Osmanlı topraklarını işgal etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taktik hep aynıydı: İngiliz basını, İzmir ve çevresinin uyduları Yunanistan tarafından ilhak edilmesi için yoğun bir “Barbar Türk” kampanyasına başladı. Bu yayınlara göre Türkler, Rumları yok etmek için gizli planlar yapıyordu!&lt;br /&gt;Ve hep ekliyorlardı; “zaten bu barbar Türkler Ermenileri de katlettiler!” Bu gerekçe Batı basının en etkili propaganda silahıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Yunanlar İzmir’e çıktı.&lt;br /&gt;Batı basını yine Türkleri suçladı: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“Türkler inatçı bir direnme gösterdi!”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, İzmir işgali konusunda yandaş medya ne yazdı: “İngilizleri İstiyoruz.” Bu başlığı Alemdar gazetesi başyazarı Refii Cevat attı. Osmanlı’yı her türlü beladan kurtaran İngilizlerin, bu işgalden de İzmir’i kurtaracağına inanıyordu!&lt;br /&gt;Teali-i İslâm Cemiyeti ise işgalin hemen sonrasına rastlayan Ramazan ayında, bazı memurların oruç yediğine, kimi kadınların tesettüre uymadığına dikkat çekip zabıtaların daha uyanık olmasını istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Bu arada bir “anket” yayınlandı ve Müslüman halkın yüzde 60’ının İngiliz yönetimini istedikleri ortaya çıktı!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hiç ders alınsa tarih tekerrür eder mi?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soner Yalçın&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4692231327111696813?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4692231327111696813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/hic-ders-alnsa-tarih-tekerrur-eder-mi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4692231327111696813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4692231327111696813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/hic-ders-alnsa-tarih-tekerrur-eder-mi.html' title='Hiç ders alınsa tarih tekerrür eder mi?'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-qfNdilGijds/TkPdoVcAmSI/AAAAAAAANv0/oKq70Y-_o68/s72-c/39067_421718609756_838444756_4468339_4362826_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7635587673593832664</id><published>2011-08-09T03:09:00.000+03:00</published><updated>2011-08-09T03:09:53.787+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel kurmayın ışıkları'/><title type='text'>GENEL KURMAY’IN IȘIKLARI...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-utplbFwTSzA/Tj8QjcHqs7I/AAAAAAAANug/dGWqLr-MeUw/s1600/252065_210749155640183_167303323318100_525904_3959686_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-utplbFwTSzA/Tj8QjcHqs7I/AAAAAAAANug/dGWqLr-MeUw/s320/252065_210749155640183_167303323318100_525904_3959686_n.jpg" width="235" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: #6aa84f;"&gt;Genel Kurmay’ın ıșıkları sönmüștür.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hem de, 29 Temmuz 2011 gecesi boyunca tüm lambaları açık olmasına karșın sönmüștür.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ișık Pașa ve kuvvet komutanlarının onurlu eylemlerine karșın hem de.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ve Türk Ordusu değilse bile, Genel Kurmay’ı bir gecede ‘Özel’leștirilmiștir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kușkusuz Ișık Pașa ve kuvvet komutanları çok önemli bir ‘muharebe’ vermișlerdir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ne ki, o çok bildikleri ‘stratejideki hata taktik hamlelerle düzeltilemez’ kuralına uygun olarak son ‘muharebe taktik’lerinin bașarılı olmadığını yașayarak görmüșlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Muharebe alanından yükselen dumanlar arasından bir ‘Özel’ Necati yükselmiștir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Silah arkadașını ‘satma’nın en son ve en somut örneği..&lt;br /&gt;İçerideki subaylar silah arkadașları tarafından ‘satılmıș’ olduklarını o nedenle bas bas bağırıp durmakta imișler meğer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Dıșarıdaki Harbiyeli’lere bakılacak olursa; bu çakı gibi olması gereken gençler, komutanları ‘alındığı’ zaman ne yapmıș olabilirler sizce?&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Komutanları amerikalılarca kelepçeleğinde?..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ağabeylerinin bașına amerikalılarca ‘çuval’ geçirildiğinde ya da..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Amerikalı polisler garnizona girip komutanlarını aldıklarında sesleri çıkmıș mı Tanrı așkınıza..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Genel Kurmay’ın ‘Özel’leștirilmesine de ses çıkarmayacaklardır o halde.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Harbiyeli’si böyle olan Ordu’nun Candarma Genel Komutanı haydi haydi ‘Özel’ olacaktır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu ‘Özel’ Necati hazretlerinin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ‘birlik bütünlük’, ‘sınır mınır’, ‘vatan millet’ gibi bir derdi olabileceğini pek sanmam.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zaten ‘birlik bütünlük’ konusu ‘demokratik açılım’ bağlamında Beșir Bey’in ‘uhde’sinde yürütülmektedir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ‘Sınır mınır’ konusu ‘Hudut Birlikleri’ne devredilmek üzeredir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ‘Vatan Millet’ konusu ise Köstebek Hilmi hazretleri döneminden buyana gündemden düșürülmüștür.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Buyurdukları gibi, bu konular XIX. Yy’ın ‘ideolojileri’nden sayılmaktadır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Küreselleșme çağında bu tür ideolojilere yer olmayacaktır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ‘Özel’ bir Ordu’ya ise șidetli bir gereksinme vardır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Öncelikle Halife’nin korunması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; O arada Sultan’ın da Ordu’ya gereksinmesi vardır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;span style="color: red;"&gt;Gazze-Mazze mi olur, Șam-Mam mı bilinmez ama, kesinlikle bir müslüman ülkeye sefer düzenlenecektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Afganistan, Lübnan, Somali ve Libya’ya yapılana benzer ama daha kapsamlı seferler yapılacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Türk Ordusu içinde ‘bizim Yemen’de ne ișimiz var?’ diyenlerin bașı vurulacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; BOP projesi içinde verilecek her göreve ‘topuk selam’ı çakılacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Eșbașkanlık makamına yan bakılmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ‘Demokratik açılım’ın bekçisi olunacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Öyle dağa tașa ‘önce vatan’ diye yazılmayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ulu orta ‘Ne mutlu, pardon az kalsın ‘Türk’üm diyecektim, denilmeyecektir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ‘Hepimiz Ermeniyiz’, Hepimiz Kürdüz’; Çerkez, Gürcü, yetmișiki buçuk milletiz&amp;nbsp; denilmesi ise ise ‘özgürlük’ sayıldığı için, elbirliğiyle bu yetmișiki buçuk yüzkırkbeșe çıkarılmaya çalıșılacaktır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu cennet vatanı șeyhler ve müridlerin ‘mülkü’ yapmak için elden gelen esirgenmeyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ve 2023’e kalmadan inșa’allah bu ‘iș’ 2013’te kotarılmıș olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;span style="color: #6aa84f;"&gt;Dikkaat! Genel Kurmay’ın ıșıkları kapatılacaak..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kapat! Kapatılmıștır komutanım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Habip Hamza Erdem&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7635587673593832664?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/7635587673593832664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/genel-kurmayin-isiklari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7635587673593832664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7635587673593832664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/genel-kurmayin-isiklari.html' title='GENEL KURMAY’IN IȘIKLARI...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-utplbFwTSzA/Tj8QjcHqs7I/AAAAAAAANug/dGWqLr-MeUw/s72-c/252065_210749155640183_167303323318100_525904_3959686_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2766034712470608090</id><published>2011-08-07T22:58:00.001+03:00</published><updated>2011-08-07T23:01:04.221+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumhurbaşkanına sorular'/><title type='text'>DEVLETİMİN  SAYIN  BAŞINA  SORULAR;</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-vylYZhgu-W0/Tj7tZOOifAI/AAAAAAAANuY/nq_YvH96iSE/s1600/sudandevletbaskanimerel.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" src="http://3.bp.blogspot.com/-vylYZhgu-W0/Tj7tZOOifAI/AAAAAAAANuY/nq_YvH96iSE/s320/sudandevletbaskanimerel.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Yüz binlerce masum insanın katili biri ile tokalaşmak nasıl bir duygu acaba hep merak ederim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Devletimin Sayın Başı, Sayın Cumhurbaşkanı; Konumunuz gereği siz siyaset ve partiler üstüsünüz.&amp;nbsp; Devletin tüm istihbarat birimleri öncelik ve ivedilikle size bilgi verirler. Siz aynı zamanda Milli Güvenlik Kurulu Başkanısınız. Asker ve sivil kesimden, yani TSK ve Hükümetten en sağlıklı bilgileri alırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde ve Dış Temsilcilik bulundurduğumuz tüm ülkelerdeki devlet görevlileri önce size bilgi aktarırlar. Yani sizin &lt;br /&gt;“Ben bilmiyordum-Duymadım-Haberim Yoktu” deme lüksünüz yoktur.&lt;br /&gt;Vatandaş olarak, bilmediğimiz veya merak ettiğimiz konularda sizden yardım istiyoruz. Lütfen bizi bilgilendirebilir misiniz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Siz Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanısınız.&amp;nbsp; 1.Cumhurbaşkanımız Atatürk’ün kurduğu devletimizin “Üniter yapısını” ve “Bölünmez Bütünlüğünü” sizden önceki 10 Cumhurbaşkanı da korudular. Siz; 12. Cumhurbaşkanı’na&amp;nbsp; kuruluş değerlerimizi muhafaza eden bir devlet teslim edebilecek misiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Her yere,&amp;nbsp; “Ne Mutlu Türküm Diyene” diye yazmak, ilkelliktir demiştiniz. &lt;br /&gt;Devletimizin kurucusu Atatürk’ün bu sözünü, nereye yazarsak, ilkellikten kurtulmuş oluruz?&lt;br /&gt;Güneydoğu Anadolu bölgemizdeki bazı şehirlerimizde artık Kürtçe levhalar asılı. Bu iki dilli yaşamın başlangıcı olarak, sizin Devletin Başı olarak ismi “Güroymak” olan ilçemize, yasal değişiklik yapmadan “Norşin” deyişinizin bir etkisi var mıdır?... Bu çağdaşlık mıdır?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt; Sizin atadığınız bazı Valiler ve Başsavcılar, “Kürtçe Eğitim” istiyorlar ve Devletimizin,&amp;nbsp; Kürtçe Eğitim için kaynak ayırmasını talep ediyorlar.&lt;br /&gt;Anayasamızın 42. Maddesi bu talebi yasaklıyor. Yürürlükte olan Anayasayı korumak da&amp;nbsp; ilkellik olduğundan mı&amp;nbsp; bu adamların görevlerine devam etmelerini emrediyorsunuz?&lt;br /&gt;“Kürtçe Eğitim” serbest bırakılınca, bu günden 10 sene sonra, hangi Türk çocuğu o bölgede öğretmenlik, doktorluk vs yapacak, nasıl iş bulacak?&amp;nbsp; Türkiye’nin bölünmesinin ilk ve önemli aşaması olan&amp;nbsp; “Kürtçe Eğitimi” savunan bu kişileri görevde tutmak, sizin “Güzel şeyler olacak” dediğiniz kavram kapsamında bir yönetim tarzı olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Sizin,&amp;nbsp; Devletimin Başı olduğunuz&amp;nbsp; güzel ülkemizin bir bölümünde, kanlı diktatör Barzani’yi sizden fazla seven ve ona biat eden Kürtçü-Bölücüler, “Demokratik Özerklik” ilan ettiler. Başbakan Erdoğan, bu bölücü sesi “Davul” sesi olarak algıladı ve “kendileri çalarlar, kendileri oynarlar” dedi.&lt;br /&gt;Sizin pozitif enerji verdiğiniz BDP’nin milletvekillerinden Emine Ayna; Demokratik Özerklik ilan etmenin anlamı, “Ben senden artık talep etmiyorum. Ben yapıyorum, sana düşen(Sizi kast ediyor) beni tanımaktır. Kürtler birey değil, bir halktır. Kürtlük, o topluluğun ortak adıdır. Bunun özellikleri vardır. Bunlardan biri dil, diğeri de yaşadığı topraklardır” diyerek, hem Kürtçe eğitim hem de toprak talebinde bulunuyor. Sizce bu ilkellik midir, yoksa dediğiniz, güzel şeylerden biri midir?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Değerli dostunuz ve PKK’nın ev sahibi, şehit edilen evlatlarımızın kanını ellerinde taşıyan Barzani, dört ülkede(Türkiye-İran-Suriye-Kuzey Irak) yaşayan Kürtlerin “Tek Bayrak” altında toplanmalarını istedi. Sizce bu talimat Türkiye’nin yararına mıdır? Yoksa ABD+İsrail güdümünde kurulacak “Büyük Kürdistan” devletinin ilk adımlarından biri midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Devletimin Sayın Başı; Bütün bu Kürtçü-Bölücü takımı serbest ve zehirlerini kusmaya devam ediyorlar. Bu arada sizin “Başkomutanı” olduğunuz TSK’nin&amp;nbsp; &lt;br /&gt;42 Generali tutuklu bulunuyor. Başkomutan olarak, kendi adamlarınızın haksız yere tutuklanması, sahte dijital delillerle hapiste tutulmaları sizi rahatsız etmiyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;*&lt;/span&gt;Bazı&amp;nbsp; gazeteler sizi, şehit cenazelerine katılmayıp&amp;nbsp; tarikat mensubu dostlarınızın cenaze törenlerine katıldığınız için sizi eleştirdiler.&amp;nbsp; Sizin adınıza onlara ben cevap vermek isterim. O terbiyesiz gazetelere ne dememi istersiniz? Şöyle desem sizce uygun mudur; “Öyle zırt pırt şehit cenazelerine katılmak ilkelliktir. Biz Devletin Başı olarak zaten her iki taraftan(!)&amp;nbsp; gelen saldırıyı rutin olarak kınıyoruz” diyebilir miyim?... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devletimin Sayın Başı; cehaletimizi lütfen hoş görün. Niyetimiz sadece bilgilenmektir. Polis benim telefonumu devamlı olarak dinler ve nerede olduğumu hep bilir, cevaplarınızı bana elden getirirler, lütfen geciktirmeyin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kestane kebap, acele cevap…..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Not:&lt;/span&gt;Türkiye’nin en sıkıntılı dönemi olan bu günde, sessiz kalan, korkan, sinen, görmezden gelen, bana ne diyen, başta Üniversiteler olmak üzere tüm kişi ve kuruluşlara Mevlana, yüzlerce yıl önceden bakın nasıl sesleniyor;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta…&lt;br /&gt;Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım…&lt;br /&gt;Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı&amp;nbsp; olması gerektiğine aydım..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Düşünmeyi öğrendim.&lt;br /&gt;Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.&lt;br /&gt;Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek olduğunu öğrendim…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Okumayı öğrendim.&lt;br /&gt;Kendime yazıyı öğrettim sonra…&lt;br /&gt;Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kendini ve vatanını bilemeyenlere yazıklar olsun…..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık ve başarı dileklerimle&amp;nbsp; 20 Temmuz 2011&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;RİFAT SERDAROĞLU&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2766034712470608090?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2766034712470608090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/devletimin-sayin-basina-sorular.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2766034712470608090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2766034712470608090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/08/devletimin-sayin-basina-sorular.html' title='DEVLETİMİN  SAYIN  BAŞINA  SORULAR;'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-vylYZhgu-W0/Tj7tZOOifAI/AAAAAAAANuY/nq_YvH96iSE/s72-c/sudandevletbaskanimerel.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2680461707324313030</id><published>2011-07-27T16:18:00.000+03:00</published><updated>2011-07-27T16:18:06.029+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Bir Tarih Yazıyorsunuz Sayın Genelkurmay Başkanı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zahide uçar'/><title type='text'>Yeni Bir Tarih Yazıyorsunuz Sayın Genelkurmay Başkanı(!)..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-vLutTj568fQ/TjANssonpNI/AAAAAAAANs4/DAocovlbw5w/s1600/11.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/-vLutTj568fQ/TjANssonpNI/AAAAAAAANs4/DAocovlbw5w/s1600/11.bmp" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;İşte bu fotoğraf Türk milleti'nin başına çuval geçirildiğinin &lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;resmidir,oldu mu Paşa,yakıştı mı bu poz size&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;sen şimdi bize neyin mesajını veriyorsun?﻿&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Koşaner, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“paralel tarih yazmaya çalışıyorlar”&lt;/span&gt; demiştiniz ya? Siz de maşallah &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“BİATIN”&lt;/span&gt; tarihini yazıyorsunuz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;42 Generali “küresel güçlerin projesi gereği” &lt;span style="color: red;"&gt;BERTARAF&lt;/span&gt; edilmiş, Hasdal ve Silivri esir evlerinde tutulan bir ordunun komutan olan siz!!. Evet, size sesleniyorum!!. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çuvalcı  general ile bir araya gelip poz veriyorsunuz. Size mi acıyayım yoksa  ülkemin ahvaline mi bilemedim. Bembeyaz olmuş saçlarınıza, yorgun  yüzünüze baktım. Eskiler olsa &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“bu saçları değirmende mi ağarttın”&lt;/span&gt; diye sorarlardı. Eee, kolay değil tabi ordusu öğütülürken değirmenci  başı ile iyi geçinmek(!).. Yayılan unlardan payınıza düşeni almışsınız  anlaşılan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyükanıt ve İlker Başbuğ &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“halkın karnı şiştiğinde”&lt;/span&gt; birkaç laf eder, milletin gazını alır, hükümeti rahatlatırdı. Halk da; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“oh be, ordu var”&lt;/span&gt; der, tatlı rüyalarını görmeye devam ederdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlaşılan o ki, sizin gaz alacak mecaliniz bile kalmamış, &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;beyaz bayrağı çekmişsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O utanç verici resmi, Hasdal ve Silivri tutsaklarının moralini düşündüm bir an… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilir misin komutan; &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;mantara kurt kökünden düşer.&lt;/span&gt; Bize de öyle olmuş maalesef. Ağacı kesen baltanın sapı neyleyim ki, gene ağaçtan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenik, elinde beyaz bayrağı bir komutan vardı &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;katil &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;David Petraeus&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;’un yanında.&lt;br /&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;br /&gt;Solgun yüzünüzü görünce Gırnata geldi aklıma.&lt;/span&gt; Son Ben-i Ahmer Devleti. Hani Gırnata yanarken hükümdar saklandığı  kayaların arkasından şehre bakar ve ağlamaya başlar. Yanında olan annesi  kendisine:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“Ağla oğlum ağla, erkekler gibi savaşamayanlara şimdi kadınlar gibi ağlamak yaraşır”&lt;/span&gt; der.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;İşte o koskoca devletten tarihe ve akıllara kazınan yegane cümle bu cümledir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Her iki cihanda iki elimiz yakanızda komutan.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Çünkü bu millet sizlerin yüzünden tuzağa düştü. Ordumuz var, bir şey olmaz bu ülkeye dedi. Bu halkı kandırdınız komutan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih sorumlu mevkilerde olanları yargılarken sadece yaptıkları ile değil, yapmadıkları ile de yargılar. &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Siz  komutanları bu güne kadar yapmadıklarınızdan dolayı yargılarken,  hafızalara kazınan bu resim ile tarih sizi yaptıklarınızdan dolayı da  yargılayacak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Siz bu resimle “ÇUVAL”ı meşrulaştırdınız komutan!! İşte asıl bu resimle vurdunuz siz orduyu, bu buluşmayla…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu  yaştan sonra bir yıl, iki yıl görev yapsanız ne olur komutan? İstifa  etmek diye bir seçenek var, hiç duymadınız mı? Asıl “ÇUVAL”ı orduya bu  resimle siz geçirdiniz komutan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her iki cihanda iki elimiz yakanızdadır!!.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu resimle AB-D azmettirmesi ile daha dün şehit olan 13 yiğidin kanı üzerinize sıçradı komutan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantara kurt kökünden düşermiş neyleyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Ey Azınlık Kaldık Diyen Türk Halkı, Çağrım Sizedir:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bilin  ki kalite sayıdan önemlidir. Merak etmeyin, kaldırın başlarınızı.  Atatürk kaç kişi ile işe koyulmuştu bir düşünün. Alparslan 100 kişiye  karşılık 10 kişiyle savaşmadı mı Malazgirt’te?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın koltuğunu  başkalarının lütfu ile elde eden siyasi-asker-bürokratlara umut  bağlamayı. Mustafa yıldırım’ın acı ama yerinde yorumuyla &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“The Generalleri”&lt;/span&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Teröre karşı ortak duruş” gibi garabet bir üçlü deklarasyonla AKP’yi aklayan meclis sakinlerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bizler hazır olacağız! Bilinçli olacağız! Olası bir iç savaşta ve BM’in ülkeye &lt;span style="color: red;"&gt;“İkiz İhanet yasaları”&lt;/span&gt; gereği el koyma ihtimaline karşı ne yapacağımızı konuşacağız. &lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;Söz bitti artık!! Hazır olun!!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık  az konuşup çok iş yapmanın zamanıdır. Herkes bulunduğu ilde böyle bir  saldırı ile karşı karşıya kalırsak ne yapacağımızı tartışarak fikirler  geliştirmeli, beyin fırtınaları yapmalıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün Sivas,  Erzurum kongrelerini inceleyin. Sakın yalnızız demeyin. Merak etmeyin,  Atatürk’ün kurduğu bir ordunun mutlaka birçok Kazım Karabekir’i vardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağaçlar  susuz kalırsa köklerinin nemine sığınır. Köklerinize uzanın. O köklerde  esir edilemeyen bir milletin öyküsünü bulacaksın. Kafkaslarda,  Karabağ’da, Uygur’da, Kırım’da, Balkanlar’da hala kanları akmaya devam  eden şehitlerinin &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;“kalk yiğidim”&lt;/span&gt; diyen haykırışını işiteceksin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;57.  Alay bize bakıyor görmüyor musunuz? Hepsi şehit olurken bile bayrağı  yere düşürmeyen, son kalan nefesiyle bayrağı kaldırıp ağaca takan  yiğitler… Hepsi bize bakıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bayrağı yere düşürürsek, binlerce şerefsiz katil bu milletin üzerinden geçer. Sakın bunu unutmayın!!.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zahide Uçar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #666666;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Benim yorumum:&lt;/span&gt;&amp;nbsp;Bu milletin onuru,şerefi,haysiyeti ayaklar altında çiğneniyor,&amp;nbsp;Bu milletin ırzına, namusuna tecavüz ediliyor farkında değil misiniz? ve bunun pezevenkliğini bizzat alkışladığınız eller üstleniyor&amp;nbsp;acı olanda budur işte.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2680461707324313030?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2680461707324313030/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/yeni-bir-tarih-yazyorsunuz-sayn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2680461707324313030'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2680461707324313030'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/yeni-bir-tarih-yazyorsunuz-sayn.html' title='Yeni Bir Tarih Yazıyorsunuz Sayın Genelkurmay Başkanı(!)..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-vLutTj568fQ/TjANssonpNI/AAAAAAAANs4/DAocovlbw5w/s72-c/11.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6805859169786428868</id><published>2011-07-08T13:08:00.002+03:00</published><updated>2011-07-20T05:23:31.765+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Rothschild ailesi ve kirli çıkar ilişkileri'/><title type='text'>Rothschild ailesi ve kirli çıkar ilişkileri..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-pHMilHegEbY/ThYDZxdFZSI/AAAAAAAANoU/fcNFzCnnaAI/s1600/222337_115817931835854_112612452156402_153347_7962749_n.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-pHMilHegEbY/ThYDZxdFZSI/AAAAAAAANoU/fcNFzCnnaAI/s320/222337_115817931835854_112612452156402_153347_7962749_n.jpg" width="186" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Bunca karmaşık ilişki tahribata önce beyinden başlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-1"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Bu Dünyanın gerçek teröristlerini karanlıklarda dağlarda aramayın,cadde ve sokaklarda da göremezsiniz,çünkü onlar şehrin yüksek binalarının en üst katlarında binlerce dolarlık takım elbiseleriyle tepeden hep sizi izlerler.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-1"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Bu Dünyada hangi taşı kaldırsanız altından  yahudi Rothschild ailesi çıkıyor,nerede bir savaş,nerede bir ayaklanma var yahudi Rothschild ailesi orada,nerede kan ve göz yaşı var yine onlar,amaçları ve çıkarları uğruna ülkeleri çökertmekten hiç çekinmezler insan hayatının hiç bir değeri yoktur, binlerce,milyonlarca insanı gözlerini kırpmadan ölüme sürüklediler ve sürüklerler,hala bu kirli oyunlarını Dünyanın her bölgesinde sürdürmekteler tüm suikast ve darbelerde onların izni görebilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Hitler gibi rütbesiz bir askerden Dünyayı titreten bir diktatör yaratabiliyorlarsa,Fransa ve İngiltere'yi savaştırıp çeşitli manipülasyonlarla ingiliz merkez bankasına sahip olabiliyorlarsa,çıkarlarına ve amaçlarına ters düşen Kennedy'e suikast düzenleyip Amerikanın tarihini değiştirebiliyorlarsa bunlardan korkmayan taş olur.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-D7aKa24djfI/Tgo7pr3zivI/AAAAAAAANl4/E3m9HCymgck/s1600/siyon_uclu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-D7aKa24djfI/Tgo7pr3zivI/AAAAAAAANl4/E3m9HCymgck/s1600/siyon_uclu.jpg" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #cccccc;"&gt;&lt;span style="background-color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Aile işaretinin&amp;nbsp;üstünde bulunan yazı tıpkı illuminati ve masonik derneklerde olduğu gibi&amp;nbsp;Ordo ab chao&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;( kaostan gelen düzen) 'dir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Filistin topraklarının osmanlıdan alınmasından sonra seksenli yıllara kadar Türkiye'de pek faaliyet göstertmemişlerdi,Kenan evrenin Amerika seyahatinde darbe emrini alıp ülkeye dönmesine kadar.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;12 Eylül darbesinden sonra yapılan ilk genel seçimde emekli Orgeneral Turgut Sunalp kurduğu Milliyetçi Demokrasi Partisi ile seçimi kazanacak en büyük aday olarak gösteriliyordu, Anavatan partisini kuran Turgut özal  400  milletvekilinin 211 rini alarak büyük bir sürprizle seçimi kazanmıştı,Borzenski sülalesinden gelen Polonya asıllı emekli orgeneral Turgut  Sunalp! büyük bir şok içindeyken muhafazakar bir islamcı olduğu bilinen Turgut Özal tek başına hükümet olmanın zaferini yaşıyordu,bir röportajından okumuştum Devlet planlama teşkilatında görevli iken ülkemize gelen Amerikalı misafirleri ağılamakla görevlendirilirmiş,ve Özalın en keyif aldığı şey o misafirleri randevu evine götürüp eğlendirmek olurmuş,her şeyin bir bedeli olmalı&amp;nbsp;değil mi,basit ama gerçek.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Birde şu detayı&amp;nbsp;göz önünde bulundurmanızı isterim,Nazi Almanyasında fırınlarda ve gaz odalarında öldürülenlerin büyük bir çoğunluğunun yahudi olduğunu sanırız ama asıl gerçek büyük çoğunluğun Polonyalı göçmenler olduğu gerçeğidir,Turgut Sunalp paşanın seçimi kaybetmesinde Polonya asıllı olmasının rolü var mıdır?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Bu ülkede seçimler,anketler her şey bir dalavereden ibarettir,Dünyayı yöneten yahudi ailesi Rotschıld lerin&amp;nbsp;hizmetini kim yaparsa seçimi her zaman o kazanır,senin benim onun sandığa gitmesi sadece bir gösteriden ibarettir,Rotschıld lerin hükmettiği tüm ülkelerde sistem aynı şekilde işler her seçime % 25 önde başlarlar ve sizin onları yenmeniz mümkün değildir,bu gün siyasi hayata hükmedenler,Soroz'dan maaş alan satılık kalemler,danışman maskesiyle ortalıkta gezinenlerin tümüne yakını ya Rotschild lerin yada onlara bağlı kuruluşların burslarıyla eğitilmişlerdir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cccccc;"&gt;&lt;span style="background-color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;Başbakanlara ekonomi danışmanlığı yapan Dr.&amp;nbsp;Yılmaz Argüden Rotschıld Türkiye'nin yönetim kurulu başkanlığına getirildi,Türk telekomun özelleştirilmesinde, GSM&amp;nbsp; şirketlerinin satılmasında,bankalarımızın yabancılara&amp;nbsp;devredilmesinde nedense hep&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Rothschild çıkıyor karşımıza, AKP nin ve dolayası ile Recep Tayyip erdoğan'nın bu sıcak yahudi ilişkisi nereden geliyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-g4Nixkmedgo/ThVnyC1WZII/AAAAAAAANnI/IsBxbVok_4w/s1600/recebin+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1z%25C4%25B1.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-g4Nixkmedgo/ThVnyC1WZII/AAAAAAAANnI/IsBxbVok_4w/s320/recebin+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1z%25C4%25B1.png" width="212" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-KLbO1Z-PXw0/ThVpfOcwtVI/AAAAAAAANnM/tBqzzJTSCyk/s1600/akp+nin+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1z%25C4%25B1.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-KLbO1Z-PXw0/ThVpfOcwtVI/AAAAAAAANnM/tBqzzJTSCyk/s320/akp+nin+y%25C4%25B1ld%25C4%25B1z%25C4%25B1.png" width="212" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;AKP Genel merkez binası süslemeleri&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-_k-K0-VJYvk/ThVqCm3hA3I/AAAAAAAANnQ/TlkXncrxzTU/s1600/afhw7.