<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114</atom:id><lastBuildDate>Fri, 27 Nov 2009 21:41:38 +0000</lastBuildDate><title>gaziler</title><description></description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/</link><managingEditor>tata5454@gmail.com (tufan)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>37</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1133018365198106459</guid><pubDate>Fri, 20 Nov 2009 18:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-20T20:03:04.372+02:00</atom:updated><title>AFFETMİYORUM SİZİ !!!</title><description>&lt;img src="http://mail.google.com/mail/?attid=0.1&amp;amp;disp=emb&amp;amp;view=att&amp;amp;th=1250cf6ebe0bd02e" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1133018365198106459?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/11/affetmiyorum-sizi.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1494589635204514253</guid><pubDate>Sun, 04 Oct 2009 22:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-05T01:33:51.638+03:00</atom:updated><title>nerde o eski seyyar satıcılar.</title><description>&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;img border="0" src="http://img88.imageshack.us/img88/7218/9d6647091ok8.jpg" /&gt;&lt;a&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;p&gt;&lt;br /&gt;Üç defa çalarlardı ellerindeki çanı,arkasından tiz bir sesle yoğurtçuuuu diyerek geldiklerini mahalleye heber verirlerdi,aslında bilirdi herkez onların geliş saatini eline tabağını tenceresini alan kapıya çıkardı,içimizden biriydiler, nerde para pul akıl defterine yazılırdı alınanlar.&lt;br /&gt;Tertemizdi,içinde şimdi'ki gibi bilmediğimiz katkı maddeleri yoktu,hile hurda hiç yoktu,alın teri ve saf sütten çalınırdı geniş tepsilere yoğurtlar,ağaç askının iki kefesinde kilo ile satılırdı canım yoğurt.&lt;/p&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;img border="0" src="http://img142.imageshack.us/img142/9968/1574f88710qp6.jpg" /&gt;&lt;a&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hallaçlar,pamuk ve yün gibisi varmı,sağlıklı sıhhatli kışın o soğuk gecelerinde içine gömüldüğümüz yatağımız yorganımız,zaman içinde sertleşir ve topaklaşırdı,yaz günleri hallaçlar bunları kabartmak için omuzlarına astıkları yay ve tokmakla bağırırlardı"Hallaççı" diyerek,evlerin bahçelerinde sökülürdü yatak yorgan,hallaççı girişirdi tokmağıyla yayına pamuk dede gibi olsada kendisi,köpük köpük olurdu yatağımız yorganımız,o gecenin uykusunu anlatmaya gerek var'mı.&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-SIZE: 9px;font-size:85%;" &gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="FONT-SIZE: 12px;font-size:130%;" &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/dilekce.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ya şipşakçılar,arzuhalciler ikisi bir birinden ayrılamazlardı,her konu hakkında bilgileri olurdu her konuda dilekçe,istida yazar hazırlar verirlerdi,hükümet binalarının köşeleri veya adliyesaraylarının yan duvarlarıydı meskenleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/niyetci.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaderciler,belkide yaşı müsayit olanlarımızın bir çoğu  kaderci amcadan niyet falına baktırmıştır sevimli tavşanın çektiği,şimdilerde ne mümkün,onlarda yenildi teknolojiye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/kalayci.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalaycılar,eski mutfaklarımızın,tel dolaplarımızın ışıltıları,ne güzel olurdu onlar çalışırken seyretmesi,serptikleri tozun çıkan dumanında bir hoş olurdu içimiz,sihirbaz gibiydiler,bir anda simsiyah yanmış tencerelerimiz ışıl ışıl olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/sebze.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zerzevatçı dedeler,fındık fıstık,kırık leblebi,keçi boynuzu ve dut kurusu,çocukluğumuzda dört gözle beklediğimiz dede,paramız yoksa eski ayakkabı,gömlek vesaire ne olursa bir avuç bir şeyler alırdık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/tatli.jpg" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/esans.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/helva.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://www.sihirlitur.com/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.sihirlitur.com/nostalji/sokak/images/yogurt.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Rengarenk macunlar tahta çubuk ucuna sarılırdı,esanscı amca,helvacı hep mahallemizin renkleriydiler, Soğuk kış gecelerinde bozacılar,beyaz yakalı kapkara okul önlüklerimiz maziye gömülen daha nice deyerlerimiz gibi tek tek yok oldular.