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;&lt;img border="0" height="203" src="http://2.bp.blogspot.com/-_k-K0-VJYvk/ThVqCm3hA3I/AAAAAAAANnQ/TlkXncrxzTU/s400/afhw7.png" width="400" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc;"&gt;İngiliz Parlamento'sunun yer aldığı Westminster Sarayı'nın lobi zemini &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #cccccc;"&gt;&lt;span style="background-color: black;"&gt;AKP'nin genel merkez binasının dış cephesine ve zeminlerine&amp;nbsp;yerleştirdiği yıldız, İslam sanatında 'denge ve adalet'i temsil ediyormuş vede Selçuklu süslemeleriymiş, Başbakan böyle söylüyor.peki neden 10&amp;nbsp;adet yıldız,sanki on emiri çağrıştırıyor gibi,ve İngilizler Selçuklu süslemelerine çok mu düşkünler ki parlamento binalarının zeminine aynı yıldızı yerleştirmişler,Ayasofya'nın üst katının tavanında aynı süslemeyi görüyoruz, &lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;532-537 yılları arasında inşa edilen ayasofya 1075-1308 tarihleri arasında Anadolu'da hüküm süren müslüman bir Türk devleti Selçuklulardan nasıl esinlenmiş olabilir,bu bana inandırıcı gelmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;span style="background-color: black; color: #cccccc; font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Selçuklu kültür ve sanatının temel figürlerinden biri olan sekiz  köşeli yıldızın Ortadoğu’da bulunan eski medeniyetlerde ve İslam  dünyasında yaygın olarak kullanıldığı, sayı biliminde 8’in cenneti  anlatan bir sembol olduğunu&amp;nbsp;belirtiliyor Erdoğan.&lt;br /&gt;1. Dâri-celal2. Dâri-karar3. Dâri-selam4. Cennetül huld 5. Cennetül mevâ 6. Cennetül adn&lt;br /&gt;7. Cennetül firdevs 8. Cennetü naim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;span style="background-color: #666666;"&gt;&lt;span style="color: #cccccc;"&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="background-color: black;"&gt;Öyleyse neden ayaklar altında bu kutsal işaret,yalan yalanı doğurur ve yalanın içinde boğulur kalırsınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-UfoVyFbCVIs/ThWMmR2G6DI/AAAAAAAANnk/Oyu937uqst8/s1600/56hj8xx.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="225" src="http://1.bp.blogspot.com/-UfoVyFbCVIs/ThWMmR2G6DI/AAAAAAAANnk/Oyu937uqst8/s400/56hj8xx.png" width="400" /&gt;&amp;nbsp;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Peki tüm bu işaretlerin ve sembollerin birbiriyle çakışması bir tesadüf mü,yoksa çok kurnazca hazırlanmış bir senaryonun belirtileri mi?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Prof.Dr. Kerem Doksat hoca cihaner olayını şöyle açıklamış:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Savcı Cihaner’i apar topar aldılar, adliye bastılar, evini aradılar. Günlerdir gelişen olaylar zinciri neticesinde “devlet krizi” bile çıktı. Konuyu ve gelişmeleri az çok herkes bildiği için bu kısımlara çok girmeyeceğim.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Peki, asıl neden neydi?&lt;br /&gt;Gerçekten başsavcı bir cemaat yapılanması hakkında yürüttüğü araştırma nedeniyle mi cezalandırılıyordu?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Hayır, gerçekler şunlar:&lt;br /&gt;AKP, olayın cemaat üzerine giden bir başsavcının kendileri tarafından cezalandırılıyormuş görüntüsünden memnun.&lt;br /&gt;AKP, olayın Ergenekon davası vs. konularla ilişkilendirilmesinden ve siyasi bir olaya dönüşmesinden memnun. Bu sayede konunun aslı hiç araştırılmıyor, çünkü tribünler dolu, herkes maça odaklanmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP, olayın bir yüksek yargı çatışmasına dönüşmesinden memnun,çünkü AKP-Asker, AKP-Yargı, AKP-Adını Sen Söyle tartışmalarının hepsinde mağdur, mazlum rolünü kimselere kaptırmıyor, bu süreçlerde basın yoluyla sürekli kurumlar yıpratılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın gerçek sebebi ne olabilir?&lt;br /&gt;Erzincan altın, gümüş ve diğer değerli metal varlıkları açısından çok zengin bir bölge. Sadece altın rezervinin ilk yapılan çalışmalarda bugünkü değerle 3 milyar Dolar (yaklaşık 80 ton) olduğu söyleniyor,bu rakam uzmanlara göre ancak devede kulak.&lt;br /&gt;Erzincan’ın İliç ilçesinde altın madeni ruhsatı alan şirket tahmin edin kim?&lt;br /&gt;Sürpriz yok: &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Çalık Maden.&lt;br /&gt;Hani Holding’in genel müdürü var ya, Başbakan’ın damadı. İşte o şirket.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Ortağı kim?&lt;br /&gt;Sürpriz yok: &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Anatolia Minerals.&lt;br /&gt;İsmi Anatolia Minerals ama bir Kanada şirketi. İlginç değil mi? Kanada şirketinin adı Anadolu Madencilik.&lt;br /&gt;Ortakları kim dersek yine sürpriz yok, Ahmet Çalık,artık Türkiye’de her taşın altında aynı ismi görmek mümkün.&lt;br /&gt;Çalık Holding’in maden konusundaki stratejik ortağı Ahmet Çalık’ın da “member of board’da” olduğu AMDL grubu. AMDL’nin açılımı Anatolian Minerals Development Limited.&lt;br /&gt;Kim bu AMDL diye sorarsak karşımıza yine sürpriz olmayan bir global şirket çıkıyor: &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Rio Tinto.&lt;br /&gt;Rio Tinto ismi yabancı değil, dünyada daha çok çevre katili olarak anılıyor. Kısaca Rio Tinto, 200 milyar Dolarlık bir şirket, yaklaşık yarısının sahibi Birleşik Krallık asıllı.&lt;br /&gt;Ayrıca, geçtiğimiz yıl Çin’de bu şirketin 5 yetkilisi fesat ve casusluk suçlamasıyla (corruption and espionage) tutuklandı.&lt;br /&gt;Rio Tinto’nun büyük hissedarı Rothschild Ailesi. İşte bu da hiç sürpriz değil.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Başka nedenlere bakalım,&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Geçen günlerde medyada ilginç bir haber yer almıştı "Sermayesinin savaşlar ve kan olduğu bilinen, servetinin bugün trilyonlarca dolar olduğu tahmin edilen Rothschild hanedanlığı, gözünü İstanbul’a dikti! İDO ve İGDAŞ başta olmak üzere belediye şirketlerini satın almak için dünyaca ünlü Yahudi para baronlarından Rothschild ailesinin Türkiye yönetim kurulu başkanı Dr. Yılmaz Argüden kapıyı çaldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait şirketlerin satışıyla ilgilenen Rothschild’ler ve Yahudi düşünce kuruluşlarının temsilcileri randevu talep etti."&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Kanal İstanbul" projesi de İstanbul’u üç dinin  merkezi haline getirmeyi öngören 1948 tarihli Thornburg raporunda öngörülen  kamulaştırmaların yapılamamasından dolayı ortaya atılmıştır, bu proje, dönemin  masonları tarafından gündeme getirilmişti ama sonra rafa kaldırılmıştı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Kanal İstanbul projesi, mason localarında  pişirilmiş sonra da Başbakanlığa servis edilmiş bir yahudi projesidir! &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rothschild ve dolayısıyla  Amerika’nın Tayyip Erdoğan’ı, Tayyip Erdoğan’ın Amerika’yı keşfetmesi karşılıklıydı. Nisan 1995’te Amerika’ya giden Tayyip Erdoğan’ın Amerika ziyaretleri, Kasım 1996 da, Aralık 1996’da ve sonraki yıllarda devam etti.  &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu sırada aldığı 10 ay hapis cezası 27 Eylül 1998’de onanan Tayyip Erdoğan’ı, hemen ertesi gün ziyaret eden Amerika İstanbul Başkonsolosu Carolyn Huggins, "Bu tür gelişmeler Türkiye demokrasisi üzerindeki güveni azaltır" diyerek Tayyip Erdoğan’ın arkasındaki Amerikan desteğini ilan etmişti. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Aynı konuda Amerika Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü James Rubin de aynı mesajı vermişti. Ve ilginç bir rastlantı olarak, Tayyip Erdoğan, 26 Mart 1998’de cezaevine girmeden hemen önce yine Amerika’daydı,Tayyip Erdoğan'ın şiir okuduğu için hapse atılması mağdur edebiyatının başlangıç komplosu muydu acaba? &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tayyip &lt;span lang="EN"&gt;Erdoğan-&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt; Rafael Sadi ikilisi Kasımpaşa'dan ilkokul ve mahalle arkadaşıdır, Rafael &lt;span lang="EN"&gt;Sadi &lt;/span&gt;19 yıldır İsrail'de yaşayan Türkiye kökenli bir musevi,g&lt;span style="font-family: times new roman, times, serif;"&gt;&lt;span lang="EN"&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;elin görün ki  İsrail'de doğup büyümüş bir yahudiden daha fanatiktir, İsrail'in kanlı-kansız  bütün eylemlerini militanca savunur, İsrail devletine toz kondurmaz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Başbakan Tayyip  Erdoğan'ın ziyaretleri başta olmak üzere özellikle Türkiye'den İsrail'e yapılan  üst düzey ziyaretleri "gazeteci" sıfatıyla yakından izler, p&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;os  bıyıkları, iri göbeği ve ağzından düşürmediği sokak argosu ile yolda görseniz  tipik bir Türk esnafı zannedersiniz,Oda tv ye yapılan baskında onun rolü ne idi acaba?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Sosyalist Grup Başkanı Andreas Gross, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, kendisine&amp;nbsp; "Artık Anayasa’nın ilk üç maddesi gibi Türklüğe vurgu yapan maddelere ihtiyaç  duyulmadığını" ve bu maddelerin "ileride olmayacağını" söylediğini açıkladı,Başbakan BOP eş başkanı olduğunu göğsünü gere gere açıklarken Anayasayı değiştirmek adına bu tavizleri mi vermişti?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-t-xRujcgh94/ThWPvfj759I/AAAAAAAANno/xHSPsaxQNe0/s1600/1005891uv.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="283" src="http://1.bp.blogspot.com/-t-xRujcgh94/ThWPvfj759I/AAAAAAAANno/xHSPsaxQNe0/s400/1005891uv.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Tabi ki tanırsın,çünkü emir büyük yerden,hem insan yol arkadaşını tanımaz mı?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Biz değil miydik&amp;nbsp; Kuzey Irak’ta "kırmızı çizgiler" ilan eden. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Biz değil miydik “Kerkük’e, Musul’a Kürt peşmergeler giremez” diye naralar atan.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Biz değil miydik “Irak’a asker gönderip göndermeyeceğimiz konusunda muhatabımız Kuzey Irak’taki aşiret liderleri değil, Amerika Birleşik Devletleri’dir” diye konuşan.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Geriye dönüp bakın bakalım.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Kimin dediği olmuş bugüne kadar. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nin mi yoksa daha devlet kavramına bile aşina olmayan iki tane Kürt aşiret reisinin mi? sınır kapılarımızda çavuşlarımızla muhatap olabilen bu adamları,kırmızı halılarla karşılayıp abim diyerek bağrına basan bizim Dışişleri bakanımız değil mi? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;strong&gt;Amerika ile istihbarat&amp;nbsp; paylaşımı anlaşması yapıldı,başına saygın bir&amp;nbsp;Türk emekli general getirildi peki alınan netice nedir,Koca bir fiyasko,Türk ordusuna bir bilgi verilirken kandil dağına on bilgi ulaştırıldı,tıpkı kuzey ırak'ta Türk askerinin başına çuval geçirme olayının organize edilmesi gibi,bu iki olay da Başbakanın bilgisi dahilinde gerçekleştirildi diye düşünüyorum.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-3CiDR2VWIyQ/ThWVd8HKcAI/AAAAAAAANns/AEhC5gkppJQ/s1600/goldtanker18dp.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-3CiDR2VWIyQ/ThWVd8HKcAI/AAAAAAAANns/AEhC5gkppJQ/s400/goldtanker18dp.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Şimdi bu iki resme çok iyi bakın,Irak'a demokrasi getireceğiz diye girenler Irak halkının Altın külçelerini su tankeri görümü verilmiş kamyonlarla kendi ülkelerine nasıl kaçırdıklarının belgesidir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-_Eo_yGHMxnE/ThWVwvtlGfI/AAAAAAAANnw/xyXHdh2dlRQ/s1600/goldtanker20xz.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="300" src="http://3.bp.blogspot.com/-_Eo_yGHMxnE/ThWVwvtlGfI/AAAAAAAANnw/xyXHdh2dlRQ/s400/goldtanker20xz.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;strong&gt;Milyonlarca müslümanın katledilmesine ortak olurken ve Amerikan askerlerinin ülkesine sağ salim dönmesi için dua eden bir adamın inançlarını sorgulamak gerekmiyor mu?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ülkenin her köşesi Ajanlarla işgal edilmiş durumda,Emniyet genel müdürlüğü binasında 35 üst düzey CIA Ajanı oturuyor,kimin emriyle acaba?Aselsan mühendislerimiz öldürülüyor,petrol mühendislerimiz öldürülüyor,istihbarat subaylarımız suikast'e uğruyor,Devletin açıklaması "İntihar ettiler" bu kadar trajikomik olabilir mi? bu olaylara şahit olanlar ya enteresan bir şekilde kayıp oluyor,yada bir kazaya kurban gidiyor,adeta içeriden işgal edilmiş gibiyiz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Başbakana danışmanlık edenler kimlerin tezgahından geçerek geliyorlar acaba hiç düşündünüz mü? ve kısa süre sonra hangi bakanlıkların koltuğuna oturuyorlar bir inceleyin,Maliyesini ingiliz pasaportlu bir adama teslim eden kaç ülke var bu Dünyada,Anayasasını kendi halkından önce Amerika ve Avrupa'ya anlatan kaç ülke tanıyorsunuz. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Kanada’dan başında kipasıyla belirip, açıklamalarıyla bilmem kaç kişinin  hayatını karartan, ve aynı hızla karanlık köşesine çekilen sözde&amp;nbsp;Ergenekon tanığı  Tuncay Güney,bu adamın hangi güçler tarafından yetiştirilip ortaya salındığı belli değil mi, hükümetin devlet televizyonunu&amp;nbsp; adeta bu adama tahsis edip aylarca kin kusmasına müsaade etmesi,ağzından çıkan her ismim bir bir silivri zindanlarına atılması kimlerin organizasyonuyla&amp;nbsp;hayata geçti&amp;nbsp;acaba,dünyanın her ülkesinde kirli&amp;nbsp;ajanlarıyla boy gösteren Rothschild ailesinin sihirli elleri ve taşeron hükümetin&amp;nbsp;sınırsız desteğiyle gerçekleşiyor bu hain tuzaklar,amaç Dicle ve Fırat arasındaki hayali gerçekleştirmek.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/--0FnyOQizSw/ThXttrddUMI/AAAAAAAANoM/00k6CeHEHFw/s1600/9.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/--0FnyOQizSw/ThXttrddUMI/AAAAAAAANoM/00k6CeHEHFw/s320/9.jpg" width="209" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ITTSg_fuVDw/ThWu3zTAG0I/AAAAAAAANn8/pa9T1JGKgNc/s1600/untitled.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-ITTSg_fuVDw/ThWu3zTAG0I/AAAAAAAANn8/pa9T1JGKgNc/s320/untitled.png" width="312" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hangi oyunlara kurban ediliyoruz,hangi tuzaklara çekiliyoruz,bu nasıl bir iş birliğidir,Talabani ve Tuncay güney,hangi çirkin planın ardından çekildi bu resim.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Rothschild'ler ile Erdoğan ailesinin ilişkilerini ve Rothschild'lerin Türkiyed'e ki kirli oyunlarını yazmaya devam edeceğim kendi çapımda inançlardaki maskeleri düşürmek adına.Evet devam edecek...&lt;/strong&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fetullahın kaldığı çiftlik evi ve gizemli korumaları?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tufan Genç&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6805859169786428868?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6805859169786428868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/rothschild-ailesi-ve-kirli-ckar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6805859169786428868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6805859169786428868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/rothschild-ailesi-ve-kirli-ckar.html' title='Rothschild ailesi ve kirli çıkar ilişkileri..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-pHMilHegEbY/ThYDZxdFZSI/AAAAAAAANoU/fcNFzCnnaAI/s72-c/222337_115817931835854_112612452156402_153347_7962749_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2769129440414257012</id><published>2011-07-08T12:58:00.000+03:00</published><updated>2011-07-08T12:58:17.398+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dünyayı yöneten Yahudi ailesi Rotschild'/><title type='text'>Dünyayı yöneten Yahudi ailesi:  Rotschild...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-D7aKa24djfI/Tgo7pr3zivI/AAAAAAAANl4/E3m9HCymgck/s1600/siyon_uclu.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-D7aKa24djfI/Tgo7pr3zivI/AAAAAAAANl4/E3m9HCymgck/s1600/siyon_uclu.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİLİNEN TARİHİN BİLİNMEYEN YANLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hitler, dünya tarihine gelmiş geçmiş en faşist ve psikopat lider olarak bilinir.. Çoğu kişi Hitler’in şizofrenin eşiğinde olan fanatik Alman milliyetçisi psikopat bir lider olarak tanır ancak gerçekte hiç kimse Hitler hakkında bildiklerinin kendilerine anlatılan resmi tarih senaryosundan başka bir şey olmadığını bilmez.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hitler, hakkında en çok komplo teorisi uydurulan tarihi liderlerden (kuklalardan) birisidir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD’de sivri çıkışları ve dürüst kişiliği ile tanınan Texas Üniversitesi tarih profesörlerinden Texe Marrs’ın 2007 Mayısı’nda çıkan kitabının adı 'Bilinen Tarihin Bilinmeyen Yanları'.&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapta Osmanlı devletinin planlı olarak nasıl dağıtıldığı, Arap birliğinin nasıl parçalara ayrıldığı, 1.Dünya Savaşı, Kukla Diktatör Hitler, 2.Dünya Savaşı, İsrail devletinin kuruluşu Kennedy Suikastı, MOSSAD suikastları ve 11 Eylül saldırıları olmak üzere 10 bölüm yer alıyor.. Bu bölümlerde yazarın savunduğu iddialar basit bir komplo teorisi gibi laf dolması bilgilerle değil fiziki kanıtlar ve şahitler eşliğinde net bir biçimde ortaya koyuluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle son yıllarda Türkiye’de hızla yükselen bir trend haline gelen ”Hitler hayranlığı ve Türk nasyonal sosyalizmi” gibi kavramların ortaya çıkmasına bir cevap olarak Hitler’in tarihi kimliğinin arkasında yatan karanlık bağlantıları kaba hatları ile sizlere aktarmaya çalışacağım.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="249" width="325"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/5_2ESPCV-FE?version=3&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/5_2ESPCV-FE?version=3&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="325" height="249" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜNYAYI YÖNETEN AİLE: ROTSCHILD AİLESİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kişi Rotschild ailesinin adını bile bilmez.. Bu ailenin adı ne Forbes dergisinin düzenlediği ”Yılın Zenginleri” bölümünde yer alır ne de dünya jet-sosyetesinin partilerinde adları geçer.. Ancak birçok ülkenin diplomatı bu ailenin adını duydukları zaman beş dakika durmak zorundadır. Çünkü bu aile dünya tarihi sahnesinde 1590 yılından beri vardır ve dünya bu Yahudi ailesinin çok gizli faaliyetleri neticesinde bugünkü şeklini almıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kişi dünyada hiçbir ailenin böylesine bir gücü elinde tutabileceğine inanamaz.. Çünkü bir ailenin böylesine siyasi ve ekonomik bir gücü nasıl elde ettiğini anlayamaz.. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki aile derken üç-beş kişilik çekirdek bir aileden bahsetmiyorum. Roschild ailesinin bugün 1000-1500 civarında ferdi olduğu bilinmektedir. Bu aile fertlerinin her biri dünyanın gelişmiş olan ya da gelişecek olan ekonomilerine sahip olan ülkelerinde çok derin faaliyetler sürdürmek üzere dağılmışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada olan her siyasi ve ekonomik olan gelişmeyi İsrail devletinin çıkarlarına uygun düşecek şekilde düzenlemek en kutsal görevleridir.. Ailenin geçmişi 16.yüzyıla dayanıyor..Aile İngiliz Kraliyet Saraylarında kralın yaverliğini yapan bir aile olarak ortaya çıkıyor önceleri.. Kralın stratejik ve ekonomik danışmanlıklarını, izlemesi gereken siyasi tutumlarını ve dış politika stratejilerini bu aile belirliyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bununla da yetinmeyip kraliyet saraylarındaki tüm ihaleleri kazanarak bu ihaleleri başarıyla sonuçlandırıp hatırı sayılır bir servetin de sahibi oluyorlar.. Bu ticari faaliyetlerin yanı sıra yaptıkları her ticari ve siyasi faaliyetten yüklü komisyonlar da almayı ihmal etmiyorlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz saraylarındaki kariyerleri sayesinde kolayca kazandıkları astronomik paralarla tarihin ilk bankacılık faaliyetini gerçekleştirip, İngiliz çiftçilerine de astronomik faizlerle tarım kredisi vermeye başlıyorlar ve 50 sene geçmeden neredeyse İngiltere devletinden daha zengin bir hale geliyorlar.. Faaliyet alanını iyice geliştirip, derinleştiren Rotschild ailesi Avrupa’daki tüm imparatorlukların saraylarında söz sahibi olur hale geliyorlar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="249" width="460"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/8F4IGwuKdUQ?version=3&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/8F4IGwuKdUQ?version=3&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="460" height="249" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece İngiltere’de değil Avrupa’nın dört bir yanında tarımla uğraşan insanlara yüksek faizle kredi vererek, altın ve gümüş komisyonculuğu yaparak servetlerini iyice katlıyorlar.. Ekonomik gücü aklın ve mantığın sınırlarını zorlamaya başlayan Rotschild ailesi daha da karanlık ve karlı bir işe girişiyorlar. İşin adı ”Savaşa giren devletlere faizle borç vermek”.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işin ilk icraatını İngiltere-Fransa savaşında gerçekleştiriyorlar. İngiltere’ye savaşa girmesi için sermaye olarak 35 ton altını faizle borç olarak veriyorlar.. İngiltere, Fransa karşısında yeniliyor ve Rotschıld ailesine olan borcunu ödeyemiyor.. Bunun karşısında borcun oluşturduğu mükellefiyetten dolayı İngiliz Merkez Bankası yani Bank of England ödenemeyen borç karşılığında Rotschıld ailesine devrediliyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="249" width="460"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/q2Yjoi2_5pw?version=3&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/q2Yjoi2_5pw?version=3&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="460" height="249" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rotschıld ailesi İngiliz devletinin bu devir etme işlemini bir şartla kabul ediyor: ” İngiliz sterlinini kendilerinin basması şartı ile..”. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz hükümeti bu şartı o dönemde kabul etmek zorunda kalıyor ve İngiliz sterlinini basma yetkisi bir Yahudi ailesine veriliyor.. Görünüşte ekonomi hakkında pek bilgisi olmayan arkadaşlar için bu durum pek bir şey ifade etmeyebilir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para basma yetkisini başka bir kuruluşa yada şirkete vermek demek aynı zamanda ülkenin bağımsızlığını da bu kuruluşa satmak demektir.. Çünkü bir ülkenin bankası o ülkenin parasını basarken bastığı para karşılığında o ülkenin hazinesine değerli maden koymak zorundadır.. Örneğin Türkiye Merkez Bankası, devlet matbaasında 20 YTL basıyorsa eğer devlet hazinesinde 20 YTL değerindeki altını, elması ya da petrolü koymak zorundadır. Aksi halde basılan para kağıt parçasından başka bir şey olmaz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Rotschild ailesinin de yaptığı şey budur.. İngiliz sterlinini basarak İngiliz hükümetine faizle borç olarak vermiş ve karşılığında altın ve elmas almıştır.. Bu şekilde bir yılda 12,000 ton altın kar ettiği ekonomi tarihçileri tarafından bilinmekteydi. Rotschild ailesinin en büyük girişimi ise İngiltere ile Amerika’daki kolonilerin savaşı olmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş sırasında Rotschild ailesi çok gizli bir biçimde Amerikan kolonilerini desteklemişlerdir.. Amerika’nın İngiltere’ye karşı direnişini yöneten kişilere yüklü miktarda silah yardımı yapılmış, İngiltere’nin bu savaşta yenilmesinin sağlanacağı garanti edilmiş ve karşılığında kurulacak olan Amerika devletinin resmi para birimini basma yetkisi istenmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere ile savaş konusunda çok umutsuz olan başkan Washington ve ekibi bu karlı teklifi hiç düşünmeden kabul etmiştir ve böylece günümüzde tüm dünyada çok popüler olan Amerikan dolarını basma yetkisini alarak bir hayli karlı bir işe imza atmışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaşı Amerikan kolonileri kazanmış ve İngiltere Amerika’dan elini ayağını çekmek zorunda kalmıştır..İngiltere-Amerika savaşından yenik çıkan İngiltere bu sefer Amerika’ya yardım ettiğini düşünerek Fransa’ya saldırmıştır.. İngiltere, Rotschild ailesinin kendilerine finansal destekte bulunacağına güvenerek bu savaşa girdiyse de Rotschild ailesinden umdukları desteği bulamamışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rotschild ailesi el altından Fransa’yı destekleyerek Amerikan kolonilerinin bağımsızlığını garanti etmek istemiştir..Bir taraftan da bu aile İngiliz borsası üzerinde spekülasyona girişmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere-Fransa savaşı sırasında borsada müthiş bir hareketlenme olmuş ve borsaya oynayan halk İngilizlerin savaşı kazanacağını düşünerek girişimlerini arttırmışlardır Bunu fırsat bilen Rotschild ailesi ”İngilizlerin savaşı kazandığı” iddiasını ortaya atarak İngiliz halkının her şeyini borsaya oynamasını sağlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak generaller ve ordudan geriye kalanlar İngiltere’ye döndüğünde gerçekler ortaya çıkmış ve İngiltere’nin savaşta kaybettiği ortaya çıkmıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Borsa nominal seviyesi, herkesin malını kurtarmaya çalışıp mal hisselerini geri almaya çalışmasından dolayı anormal derecede yükselmiş ve böylece kağıtları elinde tutan Rotscild ailesi bu ticaretten en karlı çıkan isim olmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiliz tarihçilerin ”Kara eylül” diye nitelendirdiği bu olay ile Rotschild ailesi adeta İngiltere devletinin mülkiyetini ele geçirmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ekonomik faaliyetleri sonucu iyice gelişen Rotschild ailesi, kenan diyarında Tanrı’nın kendilerine vaad ettiği kutsal İsrail devletini kurmak için gerekli olan şablonu hazırlamaya başlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="249" width="360"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube-nocookie.com/v/47WM2BhklmM?version=3&amp;amp;hl=en_US"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube-nocookie.com/v/47WM2BhklmM?version=3&amp;amp;hl=en_US" type="application/x-shockwave-flash" width="360" height="249" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı devletinin parçalanması için gerekli olan her şeyi yapmışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı devletine komşu olan ülkeleri sürekli olarak finanse ederek Osmanlı’ya karşı savaşmaları için kışkırtmışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylelikle sudan bahanelerle Osmanlıya saldıran Rusya, Avusturya ve diğer komşu devletler, Osmanlının askeri ve ekonomik güç bakımından iyice yıpranarak azınlıkların ayaklanmasını sağlamışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı devleti nereye koşacağını şaşırmış ve neticede azınlıkların ayaklanarak ayrı ayrı devletler kurmasına engel olamamışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlının en çok dış borcu Rotschild ailesinin sahibi olduğu Bank Of England bankasınadır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti, Rotschild ailesine olan borcunu ödeyecek durumda olmadığından Rotschild ailesi bunu fırsat bilmiş Osmanlıya iğrenç bir teklifte bulunmuşlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sultan2. Abdulhamit ile görüşen Lord Baron Rotschild ”Kudüs şehrinin, Filistin’in, Suriye’nin ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin yeni kurulacak olan Yahudi devletine verilmesi karşılığında Osmanlı devletinin tüm dış borcunu silme ve balkanlarda, Afrikada kaybettikleri toprakları geri verme” teklifinde bulunmuş ancak Abdulhamid teklifi şiddetle reddetmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdulhamid, dinen böyle bir tutum sergileyerek büyük bir sevaba girmişse de Osmanlı devletinin yıkılma sürecini hızlandırmıştır Daha sonraları Enver Paşa, Abdulhamid’in bu tutumunu tarihi bir hata olarak değerlendirmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Enver Paşa’ya göre Kudüs şehri ve Kenan diyarı Yahudilere geçici olarak verilmeli ve Osmanlı tekrar eski gücüne kavuştuktan sonra bu topraklar geri alınmalıydı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulu önder Atatürk’e göre ise Osmanlı devleti böyle bir şey yapmış bile olsaydı yıkılmaktan kurtulamazdı çünkü Osmanlı üzerine korkunç oyunlar oynanıyordu. üstelik devlet her kademesi ile adeta kokuşmuş bir haldeydi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlatılan bu süreçlerden sonra Rotschild ailesi 1.Dünya savaşının çıkmasında çok aktif bir şekilde rol almış ve savaşın çıkması için gerekli olan tüm tezgahı sağlamıştır &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rotshıld ailesinin hesaplarına göre: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.Dünya savaşı ve Arabistanlı Lawrence’in faaliyetleri Arapların birçok parçaya bölünmesi İsrail devletinin kurulması için yeterliydi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaş gerçekleşmiş, Almanların önderliğindeki İttifak devletleri grubu savaşı kaybetmişlerdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rotschild ailesinin tüm hesapları tutmuş ve İsrail devletinin resmi kuruluşunun ilan edilmesinden başka bir şey kalmamıştı ortada.. Ancak tarihi rüyaya çeyrek kala Rotschild ailesi ayrıntılarda küçük bir hesaplama hatası yaptığını farkedememişti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail devleti kurulmaya hazırdı tamam ama; dağ ve ovalardan ibaret olan İsrail topraklarında kim yaşayacaktı? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli olarak gelişmiş Avrupa kentlerinde yaşamış olan Yahudiler İsrail’de yaşamaya nasıl ikna edilecekti?? Esas sorun buydu.. Bu sorunun giderilmesi için Rotschild ailesi radikal kararlar aldı ve yeni bir savaş için gerekli olan ortam hazırlanmaya başlandı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KUKLA DİKTATÖR HİTLER’İN ORTAYA ÇIKIŞI VE 2.DÜNYA SAVAŞI: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya devleti Birinci Dünya savaşından adeta bir enkaz halinde oldukça demorolize bir biçimde çıkmıştı.. Devlet tüm ekonomik ve askeri gücünü savaş sonrasında kaybetmişti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tüm bunlara ilave olarak birde çok ağır yaptırımlar içeren savaş tazminatı anlaşmalarına imza atmışlardı… Ancak Almanya’nın borçlu olduğu ülkelerin merkez bankalarının %85′i Rotschild ailesine ait olduğundan Almanya sadece Yahudi Rotschild ailesine borçluydu.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rotschild ailesi Almanların bu yüklü borcun onda birini dahi ödeyemeyeceklerini adı gibi biliyordu.. Rotschild ailesi enkaz halindeki Almanya’ya Alman merkez bankasının kendilerine devredilmesi karşılığında dış borçlarının silinmesini teklif ediyordu ve Almanlar borcu ödeyemeyeceklerini bildikleri için teklifi kabul etmek zorunda kalıyorlardı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu durum sonun başlangıcıydı.. Bırakın savaşacak parayı ve silahı, savaşta asker olarak kullanılacak erkek vatandaşı bile kalmayan Alman devleti enkaz haldeyken tekrar sivirlerek tüm dünyaya kafa tutacak gücü nereden ve nasıl bulabilirdi?