&lt;br /&gt;Mutlumuyduk? Evet hemde çok mutluyduk,altı pençe yapılmışta olsa o ayakkabılar bizimdi okulda istiklal marşı söylendiği zaman bütün cadede'ki araçlar dururdu,bütün insanlar esas duruşta beklerdi,bir komşunun feryadını her kez duyar ve koşardı,kimse komşusunun adını beş numaradaki teyze on numaradaki amca diye anmazdı, bundan güzel mutluluk olurmu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1494589635204514253?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/10/nerde-o-eski-seyyar-satclar.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1753327819260353368</guid><pubDate>Wed, 12 Aug 2009 11:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-12T14:28:22.515+03:00</atom:updated><title>Açıl susam açıl...</title><description>“Allah yoluna tutacağımız bu siper&lt;br /&gt;Bin kere Kâbe’ye gitmek demektir.&lt;br /&gt;Bu toprak bizim, biz de bu toprağın sahibiyiz.&lt;br /&gt;Diyen hasan çavuşu sırtından vurdunuz siz&lt;br /&gt;Yaşasaydı şimdi yüzünüze tükürmezmiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir damla göz yaşının yürekteki yangınını bilirmisiniz siz&lt;br /&gt;Hiç ciyeriniz yandımı bir evlat acısıyla&lt;br /&gt;Aylarca bir elbiseyi kokladınızmı hasretinden yanarak&lt;br /&gt;Buz gibi mezar taşını kucakladınızmı hiç yavrum diye&lt;br /&gt;Nerden bileceksiniz’ki&lt;br /&gt;Hiç yüreğinizden vuruldunuzmu siz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat bir armağandı onlara&lt;br /&gt;Aslan gibi deryaları heder ettiniz&lt;br /&gt;Doğumla ölüm arasına kalleşliği eklediniz&lt;br /&gt;Ne uğruna şehit olduklarına sevinecekler şimdi&lt;br /&gt;Bağırlarını delen kurşunun tetikçisini kucakladığınız için’mi?&lt;br /&gt;Onlar vatan toprağı diye bağırlarını siper etmişti&lt;br /&gt;Ne bilsinler sizin güroymak ilçesine Norşin diyeceğinizi&lt;br /&gt;Potamyaya hoş geldiniz pankartıyla karşılanacağınızı Ne bilsinler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötülerin üzerini karla kapatma gibi bir telaşınız var&lt;br /&gt;Gaflet içindesiniz&lt;br /&gt;Kimse değişmez sizinde değişemediğiniz gibi&lt;br /&gt;Bahar yağmurları karı yıkayacaktır&lt;br /&gt;Tıpkı denizin pisliği iade ettiği gibi&lt;br /&gt;Gerçekler kucağınıza dolacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardınıza bir bakın&lt;br /&gt;Binlerce şehit mezarı dikilmiş feryat ediyor&lt;br /&gt;Benim Şehidimin ve gazimin hakları nerede&lt;br /&gt;Şehit anasının babasının hakları nerede&lt;br /&gt;Benim haklarım nerede&lt;br /&gt;Bizmi başlattık bu kahpe savaşı söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi şehit ailesini kucakladınız onları kucakladığınız gibi&lt;br /&gt;Söyleyin.&lt;br /&gt;Kime sordunuz yalakalarınızdan başka’da&lt;br /&gt;Açılım peşindesiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açılım’mış?&lt;br /&gt;Açıl susam açıl&lt;br /&gt;Kırk haramiler doymamış ihanete&lt;br /&gt;İmralı köpeği salınacakmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tufan   Ank.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1753327819260353368?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/08/acl-susam-acl_12.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4536552877729845132</guid><pubDate>Sun, 05 Jul 2009 22:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-06T02:00:47.549+03:00</atom:updated><title>Ölüm nedir'ki insanlık ölmesin yeter...</title><description>Ölen bir insan,peki ya insanlık,o yaşıyormu,ne oldu duyarlı türk toplumuna,biz Devlettik biz millettik,ya şimdi nereye gidiyoruz?&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;            &lt;img border="0" src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/5269/8335269.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kalp rahatsızlığı nedeniyle doktorları tarafından yalnız yüzmesi yasaklanan emekli doktor  Antalya konyaaltı plajında boğularak öldü. Cesedin plajda bekleyen cenazesine aldırış etmeyen vatandaşlar, hemen yakınında yüzmeye devam etti çocuklarla birlikte.&lt;br /&gt;Aslında şaşmamak lazım son yıllarda bir çok deyerimizi tek tek kayıp ediyoruz malesef&lt;br /&gt;Şehit cenazelerinin gecesinde düğün dernek kuran ve saatlerce halay çeken ulaştırma bakanını henüz unutmadık,ne ekersen onu biçersin bu Dünyada,sadece insan olmanın sızısı acıtsın yüreklerimizi birazcık yeter...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4536552877729845132?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/07/olum-nedirki-insanlk-olmesin-yeter.