&amp;nbsp; Bunun için ancak Tanrının yardımı gerekirdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak onlar intikam için plan yapmadan Rotschild ailesi onlar için çok gizli bir plan yapmıştı bile.. Bu plana göre sahte ama çok inandırıcı bir faşizm rüzgarı Avrupa’da esecek ve Yahudilere en ince ayrıntısına kadar planlanmış bir şekilde şiddet ve baskı uygulanarak İsrail’e göç etmeye mecbur bırakılacaklardı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu planın ilk parçası Almanya’nın ekonomisinin ayağa kaldırılması ve Almanya’nın hızla silahlanmasının sağlanmasıydı.. Almanya yıllar boyu A’dan Z’ye her konuda finanse edilmiş, 2.dünya savaşında savaşmak üzere neredeyse çocukluktan askerler yetiştirilmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muazzam bir ekonomik ve askeri güce kavuşan Almanya’nın başına ise 1.Dünya savaşında er olarak savaşan fanatik milliyetçi Hitler getirilmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya ise Almanya’da başlayarak tüm dünyayı etkisi altına alan ve adına faşizm denilen rüzgarın etkisi altında kalmış ve iktidara Mussoloni gelmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mussoloni’nin iktidara gelmesi Rotschild ailesinin bir planı değil kendiliğinden gelişmiş bir olaydı ama bu durum Rotschild ailesinin ekmeğine yağ sürmüştü.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hitler iktidara gelir gelmez müthiş hitap yeteneği ve ürkütücü karizması ile Alman halkını yediden yemişe peşinden koşturmuştur.. Hitler’in konuşmalarında ve toplantılarında ise şaşırtıcı bir biçimde ana hedef Yahudilerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hitler’in iktidara gelmesinden önce kardeş gibi bir arada yaşayan Alman ve Yahudi halkları birbirlerine hiçbir zararlarının dokunmamasına rağmen oluşturulan yapay kaos ortamı yüzünden birbirleri ile kanlı bıçaklı hale gelmişlerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaştan önce Yahudi işadamlarına Nazi gençlerinin düzenlediği saldırılar, ev kundaklamalar ve cinayetler ortamı iyice germiştir.. Zengin olan Yahudiler bir yolunu bulup Almanya’yı terk etseler de fakir olan zararsız Yahudiler bir yere gidecek paraları olmadığından oldukları yerde kalakalmışlardı .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O dönemler savaş dönemleri olduğundan Almanya’nın dışına çıkmak için büyük paralar ve bazı önemli bağlantılar şarttı.. Fazla gereksiz detaya girmeden Hitler savaşı başlatmış ve Almanya’nın sahte intikam harekatı başlamıştı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya savaşın ilk yıllarında anormal bir başarı göstermiş ve Fransa, Yugoslavya, Çekoslovakya, Avusturya ve Belçika gibi ülkelerin tamamını çok kısa sürede ele geçirerek Nazi ordularının gücünü ortaya koymuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle Paris kentine 2 saatte giren Nazi orduları İngiltere ve İspanya’nın iyice ürkmesine neden olmuştur..İngiltere’yi hava saldırıları ile darmadağın eden Nazi orduları bir taraftan da sözde Yahudi soykırımı yapmaya başlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahudiler bir bir katledilmiş ve imha fırınlarında yakılmıştır.. Ortada öyle korkunç bir ortam vardır ki savaştan sonra bölgeyi teftişe gelen Amerikalı generaller bile uçaklarından iner inmez havadaki pis kokudan dolayı hava alanına kusmuşlardır.. Havadaki pis kokunun nedeni ise sürekli olarak yakılan insan cesetleri ve çürümüş cesetlerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savaştan sonra tam bir korku ülkesine dönen Almanya’da ortaya atılan iddialara göre neredeyse hiç Yahudi bırakılmamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Sovyet araştırmacılar durumun hiç de öyle olmadığını savaşta katledilenlerin sadece %15′in Yahudi olduğunu net ve çarpıcı belgelerle kanıtlamışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu belgelere göre savaşta öldürülenlerin çoğu çingene ve Polonyalılardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye kalan zengin Yahudiler Rotscild ailesinin kurduğu paravan şirketler aracılığı ile Amerikan askerleri denetiminde gizlice Amerika’ya değil İsrail’e kaçırılmışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail’e getirildikleri dönemden İsrail devleti kuruluncaya kadar olan süreçte tabiri caizse Allah’ın dağında prefabrik usulü yapılmış evlerde kalmışlar ve büyük zorluk çekmişlerdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçmak için girişimlerde bulunanlar ise Tevrat’ın emrettiği bir biçimde idam edilmişlerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neticede yaratılan sahte milliyetçi bir hava ile sözde Yahudi soykırımı yapılmış, tüm dünyada Yahudilere yönelik şiddet eylemlerine girişilmiş ve Yahudiler İsrail’e göç etmek zorunda bırakılmışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani Rotschild ailesi 1.Dünya savaşında yarım bıraktığı işi 2.Dünya savaşında tamamlayabilmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşırı dindar bir aile olan Rotschild ailesi kendilerine göre Tanrı’ya olan sözünü yerine getirmişlerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞKAN KENNEDY’NİN ORTADAN KALDIRILMASI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.Dünya savaşından sonra kurulan İsrail devleti’nde her şey 1960 yılında John Fitzgerald Kennedy’nin Amerikan başkanı olmasından sonra değişmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy Amerikan tarihinin en genç başkanıdır ve aynı zamanda Amerikan başkanı olmuş ilk Katolik kişiydi Kennedy’den önce Amerika’da Katolik bir başkan hiçbir zaman olmamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;John F Kennedy’nin babası olan Joseph Kennedy de politikacı olup aynı zamanda İngiltere büyükelçiliği yapmış olan Katolik bir büyükelçiydi.. Ne babası, ne de başkan Kennedy Yahudilerle iyi geçinemiyorlardı .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası büyükelçilik yaptığı dönemde Londra’da Yahudilerin boy hedefi haline gelmiş ve çeşitli saldırılara maruz kalmıştır.. Kennedy de Amerika’da başkan seçilmeden önce Sigmund Rotschild’in kendisine yapmış olduğu ”başkan seçildiğinde orta doğuda İsrail tarafını tutan bir politika izlemesi karşılığında milyonlarca doları bulan seçim kampanyası masraflarını karşılayacaklarını belirtmiştir..” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak Kennedy böyle bir teklifin bir daha kendisine yapılmamasını rica etmiş ve kendisini hakarete uğramış gibi hissettiğini belirttirmiştir.. Kennedy İsrail lobisinin Amerikan devleti üzerindeki faaliyetlerinden anormal derecede rahatsız bir politikacıydı. Kennedy’e göre lobilerin Amerikadaki faaliyetleri Amerikan bağımsızlığına vurulmuş bir darbeydi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENNEDY İLE İSRAİL BAŞKANI BEN GURİON’UN NÜKLEER KAVGASI : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail kurulduğu günden beri Ortadoğu’da hep bir süper güç olma hayali ile hareket etmiştir.. Bu yüzden İsrail Devleti Ortadoğu’da hızlı bir ”nükleer silahlanma programı” izlemeye başlamıştır İsrail’in Dimona çölünde kurduğu nükleer santralinde peynir-ekmek gibi atom bombası ve nükleer başlıklı füzeler üretmesi özellikle başkan Kennedy’i anormal derecede rahatsız etmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail’in nükleer füzelerinin Ankara, İstanbul, Şam, Tahran, Bağdat ve Riyad gibi şehirleri vuracak kapasitede ve menzilde olması Kennedy yönetimini önlem almaya mecbur bırakmıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy, Ben Gurıon’a yazdığı sert bir uyarı mektubunda ”İsrail’in nükleer programını durdurmaması durumunda Amerikan yönetiminin yaptırım uygulamaktan kaçınmayacağını belirtmiştir”.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben Gurıon da cevap olarak gönderdiği mektupta Kennedy’e ”genç adam” diye hitap etmiş ve bazı ağır ithamlarda bulunmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mektuplaşmalar iyice çığırından çıkmış ve hakaretleşmeye dönüşmüştür..Bu durum üzerine tepki olarak Ben Gurion istifa etmiştir.. Ünlü Yahudi politikacı Henry Kissenger ”İsrail’in nükleer programına son vermesi İsrail’e büyük zarar verir” diyerek Kennedy’i ikna etmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy bununla da yetinmemiş 4 Haziran 1963′te Amerikan temsilciler meclisine danışarak çıkarttığı 11110 sayılı kanunla Amerikan dolarını basma yetkisini Rotshild ailesine ait olan Federal Reserve Bank’ın elinden alarak Amerikan Merkez Bankası’na vermiş ve ”bir ülkenin parasının denetimin şahısların elinde olmasının büyük bir sorun olduğunu” belirterek kendi sonunu hazırlamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federal Reserve Bank ve dolar İsrail’in en büyük gelir kaynağıdır tabiri caizse şah damarıdır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy, doları basma yetkisini Federal Reserve Bank’ın elinden alarak adeta İsrail’in şah damarını kesmiştir.. Neticede İsrail için Kennedy’nin etkisiz hale getirilmesi farz olmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy’nin seçimleri kaybetmesini beklemek boş bir umuttu çünkü Kennedy halktan büyük destek görüyordu.. Kennedy’e seçimler kaybettirilse bile sonradan kazanması yüksek ihtimaldi.. Üstelik Kennedy’nin kardeşi de gelecek vaad eden bir polikacıydı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada hiçbir aile böylesine politik bir gücü elinde tutmayı başaramamıştı.. Tek bir çare gözüküyordu.. O da suikasttı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy bir şekilde öldürülürse Amerikan yasaları gereği yerine yardımcısı&amp;nbsp; getirecelecekti.. Kennedy’nin yardımcısı Lyndon Johnson’dı.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Johnson tam bir İsrail taraftarıydı.. Kendi politik hırsları yüzünden İsrail’e gözünü kırpmadan yardım edebilirdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik Kennedy ile hiç iyi geçinemiyordu, söylentilere göre Kennedy kendisini kovmaya çalışıyordu.. İsrail Kennedy yok etmek için suikast kararı alır ve kararı Amerikan derin devleti için derin bağlantılarını kullanarak çok gizli bir biçimde uygulamaya koyar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy’i öldürmek için en uygun ortam seçim kampanyaları için geleceği Dallas’tır.. Dallas’ta her zamanki gibi üstü açık araba ile halkı selamlayacak olan Kennedy’i korumakla görevli CIA ajanları özel olarak ayarlanacak ve başkanın güvenliği sabote edilecekti.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylece suikast çetesi Kennedy’i rahatlıkla Öldürebilecekti Suikast çetesi için değişik rivayetler vardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimileri Kennedy’i Fransız suikast çetesinin öldürdüğünü, kimileri ise kübalı sürgünlerin öldürdüğünü iddia eder ancak kesin olan bir şey var ki Kennedy’i öldürenler çok profesyonel ve acımasız keskin nişancılar (sniper)’lardan oluşan bir suikast timidir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy Dallas’ı ziyaret etmeden önce akşam yani 21 Kasım 1963 akşamı Dallas’ta gökten boşalırcasına yağmur yağmıştır Ancak şehir halkı buna rağmen başkanı en iyi şekilde karşılamak için elinden geleni yapmıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22 Kasım 1963 sabahı Washington D.C’den Air Force One uçağı ile Dallas’a gelen başkan Kennedy ve eşi, sabah 9′ta şehir merkezinde Dallas valisi Connaly ile birlikte kahvaltı ettikten sonra üstü açık bir Limuzin’e binerek halkı selamlamaya başlamışlardır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 6 aracın olduğu kortejde en son arabada başkan Kennedy ve vali Connaly vardır.. Önde motosikletli SS korumalar ve yanda CIA ajanlarının bulunduğu arabalarla Kennedy’nin arabası Kortejle birlikte Elm caddesinden Houston’a doğru beklenmedik bir dönüş yapar… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada silah sesleri yükselmeye başlar.. Polisler telsizle anons etmeye başlar.. ”Korteje ateş ediyorlar yere yatın” diye.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 6 el silah sesi duyulur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci mermi arabayı komple ıskalar ve alt geçitte bekleyen Edmund Harris adındaki taksi şoförünün kulağını parçalar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci mermi Kennedy’i tam omzundan vurur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üçüncü mermi Kennedy’i ıskalayıp ön koltuktaki vali Connaly’i omzundan vurur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dördüncü mermi Kennedy’i boynundan vurur, aynı mermi başkanın vücudundan çıkıp Vali Connaly’i sırtından vurur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşinci mermi arabayı ıskalayıp dikiz aynasını kırıp dışarı çıkar.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve Altıncı mermi… &lt;br /&gt;Altıncı mermi başkan Kennedy’i tam kafasından vurur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkanın kafasını parçalayan mermi bulunamaz.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suikasttan sonra yapılan araştırmalarda Kennedy’i sözde komünistlerden vatan haini Lee Harvey Oswald’ın vurduğu iddia edilir.. Ortada altı mermi olmasına rağmen Oswald’ın tek katil olduğu görüşüne verilir..&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İddialara göre Oswald Texas Okul kitapları bürosunun altıncı katındaki pencere dibinden İtalyan yapımı Manlicher Caracano marka sniper tüfeği ile başkan Kennedy’i ve Vali Connaly’i altı kez vurarak başkanı öldürmeyi başarmıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözde suikastçı sniper Lee Harvey Oswald’ın vurduğu başkan Kennedy feci şekilde can vermiş ve Lee Harvey Oswald apar topar hapsi boylamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadaki deliller birden çok keskin nişancının olduğunu göstermesine rağmen İsrail denetimindeki Amerikan derin devleti suçu Lee Harvey Oswald’ın üzerine atarak delilleri bir bir yok etmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suikasti gören 57 kişi ya bir kaza ile ya da intihar ile ölü bulunmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lee Hervey Oswald ise suikasttan iki gün sonra mahkeme çıkışında yüzlerce FBI ajanı ve polisin arasında yahudi bir bar işletmecisi olan Jack Ruby tarafından öldürülmüştür.. Bu Amerikan milliyetçisi Yahudi Lee Harvey Oswald’ı öldürmesinin nedenini ise ”komünistlerden Amerikanın aldığı intikam” olarak yorumlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden çok keskin nişancı tarafından vurulan Kennedy’nin otopsisini Amerikan ordusundaki üst düzey amiral ve generaller yürütmüş ve otopsideki suikast delillerini bir bir sabote etmişlerdi.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailesi Kennedy’nin kafasının kesilerek incelenmesini ve böylelikle gerçek suikastçıların bulunmasını istediğinde ise Amerikan birimleri konuyu şiddetle reddetmişlerdir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy apar topar gömülerek konu örtbas edilmiştir.. Başkan Kennedy’nin suikast sonucu öldürülmesinden sonra başkan adayı olan kardeşi senatör Robert Kennedy de bir basın toplantısı sırasında İsrail işbirlikçisi Filistinli bir genç tarafından kurşunlanarak öldürülmüştür… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KENNEDY SUİKASTİNİN SONUÇLARI: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy’nin kapattığı İsrail Dimona çölündeki nükleer santrali tekrar açılmış ve İsrail nükleer silah üretimine eskisi gibi iyice hız vermiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Federal Reserve Bank’ın elinden Amerikan dolarını basma yetkisini alan başkan Kennedy’nin çıkarttığı 11110 sayılı kanun iptal edilmiş ve Amerikan dolarını basma yetkisi tekrar Rotschild ailesine ait olan Federal Reserve Bank’a verilmiştir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.Dünya savaşından sonra ılımlı ve sakin bir politika izleyen Amerika devleti özellikle Kennedy suikastından sonra soğuk savaş sürecini de başlatmıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika ile Sovyet Rusya arasındaki soğuk savaştan tüm dünya devletleri çok olumsuz yönde etkilenmiştir.. Amerika ile Sovyet Rusya arasındaki silahlanma rekabeti adeta bir sidik yarışına dönmüştür.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika tüm dünya genelinde emperyalist faaliyetlerine hız vermiş ve Vietnam’a saldırmıştır.. Vietnam’da binlerce kişinin ölmesine ve birçok ülkenin bu savaştan dolaylı olarak zarar görmesine neden olmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’da İsrail lobisi ise iyice pervasızlaşmış ve yönetimde söz sahibi olmuştur.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika İsrail devletinin yaptığı katliamlara sesini çıkaramaz hale gelmiş ve İsrail ile suç ortaklığı yapmaya başlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En basitinden örnek vermek gerekirse: &lt;br /&gt;İsrail devletinin çok gizlice yürüttüğü ”Samuel Vanunu’yu kaçırma operasyonu” na istemeden şahit olan bir Amerikan Firkateynindeki 23 deniz piyadesi İsrail hücum botları tarafından açılan ateşle öldürülmüştür.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Denize düşüp kaçmaya çalışan askerler bile İsrailliler tarafından öldürülmüştür.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın basına sızmasına izin verilmemiş ve Yahudilerin kontrolündeki Amerikan basını konuyu haber bile yapmamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;CIA tüm dünyada ”komünizmle mücadele” doğrultusunda adına GLADIO denilen ve Beyrut’taki gerilla kamplarında eğitilen katillerden ve paralı askerlerden oluşan gizli bir ordu hazırlamış ve bu paralı katilleri maaşa bağlayarak dünyanın her yerinde komünistleri ve sol düşüncelileri öldürmekle görevlendirmiştir… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bağlamda Türkiye’deki sağ-sol çatışmaları, siyasi amaçlar için işlenen cinayetler, katliamlar, terörist eylemler, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesi ve 12 Eylül darbesi hep Gladio’nun eserleridir..&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gladio ordularının kurulması ne tesadüfse Kennedy suikastından hemen sonraya denk gelir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerika’nın büyük Ortadoğu projesi başlamıştır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Ortadoğu Projesinin diğer adı ise Büyük İsrail Devleti projesidir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kennedy suikastından sonra Büyük İsrail Devleti Projesine hız verilmiştir.. Büyük İsrail Devleti Tevrat’ta Tanrı Yehova’nın Yahudilere vaad ettiği topraklardan oluşmaktadır.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 Eylül saldırıları, Münih’teki eylemler ve daha birçok terörist eylem aslında Büyük İsrail Devleti projesinin bir parçasından başka bir şey değildir.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük Ortadoğu projesi yeni bir şey değil.. &lt;br /&gt;Yüzyıllardır var olan bir proje… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlıların yıkılması, Arapların parçalanarak bir sürü ülkeye bölünmesi, Türkiye'deki terör eylemleri ve istikrarsızlık ve Irak, İran gibi ülkelerin periyodik olarak neredeyse her on yılda bir sorun çıkarması rastlantı olmasa gerek !!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2769129440414257012?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2769129440414257012/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/dunyay-yoneten-yahudi-ailesi-rotschild.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2769129440414257012'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2769129440414257012'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/dunyay-yoneten-yahudi-ailesi-rotschild.html' title='Dünyayı yöneten Yahudi ailesi:  Rotschild...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-D7aKa24djfI/Tgo7pr3zivI/AAAAAAAANl4/E3m9HCymgck/s72-c/siyon_uclu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6227075713320008981</id><published>2011-07-01T15:16:00.002+03:00</published><updated>2011-07-01T15:34:23.600+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahmet altan başbakanla mahkemelik'/><title type='text'>Gerçek ucubeler dalaşıyor...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-gMpakonhyoI/Tg23JOtWa0I/AAAAAAAANmQ/ijQMlpsxhEw/s1600/678D6526D36A-142.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/-gMpakonhyoI/Tg23JOtWa0I/AAAAAAAANmQ/ijQMlpsxhEw/s200/678D6526D36A-142.jpg" width="190" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;İnsanoğlu böyledir,çıkarlarına ters düşüldü mü birbirlerini yemeye başlarlar,Birbirinin değirmenine su taşıyan bu muhteşem ikili ne oldu da şimdi mahkemelerde hesaplaşır oldular,aşağıdaki Taraf gazetesine ait belgeyi 2009 yılında diğer&amp;nbsp;sayfalarımda paylaşmıştım,AKP nin bu gazeteyi kendi amaçlarına hizmet etmesi için Devletin kasasından nasıl desteklendiğinin bir ispatı idi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi aşağıda Ahmet Altan'nın mahkemedeki savunmasını okuyacaksınız,ama şaşırmayın,bu iki yüzlülüğün bir resmidir,aman dilemekle aba altından sopa göstermek gibi,önce Şeytanı bir Melek göstereceksiniz sonra çıkar muslukları kısılınca Şeytanı yeniden tarif edeceksiniz,şimdi adama sormazlar mı daha önceleri nerelerdeydin diye,günahına girdiğiniz bunca masum insanın ahı elbette çıkacaktır,Melekle Şeytan arasında mekik dokurken gerçek ucubeleri halktan saklamanın bir bedeli olmalı değil mi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: 180%; font-weight: bold;"&gt;&lt;img alt="" height="200" src="http://img03.blogcu.com/images/g/a/z/gaziler54/fe73797bd55fb654d9a3943bccc5a611_1267275687.jpg" width="270" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bu papazın ve akp nin gerçek yüzünü görün&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;&lt;span style="color: red; font-size: 180%; font-weight: bold;"&gt;BU BELGE GÜNDEMİ SARSACAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Tarih 15 Ocak 2007…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin hazineye yaptığı başvuru kabul ediliyor. Şirket, yapacağı yeni yatırımlar için hazineden teşvik alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam 3 trilyon 653 milyar 543 milyon Eski Türk Lirası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani günümüzün parası ile yaklaşık 4 milyon TL.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne için alıyor Alkım Yayınları bu teşviki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İthalat mı yapıyor? İhracat mı yapıyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, hiçbiri için değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yatırım yaptığı için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yatırımı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’nin yaptığı özel bir tesis için bu yardım alınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne tesisi belirtilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Ancak 85530 No’lu teşvik belgesinde tesiste nelerin olacağı belirtiliyor:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;“120 KİŞİLİK Okuma Bölümleri,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;48 KİŞİLİK Okuma Tiyatrosu,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;72 KİŞİLİK Seminer Salonu, Sergi Salonu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;3 ADET Çalışma Odası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;5 ADET Aktivite Odası”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Bu kadar da değil, bu yeni tesiste tam 100 kişi istihdam edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;100 kişinin çalışacağı bu dev tesis ne olabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin merak ettiği dev tesis için şirketin verdiği adres “Mühürdar Caddesi no.60 Kadıköy/İstanbul”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, daha önce Alkım Kitabevi’nin olduğu bu adreste yeni olarak ne kuruluyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşvikten tam 10 ay sonra, 15 Kasım 2007 tarihinde Taraf Gazetesi kuruluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kısım medya vergi cezaları ile baskı altına alınırken, Taraf’ın kuruluşu öncesinde Alkım Basım Yayın Dağıtım Ticaret Ltd. Şirketi’ne can suyu hazine tarafından veriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taraf Gazetesi, aldığı siyasi destek, basıldığı matbaa, yapılan dağıtım, yandaş şirketler tarafından verilen yardımlar dışında ilk desteğini hazineden alıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası Taraf, AKP’nin kucağına doğuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;span style="color: red; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;İşte olay yaratacak o belge:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_a2eyQ3eBMKg/S4glRj_QKuI/AAAAAAAAALY/O6ARpN1axV4/s1600-h/TARAF-3.aspx" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442641133325789922" src="http://1.bp.blogspot.com/_a2eyQ3eBMKg/S4glRj_QKuI/AAAAAAAAALY/O6ARpN1axV4/s400/TARAF-3.aspx" style="cursor: pointer; display: block; height: 267px; margin: 0px auto 10px; text-align: center; width: 400px;" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: goldenrod;"&gt;&amp;nbsp;&lt;span style="font-size: 130%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;span style="font-family: verdana; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size: large;"&gt;Sanırım Türk Silahlı Kuvvetlerine saldırının, ABD nin BOP Eş başkanı olduğunu 31 kez itiraf eden RTE ve Hükümet tarafından yürütüldüğünü bu belge anlatıyordur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Kars'daki heykelin yıktırılması ile ilgili olarak yazdığı "Kof Kabadayılı yazısından dolayı RTE tarafından mahkemeye verilen Ahmet Altan'ın dün ki mahkemedeki savunması :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Sayın Yargıç, Beni buraya, hapse atılmamı isteyerek gönderen adam, bu ülkeye çok yararlı hizmetleri olmuş, değerli bir adamdır.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;*Kendisi de sıkıntı çekmiş, yargılanmış, hapis yatmış biridir. &lt;br /&gt;*Benim hapsedilmemi isteyen adam, bu ülkenin başbakanıdır.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;*Çeşitli acılar, zulümler, düşmanlıklar, yenilgiler görmüş, hepsinin&lt;br /&gt;altından kalkabilmiş bir adamdır.*&lt;br /&gt;&amp;nbsp;*Ne yazık ki yenilgiler karşısında güçlü duran nice insan, zaferlerin&lt;br /&gt;ağırlığını taşıyamamış, sarsılmış, yolunu şaşırmış ve kendi galibiyetiyle yaralanmıştır. &lt;br /&gt;*Benim hapsedilmemi isteyen bir zamanların mahkumu, şimdi'nin başbakanı da kendi galibiyetinin yaralarını taşıyor bugün.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;*Bir zamanlar şiir okuduğu için sistemin efendileri tarafından hapsedilmiş bir kurbanın, kendisi iktidara geldiğinde yazarların hapsedilmesini isteyen birine dönüşmesi, o adamın geçtiği yollarda yaşadığı yenilgilerden değil,zaferlerden dolayı yolunu şaşırdığını gösterir.&lt;br /&gt;*Bugün bu gerçek, bu davanın kendisinden de, benim hapsedilmemden de daha büyük bir önem taşıyor, çünkü bu başbakan yeni bir zafer kazanmaya hazırlanıyor.&lt;br /&gt;*Taşımakta zorlanacağı yeni bir zaferi daha olacak.&lt;br /&gt;*Ben, bunun bedelini, başta kendisi olmak üzere bütün ülkenin ödemesinden çekindiğim için kendisini uyarmak istedim.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;*Bugün benim burada yazdığım bir yazıdan dolayı sanık sandalyesinde oturmama yol açan mesele, başbakanın bir heykel hakkındaki haksız, yersiz, haddini fevkalade aşan bir hüküm vermesiyle başladı.&lt;br /&gt;*Kars'taki bir heykele "ucube" diyerek yıkılmasını istedi.&lt;br /&gt;*Kendisi hakkında yazılmış bir yazı karşısında gösterdiği tepki, o yazıyı yazanın hapsedilmesini istemek olacak kadar kendisini önemseyen biri, bir başkasının eseri hakkında bu kadar rahatça aşağılayıcı sözcükler kullanabiliyorsa ve bunu doğal buluyorsa, o adam kendisini kutsallaştırmaya, başkalarını ise saygıyı hak etmeyen insanlar olarak görmeye başlamış emektir.&lt;br /&gt;&amp;nbsp;*Ölçüleri böylesine şaşmış biri başbakansa, bu ölçü şaşırması herkes için bir sorun anlamına gelir. &lt;br /&gt;*Ülkemiz çirkin heykellerle, çirkin binalarla dolu, şehir meydanlarında&lt;br /&gt;fevkalade kötü yapılmış Atatürk heykelleri, her yanda inançlı insanların da yakınmasına neden olan estetik yoksunu camiler var.&lt;br /&gt;Başbakan, çirkin bulduğu herhangi bir Atatürk heykeline ya da camiye "ucube" diyebilir mi, onları yıktırtabilir mi, cesareti buna yeter mi? onlara dokunamayan birinin sahipsiz bir heykeltıraşın heykelini aşağılayarak yıktırtması nasıl tarif edilebilir? İçi boş gösterişçi bir yiğitlik, kof bir kabadayılıktır bu, kolay bir hedef seçip onun üzerinden çıkar sağlamaktır.&lt;br /&gt;*Ayıplanması, kınanması, eleştirilmesi gereken bir davranıştır.*&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;*Bir başbakan "beğenmedim" diyerek bir heykeli nasıl yıktırır? Hangi hakla&lt;br /&gt;&amp;nbsp;yıktırır? Allah muhafaza bu başbakan roman okumaya başlarsa ne olacak, bir düşünün. &lt;br /&gt;*Başbakan beğenmediği için Madam Bovary'i, kocasını aldatan bir kadını anlattığı için Anna Karenina'yı meydanlarda mı yakacağız? Sokaklarda henüz kitap yakmamayı, başbakanın roman okumamasına mı borçlu olacağız? Başbakan kendini her türlü eser hakkında hüküm verecek kadar yetkin ve beğenmediği&lt;br /&gt;&amp;nbsp;her şeyi yok ettirecek kadar güçlü görüyorsa, Türkiye'de bütün sanat&lt;br /&gt;&amp;nbsp;eserlerinin kaderi başbakanın iki dudağı arasına mı sıkışacak? Buna itiraz etmeyecek miyiz? Buna isyan etmeyecek miyiz? Boyun mu&amp;nbsp; böyle bir hoyratlığa? Kendini tek merci olarak gören biri mi belirleyecek bütün sanatçıların ve eserlerinin kaderini? Ben bunu kabul etmem&lt;br /&gt;&amp;nbsp; *Bunu kabul edeceksin, sineye çekeceksin, buna öfkelenmeyeceksin, karşı çıkmayacaksın diyerek beni hapisle tehdit eden başbakanla savcı, korkutmak için kendilerine başkasını bulsunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Onların gücü yetmez beni korkutmaya.&lt;br /&gt;*Ben bu ülkede kimsenin kaderi, bir insanın iki dudağı arasına sıkışmasın istiyorum, ben bu ülkede herkesin özgür olmasını, fikirlerini söylemesini, ibadetini yapabilmesini, eserlerini yaratabilmesini, dilini konuşabilmesini,istediği gibi giyinip, istediği gibi fikirlerini söyleyebilmesini savunuyorum.&lt;br /&gt;*Başbakan neyi savunuyor? Bir heykeli tek emirle yıktırabilen biri neyi&lt;br /&gt;savunabilir? Heykeli yıktırılan heykeltıraşı kim savunacak bu ülkede, kim ona sahip çıkacak, kim adalet isteyecek, kim güçsüz birinin gadre uğramasına engel olacak? Bir zamanlar bu soruların cevabı olarak bu ülkede çok insan bu başbakanın adını söylüyordu, bugün bunu söylemek çok zor.&lt;br /&gt;*Referandumu öylesine büyük bir zafer kazandı ki başbakan, omuzları o zaferin ağırlığını taşımaya yetmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Aradan daha altı ay geçmeden heykelleri yıktırtmaya başladı.*&lt;br /&gt;*Eskiden durduğu yerden öylesine savruldu ki bu insan, bütün dindarlığına,bütün inancına, yaptığı bütün dini vurgulara rağmen bugün Hazreti Muhammed'in bir hadisi söylendiğinde bunu hakaret olarak kabul ediyor.*Bir hadisten gocunan dindar Müslüman, ne o hadisten, ne o hadisi söyleyenden kuşku duymalı.&lt;br /&gt;*O insanın kuşku duyacağı tek varlık, kendisidir.&lt;br /&gt;*Başbakan bunu bile fark edemiyor artık.&lt;br /&gt;*O dindar başbakanın hakkımda yazdırdığı iddianamede, aleyhime delil olarak peygamberin bir sözünü söylemem gösteriliyor.&lt;br /&gt;*Kendi zaferiyle yaralanmak budur işte.&lt;br /&gt;*Gücünü öyle yanlış kullanırsın ki sonunda peygamberinin sözü sana hakaret gibi gözükmeye başlar&lt;br /&gt;*Peygamberinin sözünden korkan, peygamberinin sözünden gocunan dindar biri,bir ülkeyi yönetmekten ziyade trajik bir romana başkahraman olmaya daha uygundur.&lt;br /&gt;*Acıklıdır durumu çünkü ve bu acıklılık, güçle, iktidarla birleştiğinde ortaya çok tehlikeli biri çıkar.&lt;br /&gt;*Ben, bu ülkenin tarihi liderlerinden biri olabilecek bir insanı, kendi varlığını, düşüncelerini, inançlarını yok sayan bir zafer yorgunu olmaktan kurtarabilmek, kişisel bir trajedinin ülkenin bütününe yayılmasını engelleyecek bir uyarıda bulunabilmek için yazdım o yazıları.&lt;br /&gt;*Hakaret etmedim. &lt;br /&gt;*Başbakanın bana karşı kullanmaya kalktığı hırpalayıcı dili, yazdıklarımı daha iyi kavrayabilsin diye ona karşı kullandım. &lt;br /&gt;*Ama tarihi bir lider olmakla bir trajedi kahramanı olmak arasında sallanan bu başbakan, her şeyin sadece kendisine mübah olduğunu sandığından, bunun hakaret olarak görülüp cezalandırılmasını istedi.&lt;br /&gt;*Sayın Yargıç, Vereceğiniz karar benimle ilgili olmayacak.&lt;br /&gt;*Siz bu ülkenin hukukunun, keyfi davranışlara, gücün hoyratça&lt;br /&gt;kullanılmasına, güçsüzlerin ezilmesine cevaz verip vermediğine karar&lt;br /&gt;vereceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Beni mahkum ederseniz, başbakan daha çok heykel yıktırır.&lt;br /&gt;*Mahkum etmezseniz belki hata yaptığını fark eder.Bunu fark ederse, hem bu ülke, hem de kendisi kazanır.&lt;br /&gt;*Ben, kendi zaferlerinin ağırlığıyla yolunu şaşırmış bu başbakana yardım etmenizi isterim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6227075713320008981?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6227075713320008981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/gercek-ucubeler-dalasyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6227075713320008981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6227075713320008981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/07/gercek-ucubeler-dalasyor.html' title='Gerçek ucubeler dalaşıyor...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-gMpakonhyoI/Tg23JOtWa0I/AAAAAAAANmQ/ijQMlpsxhEw/s72-c/678D6526D36A-142.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4426388541214427834</id><published>2011-06-27T15:24:00.000+03:00</published><updated>2011-06-27T15:24:11.946+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mustafa kamal'/><title type='text'>Atatürk hakkında pek bilinmeyen 30 önemli konu.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-vyteB6Id-PY/Tgh1sMnq-AI/AAAAAAAANlw/3xpEvEe9cgc/s1600/beni_gormek.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/-vyteB6Id-PY/Tgh1sMnq-AI/AAAAAAAANlw/3xpEvEe9cgc/s320/beni_gormek.png" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. "ATA" LAFINI SEVMEZDİ ; "Atatürk" hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine " Ata " diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. EN SEVDİĞİ YEMEK; Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI; Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. BAŞUCU KİTABI "ÇALI KUŞU"; Binlerce kitabi vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin'in ünlü Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rasgele bir yerinden açar, birkaç sayfa okurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. KABUL SALONUNDA Kİ AT YAVRUSU; Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. "Fox" adini verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. TAM BİR SALON ADAMI; En sevdiği dans valsti. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Bati müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. GÖMLEKLERİNİN TÜMÜ BEYAZDI; Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. DOLABINDA LACİVERT'E YER YOKTU; Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. ÖLÇÜLERİ; Boyu 1.74 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. RUMELİ ŞİVESİ; Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. HAZİN BİR HİKAYE; Hayatında bir dönem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanim`in mezarının nerede olduğu bilinmiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. CUMHURBAŞKANLIĞINDAN SIKILIYORDU; Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. PAPA`NIN TEMSİLCİSİNE ELBİSE; Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa çıkmaları yasaklanınca, Monsenyör Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı eliyle bir koleksiyon hazırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. KENDİSİ TIRAŞ OLMAZDI; Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi. Yataktan kalkar kalkmaz odasındaki divanin üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini sigarasını içerdi. Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. DÜZEN TAKINTISI VARDI; Evlerde bile eğri duran eşyaları düzeltmeden rahat edemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. HOŞGÖRÜLÜ LİDER; Köylünün birinin gazete kağıdına sardığı tütünü içmeye çalışırken eli yanmış, "Alın bunu kendi içsin" diyerek Atatürk`e küfretmişti. Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra "Onu mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. SİGARA PAZARLIĞI; Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk "sekiz" demişti. Doktor bunu günde bir pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti :" Ben zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. "BU NASIL HALKÇILIK?"; Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu örgenince epey sinirlenmiş, "Ne de güzel halkçılık ama" demişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. "LAİKLİK ADAM OLMAKTIR!"; İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti : "Adam olmak demektir hocam, adam olmak! " &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. KURBANLARI BAĞIŞLARDI; Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. YABANCI DİLE MERAKI; Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca'yı sonraki yıllarda geliştirdi. Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya Fransızca sözcükler de eklerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. FASULYESİNE POKER; Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı. Oyun sonunda kazandıklarını iade ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. KAN GÖRMEYE DAYANAMAZDI; Cephelerde düşmanla göğüs göğüs'e savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşması idi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. KULAKLARI DUYAN TEK KİŞİ; Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor olmasına şaşırmış anılarında bunu espirili bir dille anlatmıştı :"T.C`de bir tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. BİR RİCASI; Bir gün halk arasında dolaşırken kara çarşaflı bir kadına rastlamış, "Hafız Hanım benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın ?" diye sormuştu. Kadın çarşafını açarak, Atatürk' ün ellerini öptü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. BİLARDO VE YÜZME; Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo oynardı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. EN BAŞARILI DERS; Eğitim hayatı boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere ilgisi hayati boyunca sürdü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. YAĞCILARA GEÇİT YOK; Yağcılara çok kızardı. Bir akşam sofrasında kendisine gereksiz şekilde iltifat eden Abdülhak Hamit`e müdahale etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. SON YILBAŞI GECESİ; 1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dış işleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras ile baş başa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana hediye etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK; Kuşları çok severdi. Çankaya Köşkü`nde özel bir bakicinin ilgilendiği kendisine ait güvercinlik vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KAYNAK;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ali Kılıç; Kemal Arıburnu, Ayyaldız Matbaası- Ankara 1960 ‘Atatürk Anekdotlar, Anılar’, s: 197 )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4426388541214427834?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4426388541214427834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/ataturk-hakknda-pek-bilinmeyen-30.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4426388541214427834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4426388541214427834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/ataturk-hakknda-pek-bilinmeyen-30.html' title='Atatürk hakkında pek bilinmeyen 30 önemli konu.'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-vyteB6Id-PY/Tgh1sMnq-AI/AAAAAAAANlw/3xpEvEe9cgc/s72-c/beni_gormek.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4579190029788762254</id><published>2011-06-14T16:08:00.007+03:00</published><updated>2011-06-15T00:49:39.249+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim sonuçları değiştirildi'/><title type='text'>2007 SEÇİM SONUÇLARI NASIL DEĞİŞTİRİLDİ İSE,2011 SEÇİMİDE AYNI YÖNTEMLE DEĞİŞTİRİLDİ.</title><content type='html'>&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-hI_u5eNeHU8/TfdcmY1C92I/AAAAAAAANjQ/rxsHDRIccho/s1600/bombillo_quemado.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-hI_u5eNeHU8/TfdcmY1C92I/AAAAAAAANjQ/rxsHDRIccho/s320/bombillo_quemado.jpg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bunlar doğru ise bizler ne için mücadele ediyoruz..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Aynı oran Türkiye geneline uygulandığında :&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;AKP'nin gerçek milletvekili sayısı&amp;nbsp;&amp;nbsp; 190,&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;CHP'nin  190  ve&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;MHP'nin ise  150  olacaktı. &lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;22 Temmuz sonuçlarını AKP'nin ve Erdoğan'ın kendisi de  beklemiyordu&amp;nbsp; çünkü bu seçim sonuçlarını değiştirme sahtekarlığı&amp;nbsp; onlardan habersiz yapıldı,  sadece halk ve AKP bu seçim sonucuna Tarhan Erdem'in sözde anket sonuçlarıyla  psikolojik olarak hazırlandı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Türkiye genelinde Türkiye toplamının %25 oyları seçimin  bitmesinin  ilk bir saatinde merkez bilgisayarı uzerinden &lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;tamamen AKP'ye aktarıldı ve AKP seçime %25 oyla başlarken diğerleri  sıfır oyla  başladı ve sonra normal dağılıma bırakıldı.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Bu yüzden AKP'nin gerçek  oyları %47 değil % 22-%28' arasındadır.  Bunun en büyük kanıtı da benim ve birkaç arkadaşımın incelediği tüm YSK  sonuçlarda hiçbir sandıkta AKP oyunun %25 altına düşmemesidir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Yani Türkiye'nin her sandık  bölgesinde dört kişiden en az birinin  AKP'ye oy vermesi mümkün müdür? Özellikle Çankaya'da, Alsancak ta ve diğer tüm  Atatürkçü ve milliyetçi sandık bölgelerinde ve şehirlerinde, kasabalarında,  semtlerinde, köylerinde. HAYIR, mantık olarak kesinlikle mümkün değildir.  Seçimden emperyalist güçlerin istediği sonuçlar çıktı Türkiye'nin verdiği oylar  değil!&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;SEÇİM SONUÇLARI NASIL DEĞİŞTİRİLDİ?&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Secim sonuçlarının hızlı bir şekilde duyurulmuş olması 22 Temmuz  seçimlerinin sonuçlarına gölge düşürmek için yeterli mi? Ya da YSK'nin bu seçime  kısmi bir bilgisayar sistemi ile girmiş olması? Bizce yeterli. Özellikle gizli  servislerin dünyada birçok seçime müdahale ettiği gerçeğini göz önüne alırsak ve  bazı güçlere göre bazı ülkelerin kaderini insanlarının demokrasi kandırmacası  altında attıkları oylarının seçim sonucunu haklı olarak değiştirebilmesinden  haksız olarak değiştirmek daha akıllıca ve daha önemli ise ve o ülke diğer büyük  bir ülkenin planlarının baş aktörü olarak yer alıyorsa sadece ve sadece bu  nedenden dolayı bile yeterlidir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;İşte biz yukarıda saydığımız bu olasılıkları inceleyip su sonuca  vardık. Gizli servislerin seçimleri etkilemeleri 1948 İtalya seçimleriyle  başladı, daha sonra Türkiye'de 1954 yılında Menderes'le devam etti ve birçok  ülkede yapılan ve yapılmaya çalışılanlardan sonra bugünlere gelindi. Bugün  seçimlerin sonuçları değiştirmek bilgisayar ortamında daha  kolaydır.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Türkiye'deki seçimde hilenin nasıl yapıldığını şu anda son aşamasında  inceledik ve seçim gecesinde tahmin ettiğimiz gibi hile yapıldığı olasılığı çok  yüksektir ve bazılarının dışında bu müdahale yapılırken kimsenin ruhu da ne  yazık ki duymadı, hatta AKP'liler de hilenin nasıl olduğunu bilmedikleri için  seçimde başarılı olduklarını zannettiler. Şu anda seçim sandık sonuçlarının  çoğunluğunu tek tek kontrol ettik ve yüzdelerini dikkatle inceledik, bulgular  tam tahmin ettiğimiz gibi, sonuçlar bilgisayarda saat 5:30'da ilk seçim  sonuçlarının gelmeye başladığı zaman il il değiştirildi, AKP secime %25 fazla  oyla başladı, elimizde tüm sandık sonuçlarının imzalı belgeleri olsa yapılan  hile hemen görülebilir.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Su ana kadar gördüğümüz durum AKP'nin hiçbir sandıkta %25 altına  düşmemesidir. Her sandıktan en az  %25 AKP'ye oy çıkması mümkün müdür? Hayır  çünkü çok partili demokrasilerde her bölgeden ayni şekilde oy çıkması  matematiksel olarak milyonda bir olasılıktır ve mantıksal olarak mümkün  değildir. Peki bu %25'e tekabül eden yaklaşık 7- 8 milyon oy nereden ortaya  çıkmıştır? Nüfus kütükleriyle seçmen kütükleri  arasındaki 7 milyon farktan mı&amp;nbsp; yani muhalefet oylarının bir kısmının yok edilmesinden mi? Yoksa diğer partilerin  oylarının seçimin ilk bir saatinde sıfırlanıp AKP'ye aktarılması ve seçimin  diğer partiler %0  ile baslarken AKP'nin %25 ile başlaması mi? Her ikisi de  mümkün. Fakat bir gerçek var ki kesinlikle göz ardı edilemez.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Secimin ilerleyen saatlerinde oyları düşen bir partinin (AKP) %25 ile  başlayıp secimi kaybetmesi imkansızdır. İste hile de buradadır! Hilenin sekli:  Bizim başından beri tahmin ettiğimiz bu sekil sandık secim sonuçlarıyla bu  iddiamızı tamamen güçlendirdi.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Secim sonuçları  YSK merkez bilgisayarından, Cihan (Fetullah' in)  Haber ajansı aksam 6 dan sonra ilk secim sonuçlarını açıklamadan önce, ilk secim  sonuçlarının gelmeye başladığı saat 5:30 cıvarında 15-20 dakika bir görevli  tarafından değiştirildi veya hack edildi ve AKP %25 oyla secim yarışına  baslarken diğerleri de % 0 oyla başladı ve saat 6:00-6:30 arası o ana kadar  alınan sonuçların Turkiye'nin %50 'si olduğu ilan edildi, bu ayarlamadan sonra  AKP'nin oyları düşse de diğerlerinin yükselse de AKP'nin secimi kaybetme  ihtimali yoktu ve plan AKP'nin en az 367 milletvekili çıkaracak kadar yani  Turkiye'nin en az %50 oyunu alabilecek şekilde yapıldı, oysaki ileriki saatlerde  sonuçlar açıklandığından müdahale yapılamadı ve bu yüzden AKP'nin oyları düşmeye  ve CHP, MHP'nin oyları yükselmeye başladı, GP ve DP'nin oyları da sıfırdan  başladığından oyları yükselse bile %10 barajını asma olanakları  yoktu.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Mantıki ve matematiksel olarak secim sonuçlarında ilk bir saatte  Turkiye'nin %50 oyunu almayı basarmış bir parti diğer yüzde ellilik oylar da  okunduktan sonra daha da yükselmesi gerekmektedir. Fakat öyle olmadı, merkez  bilgisayarı sonuçlarına ilk bir saatte müdahale secimin sonucunu AKP lehine  tamamen değiştirdi.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Dikkat ettiyseniz web sitesindeki secim sonuçlarındaki pdf. dosyalı  dokumanlar excel veya access programından çıkma, yani ana dokumanda yapacağınız  bir değişiklik otomatikman diger tüm il ve sandık sonuçlarını değiştirebilir,  sandık secim sonuçları fotokopi(scan) yoluyla pdf dosya programı yapılmamış bu  da şüphelerimizi tamamen doğruluyor.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Bakiniz Izmir'de AKP'nin CHP ile ayni sayıda oy alıp 5 er  milletvekilleri çıkarmaları olanaksızdı fakat ilk bir saatte müdahaleden dolayı  AKP'nin (%25 + gerçek değer) olarak değiştirilen oyları müdahale sonrası normal  oyların gelmesiyle %30'a kadar geriledi.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Yani tüm Türkiye sonuçlarına müdahale olmasa AKP'nin  gerçek oyları  gerçekte %22+%6 veya %8=%28 veya %30 civarında olacaktı.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;CHP ve MHP ve diger partilerin oyları gerçekte ortalamada bir bucuk  katlarına yakindi. CHP özellikle Izmir'de 1 milyon seçmen uzerinden oyların  %60'ini alıp 5 milletvekili yerine 8-9 milletvekili çıkaracaktı ve AKP'nin&amp;nbsp; İzmirde ki toplam oy oranı %13 olarak çıkacaktı.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Ayni oranı Turkiye'ye uygularsak AKP'nin gercek milletvekili sayısı&amp;nbsp; 190, CHP'nin 190 ve MHP'nin ise 150 olacaktı.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Artık eskisi gibi sandıklarda hile yapmaya gerek yok, basit bir  bilgisayar müdahalesi bir ülkenin kaderini iste böyle çizebiliyor.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Bu konuda tek izlenecek yol; Anayasa mahkemesinin huzurunda tum  imzaları kontrol edilmiş sandık seçmen kağıtlarındaki seçmen sayılarının ve  sandık secim sonuçlarının YSK elektronik kayıtlarıyla tek tek  karşılaştırılması,&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;YSK bunu yapabilir fakat yapmıyor (hatta sandık dokümanlarının  aralarından 100 adedini seçip foto kopya yoluyla ellerindeki elektronik  dokümanlarla birlikte web sitesine koyabilir ve karşılaştırma bu şekilde  yapılabilir fakat bunu yapmıyorlar ve sandık sonuçlarını elektronik dokuman  halinde web sitesine koyuyorlar, koymaları gereken foto kopya dosyası (pdf)  halinde imzalarla birlikte gercek sandık dokümanlarıdır elektronik dokumanlar  değil),&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt;Endişelendiğimiz nokta yakında birileri bu isin uzerine gidebilir ve  gercek ortaya çıkar diye merkeze getirilen sandık resmi belgelerini elektronik  kopyaları var mazeretiyle imha yoluna bile gidebilirler.&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="mtm fbDocument"&gt;&lt;strong&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4579190029788762254?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4579190029788762254/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/2007-secim-sonuclari-nasil-degistirildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4579190029788762254'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4579190029788762254'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/2007-secim-sonuclari-nasil-degistirildi.html' title='2007 SEÇİM SONUÇLARI NASIL DEĞİŞTİRİLDİ İSE,2011 SEÇİMİDE AYNI YÖNTEMLE DEĞİŞTİRİLDİ.'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-hI_u5eNeHU8/TfdcmY1C92I/AAAAAAAANjQ/rxsHDRIccho/s72-c/bombillo_quemado.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1109025734861989370</id><published>2011-06-08T01:27:00.001+03:00</published><updated>2011-06-08T01:41:49.815+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Azgın teke'/><title type='text'>Azgın teke...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-AffwfLR3F_s/Te6lQCfXFNI/AAAAAAAANhc/LQr55ksepv0/s1600/234s.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="315" src="http://4.bp.blogspot.com/-AffwfLR3F_s/Te6lQCfXFNI/AAAAAAAANhc/LQr55ksepv0/s320/234s.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azgın Teke Olayı nedir?...&lt;br /&gt;Besicilik yapanlar veya köyle ilgisi olanlar bilir..&lt;br /&gt;Koyundu, keçiydi, sığırdı..&lt;br /&gt;Etinden sütünden faydalanılan hayvanların erkeği pek makbul&amp;nbsp; değildir.&lt;br /&gt;İnek buzağılar..&lt;br /&gt;Yavrusu dişi ise mal sahibi sevinir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvana ihtiyarlığının son demine kadar bakılır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O da sahibini dölünden döşünden sebeplendirir, tonlarca süt verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İneğin yavrusu erkekse sahibi yandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeğin, yani boğa adayının huyu suyu dört beş yaşına kadar çekilir..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ondan sonra cinsel açıdan zaptedilmez hale gelir.&lt;br /&gt;Çaresi kasap bıçağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haaa! Bir çaresi daha var..&lt;br /&gt;Hayvanın husyeleri burulur..&lt;br /&gt;Yani&amp;nbsp; cinsel hayatı&amp;nbsp; bitirilir..&lt;br /&gt;&amp;nbsp;"Dişilere ilgi duymayan" bütün erkekler gibi onlara da "öküz" derler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarlada sabah sürer, kağnı arabasını çekerler.&lt;br /&gt;Dişi&amp;nbsp; milletiyle ilgileri&amp;nbsp; kalmadığından hissiyatları da sıfırlanmıştır..&lt;br /&gt;Gamsız olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dert,&amp;nbsp; kasavet çekmezler..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Öküzün gamsızı kasabın bıçağını yalarmış" lafı buradan çıkmıştır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;AZGIN TEKE SENDROMU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koyunun erkeği koçtur..&lt;br /&gt;Hiperaktif ve saldırgandır..&lt;br /&gt;Cinsellik açısından&amp;nbsp; gözü karadır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurban bayramlarında belediyelerin kurduğu&amp;nbsp; toplu kesim&amp;nbsp; merkezlerinde bu halleri daha iyi görülür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinsdaşları dört beş metre uzakta kasaba boyunlarını uzatırken, bunlar&amp;nbsp; giderayak bir dişiyi daha becerme gayretindedirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onları kurban kesim yerinde koyunların sırtına binmeye çalışırken teşhis&amp;nbsp; ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davar cinsi mahlûkat olduklarından bu hayasız halleri dini duygularımızı rencide etmez.&lt;br /&gt;Güler geçeriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keçinin erkeği olan "teke" ise hepsinden farklıdır..&lt;br /&gt;On iki&amp;nbsp; yıl ortalama&amp;nbsp; ömrü olan bu davar türünün erkeği cinsel açıdan çok aktiftir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedendir bilinmez yaş yarıyı geçtikten, hele dokuzu onu bulduktan sonra&amp;nbsp;&amp;nbsp; sürüdeki yavrulara musallat olur..&lt;br /&gt;Yetişkinlere ilgi duymaz, kuzu dediğimiz yaştakilerle hissi ilişki kurmak ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoban milletinin kelime haznesi "üç yüz" sayısı ile sınırlı olmasa bu teke davranışına mutlaka " azgın teke sendromu" gibi fiyakalı bir&amp;nbsp; isim takarlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temsil, otuz sene sakin sakin geçen bir evlilikten sonra&amp;nbsp; bakarsınızki adam, yaşına başına, hatta sosyal statüsüne uygun olmayan&amp;nbsp; birine kaçmış.&lt;br /&gt;Gözü bir şey görmez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf dinlemez, nasihat heyetlerini kabul etmez..&lt;br /&gt;Yukarıda gök kubbe yarılsa&amp;nbsp; o bildiğini okur..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evi, barkı terk eder kaçtığı kadına teslim olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşi bilenler böyle bir duruma hemen "azgın teke sendromu yaşıyor."&amp;nbsp; teşhisini koyarlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TEDAVİSİ YOKTUR &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin gündemine arka arkaya birkaç " azgın teke sendromu" vakası düştü..&lt;br /&gt;Ne kadar kadın köşe yazarı varsa kafası karıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sendromu yaşayan erkeklerin büyük bir bölümü, ilk şiddetli krizden sonra kendine gelir.&lt;br /&gt;Pişmanlık duyar.&lt;br /&gt;Araya giren "nasihat heyetlerinin" lafını dinleyip, evine geri döner.&lt;br /&gt;O&amp;nbsp; andan itibaren de azgın tekeliği gitmiş,&lt;br /&gt;kasabın bıçağını yalayan gamsız bir öküze dönmüştür.&lt;br /&gt;Artık ondan, evin kadınına da hayır gelmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam zenginse ailesi onu bir hayır kurumunun başına geçirir.&lt;br /&gt;Temsil,&amp;nbsp; en yakın mekteplerden birine "Okul Aile Birliği Başkanı" yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adam orta halliyse yeniden sosyalleşmesi zor olduğundan onu hacca&amp;nbsp; göndermekten başka çare kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacca gider, evdeki karı niyetine şeytan taşlar, böyle deşarj olur.&lt;br /&gt;Eve hiç dönmeyenlerin durumuna gelince.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar " azgın teke sendromunu" en ağır yaşayanlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüşü olmayan bir yola girdiklerini bilir, hayatlarının bundan sonraki&amp;nbsp; bölümünü ona göre düzenlemeye çalışırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kendilerine olan düşkünlükleri artar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlıklı hayat meraklısı olurlar..&lt;br /&gt;Sıkı diyet uygularlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç işi giyim kuşama dadanır, spor giyinmeye çalışırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bütün dertleri; uğruna evi terk ettikleri genç kadınla aralarındaki yaş farkını ört bas etmeye çalışmaktır." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nüfusa gidip yaşlarını küçültmek mümkün olmadığından kendilerini estetikçilere teslim ederler.&lt;br /&gt;Geçkin erkeğin sarkık derisinden bu sektör sebeplenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELİRTİSİ VAR MI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Azgın teke sendromu"nun erkekteki ilk belirtisi televizyon&amp;nbsp; başında ortaya&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; çıkar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek başına televizyon izleyen bir erkek Lig TV'yi, haber&lt;br /&gt;kanallarını, aksiyon filmlerini seyretmiyor da Elma gibi, Sinek gibi gençlerin&amp;nbsp; kanallarına takılıyorsa fikri bozulmuş demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle MTV veya Number One kanalında klip izliyorsa bilin ki çoktan&amp;nbsp; kararını vermiştir.&lt;br /&gt;Hele hele Fashion TV'nin başından kalkmıyorsa gözü iyice&amp;nbsp; kararmıştır ki&amp;nbsp;&amp;nbsp; karısının o erkekle her türlü ağız dalaşından uzak durması icap eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle de "Senin için saçımı süpürge ettim.&lt;br /&gt;" cümlesini&amp;nbsp; fikir&amp;nbsp; tartışmalarında kullanması sakıncalıdır.&lt;br /&gt;Çünkü bu durumda erkeğin gözü kadının saçına takılır. O&amp;nbsp; saçların süpürgeye benzetilmesi için kuaföre ödenen yedi yüz, sekiz yüz&lt;br /&gt;liranın kendi&amp;nbsp; cebinden çıktığını hatırlar.&lt;br /&gt;İyi olmaz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci kategoriye girenlerin tedavisi yoktur.&lt;br /&gt;Hapı da keşfedilmediğinden ağızdan ilaç alınması suretiyle sakinleştirilmeleri imkânsızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiler bu durumu "azgınlaşma" ve "teneşir" ilişkisiyle açıklamışlar.&lt;br /&gt;Ben&amp;nbsp; keyfinizi kaçırmamak için adını doğrudan telaffuz etmiyorum.&lt;br /&gt;Ağızdan ilaç almakla tedavisi mümkün olmayan bu " azgın teke sendromuna girmiş" erkeklerin gönül maceralarına son nokta teneşirde&lt;br /&gt;konulur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için de bir parça pamuk yeterlidir.&amp;nbsp; :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel kültür niyetine !! Gülsen Varol hocama teşekkürlerimle..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1109025734861989370?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/1109025734861989370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/azgn-teke.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1109025734861989370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1109025734861989370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/06/azgn-teke.html' title='Azgın teke...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-AffwfLR3F_s/Te6lQCfXFNI/AAAAAAAANhc/LQr55ksepv0/s72-c/234s.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4327918116531443228</id><published>2011-05-23T12:25:00.000+03:00</published><updated>2011-05-23T12:25:01.526+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bülent arınç kimdir'/><title type='text'>Senin kim olduğunu unuttu galiba bu Millet...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-u7rbfBLhsy8/TdonS0zDqSI/AAAAAAAANfE/S0NJ7WdiK3U/s1600/arinc-kurt-kizi.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-u7rbfBLhsy8/TdonS0zDqSI/AAAAAAAANfE/S0NJ7WdiK3U/s320/arinc-kurt-kizi.jpg" width="297" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Son günlerde bu Bülent arınç denen zatı muhteremin sesi çok fazla çıkmaya başladı,bu Millet onun kim olduğunu bir hatırlasın bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarih 23 Aralık 1930,yer Menemen İzmir,Şehit kubilayın başı Girit'teki kamplarda İngiliz ve Yunan subayları eğitilen&amp;nbsp; Bedrani tarikatının başı olan şeref yoksunu,Haçlı köpeği bir mürteci (İrticacı) tarafından kör bir bıçakla kesiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menemen isyanının tertipleyicisi;Nakşibendi tarikatı lideri Erbilli Şeyh Esat ve Derviş Mehmet,İşgal yıllarında Yurdu savunmak için çete kurmadı,işgal güçlerine karşı bir tek kurşun bile sıkmadı !!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu Haçlı Şeyh; Derviş Mehmet Manisayı Yunana satan ve 9 Eylül 1922 sabahı Dinini değiştirip Yunanistana kaçan Şeref yoksunu Baş kafir " Gavur dölü lakaplı " İşgalci Rum'un Müslüman Türkleri öldürtmek için Manisa valisi seçtiği Kukla Hüsnü efendinin kardeş çocuğu,yani kuzeni ( ki sonra hiristiyan Hüsniyadis ismini almıştır )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi şu küçük,küçücük detay'a dikkat edin,Babadan giritli rum,Anadan mısırlı arap olan,ruhunu para için satmış Namus ve Şeref yoksunu denen bu kafir Derviş Mehmet Başbakan yardımcısı BÜLENT ARINÇ'IN öz mü öz büyük dedesi..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #cc0000;"&gt;(Cumhuriyete,Türk ordusuna,İstiklal marşımıza ve ülkemizin önderi ve kurucusu Musatafa Kemal'e saldırması ne kadar manidar değil mi..)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Nedim Çakmak'ın 6000 Sayfalık araştırmasının sonucu "Hüsniyadis hortladı" İsimli kitabından..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evinize bir gelin,bir damat alırken yedi sülalesini araştırıyorsunuz,bu Vatan bizim yurdumuz,evimiz değilmi,başına getirdiğiniz adamların kim olduğunu neden araştırmazsınız,neden???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4327918116531443228?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4327918116531443228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/05/senin-kim-oldugunu-unuttu-galiba-bu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4327918116531443228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4327918116531443228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/05/senin-kim-oldugunu-unuttu-galiba-bu.html' title='Senin kim olduğunu unuttu galiba bu Millet...