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5246868124024447317</guid><pubDate>Sat, 06 Jun 2009 17:46:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-06T20:54:32.654+03:00</atom:updated><title>İnsani duygularımız neden sömürülüyor.</title><description>&lt;a href="http://www.resimcim.net/"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.resimcim.net/resimler/deniz-okyanus-resimleri/deniz-feneri-resimleri-354942135-orta.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Son yıllarda hep konuşuyoruz,insanlık kalmamış,sevgisiz bir toplum olduk,hani Türk yardım severliği falan filan.&lt;br /&gt;Bir düşünün bakalım son zamanlarda bir kavga eden görüpte ayırdınızmı,yada yolda veya belediye otobüsünde küt diye önünüzde yere yığılan ağzından köpükler çıkaran birine el uzattınızmı,veya yanında küçücük çocuğuyla elinde bir takım kağıtlar bulunan ve yardım isteyen insanlara el uzattınızmı.?&lt;br /&gt;Yada şöyle sorayım,bir kavga ayırdığınızda,cüzdanınız veya cep telefonunuz çalındımı?&lt;br /&gt;Sara hastası sanıp'ta yardımına uzandığınız biri elindeki boş ilaç şişesini gösterip ilacımı alacak param yok diyerek cebinizdeki son üç beş kuruşunuzu aldımı?&lt;br /&gt;Veya küçücük çocukları alet ederek sahte ölümcül raporlar'la vijdanınızı sömüren anne veya babaya evinizin ekmek parasını kaptırdınız'mı?&lt;br /&gt;Hatta en acısı,zar zor çarşıdan pazardan iki poşet alış veriş yapabilmiş yaşlı insanlarımıza yanaşıpta yardım edeyim teyze,amca diyerek poşetleri alıp kaçanlara ne demeliyiz?&lt;br /&gt;Evet malesef bunlar günlük olaylardan bazıları ve bir çoğumuz karşılaşmışızdır hatta sömürülmüşüzdür.&lt;br /&gt;Son zamanlarda birde cami önü sömürücülüğü başladı,cuma namazlarından sonra kutular açılır kapı önüne falanca derneğe filanca vakıfa yardım adı altında yığınla para toplanır gerçek inanan insanlardan,kameralarla tespit edilmiş bir sürü görüntü var aralarında nasıl paylaştıkları hakkında,ne diyeyim Allah vijdan versin.&lt;br /&gt;Birde büyük sömürücülük varki,zaten bizim aklımız ermez öylesine neme lazım, onlarla televizyonlar kurulur hakka hizmet için,partiler kurulur halkı ezmek için,dedim'ya neme lazım iki ucuda ..... deynek.&lt;br /&gt;Gazetelerde okuruz,ekranlarda ve çevremizde görürüz böylesi olayları,dudaklarımızdan dökülen cümle "İnsanlık ölmüş " değilmidir,bazı duygularımız körelmiş olabilir ama, aslında ölen insanlık değil'ki,her toplumdan kötüler çıkar,ard niyetliler çıkar,bizlerin bu güven duygusunu öldürenler utansın ,ne denebilirki başka.&lt;br /&gt;Bizler el açanlara Allah rızası için ,gönlümüzden kopanları veren bir milletiz,yardım kanpanyalarına gücümüz nispetinde karınca kararınca bir damlada olsa katkıda bulunan ve bunun gizli kalmasına çaba sarfeden yüce bir ulusuz.&lt;br /&gt;Bu yüce insanlık duygumuzu sömürenleredir lafım,Allahınızdan bulun ne bulacaksanız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5246868124024447317?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/06/insani-duygularmz-neden-somuruluyor.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-944364568937067063</guid><pubDate>Mon, 18 May 2009 11:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-18T14:31:22.047+03:00</atom:updated><title>Türkan Saylanı düşünmek...</title><description>&lt;img border="0" src="http://www.24haber.com/images/news/turkan_saylan4.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bleme.com/"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:verdana,geneva;font-size:6;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;Bir kadın düşünün kendi evlatlarının yanına yüz bin evlat katmış&lt;br /&gt;Bir kadın düşünün Dünyanın adalara kapattığı cüzzam hastalarına kucak açmış&lt;br /&gt;Bir kadın düşünün 13 yaşında gelin olacak çocukları topluma kazandırmış&lt;br /&gt;Bir kadın düşünün ömrünü çağdaş eğitime adamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun hayata kazandırdığı insanları ve çocukları bir düşünün&lt;br /&gt;Onun ülkesi için hasta yatağında bile çırpındığını bir düşünün&lt;br /&gt;Onun tüm dünyadan aldığı ödülleri bir düşünün&lt;br /&gt;Onun topladığı her kuruşun yerine nasıl ulaştığını bir düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birde tüm ömründe mücadele ettiği karanlıkları ve yobazları&lt;br /&gt;Ona layık görülen yakıştırmaları bir bir düşünün&lt;br /&gt;Bir kadın olarak başardıklarının altında nasıl ezildiklerini düşünün&lt;br /&gt;Hayatlarında hiç bir şey başaramamış erkek müsvettelerinin saldırılarını düşünün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onunla selamlaşmak ve tokalaşmak bana'da kısmet oldu Cumhuriyet mitinglerinde&lt;br /&gt;Sıcacık ellerini hissettim,aydınlık yüzünü gördüm,ışığını sezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi soruyorum ,yobazlar yarın onun cenazesinde nasıl saf tutacaksınız&lt;br /&gt;Nasıl utanmadan gazetelerinizin köşelerinde yazı yazacaksınız&lt;br /&gt;Onu ergenekonla suçlayan zihniyet,sakın gelmeyin cenazeye ,sakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahtan rahmet diliyorum,nur içinde yat Türkan hocam,ışığınla birlikte...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-944364568937067063?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/05/turkan-saylan-dusunmek.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-9201375815780537114</guid><pubDate>Thu, 15 Jan 2009 11:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-02-02T15:14:15.804+02:00</atom:updated><title>ALL OF YOU, BABY KİLLER...</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SXIfsPIIjFI/AAAAAAAABmo/mcAso9lDa60/s1600-h/80299.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5292327356949105746" style="WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 190px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SXIfsPIIjFI/AAAAAAAABmo/mcAso9lDa60/s400/80299.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;This image is very good to see the killers.!!&lt;br /&gt;Bu resme çok iyi bakın katiller.!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kYsTh3rI/AAAAAAAABOU/jc08cuhhNj0/s1600-h/7420.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291488093812154034" style="WIDTH: 272px; CURSOR: hand; HEIGHT: 204px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kYsTh3rI/AAAAAAAABOU/jc08cuhhNj0/s400/7420.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Killer&lt;/span&gt; &lt;span style="font-size:180%;"&gt;israil&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UN sources said the blaze was started by Israeli shells containing white phosphorus, the controversial material used to create a smokescreen for advancing troops.&lt;br /&gt;Eye witnesses said the tank advance led to thousands of civilians fleeing on foot, some seeking shelter in the nearby al-Quds hospital.&lt;br /&gt;Under the rules of war, white phosphorus can only be used in open spaces away from large civilian populations.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kRMtsFHI/AAAAAAAABOM/z14MDFZuph0/s1600-h/11174.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291487965072856178" style="WIDTH: 280px; CURSOR: hand; HEIGHT: 190px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kRMtsFHI/AAAAAAAABOM/z14MDFZuph0/s400/11174.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;all of you, baby killer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There have been repeated allegations in Gaza that civilians have suffered disfiguring burn injuries after being hit by white phosphorus.&lt;br /&gt;The UN compound housed the headquarters and logistical centre of the United Nations Relief and Works Agency, the group that feeds and supports about a million refugees inside Gaza.&lt;br /&gt;Chris Gunness, spokesman for UNRWA, said three members of staff had been injured.&lt;br /&gt;"Three white phosphorus shells have hit the compound and right now the pallets on which we are meant to deliver aid are on fire," he said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kAnZ9OdI/AAAAAAAABOE/HZ9B_NkJ8Cc/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291487680180074962" style="WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 255px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8kAnZ9OdI/AAAAAAAABOE/HZ9B_NkJ8Cc/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Buffoon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"What more powerful symbol can there be than pallets used for aid being set alight by the fighting? With white phosphorus you cannot put out the flames with water. You need sand and right now there is too much fighting for our staff to get sand."&lt;br /&gt;A UN spokesman said the organisation was in contact with the Israeli army to request a local ceasefire to allow the fire to be put out but without success.&lt;br /&gt;The tank probe into Tel El Howa is the deepest penetration yet by Israeli forces into Gaza City.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8u_CX2bBI/AAAAAAAABOc/eheJDSbmxH8/s1600-h/PATRICK%2520OBAMA%25202.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5291499747687164946" style="WIDTH: 350px; CURSOR: hand; HEIGHT: 378px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SW8u_CX2bBI/AAAAAAAABOc/eheJDSbmxH8/s400/PATRICK%2520OBAMA%25202.