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-u7rbfBLhsy8/TdonS0zDqSI/AAAAAAAANfE/S0NJ7WdiK3U/s72-c/arinc-kurt-kizi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5601731480309807974</id><published>2011-05-12T17:43:00.000+03:00</published><updated>2011-05-13T23:32:51.300+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elif sucukları'/><title type='text'>Recep tayyip erdoğan'ın eşek etleri.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img alt="" src="http://img03.blogcu.com/images/g/a/z/gaziler54/c9c8a4afbad948c7c4eb7ebedcb66486_1304907884.jpg" style="height: 202px; width: 300px;" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;Elif Sucukları&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;Yıl 1984. Özal`ın ANAP Hükümeti ekonomiyi libere ederken et ithalâtına&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;da izin çıkarıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;Bazıları ayağa kalkıyor ve "bu ithalât serbestisi hayvancılığımızı&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;öldürür" diye haykırıyor ama bu haykırışlara rağmen ithalât başlıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Kopuzlar Gıda`ya (Mustafa Kopuz merhum) ait Elif Sucukları`nın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;muhasebe ve fabrika müdürü, (Fabrika Kağıthane`de) futbolculuktan&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;gelme ve aynı zamanda Erbakan`ın genç bir müridi.. Çevresinde "Lâik Devlete&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;düşmanlığı" ile tanınıp biliniyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Bu genç İslâmcı aynı zamanda Elif sucuklarının küçük bir hissedarı da.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve; adı: Recep Tayip Erdoğan..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;İşte bu genç adam bir gün, yanında patronu Mustafa Kopuz da olduğu halde,&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;ülkenin en büyük et ithalâtçısına gidiyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Vadeli çek verecekler ve ithâl et satın alıp, sucuk üretecekler..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ancak ithalâtçı firma, ilkeleri gereği bu genç adamın ve patronunun&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;taleplerini geri çeviriyor.. Vadeli çekle mal verseler bile mutlaka&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;bir banka teminat mektubu istediklerini söylüyorlar..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Aradan birkaç gün geçtikten sonra Mustafa Kopuz, yanında Ankaralı ünlü bir&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;müteahhit (aslen Rizeli) de olduğu halde et ithalâtı yapan firmanın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;yetkililerini ziyarete geliyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ankara`dan gelen bu müteahhit konuk, et ithalâtı yapan firmanın bağlı&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;olduğu holdingin bir başka inşaat malzemesi şirketinin iyi bir&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;müşterisi. Kendi çalıştığı bankalardan birinden teminat mektubu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;vermeyi öneriyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Et ihtilâtçısı firma yetkilileri de Elif Gıda lehine olmak şartıyla bu&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;teklifi kabul ediyorlar..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Teminat mektubu ile birlikte çekler tanzim edilip ithalâtçı firmaya&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;teslim ediliyor ve Danimarka`dan gelen (İslâmi Kurallara uygun&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;kesilmiş olması&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;mümkün değil) ithal etlerin sevkıyatı da başlıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Çekleri, genç muhasebeci Recep Tayip imzalıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Günü geldiğinde çekler bir türlü ödenmiyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Recep Tayip alacaklı firmaya gidip karşılıksız çıkan çekleri yeni çeklerle&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;değiştirmeyi, nasıl olsa banka teminat mektuplarının olduğunu söylüyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Talebi bir sefere mahsus olmak üzere kabul ediliyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;O yeni çekler de ödenmiyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Teminat mektubu nakde çevriliyor.. Ankara`da iş yapan Rizeli müteahhit&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;ile Elif Gıda`nın arasına kara kedi giriyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Buraya kadar her şey normal çünkü çekler karşılıksız çıksa da teminat&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;mektubunun paraya çevrilmesi sonucu tahsil edilmiş oluyor.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ama asıl olaylar ondan sonra gelişiyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Aynı firma, o büyük et ithalâtçısından mal alamayınca bu kez&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;piyasadaki başka küçük firmalara yöneliyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve bir sabah.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Tercüman Gazetesi şu başlıkla çıkıyor:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;"Skandal.. Vicdansızlar!.. Eşek etinden sucuk üretip halka satıyorlar"..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Gazetede, Recep Tayip beyin bir fotoğrafı yer alıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Tutuklanıp götürülmüş..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Birkaç geceyi nezarethanede geçiriyor. Dava açılıyor. Sonuç:&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Yanlışlıkla karışmış birkaç parça eşek eti..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;İlerleyen günlerde Mustafa Kopuz ölünce Elif Sucukları (gizli olarak)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Tayip beyin oluyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve Allah`ın; "Yürü ya Tayip" emrini bu genç adam nasıl algılıyor&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;bilinmez çünkü yürümektense, yürütmeye başlıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı oluyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;İstanbul Büyük Şehir Belediyesi çalışanlarına satılan bütün sucukları Elif&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Sucuklarından almaya başlıyor ve o satın alma halen devam ediyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Elif Sucukları günümüzde kapalı devre çalışıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Yani sadece İstanbul Belediyesi Büyük şehrin ihtiyaçlarını karşılıyor..&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Ve elbette firma, Recep beyin üstüne kayıtlı değil....&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;Nazlı Hanım (Ilıcak) şu haberin yer aldığı Tercüman Gazetesi`nin (eğer&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;o günkü nüsha kaybolmadıysa!..) arşivden çıkarıp medyaya verse de&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="text_exposed_show"&gt;&lt;strong&gt;biraz eğlensek.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5601731480309807974?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/5601731480309807974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/05/recep-tayyip-erdogann-esek-etleri.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5601731480309807974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5601731480309807974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/05/recep-tayyip-erdogann-esek-etleri.html' title='Recep tayyip erdoğan&apos;ın eşek etleri.'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7754887639714645401</id><published>2011-04-23T02:12:00.003+03:00</published><updated>2011-04-23T02:16:50.841+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gül yayla'/><title type='text'>Ellerinden öpmeliydiniz,ama siz soruşturma açtınız...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-C4nOa4lsBt4/TbIG7ZCXSVI/AAAAAAAANWk/GcpiNVLdM3U/s1600/aw49yh.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" i8="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-C4nOa4lsBt4/TbIG7ZCXSVI/AAAAAAAANWk/GcpiNVLdM3U/s320/aw49yh.jpg" width="283" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Bu konuşma metni İstanbul Lisesi Tarih Öğretmeni Gül Yayla tarafından 18 Mart 2011 tarihinde yapılmıştır.ve soruşturma açılmıştır..&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın misafirlerimiz, Sarı-Siyahlı camianın değerli mensupları, sevgili arkadaşlarım ve sevgili öğrencilerim, &lt;br /&gt;Bir 18 Mart töreninde; nedense adı son zamanlarda "Şehitleri Anma Günü" olarak değiştirilmiş olan "Çanakkale Zaferi"ni kutladığımız günde beraberiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 18 Mart 2011. Yani 18 Mart, 96 yıl sonra bugün; Çanakkale Zaferleri'nin simgesel kutlama günüdür.&amp;nbsp; Simgesel diyorum çünküÇanakkale Savaşları 1916'ya kadar devam etmiştir. &lt;br /&gt;Elbette Deniz Savaşları'nın kazanıldığı gündür 18 Mart. Ancak kara savaşları bütün hızıyla aylarca devam eder. &lt;br /&gt;Tarihin en kanlı savaşlarındandır Çanakkale Kara Savaşları. Gelibolu gibi ufacık bir kara parçasında; deyim yerindeyse avuç içi kadar bir toprakta yaşanır. Öyle ki; ölen insanlar ayağa kalkacak olsa, savaştıkları alana sığmaz. &lt;br /&gt;Çanakkale Kara Savaşları'ndan söz etmeden; böyle bir günü yalnızca "anma" gününe çevirenlerin zihniyetleri, gerçeklere, tarihe ve bize uzaktır. &lt;br /&gt;Bu savaşların baş sorumlusu İngiliz Bahriye Nazırı yani Denizcilik Bakanı Churchill şöyle diyor:&amp;nbsp; &lt;br /&gt;"Yenilmez armadamızın üçte biri sulara gömüldü. Üçte biri kullanılamaz hale geldi. Başarısızlığımız savaşı 2,5 yıl uzattı. 8,5 milyon Avrupalının ölümüne neden oldu. &lt;br /&gt;Rusya'da komünistler yönetimi ele geçirdi. Bu olaylar vuku bulurken 30 milyon insan öldü. &lt;br /&gt;Biz Boğazı geçemeyince; Müslümanlar, diğer Asyalılar,Avrupa'nın ihtişamından şüphe etmeye başladılar. &lt;br /&gt;Biz Hindistan, Pakistan, Bengladeş'teki gücümüzü kaybettik; diğer Avrupalılar da sömürgelerindeki güçlerini..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet! Churchill'in kendi ifadesidir. Çanakkale Savaşları'ndan 6 ay sonra, kendinin ifade ettiği başarısızlığından dolayı rütbeleri tenzil edilmiş, İngiliz Bahriye Nazırlığı'ndan istifa etmek zorunda kalmış, savaş konseyinden uzaklaştırılmıştır. &lt;br /&gt;Çanakkale Zaferimiz üzerine bir savaş lideri olarak görev yapmasına imkân kalmayınca, bir asker olarak ülkesine hizmet etmek istemiş, o zaman da kendisine tenzil-i rütbe ile ancak binbaşı rütbesine karşılık gelen tabur komutanlığı görevi verilmiştir. Tarihin garip tecellilerindendir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka komutan Çanakkale Savaşları'ndaki başarılarından dolayı Nisan 1916'da Tümgeneralliğe yükseltilmiştir. Tümgenerallik rütbesini getiren Arıburnu, Anafartalar, Conkbayırı, Kireçtepe isimleriyle özetlenebilecek zaferleridir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz O'na Atatürk dedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale Savaşları, gökten saf saf inen sakallı, sarıklı, yeşil cüppeli ruhanî varlıklar tarafından kazanılmadı. Çanakkale Savaşları,aniden bastıran sisler, 3'ler 7'ler 40'lar nedeniyle de kazanılmadı.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale Savaşları "dinlerin savaşı"dır diyenler ne büyük hata içindedirler...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz hazırlıktayken birlikte görmedik mi İngiliz mezarlıklarındaki Müslüman İngiliz askerlerinin isimlerini?&amp;nbsp; Bundan daha vahimdir, Çanakkale'de kıran kırana bir mücadele yaşanıyorken, güneyde Müslüman Araplar'ın, İngilizler'le ittifak yaparak, yine Müslüman olan Türkler'e saldırması... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları mutlaka bilmelisiniz...&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale dinlerin savaştığı yer değildir. Devletini ve başkentini kurtarmaya çalışan Türkler'in, emperyalist batıyla yüz yüze geldiği yerdir. Çok dar boğazdır. Çok da zor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Çanakkale Zaferi"nden ya da "Şehitleri Anma Günü"nden söz ederken, Mustafa Kemal adını söylemekten çekinenler; ya da bilinçli olarak söylemeyenler hakkında verilecek hükmü size bırakıyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyor ki Mustafa Kemal Atatürk; "Millet boşuna ölmez, kan boşuna dökülmez. Eğer zaferler o milletin hayatında derin değişiklikleryapmazsa ve de ona millî güven sağlamazsa, bazı budalaların, onunla böbürlenmesinden başka bir işe yaramaz."Çanakkale Savaşları ve Zaferleri Türkler'in hayatında derin değişiklikler yaptı.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa Kemal adı bayrak bayrak dalgalandı Anadolu'da,Bu zaferler, şayak kalpaklı, çakmak gözlü devin millî liderliğini hazırladı,19 Mayıs 1919'da Samsun'da Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatıyorken, O'nu Çanakkale'deki zaferleri nedeniyle tanıyan bir Anadolu halkı ile kucaklaştı,Şayak kalpaklı, mavi gözlü dev, milletinin hayatında derin değişiklikler yaptı.Hem de padişah olmadan, halifeliği kabul etmeden,şeyh-şıh-hoca-derviş-evliya sıfatlarının arkasına sığınmadan,İnsanları, ümmeti olarak değil, milleti olarak arkasından sürükleyerek derin değişiklikler yaptı,Ümmet ve kul iken daha kolay yönetilecek halkını, vatandaşlık bilincine ve birey olma özelliklerine kavuşturarak, derin değişiklikler yaptı milletinin hayatında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dev adam, 300 yıldır ihmâl edilmiş, cehâlete terk ve teslim edilmiş Anadolu bozkırından büyük bir vaha yarattı. Bütün bunları okuyup-üfleyerek, dini siyasete alet ederek, yüzyıllardır olageldiği gibi gücünü arttırabilmek için sırtını din adamlarına dayayarak yapmadı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkemin umudu, yaşlanacağım günlerin sigortası olan gençler; siz İstanbul Liseliler bunları mutlaka bilmelisiniz. Unutmamalısınız.Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olunamaz.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu görüş ve anlayışla; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi düşünen ve düşündüklerini uygulayan,Hiçbir kurum, kişi ya da cemaatin siz ve düşüncelerinize hükmedemediği,Özgürlüğün bedelini çok ağır ödemiş bir milletin mensubu olarak,özgürlüğün değerini iyi bilen,Hiçbir bedel karşılığında düşüncelerini ve kimliğini satılığa çıkarmayan,Bilgilerini şu veya bu türlü dogmalardan değil, bilimden kaynaklandıran bireyler olacağınıza inanıyorum.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gül YAYLA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Sizin sahte diplomalı,sahte tezli profösörlerinize benzemiyor değil mi ,ondandır ezikliğiniz..)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7754887639714645401?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/7754887639714645401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/ellerinden-opmeliydinizama-sorusturma.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7754887639714645401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/7754887639714645401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/ellerinden-opmeliydinizama-sorusturma.html' title='Ellerinden öpmeliydiniz,ama siz soruşturma açtınız...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-C4nOa4lsBt4/TbIG7ZCXSVI/AAAAAAAANWk/GcpiNVLdM3U/s72-c/aw49yh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4315696556838377369</id><published>2011-04-20T19:39:00.006+03:00</published><updated>2011-04-20T19:54:51.963+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halkçılık'/><title type='text'>Asıl hata nerede yapılıyor,bir düşünün...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-V09jhgwAOHA/Ta8IWxu_fqI/AAAAAAAANWA/v6w1sWEQz70/s1600/image001.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="238" i8="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-V09jhgwAOHA/Ta8IWxu_fqI/AAAAAAAANWA/v6w1sWEQz70/s400/image001.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;span style="color: orange;"&gt;İlişkiye bakın,ne kadar içten ve samimi,köylü can kulağıyla dinliyor Mustafa Kemal'i&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bu cahil millet.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;”Bırak be kardeşim oylarını iki kilo nohut, bulgur ve fasulyeye satıyorlar..”&lt;br /&gt;“En büyük sorun eğitimsizlik. Okumuyorlar kardeşim.”&lt;br /&gt;”Referandumda ” evet” diyen % 58 haindir”&lt;br /&gt;“Hepsi koyun sürüsü mübarek”&lt;br /&gt;“Arkadaşım laik ve cumhuriyetçiyim. Elbette çağdaşım, gerisi vız gelir bana..”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu satırlarda bazılarımızın her zaman dile getirdiği, bazılarımızın da işin özüne inmeden yazıların altına yazdığı yorumlarda sıkça kullanılan düşünceleri sizinle paylaşmaya çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bugün oturup bir ikinci yazıyı yazmaya hiç mi hiç niyetim yoktu. Ancak belediye otobüsünde şahit olduğum bir olay, beni bu satırları yazmaya adeta itti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat 16.30 suları.. Durakta otobüse binen yaklaşık 60-65 yaşlarında eski fakat temiz giysili bir adam, ilk boş bulduğu koltuğa, oldukça frapan giyimli bir hanımın yanına oturdu. Adamın ayağında şalvar, başında da kasket vardı. Ama üzerindeki temizliğin simgesi sabun kokusu, hemen arkasındaki koltukta oturan bana kadar ulaşıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense o çok modern giyimli ve çağdaş görünümlü hanımefendi (!), milletin gerçek efendisinin yanına oturmasından, rahatsız olduğunu hareketleri ile belli ederek ayağa kalktı ve başka boş bir koltuğa oturdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adamcağız neye uğradığını şaşırmış, kadının bu hareketine hiç bir mana verememişti. Sadece “Ben hiç bir şey yapmadım.” diyebildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra sustu, tıpkı suç işleyen bir çocuk gibi başını öne eğerek sessizce oturdu. Kadına gelince çok büyük şey başaranların havası bakışları ile diğer yolcuları tetkik ediyor ve sanki onlardan aferin bekliyordu adeta…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aferin… Ama kime aferin?.. O şımarık, burnu büyük kadına mı, tepkisiz ve suskun kalan diğer yolculara mı? Yoksa asaleti ile bizleri utandıran milletin gerçek efendisine mi aferin?… Kime ?..Kime?…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçim acıyarak indim otobüsten. Gidip o adamın yanındaki boş koltuğa oturmadığım için kınadım kendimi. Utancımdan içim üşüdü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bazı dostlarım aşağıda onlarla paylaşacağım düşüncelerimi okuduktan sonra, bu satırların bir mizansen olduğunu düşünebilirler. Ancak sizi bütün samimiyetimle temin ederim, yazdıklarımın tamamı doğru…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir soru sordum kendime… Biz nerede yanlış yaptık ve neden Anadolu’nun gerçek sahibi köylü ile aramıza mesafeler girdi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu sorunun cevabını irdelemeden önce Mustafa Kemal’den bir anı aktarmak istiyorum sizlere.. Daha sonra “Benim Cahil Halkım”la olan yolculuğumuza devam ederiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1931.. Mustafa Kemal Aydın Türk Ocağını ziyaret etmektedir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Akşam üzeri Türk Ocağı’na uğradı. Ocak Başkanı Fevzi Germen üyelerle birlikte Atatürk’ü karşılamıştı. Atatürk gençlere:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Sağlık, sosyal, kültürel ve tarım alanlarında köylüyü aydınlatacak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bir programınız var mı? Diye sorunca bir genç atıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Paşam, harcırahımız ve vasıtamız olmadığı için köylere gidemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün rengi atmış, canı sıkılmıştı. kükredi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-&lt;span style="color: orange;"&gt;Siz gidemiyorsunuz ama, bir sürü yobaz ayağına çarığını çektiği gibi, sırtında torbasıyla karanfil vs satıyorum diye inkılabı köstekleyen yayınlarla köyleri adım, adım dolaşıyor. Sizin bu uğurda en küçük tedbiriniz yok.”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, itiraf etmek gerekir ki bizim “bu uğurda en küçük tedbir”imiz yok..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden Köy Enstitüleri geldi aklıma… Hani şu köylü çocuklarını eğiten ve eğitim ordusunun bire kahraman neferi haline getiren Köy Enstitüleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarım, kültür, sanat, marangozluk ve daha nice dallarda eğitilen, kendi dersliklerini kendi yapan çocuklar… Saz çalan, kerpiç yoğuran, türkü çığıran, Anadolu ile hem dert olan öğretmenler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bağımsızlık Savaşı’nın ardından erkeksiz, yağma edilmiş, yoksul köylerde yeni, yeni filizlenen kız, erkek Köy Enstitülerinde yetişen eğitim ordusunun aydınlanma savaşçıları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra ne yaptık?.. Kapattık bu okulları.. Onları yoksullukları ile birlikte köylerine hapsettik. Yolları yoktu. Biz oralara gitmeye üşendik. Milli tarımı çökerttik. Onları bankaların, tefecilerin insafına terk ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yobazlar, devrim karşıtları çarıklarını çektiler ayaklarına.. Mustafa Kemal dinsizdir, Kemalistler din düşmanıdır diye beyinlerini yıkadılar İstiklal Yolu’nu , Cumhuriyet’e giden yolu döşeyen, Misak-ı Milli sınırlarını kanlarıyla çizen benim, bizim atalarımızın çocuklarının…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz ise uygarlığı Batı’yı Mustafa Kemal’in deyimiyle “MAYMUN GİBİ TAKLİT ETMEK” olarak algıladık. Milli benliğimizi yitirdik, örf ve adetlerimizi unuttuk. Adı sadece Milli olan eğitimin sayesinde kendi vatanımızda, öz topraklarımıza ve milletimize yabancılaştık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimizce elit bir sınıf yarattık. Şehirler büyürken, modernleşirken köyler iyice fakirleşti.. Köyden şehire, aş ve iş kaygısıyla göç başladı. Gecekondu kültürü, şehire göç eden köylünün yaratığı yeni bir yaşam şekliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar bizim oturduğumuz semtlerdeki pırıl, pırıl ışıkları kıskançlıkla seyrettiler. Bizler ise onları görmezden gelmeye devam ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama yobazlar, karşı devrimciler asla boş durmadılar. İlk önce ellerinde bir paket kahve ile tüm gecekondu mahallelerini üşenmeden, kapılarını tek, tek çalarak dolaştılar. Cenazelerine katıldılar, düğünlerinde birlikte oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ellerindeki en müthiş silahı kullandılar.. Din… Allah korkusu.. Kadınlar ordusu kurdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onların da başlangıçta paraları ve vasıtaları yoktu. İmece yaptılar aralarında… Bir somun ekmeği az bir peynirle bölüşüp yediler.. Durmadılar, yürüdüler, koştular, cemaatleştiler, tarikatları arkalarına aldılar ve iktidar oldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz ise cafelerde coffe-latte’lerimizi yudumlarken, halkın cahilliğinden yakındık. Sonra o salondan öbürüne koştuk, konferanslar dinledik. Bazen yanlışlarla, bazen de doğrularla doldurduk kafamızı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim zamanı çaldık kapılarını… Boyalı saçlarımız, makyajlı yüzlerimiz ve bilgiç hallerimizle onlardan “oy” istedik. Onlar içten içe dalga geçtiler bizimle..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Artık eski desti ile su içmeyiz. Kırdık o destiyi. Bize yeni desti lazım” dediler. Önce hiç bir şey anlamadık. Sonra AKP’nin halkın yeni destisi olduğu çıktı ortaya..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar yurtlar yaptılar, zeki fakat fakir çocukları bu yurtlarda toplayarak, Türkiye’nin geleceğine pranga vurdular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hastahanelerde nöbet tuttular, hastaların yardımına koştular ve “filanca partinin gençlik kollarındayız, ne zaman ihtiyacınız olursa bizi arayın” deyip kartlarını uzattılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz ise “Benim cahil halkım“ın tıka basa doldurduğu hastahane koridorlardan geçerken, onlara yardım etmek bir yana, burnumuzu tıkadık geçtik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Samimi dini inaçlarından başını örten kadınları, ibadetini yapan insanları kabullenemedik ve onları ya “Dini alet ederek ecnebilerle işbirliği yapan MÜRTECİLERE“, ya tarikatlara ya da cemaatlara teslim ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir çok dinci örgütler, sahte holdingler, iş adamları (!) çıktı ortaya.. Dindar insanlarımızı sömürdü, dolandırdı.. “Oh olsun, dolandırılmasaydı aptallar” diyerek bir de biz arkamızı döndük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneydoğu’daki insanlarımızı ise feodal toprak ağalarının insafına terk ettik. Onların ” Koyun gibi güdülmesi”nde en büyük suç, 1938′den sonra iktidarlarda, sadece oy için aşiret reislerinin kapılarını çalan siyasilerde ve toprak ağalarını, feodaliteyi TBMM’ye taşıyan partilerdedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Peki, biz suçsuz muyuz?… Elbette değil… Üniversiteyi bitiren çocuklarımızı Güneydoğu’ya göndermemek için az kapı aşındırmadık, büyüklerimizin (!) karşısında az takla atmadık.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz Cumhuriyetçiyiz, Laikiz… Hani halkçılığımız?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkçılık mı dediniz?.. Onlar eğitimsiz ve cahil.. Onlar bir avuç bulgura, nohuda oylarını satıyorlar… Bizim halkımız adam olmaz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, onlar gerçekten eğitimsiz ve cahilse, sadakaya muhtaç olacak kadar yoksullaştırılmışsa, kaderciliğe, yobazlara, teslimiyetçilere, işbirlikçilere suç sadece onların mı?…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yazacak, paylaşılacak ve öz eleştiri yapılacak o kadar çok şey var ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama size bir anımı aktararak bu yazıyı sonlamak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıl 1955 veya 1956. Tam hatırlayamıyorum. Erzurum’dayız o zamanlar… Günlerden 10 Kasım… Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün HAKK’a yürüyüşünün yıl dönümü… Kapımız çalındı.. Komşumuz Kadın Ana’nın torunu helva getirmişti bize.. Annem “Hayırdır?” dedi. Kızcağız “Sarı Paşa’nın ölüm yıl dönümü. Anneannem hatim indirdi, Yasin-i Şerif okuyarak helva kardı. Siz de Sarı Paşa’nın ruhuna Fatiha okuyun” dedi ve gitti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadın Ana çok sayılan ve sevilen, Bağımsızlık Savaşı’ında erini bu topraklar için şehit vermiş, iki bebesini tek başına okutmuş yaşlı bir kadıncağızdı. Yazın beyaz, kışın ise kahverengi ehram kuşanırdı. Saçının tek bir telini bile gören hiç kimse yoktu. Dini bütündü. Namazında, niyazındaydı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Gel, Kadın Ana seçimlerde DP’ye oy ver” diyenlere verdiği cevap hala beynimde, sanki kızgın bir demirle dağlanmış misali hiç silinmeden durmaktadır..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;“Haydi ordan gavurun dölleri… Bu minarelerde hala ezan okunuyorsa bilin ki bu Sarı Paşa’nın yüzü suyu hürmetinedir. Ben yaşadığım kadar Atatürk’ün Partisi’ne oy vercem. Adamı günaha sokmayın”&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle demişti benim cahil, eğitimsiz halkımın Kadın Ana’sı…Biz elimizle yanımızda saf tutan tüm Kadın Ana’ları öldürdük galiba..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz alınmayın, darılmayın, hatta üzerinize de hiç alınmayın. Ben bu yazıyı hani “Kendim yazdım, kendim okudum” diye yazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama itiraf etmem gerekirse, ben bu eğitimsiz, cahil ve sadakaya muhtaç halkımı, şu meşhur alaca karanlık aydınları ile asla aynı kefeye koymam, aynı terazide tartmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç anlamaya çalışmadığımız ve kendimizi anlatmak için hiç çaba sarf etmediğimiz “Benim cahil, eğitimsiz halkım” benim başımın tacıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk’ün sofrasında “Milletin efendisi geliyor, ona yer açın” dediği insanlara biz de gönül kapımızı açar ve onlarla kucaklaşmayı başarırsak, inanın Kemalist Devrim daha tez zamanda hayata geçecek ve Tam Bağımsız Türkiye yeniden inşa edilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİGEN ÖZEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLK KURŞUN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4315696556838377369?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4315696556838377369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/asl-hata-nerede-yaplyorbir-dusunun.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4315696556838377369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4315696556838377369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/asl-hata-nerede-yaplyorbir-dusunun.html' title='Asıl hata nerede yapılıyor,bir düşünün...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-V09jhgwAOHA/Ta8IWxu_fqI/AAAAAAAANWA/v6w1sWEQz70/s72-c/image001.png' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4054680788333535494</id><published>2011-04-07T06:21:00.002+03:00</published><updated>2011-10-26T02:32:54.679+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahlak için nedir gerekli olan'/><title type='text'>Ahlak için nedir gerekli olan...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ixcd1gvQ3NM/TZ0tqRbd2BI/AAAAAAAANR4/Av6LPyAOj0M/s1600/japan2__1300109268_2604.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="254" r6="true" src="http://1.bp.blogspot.com/-ixcd1gvQ3NM/TZ0tqRbd2BI/AAAAAAAANR4/Av6LPyAOj0M/s320/japan2__1300109268_2604.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Felaket üzerine, felaket yaşayan Japon halkı girmiş olduğu sınavda 10 üzerinden 10 aldı, çünkü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Sakindiler&lt;br /&gt;Değil birbirleriyle tartışmak ya da kavga etmek, üzüntülerini dahi kalplerine gömdüler.&lt;br /&gt;2. Saygılıydılar&lt;br /&gt;Su ve Yiyecek için disiplinli kuyruklar oluşturdular. Ne kötü bir kelime ne de kötü bir davranış sergilendi.&lt;br /&gt;3. Yetenekliydiler&lt;br /&gt;İnanılmaz mühendislik örneği verdiler, binalar sallandı, ancak hiç biri yıkılmadı. &lt;br /&gt;4. Zarif ve Nezaketliydiler &lt;br /&gt;İnsanlar, sadece o anlık ihtiyaçları kadar aldı, bu yüzden herkes bir şey alabildi.&lt;br /&gt;5. Dürüst ve Anlayışlıydılar&lt;br /&gt;Kimse yağma yapmadı, yollarda kimse korna çalmadı ve birbirlerini geçmeye çalışmadı. &lt;br /&gt;6. Gerektiğinde Kendilerini Feda Etmeyi Bildiler&lt;br /&gt;Elli işçi N-reaktörlerin soğutulması için kendini feda etti. Bu para ile ölçülebilecek bir fedakârlık değildir. &lt;br /&gt;7. Şefkatliydiler &lt;br /&gt;Restoranlar fiyatları düşürdü. ATM’ler için güvenlik gerekmedi. Güçlü olan güçsüzü korudu.&lt;br /&gt;8. Eğitimliydiler&lt;br /&gt;Yaşlılar, çocuklar ve herkes ne yapacağını biliyordu ve onlar da bunu yaptılar. &lt;br /&gt;9. Medyaları Medyatik Değildi&lt;br /&gt;Haberlerde olağanüstü olgunluk gösterildi. Hiçbir şey reyting anlayışıyla yapılmadı.