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Obama for World peace efforts.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;????????????........&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-9201375815780537114?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/01/all-of-you-baby-killer.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SXIfsPIIjFI/AAAAAAAABmo/mcAso9lDa60/s72-c/80299.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-997202827586058707</guid><pubDate>Sat, 03 Jan 2009 10:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-03T16:30:00.723+02:00</atom:updated><title>AYNI ALLAHIN EVLATLARI DEĞİLİZ...</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9zUpKjZlI/AAAAAAAABBg/RjgAT5jEvPs/s1600-h/imagesCAYUTZ3V.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287071286040946258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9zUpKjZlI/AAAAAAAABBg/RjgAT5jEvPs/s320/imagesCAYUTZ3V.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9s3hBCZoI/AAAAAAAABBY/Jmj8NmEuQNw/s1600-h/imagesCA42ZLRM.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287064188567578242" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9s3hBCZoI/AAAAAAAABBY/Jmj8NmEuQNw/s320/imagesCA42ZLRM.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;İsrail tam bir katliam yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlık bu katliamı izlerken İsrail insanları değil insanlığımızı öldürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylesi bir şiddete kim nasıl dayanabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazze’den gelen fotoğraflara iyi bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O karelerde insanlığın bilgiyle, teknolojiyle, siyasetle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;akılla, vicdanla inşa etmeye çalıştığı ne varsa onun paramparça olmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlığın çöküşüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail 2009 yılına muhteşem bir açılış yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek kıymetli, “Müslüman”, büyük kurtarıcı, “zenci” Obama’ya anlamlı bir selam çakıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İslam dünyasının petro dolar zengini Araplar, yağlı kıçlarınızı kaldırın da vanaları kapatın... Hadi...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;İmkansız değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha Dubai’de inşa edecek çok proje var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trilyon dolarlar orada dururken iki Müslüman çocuk ölmüş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kime ne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ismarlanacak süper yatlar, beslenecek nadir atmacalar, kaçırılmayacak ziyafetler var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arap dünyası saldırıyı kınamışmış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazze’deki fotoğrafa bakıp hâlâ iştahla yemek yiyen Araplarla aynı dinden olabilir miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler, bu katliama sessiz kalamayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalmamalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail, insanlığa kafa tutarken Allah’ın ipi nerede?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarılalım...Ama, önce bulalım o ipi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüreklerimize asılı o ipi yakalamak vicdanımızı yoklamakla mümkün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yataklarında öldürülen masum sivillerin Arap veya Yahudi olması neyi değiştirir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yaşında bir kız çocuğu katledildiğinde saf olunacak tek taraf vardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler aynı Allah’ın evlatları olamayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Müslümanım” diye ikiyüzlü petrodolarcı “Arap”larla aynı safta duramayacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar İslamsa ben değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunların “Selamün Aleyküm”lerine , “ve aleykümüsselam” denebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O bombaların tetiklerine basan Yahudilerle aynı insanlığı paylaşmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu manyak katillerle konuşulacak bir şey olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Verin Mescid-ül Aksa’yı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıksınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşa etsinler ne edeceklerse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kan dursun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saf olunacak yer insanlığını yoklayan ve bulabilenlerin yanıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlerin, siyasetlerin, ülkelerin ve milletlerin yanı değil... &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5287063873933439746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9slM6acwI/AAAAAAAABBQ/cQHCf1ussPA/s320/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;S.akinan&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-997202827586058707?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2009/01/ayni-allahin-evlatlari-deiliz.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SV9zUpKjZlI/AAAAAAAABBg/RjgAT5jEvPs/s72-c/imagesCAYUTZ3V.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-401579589355335395</guid><pubDate>Wed, 31 Dec 2008 11:42:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-01-01T18:59:33.050+02:00</atom:updated><title>AH  FİLİSTİN ACILI FİLİSTİN...</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVteLe-uT3I/AAAAAAAABBI/yIWcGXJ-XGw/s1600-h/OO.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285922139037126514" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVteLe-uT3I/AAAAAAAABBI/yIWcGXJ-XGw/s320/OO.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;NASIL BİR YILBAŞI KUTLAYABİLİRİM'Kİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;NASIL ÇALIP OYNAYABİLİRİM.?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;UMARIM TÜM GÖZ YAŞLARI DİNER YARIN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;TÜM ÇOCUKLAR GÜLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;UMARIM...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:Arial;font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-401579589355335395?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/12/ah-filistin-acili-filistin.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVteLe-uT3I/AAAAAAAABBI/yIWcGXJ-XGw/s72-c/OO.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2419076386591033945</guid><pubDate>Tue, 30 Dec 2008 22:17:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-31T02:47:15.270+02:00</atom:updated><title>Kadınlara, küçük kızlara sünnet eziyeti.</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVqf5IyTO-I/AAAAAAAABBA/U-AEe-J0SMM/s1600-h/aa2.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285712916632517602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 211px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVqf5IyTO-I/AAAAAAAABBA/U-AEe-J0SMM/s320/aa2.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#330033;"&gt;&lt;strong&gt;Küçük kız  jiletle sünnet edildi &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;İşte insanları Allah ile aldatmanın bir başka yolu.&lt;br /&gt;Erkeklerin bencilliğimi dersiniz,kadınların cahilliğimi ,yoksa çaresizliğimi.&lt;br /&gt;kuranda asla yeri olmayan bu hurafeye yıllardır inanılması ne kadar şaşırtıcı değilmi&lt;br /&gt;kız çocuklarının sünnet edilmesi.&lt;br /&gt;Bunu ne namus kavramıyla nede sadakatla maskelemenin bir anlamı yok,&lt;br /&gt;Dünyada 140 milyon sünnetli kadın yaşıyor&lt;br /&gt;Allahın bir çok nimetinden yoksun olarak,yazıktır günahtır... &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5285712322281906002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 130px; CURSOR: hand; HEIGHT: 106px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVqfWiqEn1I/AAAAAAAABA4/85NvOaGdjdk/s320/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;Henüz 7 yaşında küçük kız bir odaya kapatılıp jiletle sünnet edildi.&lt;br /&gt;Çığlıkları mahalleyi titretti.&lt;br /&gt;Amerikan Washington Post gazetesi Kuzey Irak’ta kız çocuklarına&lt;br /&gt;sünnet uygulamasını yazdı.&lt;br /&gt;Son derece yaygın olan bu ilkel uygulamaya son vermekte Kürt liderlerinin&lt;br /&gt;yanaşmadıkları da belirtildi.&lt;br /&gt;7 yaşındaki Şilan'ın sünnetini fotoğraflarla yansıtan Post,&lt;br /&gt;kadınların yüzde 60’ının sünnetli olduğunu,&lt;br /&gt;yasaklama girişimlerinin de parlamentoda rağbet görmediğini aktarıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a class="keywords" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/washington/" target="_blank" _fcksavedurl="http://www.hurriyet.com.tr/index/washington/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Washington&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt; Post muhabiri Amit R. Paley tanık olduğu sünnet törenini şöyle anlatıyor: "7 yaşındaki Kürt kızı Şilan Enver Ömer,&lt;br /&gt;ağzı kulaklarına varmış bir gülümsemeyle,&lt;br /&gt;annesinin söz verdiği partiyi görmek umuduyla komşunun evine dalıverdi.