&lt;br /&gt;10. Vicdanlıydılar&lt;br /&gt;Mağazalarda elektrik kesildiğinde, herkes satın almayı düşündüğü eşyayı tezgâhın üzerine bıraktı ve sessizce ayrıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonlar yine yaptılar yapacaklarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde gündeme getirip tartışan yok ama, Batı dünyası, hele de Katrina kasırgasının ardından yaşadıklarını unutmayan Amerikalılar şaşkınlıkla izliyor Japonları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında en çok bizim üzerinde düşünüp tartışmamız lâzım.&lt;br /&gt;O kadar büyük bir felâket yaşadılar, görüntülerde başı kesik tavuk gibi sağa sola saldırırcasına koşuşan yok. &lt;br /&gt;Salya sümük ağlaşıp Nerede devlet ? Yardım isteriz, şunu isteriz, bunu isteriz diye cazgırlık eden yok.&lt;br /&gt;Yardım dağıtım noktalarına saldıran yok. &lt;br /&gt;Raflarında çok sınırlı miktarda mal kalmış olduğunu bilmelerine karşın dükkânlar önündeki kuyrukları bozup da cam çerçeve kırarcasına kapılara saldıran da yok.&lt;br /&gt;Ve Batı dünyasını en çok şaşırtıp tartıştıran durum, henüz yağmalamanın görülmemesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katoliklere ait&amp;nbsp;bir web sitesinde Japonlar Hristiyan olmamasına karşın nasıl bu kadar ahlâklı olabiliyor ? sorusu ortaya atılmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abes bir soru. O soruyu sormak Hristiyanlara mı düşer ? Sorsak biz sorarız.&lt;br /&gt;"Gerçekten, bu ehli kitap kâfirler kategorisine bile giremeyecek kadar Allah'sız-kitapsız tayfasından Japon toplumu nasıl bu kadar üst düzey insanî nitelikler gösterebiliyor ?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir uzmanın açıklaması şöyle; Japon ahlâkı, günah ve günah anlayışından kaynaklanan korkuya değil, çevreden utanma temeline dayanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginç bir açıklama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer öyleyse, Japonlar yine yaptı yapacağını demektir. Ahlâklı olmak için asgariden bir adet peygamber bir adet de din kitabı gerekir diye düşünen dünya çoğunluğunun önüne uygulamalı olarak yeni bir icat koymuş bulunuyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Japonların bu yaptığı insanlığa reva mıydı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama n'apacaksın, kâfir işte..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4054680788333535494?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4054680788333535494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/ahlak-icin-nedir-gerekli-olan.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4054680788333535494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4054680788333535494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/04/ahlak-icin-nedir-gerekli-olan.html' title='Ahlak için nedir gerekli olan...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ixcd1gvQ3NM/TZ0tqRbd2BI/AAAAAAAANR4/Av6LPyAOj0M/s72-c/japan2__1300109268_2604.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2007901724128065682</id><published>2011-03-29T09:38:00.000+03:00</published><updated>2011-03-29T09:38:08.569+03:00</updated><title type='text'>Sakıncasız...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-jm9rYSVn5AU/TZF-KJaY70I/AAAAAAAANPQ/s5Sgz6X6CWY/s1600/untitled123.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="224" r6="true" src="http://2.bp.blogspot.com/-jm9rYSVn5AU/TZF-KJaY70I/AAAAAAAANPQ/s5Sgz6X6CWY/s320/untitled123.bmp" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Uğur Mumcu’nun 27 yıl önce yazdığı “Sakıncasız” adlı oyunu dün İzmir de&amp;nbsp;izleyiciyle buluştu,Oyuna Silivri Cezaevi’nden gönderdikleri mektup ile Mustafa Babay ve Tuncay Özkan da dahil oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;Oyunun baş karakteri “dönek” gazeteci Güven İnan’a gönderdikleri mektupla,kalemini ve insanlığını satanlara ekmeğini yedikleri bu topraklara ihanet içinde olanlara ince mesajlar vardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="goog_qs-tidbit goog_qs-tidbit-0"&gt;"Sevgili Güven İnan kardeşim” diye başlayan mektubun devamı şöyle:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Her şeye rağmen sana “kardeşim” diye seslenmek geldi içimizden. İki nedenle; birincisi düşmanlık bize yakışmaz, ikincisi sana öfkelenecek, kızacak kadar değer vermek fazla olur. Bu mektubu açacak cesaretin kaldı mı; onu da bilemiyoruz. Çünkü insan cesaretini yitirdi mi bunun azı çoğu olmaz. Baştaki ‘C’ harfi düşer, arta kalanı sen çok iyi bilirsin, biz bilmeyiz. Bedenlerimiz hücrelere kapatılabilir ama beynimiz hiçbir zaman tatmadı o duyguyu, tatmayacak da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Güven,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ilk döneklik işaretleri vermeye başladığında seni uyarmaya çalışmıştık. ‘Aman ilkelerinden ödün verme, kalemini satma, bu işler böyle başlar’ demiştik. Sen de ‘bir iki konuda farklı düşündük diye hemen dönek damgası vurmaya kalkmayın; hem bir kere dönmekten bir şey çıkmaz’ demiştin. Bak nerelere geldin. Sonunda kalemini de özelleştirdin. İsteyene mevsimlik kiraya veriyorsun. Bu seferki kiracıların biraz zorlu görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse… İnsan herkesten kaçar ama kendinden kaçamaz. Umarım bir gün kendinle gerçekten yüzleşirsin. Bunda ne ölçüde başarılı olursun bilemiyoruz. Çünkü yüzleşmek için de yüz gerek. Eğer birazcık kaldıysa yapabilirsin, hatta bu mektubu açabilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç kalmadıysa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceğimiz ne olabilir ki!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni zaman zaman ekranda görüyoruz. O, fikirleri kendine aitmiş gibi söylemeye çalışman eskisi gibi eğlendirmiyor da. Hüzünlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dur, hemen, ‘demek ki hala etkiliyim’ diye kendine pay çıkarma. Hüznümüz, ülkemizin geldiği noktanın ekrana yansımasından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani mesleğin ilk yıllarında senin de olmak istediğin Uğur Mumcu’nun sık kullandığı bir söz vardı; korkak bin kez ölür, cesur bir kez. Senin yüzüne bakıp günde kaç kez öldüğünü tahmin etmek zor değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi sorarsan tek tek hücrelerdeyiz. Hücrenin en geniş yeri 10 karış! Penceresinde, her biri 10’ar santimetrekarelik 80 demir parmaklık var. Oradan başımızı kaldırıp baktık mı, gökyüzünü görüyoruz. Hücremizin yüksekliği işte o kadar. Başımız hep dik olduğu için de gökyüzü hep karşımızda! O, bizim ufkumuzu ve gelecek umutlarımızı da tarif ediyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki bugünlerden yarınlara bir direnenler, bir de direnenlere gönül verenler kalacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Güven,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda tam olarak nereye doğru döndüğünü bilmediğimiz için etrafında kim olduğunu bilmiyoruz, yine de bizden selam söyle! Bizim gerçek anlamda bulunduğumuz yeri merak ediyorsan, bu mektubun okunduğu yere gel, tam karşıya bak! Yüzlerce aydınlık yüzlü insanı göreceksin! İşte, onların göğüslerinin sol kısmının hemen altındayız. Orası özgürlüktür bize… Gelecek güzel günlere olan sarsılmaz inancımızla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selamlar, Sevgiler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TUNCAY ÖZKAN-MUSTAFA BALBAY&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2007901724128065682?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2007901724128065682/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/sakncasz.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2007901724128065682'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2007901724128065682'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/sakncasz.html' title='Sakıncasız...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-jm9rYSVn5AU/TZF-KJaY70I/AAAAAAAANPQ/s5Sgz6X6CWY/s72-c/untitled123.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6126003081231712714</id><published>2011-03-18T21:16:00.000+02:00</published><updated>2011-03-18T21:16:05.440+02:00</updated><title type='text'>İnsan olarak doğduğunuzu hatırlayıp biraz olsun utanırsınız belki...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh4.googleusercontent.com/-_2h_lZqYfeQ/TYOuL7JN-HI/AAAAAAAANL4/wkt0gXyNCy0/s1600/imagesCAT3TRAV.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" r6="true" src="https://lh4.googleusercontent.com/-_2h_lZqYfeQ/TYOuL7JN-HI/AAAAAAAANL4/wkt0gXyNCy0/s1600/imagesCAT3TRAV.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Senin adalet anlayışını,kendine müslümanım diyen hangi insan evladı vicdanına sığdırıyorsa beri gelsin, bu nasıl bir düzendir,bu nasıl bir hesaptır ki,Devleti soyanlar dışarıda elini kolunu sallaya sallaya geziyor , Devleti canı pahasına koruyanlar zindanlarda çürüyor,bu nasıl bir adalet ki Vatan hainliği yapan gazeteci ve yazarlar ödüllendiriliyor,kalemini satmayan Vatanseverler zindana tıkılıyor,bu nasıl bir öç alma duygusudur ki Ülkesini seven gerçek bilim insanlarının ayakları prangalı,üniversiteleri teslim aldı imamdan bozma cemaatin artıkları..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deniz feneri soyguncularını serbestçe dolaştırıp ,ihale üstüne ihale verirken hangi kıbleye dönüp namaza durabiliyorsunuz siz zindanlarda,hücrelerde çürüttüğünüz bedenlerin,aydınlık beyinlerin,cesur yüreklerin hesabı sorulmayacak mı sanıyorsunuz bu Millet ilk cehennemi burada yaşatacak size,yukarıdakini ise sizler düşünün gayrı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ergenekon hancısı,kaynattığın kazan senide içine alır unutma,senaryoda oynadığın rolün sonu çok kötü bitecek bunu sakın aklından çıkartma,hiç biriniz asla masum değilsiniz, o korkuyu tadacak,o acıyı yaşayacaksınız, bir ülke bağırsaklarını nasıl temizlermiş asıl o zaman anlayacaksınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkenin komutanlarına,Vatansever gazetecilerine ve aydınlarına vatan haini demek cüretin de bulunanların geçmişine bakarım ben,soyuna supuna bakarım,kime hizmet ettiğine,kimin eteğini öptüğüne bakarım. Bedevi çadırların da gerdan kırıp diz çökenler kahraman komutan "Engin alan'ın" dik duruşunu nereden anlayacaklar, cümlenizin kapasitesi bunu anlamaya yetmez kendinize bir bakın, iyi bakın,en büyüğünüzden en küçüğüne tümünüz bir tane "haberal" eder mi? onlarca yandaş paçavra gazetede köşe tutan satılık kalemler,topunuzun yüreği Balbayın yüreğine yeter mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahtan korkmadığınız belli,bellide insan olarak doğduğunuzu hatırlayıp biraz olsun utanırsınız belki diye geçiyor içimden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tufan genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6126003081231712714?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6126003081231712714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/insan-olarak-dogdugunuzu-hatrlayp-biraz.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6126003081231712714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6126003081231712714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/insan-olarak-dogdugunuzu-hatrlayp-biraz.html' title='İnsan olarak doğduğunuzu hatırlayıp biraz olsun utanırsınız belki...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh4.googleusercontent.com/-_2h_lZqYfeQ/TYOuL7JN-HI/AAAAAAAANL4/wkt0gXyNCy0/s72-c/imagesCAT3TRAV.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4138285611824149670</id><published>2011-03-09T22:41:00.001+02:00</published><updated>2011-03-09T22:42:26.728+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toryum'/><title type='text'>Bu Toryum ihya eder tüm ülkeyi ama..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-oBUBpQlShSU/TXfk31quUDI/AAAAAAAANG8/tjttUpMor_o/s1600/2-BandQ.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="208" q6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-oBUBpQlShSU/TXfk31quUDI/AAAAAAAANG8/tjttUpMor_o/s320/2-BandQ.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Savunma sanayiinde önemli buluşlara imza atan aselsan'nın genç&amp;nbsp;mühendisleri,Cudi dağındaki petrol yataklarını tespit eden petrol mühendisleri ve Isparta da düşen! (düşürülen!) uçakta ki bilim insanlarımız neden öldürüldü acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye`nin üzerinde oynanan oyunların hepsinin nedeni o! İşte Türkiye`nin serveti..Toryum..Siyasilerin gizli pazarlıkları,bu güç savaşları,Ülke zenginliklerinin el altından satılması ve her şeyin halktan saklanması..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Isparta`da uçağın da Toryum nedeniyle düşürüldüğü iddia ediliyor tesadüf eseri hayatını kaybeden ekipten bir kişinin o uçağa binmeyerek kurtulduğunu,ancak onunda Uludağ`da saldırıya uğraması ne kadar manidar değil mi? Ajanlarla kaynıyor ülkenin içi,ordunun yıpratılması,hukukun ele geçirilmesi hangi pis oyunlara zemin hazırlıyor acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu kadar tartışılan Toryum nedir? İşte ayrıntılar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TORYUM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, Bor zenginliğinin ardından şimdi de ondan binlerce kat daha değerli yeni bir maden ile gündemde. Adı Toryum, dünyanın en temiz ve güvenilir enerji kaynağı... Türk toprakları dünya Toryum yataklarının yüzde 65`ine sahip...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik krizin ağır faturasını ödemeye çalışan Türkiye, dünyanın en değerli maden yataklarının üzerinde oturuyor. En güvenli ve temiz enerji kaynağı olarak bilinen Toryum rezervleri açısından Türkiye`nin tek başına lider ülke olduğu ortaya çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;REZERVİN ÇOĞU TÜRKİYE`DE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜBİTAK ve MTA tarafından son beş yıl içerisinde yapılan araştırmalarda, dünya Toryum rezervlerinin yüzde 65`inin Türkiye`de olduğu belirlendi. Toryum, saflaştırıldığında alüminyum, çelik görünümünde bir element. Toprakta toryum oksit halinde bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya rezervlerinin yarıdan fazlası Türkiye`de, Batı Anadolu`da bulunuyor. Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı ve Kızılcaören yörelerindeki Toryum yataklarının rezerv çalışmaları ise henüz tamamlanmadı. Uzmanlar, bu konuda daha önce yapılan araştırmaların önümüzdeki yıllarda devam edebilmesi için hükümetin bütçeden kaynak ayırması gerektiğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE`DE 800 BİN TON&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya rezervleri ne kadar? Bu stratejik maden Avustralya`da 300 bin ton, Hindistan`da 290 bin ton, Norveç`te 170 bin ton, ABD`de 160 bin ton, Kanada`da 100 bin ton, Güney Afrika`da 35 bin ton, Brezilya`da 16 bin ton. Neredeyse bütün dünyada toplam 1071 bin ton, Türkiye`de ise 800 bin ton...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEĞERİ 120 TRİLYON DOLAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, Türkiye`deki toryum rezervlerinin değerinin 120 trilyon doları bulduğunu belirterek önümüzdeki 15 yıl içerisinde Toryum yakıtlı nükleer tesisler kurulabileceğini, teknik imkanlar geliştikçe bu yeni yakıtın hayatın her alanında kullanılabileceğini belirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuza dek enerji...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye`nin toryum yataklarından elde edilecek enerjinin bütün dünyanın elektrik ihtiyacını 450 yıl, Türkiye`nin ise ebediyyen karşılayabileceğini belirten uzmanlar halen bu maddenin nükleer füze yakıtları ile uydu fırlatmada kullanılan füzelerin yakıtlarında kullanıldığını ifade ettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE SERVETİN ÜZERİNDE OTURUYOR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlara göre, Türkiye büyük bir servetin üzerinde oturuyor, küçük bir bilimsel yatırımla toryumla enerji üretme alanının dünya devleri arasına girebilir. Toryum`un kesinlikle patlama tehlikesi bulunmuyor. Çernobil benzeri bir felaketin tekrarlanması mümkün değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir düşünün üzerimizde oynanan oyunları,iktidarın yer altı zenginliklerini nasıl ve kimlere peşkeş çektiğini,geleceğimizi çocuklarımızın istikbalini ve ülkemizin varlığının nasıl tehlikeye atıldığını düşünün,para güç'tür ve kimse iç'te ve dış'ta bizlerin bu güce erişmemizi istemiyor,çok sinsi planlar içerisinde,haince sırtımızdan hançerleniyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4138285611824149670?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4138285611824149670/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/bu-toryum-ihya-eder-tum-ulkeyi-ama.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4138285611824149670'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4138285611824149670'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/03/bu-toryum-ihya-eder-tum-ulkeyi-ama.html' title='Bu Toryum ihya eder tüm ülkeyi ama..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-oBUBpQlShSU/TXfk31quUDI/AAAAAAAANG8/tjttUpMor_o/s72-c/2-BandQ.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6687765059202254085</id><published>2011-02-28T21:29:00.003+02:00</published><updated>2011-02-28T22:47:53.571+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bekir Çoşkun'/><title type='text'>Başın öne eğilmesin Bekir Çoşkun!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh6.googleusercontent.com/-URyVWmRD28M/TWv3JBn2GOI/AAAAAAAANDA/V52LgVIYtIk/s1600/b1.JPG" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" l6="true" src="https://lh6.googleusercontent.com/-URyVWmRD28M/TWv3JBn2GOI/AAAAAAAANDA/V52LgVIYtIk/s320/b1.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Son günlerde bir tuhafım. Sessizlik, dinginlik arayışındayım. Ya bir seyahat ya da içine dalabileceğim 'tatlı' bir romana ihtiyaç duymaktayım.&lt;br /&gt;Bu düşüncelerle girdiğim kitapçıdan elimde Bekir Coşkun'un 'Başın Öne Eğilmesin'i ile çıktım.&lt;br /&gt;Tuhaflığıma tuhaflık, üzüntüme üzüntü, endişelerime endişe kattı Bekir Coşkun'un yeni kitabı.&lt;br /&gt;Ama sıkıntıdan kaçmak, görmezden gelmek, geçiştirmek yerine üzerine gitmek, korkmamak için cesaretlendirdi beni.&lt;br /&gt;Bekir Coşkun ne mi yazmış?&lt;br /&gt;Hepimizin gözleri önünde yaşadıklarını.&lt;br /&gt;Hürriyet'ten 'ayrılış' ve Habertürk'ten 'kovuluş' öyküsünü.&lt;br /&gt;Bizlerin 'vah vah' demekle yetindiğimiz ve hemen unuttuğumuz aslında hepimizin birinci dereceden meselesi olan o sıkıntılı günleri yazmış.&lt;br /&gt;Yaşadıklarını arka arkaya sıralayınca daha da vurucu, can acıtıcı olmuş.&lt;br /&gt;Bilip bilmezlikten geldiğimiz görüp hemen unutmaya çalıştığımız konuları gözümüzün, içine sokmuş.&lt;br /&gt;Ve bunu yaparken de sert bir dil kullanmamış.&lt;br /&gt;Yaşananlar o kadar sert ki zaten ancak yumuşak bir dille okunabilir.&lt;br /&gt;Arkadaşlığın, dostluğun, insanlığın gazetecilikten önde olduğunu da anlatmış.&lt;br /&gt;Arkadaşı Emin Çölaşan'la nasıl bir kader birliği içinde olduğunu da serpiştirmiş yazısına.&lt;br /&gt;İnsan özenmeden yapamıyor.&lt;br /&gt;'Kovulmuş', incinmiş ama birçoğumuzdan daha şerefli ve haysiyetli kalmayı başarabilmiş.&lt;br /&gt;Kimseyi satmadan, geçmişinden ödün vermeden yola devam edebilmiş.&lt;br /&gt;Ben daha fazla Bekir Coşkun'un kitabını anlatmayayım, siz bir tane 'Başın Öne Eğilmesin' alın, okuyun hatta okutturun.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-Sz6fF7oFYCo/TWv3S7760sI/AAAAAAAANDE/uKE9dt7N7Zw/s1600/bekir-coskun-basin-one-egilmesin.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" l6="true" src="https://lh5.googleusercontent.com/-Sz6fF7oFYCo/TWv3S7760sI/AAAAAAAANDE/uKE9dt7N7Zw/s320/bekir-coskun-basin-one-egilmesin.jpg" width="217" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Özrü borc bilirim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dedim ya Bekir Çoşkun'un kitabı beni gerçekten altüst etti.&lt;br /&gt;Kendimi sorgulattı.&lt;br /&gt;Bu kadar zor günler geçirsem arkadaşlıklarıma ve arkadaşlarıma sahip çıkabilir miyim?&lt;br /&gt;Kendi 'kelle'mi, menfaatlerimi düşünmeden 'mimlenmiş' dostumun elinden tutmaya devam edebilir miyim?&lt;br /&gt;Emin Çölaşan ve Bekir Coşkun zor bir işi başarıp sağlam adamlar olarak devam etmişler yollarına, helal olsun...&lt;br /&gt;Bir diğer yandan Bekir Coşkun'un kitabında sık sık adını kullandığı, referans gösterdiği bir internet sitesi var; odatv.com.&lt;br /&gt;Her gün, özelliklede 'hareketli' günlerde mutlaka takip ettiğim bir site.&lt;br /&gt;Aynı zamanda yakın arkadaşımın yönetiminde, beğendiğim bir ekibin ortaya çıkarttığı iyi bir haber sitesi.&lt;br /&gt;Bir gün bile adını anmadığım, yazılarıma konu etmekten itinayla kaçındığım, destek değil aksine çoğu zaman köstek olduğum bir haber sitesi.&lt;br /&gt;Neden mi?&lt;br /&gt;Korkudan.&lt;br /&gt;'Arkadaşlarını kayırıyor', 'Bunlar çete', 'birbirlerinin goygoycusu' demesinler diye...&lt;br /&gt;Bekir Coşkun ise salt bir okur olarak tebriklere boğuyor siteyi.&lt;br /&gt;Ben ise korkakça, sadece onların yüzüne karşı övebiliyorum, mümkünse kimse duymadan..&lt;br /&gt;Dedim ya bu kitap silkeledi beni.&lt;br /&gt;Ve bu silkelenme sonucu inandığım ve beğendiğim bir işin, arkadaşın elinden tutup yürümeye korktuğum için tüm odatv ekibine özrü borç biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuğçe tatari (Akşam gazetesi)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6687765059202254085?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6687765059202254085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/02/basn-one-egilmesin-bekir-coskun.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6687765059202254085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6687765059202254085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/02/basn-one-egilmesin-bekir-coskun.html' title='Başın öne eğilmesin Bekir Çoşkun!'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh6.googleusercontent.com/-URyVWmRD28M/TWv3JBn2GOI/AAAAAAAANDA/V52LgVIYtIk/s72-c/b1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5281486225458263147</id><published>2011-01-24T19:43:00.000+02:00</published><updated>2011-01-24T19:43:55.613+02:00</updated><title type='text'>BU “KÜÇÜK DAĞ YARATICILARI” NEREDEN ÇIKTI..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TT25odZd_1I/AAAAAAAAMVc/teyNUFjdM2Y/s1600/bu-kucuk-dag-yaraticilari-nereden-cikti-2401111200_l.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" s5="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TT25odZd_1I/AAAAAAAAMVc/teyNUFjdM2Y/s1600/bu-kucuk-dag-yaraticilari-nereden-cikti-2401111200_l.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Özgürlük, aşk, cesaret, heyecan, isyan, bilim, akılcılık, kabullenmemek, coşku, kuşku, sorgulamak, boyun eğmemek, mutluluk, enerji, başına buyrukluk, hesap vermemek, hesap sormak, umut, arzu, düşünmek, düşünmemek, sevişmek, yaratmak, yıkmak, yapmak, bozmak, koşmak, yarışmak, paylaşmak, ayrışmak, kavga, barış, romantizm, hümanizm…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlik her şeydir.&lt;br /&gt;En gamsız avareliklerden en diri uyanışlara yelpazelenen bir titreşimdir.&lt;br /&gt;Yalnızlıklarda ve kalabalıklarda sürekli bir devinimin devrimcisidir genç.&lt;br /&gt;En kötü koşullarda ve haksızlıklar hangi boyutlarda olursa olsun asla pes etmemek…&lt;br /&gt;Geleceksizlik kaygısını ışıltılı gelecek gemileriyle yarıp yarınlara açılmaktır.&lt;br /&gt;Ruhu kararmışların içini röntgen filmi gibi görmektir gençlik.&lt;br /&gt;Dogmaya, diktaya, faşizme, körü körüne inanmaya, itaat etmeye başkaldırmaktır.&lt;br /&gt;Bütün bu nitelikleri bünyesinde barındıran başka güzellikler de var; “Bilim”, “Sanat” ve “çağdaş kadın.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanları korkutabilir…&lt;br /&gt;Mazlumları tutsak eder…&lt;br /&gt;Orduları sindirebilirsiniz…&lt;br /&gt;Ama hala sesinizin yankılanmayacağı alanlar var.&lt;br /&gt;Gerçek yurtseverleri, gençliği , aydınlığın kadınlarını, bilim insanlarını asla eğip bükemezsiniz.&lt;br /&gt;Sanata, sanat eserine sözünüz geçmez.&lt;br /&gt;Çağdaş bilim ve sanatla aydınlanmış… Evrensel sınırsızlıklarının ayırdına varmış insanlar koyun muamelesi görmeyi kabul etmezler. Asabi çobanlar gibi, o insanları azarlayamazsınız. Hiç kimseyi azarlayamazsınız! İnsanların yaşam alanlarının daraltılmak istenmesi, ruhunu tümden teslim etmemiş toplumlarda bir kimyasal reaksiyon başlatır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sindirmeye yönelik taktikler rüzgarda açılmış şemsiye gibi ters dönüverir.&lt;br /&gt;Sizin için şaşkınlık verici olsa da, bazı insanları rüşvetle satın alamazsınız. Yollarına trilyonlar dökseniz, yine de susmazlar, zorbaya boyun eğmezler.&lt;br /&gt;Tarih boyunca, genç özgürlüklerin soluk aldığı platformlar, bilim ve sanat mabetleri düzen tilkilerinin kabusu olmuştur. Göstermelik seremoniler dışında, operada, balede, tiyatroda, izlerini pek bulamazsınız.&lt;br /&gt;Gençlik… Ruhtaki gençlik ve sanat, dün, bugün ve yarındır.&lt;br /&gt;Tüketilen senelerden çok, üretilen yılların zamansızlığında “daima”dır.&lt;br /&gt;Sonsuza kadar genç kalacak olan yüce kurtarıcı bunu biliyordu.&lt;br /&gt;Ülkenin üzerine çökecek karanlığı bir asır önceden gördü de, yedi düvelden ve yobaz takımının kucağından kurtarıp aldığı genç Türkiye Cumhuriyetini gençlere emanet etti.&lt;br /&gt;Atatürk’ün gençliği, köle olmayı reddeden kadınlar, sanat ve bilim… Hepsi de aykırıdır, muhaliftir.&lt;br /&gt;Sanatsız, resimsiz, heykelsiz, bilimsiz… Yaşamadan yaşlanmışların tek tip dünyasına korkusuzca başkaldıran bu kare as ülkeyi aydınlığa uçuracak son umudun kanatlarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençliklerini, hurafelere, diz çökmeye, boyun eğmeye, korkulara kurban etmiş olanlar bu güzelliklerin nasıl bir kainat olduğunu anlayamaz, derinliklerini tahayyül bile edemezler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla kendilerine benzetemeyecekleri, vesayet altına alamayacakları aydınlıktan korkarlar.&lt;br /&gt;“Anlamak” onlar için, gittikleri yöne ters istikamette uzak bir ülkedir…&lt;br /&gt;Sanat eserlerine, genç yüreklere ulaşmak, genç beyinleri dinlemek yerine, suçlarlar, kulp takarlar, yaftalarlar.&lt;br /&gt;Özünde, ihtiyar geçen gençliklerinin hıncı ve bu hiç bilmedikleri ışıltıdan duydukları rahatsızlık vardır.&lt;br /&gt;İnceliklerden kalınlıklara doğru bir seyahat yaşanıyor.&lt;br /&gt;Çağın özeti budur.&lt;br /&gt;Birileri, karşılarına çıkanları karalayarak, kara deliklerini ülkenin içinden geçip cüceye döneceği ebatlarda büyüttüler…&lt;br /&gt;Bütün değerlerin ve kavramların içini boşaltarak geleceği karanlığa boyayanlar, belki de dünyanın en büyük ironisi olarak; Hak, hukuk, çok renklilik, çok seslilik, özgürlük ve demokrasi türküleriyle çağdan geriye doğru uzaklaşıyorlar.&lt;br /&gt;Trajikomik olan ise, evrensel değerlere sahip beyinlerin sanal hürriyet ve eşitlik masallarıyla, cahil halkla birlikte uyutulabilmesidir.&lt;br /&gt;İnsanların ve devletlerin defolu ruh hali sağlığa kavuşup gerçek anlamda evrensel insan doğmadıkça, özgürlük, barış, demokrasi, eşitlik gibi kavramlar hayal alemlerinin safiyane ütopyası olarak kalacaktır.&lt;br /&gt;İnsanı ve insan sevgisini merkeze alınca, dünyanın bütün kötü niyetlerden, arınıvereceğini, “Imagine” şarkısı eşliğinde, sınırların, bayrakların kalkacağını, küreselleşme ve AB poşetine girmiş emperyalizmin sona ereceğini… Paranoyalardan(!) kurtulunca, şeriatçıların demokrasi aşığı olacağını… Kürt sorunu da dahil olmak üzere, eşitlik, özgürlük ve çağdaş demokrasinin gül bahçelerinde tohumlanıvereceğini düşünenler, dokuz yıl önce girdikleri tripten yavaş yavaş ayılmaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi anlıyorlar ki;&lt;br /&gt;Pusulası doğuya kilitlenmiş, tek yönlü bir yol bu.&lt;br /&gt;Çağdaş bilime ve sanata zerre kadar katkısı olmayan arap ülkelerindeki devşirme süper teknolojilerle, yaldızlı bir yaşamasızlık yolculuğu…&lt;br /&gt;Bu şark ekspresine binmeyi reddeden… Ne batıya ne doğuya yaslanmadan, “tam bağımsız Türkiye” diyenlerin halkı küçümsediğini söyleyebilen, çoğunluk diktasına peşkeş bir halk dalkavukluğu…&lt;br /&gt;Ülkeyi tersyüz eden bir büyük yalan bu.&lt;br /&gt;Aydınlığa, çağdaşlığa, evrensel güzelliğe dair hiçbir istasyona uğramadan…&lt;br /&gt;İçinden geçtiği coğrafyayı paramparça eden bir ray hattında kömürleşmiş umutlar dökerek ilerleyen bir kara tren.&lt;br /&gt;Derin uçurumların kenarında, karanlık tünellerde, yaşanılan her sarsıntı için, gidişatı eleştiren aydınlık yolcularırıı suçlayan bir makinist.&lt;br /&gt;Bizi başka bir çağ ile uzlaştırma terkibindeki sevgi ve özgürlük hezeyanlı ikramlarıyla ağır ağır başka bir coğrafyaya doğru seyrediyor.&lt;br /&gt;Bir fasit daire içinde dönenirken herkesi peşine takma histerisine kapılmış bir yol hikayesi.&lt;br /&gt;Makinist ve kondüktörler gibi düşünmeye, onlar gibi yaşamaya çekiştirilen insanlar, aykırılıkların, yükseltilerin törpülendiği, birörnek insanların yaşadığı, renksiz, kokusuz, mutsuz bir ülkeye taşınıyor.&lt;br /&gt;Ya geçip giden trene uzaktan öyle bakacaksın ya da uysal bir yolcu olacaksın.&lt;br /&gt;Lokomotife yönelmek, makasçılığa heveslenip trenin yönünü değiştirmeye yeltenmek, makiniste yan bakmak yok!&lt;br /&gt;Büyük gürültülerle hayatlarımızı delip geçen bu gece yolculuğunun ardından ıslık çalmak bile organize suç sayılabilir.&lt;br /&gt;Peki neden böyle?&lt;br /&gt;Ellerinde karalar, ceplerinde tehditlerle yürüyen bu “küçük dağ yaratıcıları” nereden çıktı?&lt;br /&gt;Asık suratlarla tehlikeli kavşaklarda ihtişam ve güç oyunları…&lt;br /&gt;Akşam olup kalabalıklar çekildiğinde, şüphe etmekten yorgun düşmüş büyük yalnızlıklar…&lt;br /&gt;Ayrıntıları saklayıp ruhuna düşürecek ince elekten yoksun yürekler… Yazık!&lt;br /&gt;İnsan dokusunun kalınlık kreşendosu ne zaman böyle dayanılmaz hale geldi?&lt;br /&gt;Ruhlarımızı kara trenlerle üzerinde yaşam olmayan bir yerlere götürmek isteyen…&lt;br /&gt;Kendi boşluğunda salınmasından bile sakındığımız duyguları, şarkıları, hayatları un ufak eden…&lt;br /&gt;Işıkları bir bir karartarak, bu ardına bakmadan yürüyüp gidenler kim?&lt;br /&gt;Nasıl bu kadar fütursuz olabiliyorlar?&lt;br /&gt;Vicdanı olmayan kişi, bencileyin boş bir kalıptır.&lt;br /&gt;Kaf dağına kral olsa hükümsüzdür yüreğimde.&lt;br /&gt;Atasına, şehidine, yaşlısına, gencine, köklerine, çiçeğine… İnsana saygısı, sevgisi yoktur.&lt;br /&gt;Ülkesini, tarihini, coğrafyasını, her şeyi satabilir.&lt;br /&gt;En kutsal değerleri kullanmaktan çekinmez.&lt;br /&gt;Esareti hürriyet olarak pazarlar…&lt;br /&gt;Terörün anlamı barış, bölücülüğün adı demokrasi, yurtseverlik ise darbecilik olur.&lt;br /&gt;Softaların yaftaları ortalığa saçıldıkça sapla saman daha bir karışır.&lt;br /&gt;Amaçları üzüm yemek değil, bağcıyı da dövmek değil, bağları yok etmektir.&lt;br /&gt;Bu erek ile aralarındaki son engeller; “çağdaş gençlik, cumhuriyet kadınları, bilim ve sanat.”&lt;br /&gt;Bunu biliyorlar…&lt;br /&gt;Eşsiz mavi göz de biliyordu…&lt;br /&gt;Karakışı, dağlardan inecek eşkiyayı ve herşeyi…&lt;br /&gt;O yüzden seslendi yıllar önce; “Ey Türk Gençliği!..”