&lt;br /&gt;Ancak parti marti yoktu. Bir kadın kapıyı kapattı.&lt;br /&gt;Ebe olan bir kadın ise paslanmaz çelikten jileti uzatarak&lt;br /&gt;’Bunu Allah adına yapıyorum’ dedi. Şilanın çığlığı mahallenin en ucundan duyuldu.&lt;br /&gt;İşlem tamamlandıktan sonra Şilan ağlayarak eve dönerken&lt;br /&gt;annesi gururla gülümsüyordu."Muhabir, Şilan’ın annesinin sünneti neden yaptıklarını bilmediklerini&lt;br /&gt;ancak Allah’ın emri olduğu için uymak zorunda olduklarını söylediğini belirtiyor.&lt;br /&gt;91 yaşındaki bir kadın ise, "sünnet olmamış kadının elinden yemek yemem" diyor.Kürt parlamentosu kadın komisyonu başkanı Pakşan Zangana ise,&lt;br /&gt;Kuzey &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a class="keywords" href="http://www.hurriyet.com.tr/index/ırak/" target="_blank" _fcksavedurl="http://www.hurriyet.com.tr/index/ırak/"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Irak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;’ta sünneti yasaklatmak ve uygulayana 10 yıl hapis cezası verilmesi için&lt;br /&gt;mücadele ediyor. Ancak Kürt liderlerin "dünyanın dikkatini bu küçük meseleye çekmemek için" isteksiz olmalarından dolayı,&lt;br /&gt;tasarının bir yıldır rafta bekletildiği belirtiliyor.&lt;br /&gt;Şila ise "Elimden yemek yemesinler, keşke bu acıyı çekmeseydim" diyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2419076386591033945?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/12/kk-kz-jiletle-snnet-edildi-ite-insanlar.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVqf5IyTO-I/AAAAAAAABBA/U-AEe-J0SMM/s72-c/aa2.bmp' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1284199365520983313</guid><pubDate>Sat, 27 Dec 2008 18:27:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-27T21:11:19.660+02:00</atom:updated><title>ALLAH  BUNUN HESABINI SORACAK...</title><description>&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284539976022587666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVZ1HAgteRI/AAAAAAAABAo/QsoiVl935Kc/s320/7038871.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;"&gt;Sebebi ne olursa olsun,masum ve silahsız insanların üzerine yağdırdığınız bombalar vijdanınızı hiç sızlatmadımı ? tabi vijdanınız varsa...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284544607969421330" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVZ5Un25KBI/AAAAAAAABAw/iXjfrA-dMFo/s320/OO.bmp" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt; Bütün Dünyayı kan gölüne çevirdiniz, çocuk kadın demeden.Kendi yarattığınız terörün içinde boğulacaksınız.Satın aldığınız ve işbirliği yaptığınız tüm siyasilerde buna dahil olacaktır,unutmayın sıra sizede gelecek...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVZ0svt2bjI/AAAAAAAABAg/osXgf71qgks/s1600-h/bush-wtc.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5284539524837699122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVZ0svt2bjI/AAAAAAAABAg/osXgf71qgks/s320/bush-wtc.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1284199365520983313?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/12/allah-bunun-hesabini-soracak.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SVZ1HAgteRI/AAAAAAAABAo/QsoiVl935Kc/s72-c/7038871.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6182105417327289156</guid><pubDate>Mon, 15 Dec 2008 12:26:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T15:11:12.722+02:00</atom:updated><title>TEPKİSİZ TOPLUM OLDUK...</title><description>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279993372922574098" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 206px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SUZN_4F3dRI/AAAAAAAAA_I/I5H5g0Z1emo/s320/296760.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Günlerdir izliyoruz komşu yunanistandaki olayları,gençlerin ve halkın tepkisini,kendi ülkemde yaşananlar geliyor gözlerimin önüne,acaba diyorum bizim ülkemizde yaşananlar onlarda olsaydı neler olurdu acaba bizler tepkisiz bir toplum olarak beyenmediğimiz komşudan alacağımız bir ders yokmu ?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5279996827779974258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 214px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SUZRI-cDxHI/AAAAAAAAA_Q/7C4ruMhOywo/s320/6980613.jpg" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Evet bir ayakkabının nelere gücü yettiğini hepimiz ekranlarda gördük ve o gazeteciyi hangimiz taktir etmedik'ki...