&lt;br /&gt;Işık ve sevgiyle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlhan İrem&lt;br /&gt;Odatv.com&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5281486225458263147?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/5281486225458263147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/01/bu-kucuk-dag-yaraticilari-nereden-cikti.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5281486225458263147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5281486225458263147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/01/bu-kucuk-dag-yaraticilari-nereden-cikti.html' title='BU “KÜÇÜK DAĞ YARATICILARI” NEREDEN ÇIKTI..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TT25odZd_1I/AAAAAAAAMVc/teyNUFjdM2Y/s72-c/bu-kucuk-dag-yaraticilari-nereden-cikti-2401111200_l.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4746095890290182626</id><published>2011-01-02T20:32:00.000+02:00</published><updated>2011-01-02T20:32:22.766+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uzun eşek'/><title type='text'>Uzun eşek...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TSDC5SnTNXI/AAAAAAAAMNk/IXRryCJW_s8/s1600/081220101040593111152_3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TSDC5SnTNXI/AAAAAAAAMNk/IXRryCJW_s8/s320/081220101040593111152_3.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Polisi de rezil ettin, kendini de,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Şimdi sana yeni saddam diyorlar haberin var mı?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Polise kendi kardeşini coplatıyorsun,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Gaz yutturuyorsun zulmüne isyan edene,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sen o gazın tadını biliyor musun?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Kızıyorsun sana yumurta atacaklar diye,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sahi senden menemen olur mu sanıyorsun?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bence yoğurda bulamalılar seni,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bulamalılar ki, &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Cacık olduğunu hissetmelisin değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Güttüğün koyunlara benzemiyorlar diye mi bunca sitemin ?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Esip,gürleyip,tepiniyorsun,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Sahi sen bu gençlerden neden çekiniyorsun?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bak onlara,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Korkuyorlar mı senin kabara kabara haykırışından?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Pörtlemiş gözlerini çevire çevire tehditler savuruşundan?&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bu gün uzun eşek,yarın ise güvercin takla,&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Anlayana!!!&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Tabi ki anlayana...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Tufan genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4746095890290182626?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4746095890290182626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/01/uzun-esek.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4746095890290182626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4746095890290182626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2011/01/uzun-esek.html' title='Uzun eşek...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TSDC5SnTNXI/AAAAAAAAMNk/IXRryCJW_s8/s72-c/081220101040593111152_3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5628976183086686665</id><published>2010-12-28T23:25:00.001+02:00</published><updated>2010-12-29T17:02:46.301+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='metres'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türban'/><title type='text'>Önce türban taktılar sonra metres yaptılar.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TRpPkzmkCZI/AAAAAAAAMLY/_lMVvthJMUY/s1600/n597004732_298851_1398.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" n4="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TRpPkzmkCZI/AAAAAAAAMLY/_lMVvthJMUY/s200/n597004732_298851_1398.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Yoksulun onuruyla oynayacak kadar şerefsiz olduğunuzu biliyorduk ama yoksulun namusun da gözünüz olduğunu yeni öğrendik,ama şaşmıyorum sizin gibilere,sizler mahallenin namus bekçiliğine soyunan namussuzlar değil miydiniz zaten,elleriniz kirli sizin yüzleriniz kirli,yürekleriniz ruhlarınız sofralarınız kirli,bundan dolayıdır birbirinize kefil olmanız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özellikle büyük şehirlerde,belediye,kaymakamlık ve valiliklerde yardım konusuyla ilgili birimlerin içerisinde salyaları akarak pusuya yatmış ahlaksızlar var,Kayseri belediyesinde&amp;nbsp;kömür verdikleri ailelerin karılarına kızlarına tecavüz eden adi&amp;nbsp; namussuzlardan bahsetmiyorum,kömür yardımı alan&amp;nbsp;özürlü kadının iki kızını birden otele kapatan şerefsizlerden bahsetmiyorum onları zaten bütün Türkiye öğrendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardıma muhtaç kadın kimlik bilgileri ile müracaat eder bu kurumlara,bazan da mahalledeki iş birlikçiler tarafından bizzat götürülür yardım vaat edilerek,normalde kontrol edilmesi gereken o kadının gerçekten yardıma muhtaç olup olmadığıdır,ama gelin görün ki bazı şerefsizler tarafından bakılan sadece o kadının kendi pis amaçlarına uygun olup olmadığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardım ediliyor devletin parasıyla,ama arkasından pis istekler gelmeye başlıyor,inanın bunların sayısı hiç az değil,bunlara teslim olan kadınlarda var direnenlerde,yardımı kesmekle tehdit ediyorlar,mahallede dedikodu yaymakla tehdit ediyorlar,hatta bazı görüntülerini yayımlamakla tehdit ediyorlar,öyle ileri gidenleri var ki elde ettikleri kadınların çocuk yaşlarında ki&amp;nbsp;kızlarına musallat oluyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu namussuzların&amp;nbsp;hepsi bir birinden haberdar sanki organize bir çete gibi çalışıyorlar,belediyeden yardım alan bir kadına kaymakamlık görevlisi bir başkasından gelen telefon mesajına bakın, "çayır biçiyorum çayır yanıyorum cayır cayır,o kiraz dudaklardan birazda bana ayır" sözde muhafazakar görünen bu şerefsizler gecenin bir yarısı böylesi adice mesaj atabiliyor pastadan pay kapabilirim umuduyla,bu zincir birbirine eklenerek uzayıp gidiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepiniz bilirsiniz mahallelerde toplantılar yapılır bazı evlerde kapalı hanımlar tarafından,inançları için okuyanları ayrı tutuyorum,ama sırf bu amaç için&amp;nbsp;yapılanlar var,etrafta dini bütün sanılan ama aslında hurafeden başka bir sermayesi olmayan genellikle çarşafa bürünmüş bu rezil "hacı analar" dünyadan bir haber yaşayan kadın ve kızlarımızı&amp;nbsp;birilerine metres etmek için zemin hazırlamakla görevlidir,tabi ki bu işi yüklüce bir para karşılığında yapıyorlar Allahtan korkmadan,kuldan utanmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ekranlarda utanmadan boy gösteren siyasilere sesleniyorum bu şerefsizlerin&amp;nbsp;dosyaları neden hasır altı edilir,neden bu kepazelikler kamu oyundan gizlenir,eğer ki birazcık namus haysiyet sahibi iseniz ve o yürek var ise aciz bedenlerinizde açıklayın,Toki konutlarında bu şerefsizlerin kaçar tane dairesi olduğunu açıklayın ve bu dairelerde başlarına türban geçirilerek metres edilen kadınları açıklayın,Yoksa onlara da mı kefilsiniz tıpkı diğerleri gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu kurumlardaki namuslu insanları tenzih ederim,ama onlarda&amp;nbsp;bu&amp;nbsp;kepazelikle&amp;nbsp;mücadele etmek zorunda.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tufan genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5628976183086686665?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/5628976183086686665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/once-turban-taktlar-sonra-metres.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5628976183086686665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5628976183086686665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/once-turban-taktlar-sonra-metres.html' title='Önce türban taktılar sonra metres yaptılar.'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TRpPkzmkCZI/AAAAAAAAMLY/_lMVvthJMUY/s72-c/n597004732_298851_1398.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6989636571309581355</id><published>2010-12-12T22:29:00.000+02:00</published><updated>2010-12-12T22:29:44.070+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Pavlov&apos;un köpekleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kerem doksat'/><title type='text'>Kaç koldan vuruluyoruz...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: verdana, geneva;"&gt; &lt;br /&gt;ÜNLÜ RUS FİZYOLOG PAVLOV, KÖPEKLERİNE ET VERİRKEN ZİL ÇALINCA VE BUNU ÇOK KEZ TEKRARLAYINCA, ZİL SESİNİ İŞİTTİĞİNDE ET GÖRMEDEN DE HAYVANIN SALYASI AKMAYA BAŞLAR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU, "ŞARTLI REFLEKS"TİR..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYVANIN "TABİATINDA OLMAYAN" BIR UYARAN (ZİL SESİ), ONU "TABİATINDA OLAN" ETİ GÖRMÜŞ GİBİ HEYECANLANDIRMAKTAD IR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞER SÜREKLİ OLARAK ZİL ÇALAR AMA HİÇ ET GÖSTERMEZSENİZ, BİR SÜRE SONRA ŞARTLI REFLEKS SÖNER. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEVAMIN SAĞLANMASI İÇİN ARADA BİR ET GÖSTERİLEREK REFLEKS PEKİŞTİRİLMELİDİR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HİÇBİRİMİZ DÜNYAYA TÜRK, MEKSİKALI, SÜNNİ VEYA KATOLİK OLARAK GELMEYİZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNLAR BİZE ÖĞRETİLEN DEĞERLER, BİR BAŞKA DEYİŞLE, ŞARTLI REFLEKSLERDİR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞER PEKİŞTİRİLMEZLERSE, ZAMANLA SÖNERLER. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BIR GÜN PAVLOV'UN ENSTİTÜSÜNÜ SU BASAR. KÖPEKLERİN BIR KISMI BOĞULUR, BIR KISMI DA GÜNLERCE KORKUYLA TİTREŞİR ÇÜNKÜ ÖLÜMDEN ZOR KURTULMUŞLARDIR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KURTARILABİLENLER TEKRAR ENSTİTÜYE TOPLANIR. PAVLOV ZİL ÇALAR, KÖPEKLERDE TIK YOKTUR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞU MÜTHİŞ SONUCA VARIR PAVLOV: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AĞIR TRAVMALAR, ŞARTLI REFLEKSLERİ ORTADAN KALDIRMAKTADIR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HAYVAN EN DOĞAL, EN İLKEL DURUMUNA GERI DÖNMEKTEDİR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BIR YANDAN HER GÜN GÜNEYDOĞU ŞEHİTLERİ İÇİN "KANLARI YERDE KALMAYACAK" DENMESİNE RAĞMEN KANLARIN SÜREKLİ "YERDE KALMASI", BİR YANDAN "ERGENEKON" DENİLEREK BÜYÜK BİR ÇOĞUNLUĞUNUN TEK SUÇU "ATATÜRK'Ü SEVMEK" OLAN İNSANLARIN SABAHA KARŞI EVLERİNDEN ALINARAK HAPSE ATILMALARI, BİR YANDAN ARABA YAKIP POLİSE TAŞ ATARAK GELİŞEN ETNİK KALKIŞMALARI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEPSİNİ TOPLARSANIZ, TEMEL GÜVENLİK DUYGUSUNUN ARTIK ZATEN ORTADAN KALKTIĞINI GÖRÜRSÜNÜZ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PAVLOV'UN KÖPEKLERİNDEKİ GİBİ, AĞIR TRAVMALARLA BİZİM DE ŞARTLI REFLEKSLERİMİZ (MİLLİ DUYGULARIMIZ VE TEPKİLERİMİZ) KIRILIYOR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMPERYALISTLER SİNSİ SAVAŞLARINDA PSIKOLOJI BİLİMİNİ KULLANIRLAR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KISACASI, MILLI DUYGUNUN YOK EDILMESIDIR ETNIK PSİKİYATRİNİN GÖREVI. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BIR ULUSUN ULUSAL BİLİNCİNİ, ULUSAL DUYGUSUNU VE REFLEKSLERİNİ NASIL YOK EDERSİNİZ ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNUN DENENMİŞ, SINANMIŞ BİR YÖNTEMİ VARDIR: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"O ULUSUN TARİHSEL VARLIĞINI SORGULAMAYA AÇARSINIZ". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YANİ O ULUSUN TARİHİNİ YENİDEN TARTIŞIRSINIZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKLER ATATÜRK'Ü ÇOK MU YÜCELTİYORLAR ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ONLARA ATATÜRK'ÜN NE KADAR SIRADAN BİRİSİ OLDUĞUNU GÖSTERMELİSİNİZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FARKINDAYSANIZ SON ON YILDIR TAM DA BÖYLESİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"DEMOKRATLIK" , "TARTIŞMA KÜLTÜRÜ" ADINA NEYİ TARTIŞIYORUZ VE BİZDEN NEYİ KABUL ETMEMİZ İSTENİYOR ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DİYORLAR Kİ, "SİZ SOYKIRIMCI BIR MİLLETSİNİZ ! ERMENİLERE SOYKIRIM UYGULADINIZ ..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİZ DİYORUZ Kİ, "HAYIR, UYGULAMADIK !" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O ZAMAN DENİYOR Kİ: "TAMAM, MADEM UYGULAMADINIZ, BUNU TARTIŞALIM, ÖYLE SONUCA VARALIM". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİZE MANTIKLI GELİYOR, "NASILSA SUÇLU DEĞİLİZ, TARTIŞMADAN GALİP AYRILIRIZ" DİYORSUNUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMA TARTIŞMA MASASI KURULDUĞUNDA EŞİT BİR TARTIŞMA ŞANSI OLMADIĞINI GÖRÜYORSUNUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAKIYORSUNUZ, TÜM TELEVIZYONLAR, GAZETELER, "AYDINLAR" SİZİN ERMENİLERİ KATLETTİĞİNİZİ YAYMAYA BAŞLIYOR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KANITLARI VAR MI ?&amp;nbsp; ELBETTE YOK. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"HAYIR" DİYORSUNUZ, "GERÇEKLERI BİR DE BİZ ANLATALIM", AMA ANLATAMIYORSUNUZ ÇÜNKÜ TÜM PROPAGANDA KANALLARI SİZE KAPATILMIŞ DURUMDA. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE O ZAMAN ANLIYORSUNUZ "TARTIŞMAYA AÇMAK" DENİLEN TUZAĞI. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU SÜRECİN SONUNDA, ULUSAL GURURU VE HASSASİYETLERI YÜKSEK İNSANLAR BİLE "ACABA" DEMEYE BAŞLIYOR, "ACABA GERÇEKTEN ERMENİLERİ BİZ Mİ KATLETTIK ?". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ULUSAL BENLİKTE İLK KIRILMA" YAŞANIYOR... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PSİKOLOJİK HARBİN ETKİSİ BÜYÜK BIR HIZLA BU ŞEKİLDE YAYILIYOR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SIRA KÜRTLERE GELIYOR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SİZDEN TARTIŞMANIZI İSTİYORLAR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TARTIŞMA BAŞLIYOR VE YİNE KAYBEDİYORSUNUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİR DÜŞÜNÜN LÜTFEN, SON DÖNEMDE NELERİ TARTIŞMAYA AÇTIK VE ŞİMDİ NEREDEYİZ: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUGÜN MISAK-I MİLLİ'Yİ PEK ÖNEMSEMİYORUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIRMIZI ÇİZGİLERİ UMURSAMIYORUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRK DİLİNİN ÖNEMİ KALMAMIŞ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU ÜLKEDE FEDERASYON DA OLABİLİR, ERMENİLERDEN ÖZÜR DE DİLEYEBILIRIZ, KÜRTLERE "BİRAZ" TOPRAK DA VEREBİLİRİZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KISACASI, ULUSAL VARLIĞIMIZA AİT HAYATI HER ALANDA KAYBETMİŞ DURUMDAYIZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SIRADA NE VAR ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ATATÜRK VAR ELBETTE... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇÜNKÜ ÖNEMLI OLAN, ULUSAL ÖNDERLERİ YOK ETMEK. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O HALDE, ONUN NE KADAR ZALIM BIR DİKTATÖR OLDUĞUNU TARTIŞALIM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ONUN ZAAFLARINI TARTIŞALIM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HATTA ONUN ANASINI BİLE TARTIŞALIM. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EVET, EMPERYALİSTLERIN GÜNDEMİNDE BU BİLE VAR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"TARTIŞIN" DİYORLAR, "BİZ SİZİ ÖNDERİNİZİN ANASINI TARTIŞMAK İSTİYORUZ !" &lt;br /&gt;SONRA SIRA SİZİN ANANIZA GELECEK ELBETTE. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEPİNİZİNKİNE GELECEK... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE PSİKOLOJİK HARP BUDUR ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YILLAR ÖNCESİNDE. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MONDROS İMZALANMIŞ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DÜŞMAN ASKERLERİ İSTANBUL'A ÇIKARTMA YAPIYOR. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MİLYONLARCA TÜRK, SADECE İZLİYOR ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DEMEK Kİ ÖNEMLI OLAN İLK ADIM, "İŞGALİ İZLETTİREBİLMEK" MİŞ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMA AYNI ZAMANDA BIR DE MASA KONUYOR ORTAYA: "TARTIŞACAKSINIZ" .. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TARTIŞMA MASASINDA BİZİM SADRAZAM EFENDİ EMPERYALİSTLERE YALVARIYOR, "BİRAZ ACIYIN" DİYE. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İZLEYEREK", "TARTIŞARAK" NEREYE VARABİLİRSİNİZ ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMPERYALİSTLER ŞU ANDA BEYİNLERİMİZE VE YÜREKLERİMİZE YÜZYILIN ÇIKARTMASINI YAPIYOR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇIKARTMA SÜRERKEN IKI TAVIR VARDIR ALINABİLECEK. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BİRİNCİSİ ŞU:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL'DA IŞGALCILERI KARŞILAYAN VE ONLARDAN "TOKAT YİYEN" BIR OSMANLI PAŞASI OLABİLİRSİNİZ VEYA DOLMABAHÇE'DEN ÇIKARTMAYI İZLEYEN BİR PADİŞAH.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELKİ DE EVİNİN PERDELERİNİ KAPATAN SIRADAN VE SUSKUN BIR TÜRK. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AMA ASLINDA HEPSI AYNI KAPIYA VE AYNI KİŞİLİĞE ÇIKAR: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İZLERSİNİZ !" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HER ŞEYİ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YA DA İLK KURŞUNU ATAN HASAN TAHSİN OLURSUNUZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAN TAHSİN'E KADAR BU ÜLKEDE DÜŞMANA HİÇ KURŞUN ATILMADIĞINI BILMEK NE KADAR UTANÇ VERİCİDİR ASLINDA. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAN TAHSİN'İ NE KADAR TANIYORUZ ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ONU "HASAN TAHSİN" YAPAN NEDIR ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İLK KURŞUN"DAN ÖNCE DE KURŞUN ATMIŞTIR BU KAHRAMAN ADAM.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAN TAHSİN AVRUPA'DADIR VE BIR FILME GIDER. FILMDE TÜRKLER AŞAĞILANMAKTADIR. &lt;br /&gt;HASAN TAHSİN BU FİLMİ İZLEMEZ, "ÖNCE İZLEYEYİM, SONRA ELEŞTİREYIM" DEMEZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇIKARIR SİLAHINI, ATEŞ EDER BEYAZ PERDEYE. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİLM DE ORADA BİTER ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HASAN TAHSİN'İN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HİÇBİR İNSAN KENDİSİNE, ANASINA, BABASINA, MILLETİNE, BAYRAĞINA KÜFRETTİRMEZ. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EN BASİT İNSAN GERÇEĞİDİR BU. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLKOKULDA BIR ÇOCUĞUN ANASINA KÜFRETMEYE KALKARSANIZ, SİZİNLE "ANASININ DURUMUNU" "TARTIŞMAZ". &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BUNUN CEVABI, SURATINIZA YİYECEĞİNİZ BİR YUMRUKTUR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇÜNKÜ ÇOCUĞUN EN İNSANİ VE SIRADAN YANIDIR BU.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: verdana, geneva;"&gt;ERGENEKON, ERMENİ SORUNU, KÜRT AÇILIMI VE&amp;nbsp; "MUSTAFA" BELGESELİNİN BAM TELİ "BURASIDIR". ..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PROF. DR. KEREM DOKSAT &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PSİKİYATRİST&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize hazmettirmek istediklerini düşünün,altında yatan gerçekleri düşünün,benim Annem kıymetlidir,tıpkı sizin Anneleriniz gibi,en azından sadece seyretmiyelim,gözümüzü dört açalım,açılım masallarında saçılmayalım,bizleri geçim derdiyle boğuşturup sinsice ülkenin altını oyuyorlar,görelim bunları,görelim artık.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6989636571309581355?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/6989636571309581355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/kac-koldan-vuruluyoruz.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6989636571309581355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/6989636571309581355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/kac-koldan-vuruluyoruz.html' title='Kaç koldan vuruluyoruz...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3710927014452398111</id><published>2010-12-09T12:54:00.002+02:00</published><updated>2010-12-10T15:58:34.120+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şerefsizlik'/><title type='text'>Şerefsiz kim...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Ben hazmedemiyorum,benim midem o kadar geniş değil..&lt;br /&gt;"Şerefsizlerin ülkesi"&lt;br /&gt;Kim bunu söyleyen? &amp;nbsp;Ahmet kaya..&lt;br /&gt;Şerefsizlik nasıl bir şey ki?&lt;br /&gt;Benim Vatanıma "Şerefsizlerin ülkesi " diyebilen bir adamı anmak gibi mi?&lt;br /&gt;Mersedes ile&amp;nbsp;viski ile&amp;nbsp;fakir fukara edebiyatı yapmak gibi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim midem kaldırmıyor bu iki yüzlülüğü..&lt;br /&gt;"vallahi apo'yu özledik, dostu özledik"&lt;br /&gt;Kim bu lafları eden? Ahmet kaya..&lt;br /&gt;Sazının tellerinde pkk halay çekiyordu Avrupa meydanlarında..&lt;br /&gt;Şerefsizlik nasıl bir şey ki?&lt;br /&gt;Sahnede bağdaş kurup çocuk katili&amp;nbsp;bir ite metiye'ler düzmek gibi mi?&lt;br /&gt;Çocuk yaştaki kürtleri şarkılarla dağa göndermek gibi mi?&lt;br /&gt;Şerefsizlik nasıl bir şey!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davete icabet yarışında iktidar ile muhalefet..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kim inanacak şehitlere döktüğünüz göz yaşına..&lt;br /&gt;Şimdi kim inanacak Ahmet kaya'yı gerçekten andığınıza..&lt;br /&gt;Hangisi gerçek,hangisi sahte?&lt;br /&gt;Benim anlayamadığım&amp;nbsp;"Şerefsizlik" &amp;nbsp;bu işte...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3710927014452398111?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3710927014452398111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/serefsiz-kim.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3710927014452398111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3710927014452398111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/serefsiz-kim.html' title='Şerefsiz kim...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-8831797136656037285</id><published>2010-12-06T17:59:00.002+02:00</published><updated>2010-12-07T04:45:29.711+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yerli malı haftası'/><title type='text'>Yerli malı haftası...</title><content type='html'>&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: left;"&gt;12-18 Aralık...&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;Bence tarhana çorbası ile kutlayın okullarınızda..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;Kutlayın,kutlayın ama,önce bir&amp;nbsp;derin,derin&amp;nbsp;düşünün..&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPz0UCWto8I/AAAAAAAALcY/arI4iQmc3y4/s1600/Taze-Tarhana-corbasi-300x228.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" ox="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPz0UCWto8I/AAAAAAAALcY/arI4iQmc3y4/s200/Taze-Tarhana-corbasi-300x228.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Rusya'nın buğdayından yapılan un'a&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;İsrail tohumların dan üretilen domates'e&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Amerikan süt tozundan yapılan yoğurt'a&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Renk renk ithal edilen&amp;nbsp;biberlere&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Türk malı diyorsanız &lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Başka söze gerek var mı? yerli malı haftanız kutlu olsun...&lt;/div&gt;&lt;div align="center" class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;﻿&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-8831797136656037285?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/8831797136656037285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/yerli-mal-haftas.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8831797136656037285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8831797136656037285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/yerli-mal-haftas.html' title='Yerli malı haftası...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPz0UCWto8I/AAAAAAAALcY/arI4iQmc3y4/s72-c/Taze-Tarhana-corbasi-300x228.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4564799388546993658</id><published>2010-12-02T22:08:00.007+02:00</published><updated>2010-12-03T20:24:13.394+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='varoşlarda kadınlar'/><title type='text'>Köylü milletin efendisiydi bir zamanlar...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPZtUmlX0bI/AAAAAAAALE8/pTL_sXugHaA/s1600/3BCE99516FB8-142.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="400" ox="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPZtUmlX0bI/AAAAAAAALE8/pTL_sXugHaA/s400/3BCE99516FB8-142.jpg" width="270" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Öyle idiler köylerinde,en azından kendilerinin efendisiydiler ekiyorlardı biçiyorlardı en azından üretiyorlardı, kendi kendilerine yetmenin mutluluğunu yaşıyorlardı.&lt;br /&gt;Ne yaptılar onlara,ilmek ilmek söktüler yüzlerindeki gülüşleri kestiler yollarını sıktılar ümüklerini,kırdılar kollarını kanatlarını her amaçlarında kullanılmak üzere hazır hale getirdiler,burada ekonomik ve siyasi&amp;nbsp;&amp;nbsp;nedenleri yazıp&amp;nbsp; konuyu uzatmak istemiyorum bahsetmek istediğim Şehre göç eden kadınlarımız ve onlara biçilen yaşam şekli,aşağıda yazdıklarım asla bir genelleme değildir toplumun küçük bir kısmı de olsa yaşanan gerçeklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göç aynı zamanda kadın için&amp;nbsp;sosyal bir acıdır,memleket değişiminden sonra yaşanan kültürel farklılıklar bazen kadına biçilen makus talihi değiştirse de,çoğu zaman acı neticelerle sonuçlanır,Şehirlerin yaşam şartı zorludur, aile ve çevre baskısını daha az hissetse de üzerinde,Şehrin varoşlarında&amp;nbsp;hep azarlanan aşağılanan,kendisine değersiz olduğu hissettirilen ve sevgi ihtiyacı karşılanmadan büyütülendir kadın,ailesinin ve Şehrin kendisine sunduğu hayat tarzıyla,televizyonda gördüğü yaşam biçimi arasında sıkışıp kalırlar,kendilerini içine hapsettikleri masumiyet kutusu yavaş yavaş yırtılmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet Şehirde yaşamak gerçekten zordur,çoğu çocuk yaşta genç kızlar ve&amp;nbsp;kadınlar&amp;nbsp;hiç bilmedikleri işlerde çalışmak zorunda kalırlar,yeni insanlar,yeni giysiler,yeni ilişkiler&amp;nbsp;ve kendilerine yeni bir kimlik edinme yarışına girerler,örf ve adetler kafalarda sorgulanmaya başlanır,çünkü televizyonlarda gördükleri ve özendikleri o süslü püslü yatakları hiç soğumayan,bir ilişkisi bitmeden diğerine atlayan bazı ünlü hemcinslerine kimse&amp;nbsp;kötü demiyordu aksine el üstünde tutuluyorlardı,ufak ufak maceralara atılmanın,dizilerdeki gibi bir yaşamı düşlemenin ne zararı vardı onlar için,böyle düşündüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiye aç olan&amp;nbsp;kadın&amp;nbsp;savunmasızdır,en ufak bir sevgi gösterisinde tüm dallarını uzatır,bunların çok azı doğru adresi bulsa da büyük bir çoğunluğu aşık olmayı sevgiye eş değer saydığından olsa gerek&amp;nbsp;biti kanlanmış&amp;nbsp;etekli delikanlıların oyuncağı olur,oyuncağı olur diyorum çünkü,bu etekli delikanlıların bir çoğu sevginin anlamını dahi bilmeden sahip olma güdüsüyle yaşayan tiplerdir mahallenin veya iş yerindeki genç kızların mahrem görüntülerini internete servis edip şehvetli gözlere meze etmeyi erkeklikten saymaktadır,teknolojinin nimetleri böylesi ilişkilerde büyük bir kolaylık sağlıyor,ekranın arkasına saklanıp yüreğe dokunan güzel sözlerle amaca ulaşmak hiçte zor değil,ne yazık ki genç kızlarımız ve kadınlarımız bilerek veya bilmeyerek bu&amp;nbsp;oyunun içinde rol alıyorlar,hatta bu durumu alışkanlık haline getirenlerin sayısı hiç de az değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekonomik şartlar,yanlış tercihler,zorunlu evlilikler göç etmiş kadının demir parmaklıkları gibidir,bir zamanlar kendi ektiği sebze ve meyve lerını kendi bahçe ve tarlasından toplayan kadını Şehrin pazarlarında çürük sebze ve meyve toplarken görebilirsiniz sevgisiz saygısız ve ilgisiz bir kocanın elinde görebilirsiniz,hatta bir komşu&amp;nbsp; bir arkadaş tarafından peşkeş çekildiğinde,böylesi çaresizlikler kadını yaşadığı varoşlarda her türlü tehlikeye açık hale getiriyor,etrafında ahlaki erozyona uğramış komşu,akraba ve esnafın iştahını kabartıyor böylesi durumlar,hayatlar kararmış umutlar çalınmış,renkler soldurulmuş kimin umrun da,çaresizliğe galip gelen farklılığı yaşama dürtüsü,ama farklılığı yaşarken elde olanı da bitirir ve tüketirsiniz,sabah ekranlarında böylesi olayları yıllardır seyretmiyor muyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük yerlerin kanunu büyük olur demiş birileri,Bir kadının gerçek manada özgür olması,aile eş yada toplum baskısından kaçarak değil,kendini savunma ve onlarla mücadeleye hazır olmanın çabası içerisinde olabilmektir, korku ve bastırılmış duygular yerine ekonomik güç&amp;nbsp;ve de&amp;nbsp;bilinçlenmiş bir beyin gerekiyor,kader diyerek teslim olmanın ne yazık ki&amp;nbsp;hiç kimseye bir yararı yoktur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4564799388546993658?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/4564799388546993658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/koylu-milletin-efendisiydi-bir-zamanlar.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4564799388546993658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/4564799388546993658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/12/koylu-milletin-efendisiydi-bir-zamanlar.html' title='Köylü milletin efendisiydi bir zamanlar...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TPZtUmlX0bI/AAAAAAAALE8/pTL_sXugHaA/s72-c/3BCE99516FB8-142.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1980056749264155491</id><published>2010-11-28T20:53:00.002+02:00</published><updated>2010-11-28T20:59:37.806+02:00</updated><title type='text'>"Be beğim!" ve "bebeğim"</title><content type='html'>İnternet gazetelerini karıştırırken gözüme çarptı bu yazı,değerli blog arkadaşım&amp;nbsp; Ecehan'ı anlatıyordu köşe yazarı Mustafa aslan gurur duydum Dostum adına ve paylaşmak istedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Be beğim!" ve "bebeğim" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycanlı bir şair; “Söz, bir gönülden kopar, bin gönülü hizaya sokar” diye, müthiş bir tarif yapmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkeste olur mu bilmem ama beni bazen bir söz, sadece bir kelime, koptuğu gönülün lezzetiyle koparır dünyadan! Keser ayaklarımı yerden uçurur! Hele bir de sözle söyleyen uyumluysa, aklım başıma gelinceye kadar kelimenin tam anlamıyla meczûp olurum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir söz ve söyleyenle çok uyumlu bir söz, günlerdir aklımı aldı götürdü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini, “Türk kadını” olarak tanımlayan bir yürek, zaten duruşuyla Türklüğünü haykıran bir Türk, bir seslenişinde; en tabii haliyle bir hitapta bulunmuş: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Be Beğim!...” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklım uçtu! Gönlüm şahlandı! Yüreğim kabardı! Hem Türk Kadını, hem anne, hem evinin sahibi ve de sözlerine bu kadar Türkçe hakim bir söz ustası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerdir sayısız karalama yaptım sadece bu söz üzerine. Olmadı! Bir türlü gönlümü titretişini, ifâde edemedim!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadınsam, anaysam ve sevdalıysam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir “Bebeğim” derim, bir de “Be Beğim!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zayıfsam, güçlüysem, hele yalnızsam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir “Bebeğim.” derim, bir de “Be Beğim!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madalyamdır nâmus, iffet ve ârım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrunun olduğu her yerde varım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milletime Mehmetçikler doğarım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir “Bebeğim” derim, bir de “Be Beğim!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben olmasam kahramanlar olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İntikam alacak yiğit kalır mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir selâm göndersem acep alır mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir “Bebeğim” desem, bir de “Be Beğim!” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diye şiirleştirmeğe uğraştım. Olmadı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kelime, bir söz, söyleyen ağızda, koptuğu gönülde, yoğrulduğu yürekte ancak bu kadar muhteşem mânâlandırılarak özelleştirilebilir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bebeğim” ve “Be Beğim” ; aynı seslerle, aynı harflerle söylenen ve yazılan bir sözcük! Koptuğu yürekte nasıl bebekleştirilip, nasıl beğleştirildiğini, şimdiye kadar -ki kendimi söz erbâbından sayardım- nasıl hissedememişim? Hayret ki hayret!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bu sözün sahibesi Türk kadınına, Ecehan Dilek Güralp’e Selâm, saygı ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkeklere; bebekliği ve beğliği ünvan olarak verebilen tek mercî olan analarımıza, bacılarımıza, eşlerimize, evdeşlerimize, tanıdığım-tanımadığım bütün Türk kadınları’na, sonsuz teşekkürler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün Türk kadınları adına; yüreğinde yoğurarak, gönlünden kopararak, dokunduğu binlerce gönülü hizaya sokabileceğine inandığım bu söz yorumcusuna da; Türklük adına, Dilimiz adına, Türkçe adına, binlerce, binlerce, milyonlarca şükrân...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini Türk hisseden, kendini milletine-devletine, ecdâdına karşı sorumlu sayan bütün yüreklere; bir Türk Kadını’nın yüreğinden kopan ünvanları bir daha tekrarlamak isterim ve sözün sahîbesinin izniyle bir “Türk Baba” olarak: “Be Beğim!...” ve “Bebeğim.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ünvanımla, adımla neden bu kadar övündüğümün de bir izâhı olsun söz sahîbesinin izniyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Türk’üm; bu ad, her ünvandan üstündür.” &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selâm, sevgi, dua...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni çağ gazetesi &lt;br /&gt;Mustafa Aslan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1980056749264155491?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/1980056749264155491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/be-begim-ve-bebegim.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1980056749264155491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1980056749264155491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/be-begim-ve-bebegim.html' title='&quot;Be beğim!&quot; ve &quot;bebeğim&quot;'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2816305793632852975</id><published>2010-11-16T19:09:00.008+02:00</published><updated>2010-12-03T20:25:11.055+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='din bezirganları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sarıklı mafya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sahte peygamber müsvetteleri'/><title type='text'>Sarıklı Mafya...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TOF0usKHe8I/AAAAAAAAJqY/nSxIbiWpyfY/s1600/3a48c2fba4ea8ed58338707cac7c364a_1267471949.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" px="true" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TOF0usKHe8I/AAAAAAAAJqY/nSxIbiWpyfY/s320/3a48c2fba4ea8ed58338707cac7c364a_1267471949.jpg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Öyle bir mafya ki okyanusun öte tarafından&amp;nbsp; Pensilvanya Saylorsburg’daki özel kamptan yönetiliyor,kampın müdavimleri arasında&amp;nbsp; gazetecilerden iş adamlarına,yahudi prof. ve CİA ajanlarına kadar her kesimden unsurlar var,öylesine korunup kollanıyorlar ki şaşarsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir hal almış ki bu durum bazı hükümet üyeleri,üst düzey bürokrat ve&amp;nbsp;iş adamları bu kamp ziyaretlerini Hacla bir tutar hale gelmiş,siz buna ister körü körüne itaat deyin,ister baskı ve tehditle zorunlu ziyaret,ama hal böyle maalesef.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mafyada silahlı dönem çoktandır geride kaldı,artık teknoloji kurum kuruluş ve makamlar silah olarak kullanılıyor,bir çok insanın dosyaları ve kasetleri gizli kasalarda ortaya saçılmak için zamanını bekliyor,son yıllara bir bakın nice iş adamlarımız batırıldı,nice fabrikalar el değiştirdi, nice büyük oteller ve işletmeler dün bursla okuyan çoluk çocuğun eline geçti,boğazdaki yalılar bir bir el değiştiriyor,yer altı ve üstü zenginliklerimiz çeşitli kılıflara uydurularak peşkeş çekiliyor malum kişilere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiyenin en köklü şirketleri,en büyük aileleri haraç veriyor vermek zorunda bırakılıyor,bağış adı altında dünyanın çeşitli yerlerine zorla okullar inşa ettiriliyor,etmek zorundalar çünkü&amp;nbsp; başka bir yaşama hakkı tanınmıyor onlara,en köklü spor kulüplerimize kadar sızdılar,sendikalarımızı ve sivil toplum kuruluşlarını baskı ve tehditle teker teker ele geçiriyorlar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek aydınlar,yurtsever gazeteciler,bilim adamları ve bunlara direnen komutanlar uyduruk operasyonlarla içeri tıkılıp sesi kesiliyor,İstihbarat,polis,medya,maliye,adalet ve hukuk bunların elinde artık,Cumhuriyetin savcıları tek tek tasviye ediliyor Amerikan ajanlarıyla lüks restoranlarda&amp;nbsp;yemek yiyerek yüzme havuzlarında beraber yüzen savcılar&amp;nbsp;büyük operasyonların&amp;nbsp;başında şimdi,Emniyetin kalbine yerleştirilmiş üst düzey CİA ajanları yönetiyor&amp;nbsp;bunların ordusunu,şimdi hedef üniversite!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bunlar? kim bu cilalı koltuklarda oturan maşalar,islamdan nemalanıp islamiyete ihanet eden bu damarı boşlar kim,Büyük bir çoğunluğunun mahkeme kararı ile ana adı,baba adı,dede adı&amp;nbsp; değiştirilmiş,Gürcüyüm diyen Rum,arabım diyen yahudi,kürdüm diyen ermeni çıkıyor,asıllarını saklıyorlar nesillerini saklıyorlar bir çoğu Cumhuriyet düşmanı katil,isyancı dedelerin torunları çıkıyor Türkiye; tarihi inkar eden, demokrasi kavramından uzak bir aşiret ve cemaat zihniyetiyle&amp;nbsp;yönetiliyor ne yazık ki..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her koyun kendi bacağından asılır sanmayın,öyle değil işin aslı,bazı koyunların ceremesini tüm ülke çekiyor ve daha acı günler önümüzde bizi bekliyor,Kendilerini kutsal bir varlık gibi gören bu megaloman adamların günahını çocuklarımız büyük bedellerle ödeyecekler,evet maalesef ödeyecekler,çünkü bu salyalı sümüklü adamların varoluş sebepleri emperyalist ülkelere&amp;nbsp;uşaklık etmektir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2816305793632852975?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2816305793632852975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/sarkl-mafya.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2816305793632852975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2816305793632852975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/sarkl-mafya.html' title='Sarıklı Mafya...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TOF0usKHe8I/AAAAAAAAJqY/nSxIbiWpyfY/s72-c/3a48c2fba4ea8ed58338707cac7c364a_1267471949.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5850964977652545739</id><published>2010-11-13T17:05:00.002+02:00</published><updated>2010-11-13T17:05:10.863+02:00</updated><title type='text'>Bayramınız kutlu olsun...</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed bgcolor="#ffffff" height="312" name="neon" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" quality="high" src="http://www.recadosanimados.com/gers/neontexto/show.swf?baseURL=http://www.recadosanimados.com/gers/neontexto/&amp;amp;clickURL=http://www.recadosanimados.com/&amp;amp;clickLABEL=RecadosAnimados.com-Texto-em-Neon&amp;amp;flashLABEL=RecadosAnimados.com&amp;amp;str=mutlu%20bayramlar%0D%0Dsevgili%20%0Ddostlar&amp;amp;neonColor=16711680&amp;amp;fontSize=65&amp;amp;glowBlur=20&amp;amp;glowAlpha=1&amp;amp;timeInterval=1200&amp;amp;backColor=0&amp;amp;trans=0" type="application/x-shockwave-flash" width="445" wmode="transparent"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;small&gt;&lt;/small&gt;&lt;/center&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5850964977652545739?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/5850964977652545739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/bayramnz-kutlu-olsun.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5850964977652545739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/5850964977652545739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/bayramnz-kutlu-olsun.html' title='Bayramınız kutlu olsun...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3809184819458551550</id><published>2010-11-11T20:42:00.001+02:00</published><updated>2010-12-03T20:16:19.930+02:00</updated><title type='text'>Saklanan belge..Bilinmiyen gerçek..</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TNw1851u-WI/AAAAAAAAJRU/TkKH7ocaU4M/s1600/agt8394281268xb6gs3bw8.gif" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" px="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TNw1851u-WI/AAAAAAAAJRU/TkKH7ocaU4M/s320/agt8394281268xb6gs3bw8.gif" width="235" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu gün Hacca gidenler ve daha önce gitmiş olanlar yatıp kalkıp Mustafa Kemal Atatürk'e dua etmelidirler!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed'in kabrine geldiğini öğrenince bir TELGRAF&amp;nbsp; çekerek, 'Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim' demişti.Bunun üzerine Suudiler ; Hazreti Muhammed'in kabrine dokunamamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O müthiş telgrafın belgesi&amp;nbsp;şimdi kimin elinde ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1981 yılında 12 Eylül askeri yönetimi Atatürk'ün 100. doğum yılı nedeniyle kapsamlı bir program hazırlamış. Prof.&amp;nbsp; Yalçıntaş o dönemde İlim Kurulu'nun başına getirilmiş. Amaç Atatürk'le ilgili çeşitli kaynaklardan arşiv araştırması yapmak ve 'bilinmeyen Atatürk'ü' ortaya çıkarmakmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dış işleri bakanlığının arşivlerinde bulunan bu belge şimdi kayıp,yada birilerinin kasasında saklı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Yalçıntaş,Münir beyin bulup getirdiği&amp;nbsp;belgeye&amp;nbsp; baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: Belge bir telgraf metniydi. Henüz yeni kurulan Suudi devletinin kralına gönderilmişti. Telgrafta 'Hazreti Muhammed'in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim.. Bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim' anlamına gelen cümleler vardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gelelim belgenin bulunmasından sonraki gelişmelere, çünkü vahim ve ilginç olan bu: Nevzat Yalçıntaş'ın anlattığına göre ; Münir Bey belgeyi önce bir üst amirine götürüyor. Belge oradan daha yukarı taşınıyor. Sonunda müsteşara oradan da Bakan İlter Türkmen'e geliyor. Tabii Evren Başkanlığı'ndaki Milli Güvenlik Konseyi'nin de haberi oluyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun şu: Bu belge ne yapılacak? Dönemin Atatürkçü komutanları ve onların emrindeki bürokrasi bu belgenin açıklanmasını istemiyor. Ancak belge de ortaya çıkmış bir kere. Sonunda o dönemde yazılan ve şimdi kitapçılarda tek nüshası bile kalmayan bir Atatürk kitabının içine, hiçbir anons yapılmadan konuyor. Kısacası konu adeta kapatılıyor, sadece o tuğla gibi kalın kitabı sonuna kadar okuyanların dikkatini çekecek biçimde 'zevahiri kurtarmak' adına konuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bu belge şimdi nerede ? Kimin koruması altında ? Bu da bilinmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinen tek şey, Atatürk'ün İslam aleminin peygamberi Hazreti Muhammed'in mezarının ortadan kaldırılmasını önlemesi herkesten saklanıyor... &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;"Yaşar nuri öztürk'e bu belge ile ilgili sorulan soruya şu cevabı veriyor,Millet vekilliğim sırasında dönemin dış işleri bakanı Ali babacandan arşive bakmak için defalarca izin istedim, asla vermediler..Böyle bir belgenin açıklanmasını neden istemiyorlar? sorusuna ise şu ilginç cevabı veriyor.Atatürk'ü din ve İslam dışı göstermek isteyenler elbette bu belgeden rahatsız olacaklardır. Bu nedenle dini siyasete alet edenler emperyalistlerle iş birliği bile yapabiliyor. Dincilerle İslamı reddedenler bu noktada birleşebiliyor. .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soruyorum şimdi,bu belge nerede? Neden korkuyorlar bu belgeden,beslendikleri islam maskesinin düşmesi mi onları tedirgin eden,göreceğiz bakalım ,hep beraber göreceğiz kimmiş asıl&amp;nbsp;din düşmanı...&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Kaynak: Can Ataklı 09.08.2008 Tarihli Yazısından&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3809184819458551550?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3809184819458551550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/saklanan-belgebilinmiyen-gercek.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3809184819458551550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3809184819458551550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/11/saklanan-belgebilinmiyen-gercek.html' title='Saklanan belge..Bilinmiyen gerçek..'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TNw1851u-WI/AAAAAAAAJRU/TkKH7ocaU4M/s72-c/agt8394281268xb6gs3bw8.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-9072389651074889253</id><published>2010-10-31T02:42:00.010+03:00</published><updated>2010-12-03T20:26:31.241+02:00</updated><title type='text'>Şerefe bakan efendi,şerefe!!</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMys5hYIMwI/AAAAAAAAJQA/lKWfnaB99yI/s1600/raki_nasil_icilir_2.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMys5hYIMwI/AAAAAAAAJQA/lKWfnaB99yI/s320/raki_nasil_icilir_2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlığımızı düşündüğünü duyunca bir efkar bastı ki sorma gitsin gözlerim yaşardı,içim içime sığmadı vallahi!! hani biz Millet olarak yüreğimiz her kabardığında şişeye sarılırız ya,deviririz kadehleri bir bir işte öyle oldu bakan efendi,sağlığımızı düşünüp zamları dayayınca&amp;nbsp;vatandaşa,&amp;nbsp;size olan&amp;nbsp;hayranlığım bir arttı ki sormayın gitsin!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vay&amp;nbsp; anasına beeee!!!&lt;br /&gt;Bizi düşünen bakanlar var bu memlekette sırtımız yere gelir mi artık!&lt;br /&gt;Öpe cem len! vallahi öpe cem!&lt;br /&gt;Hiç kaçma boşuna öpmeden bırakmam seni!!&amp;nbsp;vallahi bırakmam!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anladın sen İthal bakan efendi anladın,anlamadı isen yanındaki kulağı kesiklere sor onlar anlatır sana,&lt;br /&gt;Sağlığımızı düşünüyormuş!!! &lt;br /&gt;Sen kiminle dalga geçiyorsun efendi,burayı pasaportunu taşıdığın İngilteremi sandın,ama sen&amp;nbsp;merak etme şu an Ülkenin değişik köşelerinden kadehler eşliğinde yedi ceddinizin hatırı&amp;nbsp;soruluyor pekte güzel oluyor!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede tekelden&amp;nbsp;daha fazla&amp;nbsp;kaçak sigara ve içki satıldığını biliyorsun değil mi? yaptığınız her zam vatandaşı kaçağa itiyor bunu da biliyorsun değil mi ?peki kaçak sigara ve içki'nin baronu kim bu&amp;nbsp;ülkede? Barzani köpeği ile pkk bunu da biliyorsun değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben sizi öpmeyim de ne yapayım bakan efendi,hadi söyle ne yapayım!! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haydi şerefe bakan efendi, haydi şerefeeee!!! içince anlamazsın haydiii...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-9072389651074889253?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/9072389651074889253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/serefe-bakan-efendiserefe.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/9072389651074889253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/9072389651074889253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/serefe-bakan-efendiserefe.html' title='Şerefe bakan efendi,şerefe!!'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMys5hYIMwI/AAAAAAAAJQA/lKWfnaB99yI/s72-c/raki_nasil_icilir_2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-9036671338470630777</id><published>2010-10-28T15:35:00.003+03:00</published><updated>2010-11-11T20:26:27.279+02:00</updated><title type='text'>87. Yıl kutlu olsun...</title><content type='html'>&lt;center&gt;&lt;br /&gt;&lt;img border="0" src="http://img50.imageshack.us/img50/9051/61776199tw5.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img border="0" src="http://img108.imageshack.us/img108/4572/piccc5.gif" /&gt;&amp;nbsp;&lt;img border="0" src="http://img490.imageshack.us/img490/640/agt8394281268xb6gs3bw8.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;img border="0" src="http://img262.imageshack.us/img262/9276/66295653fb4.gif" /&gt;&amp;nbsp;&lt;img border="0" src="http://img262.imageshack.us/img262/9276/66295653fb4.gif" /&gt;&lt;img border="0" src="http://img262.imageshack.us/img262/9276/66295653fb4.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAYRAĞIMIZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey rengini kanımızdan alan bayrağımız!&lt;br /&gt;Ey gecemizi aydınlatan karasevdamız!&lt;br /&gt;Ey özgürlük meş'alemiz!&lt;br /&gt;Varlığın, varlığımız;&lt;br /&gt;Yokluğun, yokluğumuzdur!&lt;br /&gt;Sen dalgalandıkça göklerde,&lt;br /&gt;Göğsümüz kabarır,&lt;br /&gt;Yüreğimiz enginleşir;&lt;br /&gt;Boyun eğip yas tutarsan eğer!&lt;br /&gt;Sarsılırız!&lt;br /&gt;Yıkılırız!&lt;br /&gt;Ölürüz!&lt;br /&gt;Ama emin ol ki&lt;br /&gt;Sana dokunan namert eli kırarız!&lt;br /&gt;Seni inciten hain dili kökünden kopartırız!&lt;br /&gt;Senin için bin kez ölüp bin kez diriliriz!&lt;br /&gt;Çünkü biricik kutsal sevdamızsın bizim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img border="0" src="http://img50.imageshack.us/img50/9051/61776199tw5.gif" /&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://i25.tinypic.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://i25.tinypic.com/15xq3j6.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;img border="0" src="http://img64.imageshack.us/img64/8200/mawialew6lmgc1.gif" /&gt; &lt;img border="0" src="http://img64.imageshack.us/img64/8200/mawialew6lmgc1.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;img border="0" src="http://img11.imageshack.us/img11/3183/6ov6q8j.jpg" /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-9036671338470630777?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/9036671338470630777/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/87-yl-kutlu-olsun.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/9036671338470630777'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/9036671338470630777'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/87-yl-kutlu-olsun.html' title='87. Yıl kutlu olsun...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i25.tinypic.com/15xq3j6_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2882080775552808202</id><published>2010-10-27T16:12:00.001+03:00</published><updated>2010-12-03T20:20:00.462+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bedelli askerlik'/><title type='text'>Bedeli ödeyenler...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMgdEL5r9cI/AAAAAAAAJPY/tWG980yCpiI/s1600/askerbedelli.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="182" nx="true" src="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMgdEL5r9cI/AAAAAAAAJPY/tWG980yCpiI/s320/askerbedelli.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;Erdoğan “bizim önceliğimiz bedelli”&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elbette sizin önceliğiniz bedelli.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bedelli de, bu bedeli bizler&amp;nbsp;canımızla öder iken sizin çocuklarınıza ne demeli!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bülent Arınç’ın oğlu Ahmet Mücahit. Ahmet Mücahit, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde çalışıyor ve askerliğini hâlâ yapmadı. Babası Bülent Arınç, bedelli askerlik savunucularının mecliste başını çekiyor.&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah Gül’ün oğlu Münir Gül. 27 yaşında ve hala askerliğini yapmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski Orman Bakanı Osman Pepe’nin 30 ve 27 yaşlarındaki iki oğlu iş yaşamında büyük paralara hükmediyorlar. Bu iki genç iş adamı da askerliğini yapmadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in iki oğlu da askerliğini yapmadı. Onlar da bedelli askerlikte çıkacak müjdeli kararı bekliyorlar daha binlerce AKP li vekil ve bürokrat gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet bedelli bu işler,çok bedelli,birileri canıyla öder bu bedeli "vatan sağ olsun der"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birileri parasıyla öder bu bedeli " Babam sağ olsun der" bütün mesele bu kadar basit...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2882080775552808202?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/2882080775552808202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/bedeli-odeyenler.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2882080775552808202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/2882080775552808202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/bedeli-odeyenler.html' title='Bedeli ödeyenler...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMgdEL5r9cI/AAAAAAAAJPY/tWG980yCpiI/s72-c/askerbedelli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1662265952005009834</id><published>2010-10-26T05:58:00.002+03:00</published><updated>2010-12-03T20:28:39.170+02:00</updated><title type='text'>Hırsızın sarıklıysa üzülme...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY3DW6UX1I/AAAAAAAAJPM/c33FTES6_Ek/s1600/261020100315286836670.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" nx="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY3DW6UX1I/AAAAAAAAJPM/c33FTES6_Ek/s320/261020100315286836670.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ulan sahtekar pezevenk,binlerce insanı soyup soğana çeviren sen değil misin,sen değil misin yuvanızı yapacağım diyerek binlerce insanın ocağını başına yıkan,Ne oldu şimdi şerefsiz! başına bir sarık,sırtına bir cübbe geçirince müslüman mı oldun hırsız köpek!!!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2yVUjiKI/AAAAAAAAJPI/KptfvsALZbw/s1600/16616_5639_25102010_7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" nx="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2yVUjiKI/AAAAAAAAJPI/KptfvsALZbw/s320/16616_5639_25102010_7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&amp;nbsp;Şimdi siz Cennetin tapu sunuda dağıtmışsınızdır değil mi&amp;nbsp;reziller!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Şu memleketin haline bak,bunlardan medet umanlara yazıklar olsun be!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2GQ6WzmI/AAAAAAAAJPA/uoGhJOVGh_M/s1600/16616_1782_25102010_12.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2GQ6WzmI/AAAAAAAAJPA/uoGhJOVGh_M/s320/16616_1782_25102010_12.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Kim bu adamlar? kim kime neyin madalyasını takıyor,ulan bu memleketi sahipsiz mi bellediniz siz!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2Yb9hzXI/AAAAAAAAJPE/H4isYmimD9E/s1600/16616_5639_25102010_15.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY2Yb9hzXI/AAAAAAAAJPE/H4isYmimD9E/s320/16616_5639_25102010_15.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;Ey yüce rabbim! hikmetinden sual olunmaz ama burada masum insanları senin adınla aldatanlar var!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1662265952005009834?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/1662265952005009834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/hrszn-sarklysa-uzulme.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1662265952005009834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/1662265952005009834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/hrszn-sarklysa-uzulme.html' title='Hırsızın sarıklıysa üzülme...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMY3DW6UX1I/AAAAAAAAJPM/c33FTES6_Ek/s72-c/261020100315286836670.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-3623204969431797901</id><published>2010-10-23T19:43:00.001+03:00</published><updated>2010-12-03T20:29:56.755+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='televizyon halkı uyutuyor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kandırıyor'/><title type='text'>Uyuyoruz,uyutuluyoruz...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMMNl5327KI/AAAAAAAAJOg/dAtfhAHC4ZE/s1600/P1220858.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="219" nx="true" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMMNl5327KI/AAAAAAAAJOg/dAtfhAHC4ZE/s320/P1220858.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Okumuyoruz,öğrenmeye niyetimiz yok,bizim tek gerçeğimiz ekranda gördüklerimiz,ekranda gördüklerimiz haricinde hiç bir şey bilmeyen koca bir nesil yaşıyor dışarıda,halkın büyük bir çoğunluğu özellikle politik alanda yaşanan gerçekleri öğrenme yetisine sahip değiller,anlamamız gereken şey üzerimizde hakimiyet kurmak isteyen bazı adamların gerçekleri saptırarak toplumu yönlendirmesi,bu yolla hedeflerine ulaşmaya çalışıyorlar,bu ülkede çok gizli pazarlıklar yapılıyor ve sanal rakamlar havada uçuşuyor,bazı insanların şahsi planları ve hesapları bir ülkeyi felaketlere sürükleyebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalım tahtın arkasında kraldan daha kuvvetli güçler her zaman vardır,gerçek şudur ki büyük finansal güçler her zaman hükümetleri yönetir,yani sizin kahramanınız olan liderler aciz ve zengin bir kukladan başka bir şey değildir aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi kendinize,neden tüm ülke baştan başa bir medya ağı ile donatılmış diye sorabilirsiniz gerçekleri toplumdan büyük bir kurnazlıkla saklayarak düşünmemizi istedikleri şeyleri kurnazca empoze ediyorlar,ülkede yaşanan gerçekler yerine aptalca televizyon programlarına mahkum ediliyoruz,Kendini aydın diye nitelendiren ne kadar satılık adam varsa gece gündüz ihanetlerini kusuyor ekranlardan,bu ihanet ve cehalet sürmeli ki toplum parçalanabilsin çünkü asıl perde arkasındaki patronlar böyle emrediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler her yaştan,her cinsten insanlar sabahtan akşama kadar ekran başında oturuyoruz,buna ekonomik olarak da zorlanıyoruz, ekranın arkasındaki adamların istediği en son şey bilinçlenmiş ve düşünme yetisine sahip insanlardır,bu yüzden düzmece bir yaşam ve yalanlarla süslenmiş programlar medya yoluyla bize pompalanıyor,ilgimizi dağıtarak bizi her şeyden habersiz bırakmak istiyorlar ve gerçek den bunu çok iyi yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitilmemizi istemiyorlar,çok fazla düşünmemizi istemiyorlar,öyle bir hale geliyoruz ki televizyon ne derse onu yapıyor ona inanıyoruz,onun gösterdiği gibi giyiniyor onun söylediklerini yiyoruz,çocuklarımızı onun dediği gibi yetiştiriyor ve onun istediği gibi düşünüyoruz, ama herkes bilmelidir ki televizyonlar gerçek değildir, gerçek olan sadece bizleriz,birey dediğimiz düşünür tartışır ve itiraz eder,biz ne yapıyoruz çekilmişiz kabımıza kaderimize razı bir şekilde bakıyoruz,sadece bakıyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-3623204969431797901?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/3623204969431797901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/uyuyoruzuyutuluyoruz.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3623204969431797901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/3623204969431797901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/uyuyoruzuyutuluyoruz.html' title='Uyuyoruz,uyutuluyoruz...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TMMNl5327KI/AAAAAAAAJOg/dAtfhAHC4ZE/s72-c/P1220858.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-8381854741580213918</id><published>2010-10-20T19:54:00.000+03:00</published><updated>2010-10-20T19:54:48.325+03:00</updated><title type='text'>Cumhurbaşkanı Gül'e...</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TL8XskRjy3I/AAAAAAAAJNc/S1xRpJnJGV8/s1600/mohamed4.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="330" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TL8XskRjy3I/AAAAAAAAJNc/S1xRpJnJGV8/s400/mohamed4.jpg" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Almanya Cumhurbaşkanı ve eşini Kayseri de ağırlarken,Almanya da yayınlanan bu&amp;nbsp; sitenin Türk Milletine ve müslümanlara yaptığı bu karikatürlerin ve&amp;nbsp;hakaretlerin hesabını sordunuz mu ?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TL8dS-oJcvI/AAAAAAAAJNg/tCygdYHCOQ0/s1600/untitledrr.bmp" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ex="true" height="282" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TL8dS-oJcvI/AAAAAAAAJNg/tCygdYHCOQ0/s400/untitledrr.bmp" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;Yoksa bu ülkeyi yönetenler gibi kabadayılıklar sadece halka mı?&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-8381854741580213918?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/feeds/8381854741580213918/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/cumhurbaskan-gule.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8381854741580213918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7993597154248652114/posts/default/8381854741580213918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://tufan-gaziler.blogspot.com/2010/10/cumhurbaskan-gule.html' title='Cumhurbaşkanı Gül&apos;e...'/><author><name>tufan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/04450301931969366790</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/S-9UqU98EFI/AAAAAAAAHBc/u2oJJu257gY/S220/fd8cc17c_1239663435.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/TL8XskRjy3