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kendi ülkemdeki bazı gazeteciler geldi aklıma,kalemini satanlar,ruhunu satanlar,şerefini satanlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Iraklı o gazetecinin ayakkabısını çerçeveletip sizlerin baş ucunuza asmalı her gece yastığınıza başınızı koyduğunuzda o ayakkabının altında ezilmeli ve utanacak yüzünüz varsa utanmalısınız.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;İşte beyenmediğimiz komşularımız ne güzel ders verdiler Dünyaya değilmi,şimdi iki elimizin arasına alalım başımızı ve düşünelim,biz neden böyle olduk diye...&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6182105417327289156?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/12/tepkisiz-toplum.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SUZN_4F3dRI/AAAAAAAAA_I/I5H5g0Z1emo/s72-c/296760.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>5</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2167952803366064890</guid><pubDate>Fri, 21 Nov 2008 21:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T02:40:16.742+02:00</atom:updated><title>Şehit kanıda'mı yüreğinizi sızlatmıyor..</title><description>&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;Yine nerelerden emir aldınız bilmiyorum ama,bu iş çok mide bulandırıcı ve rezilce bölücülerin baskısına boyun eydiniz,çocuk katili şerefsizin istirahatgahını restore edip cennete çevirmek niyetindesiniz anlaşılan,bu teslimiyetçi zihniyetiniz binlerce Şehit ailesinin yüreklerini sızlatıyor,acılarını tazeliyor.&lt;br /&gt;Bende akrabalarından aslan gibi 7 evladını bu vatana Şehit veren bir Gazi olarak,umursamadığınız o Şehit aileleri gibi size hakkımı asla helal etmiyorum etmeyeceğimde,İşçinize,çiftçinize ve memurunuza gösterdiğiniz kabadayılığın onda birini bu kansızlara neden gösteremiyorsunuz,Cumhuriyet Meclisinin çatısı altında,O şerefsiz çocuk katiline sayın deme cesareti gösteren cinsleri belli köpeklere neden sesisiniz çıkmıyor acaba,bu onurlu Türk halkının yüzünü daha ne kadar yere eydirmeye niyetlisiniz.&lt;br /&gt;Sözünden çıkamadığınız AB ve ABD işbirlikçileriniz görüşme masalarında karşınıza pkk lı köpekleri oturtuyorlar gıkınız bile çıkmıyor,Avrupa parlementosu çatısı altında,sözde milletvekilleri,sözde belediye başkanı Türkiye Cumhuriyetine hakaret ediyor,soykırımdan bahsediyor sizde çıt yok,acaba bu reziller sizlerin sahte kabadayılığınızdan’mı cesaret alıyorlar.&lt;br /&gt;Sizler sudi kralını,iran Cumhurbaşkanını Anıtkabre sokamadınız ama,elin oğlu Hindistan’da sizleri hemde çıplak ayakla Gandinin kabrinde nasılda tur attırdı değilmi,öyleyse her memleketin kuralı varmış ve uymak gerekirmiş değilmi.&lt;br /&gt;Kırmızı bültenle İnterpol tarafından sözde aranan pkk lı köpekler Dünyanın her tarafında konferanslar veriyor,karşınıza dikiliyor ve nedense yakalanmıyor sizde yine tek çıt yok,ama ABD mahkemesinden gelen bir kararla Bir Türk kadınının evladını bağrından koparıp uyuşturucu müptelası amerikan kocasına teslim edebiliyorsunuz,bu korkunun sebebi nedir ha,nedir?&lt;br /&gt;Adamlar şehirlerimize geldiler,mahallelerimize geldiler,canlarımızı yakıyorlar mallarımızı yakıyorlar her türlü pisliğin altından onlar çıkıyor,sizde hala ciddi bir tedbir yok,1 mayısta işçilere gösterdiğiniz gücü neden onlara karşı göremiyoruz yoksa onlarında dokunulmazlık zırhımı var,yoksa bizlerin sabrınımı deniyorsunuz Şehit cenazelerine de alınmıyoruz artık,İnsan kendi halkından korkarmı,unutmayın bizlerinde sabrı bir yere kadar,bıçak kemiğe dayandı artık bu millet bir patlarsa Allah herkezi korusun benden söylemesi…&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2167952803366064890?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/11/ehit-kandam-yreinizi-szlatmyor.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>4</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-8285831655323559146</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 23:08:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T02:58:35.696+02:00</atom:updated><title>mynet11</title><description>&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/herkez_once_kendi_kursagina_bakacak/101502" rel="bookmark"&gt;Herkez önce kendi kursağına bakacak!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8 Şubat 2008 Cuma Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Allahıma binlerce şükür olsunki elhamdülillah Müslümanım,Atatürkçüyüm,Milliyetçiyim ve bu Vatanın şerefli bir Gazisiyim.Askeriyenin tayınından başka kursağımdan devlet malı geçmedi.Bu Cumhuriyet ne İranın nede Arabistanın icazetiyle kurulmadı.Bizim geleneklerimizde etek öpme alışkanlığıda yoktur çok şükür.Ne vatanı sattık nede aslımıza ihanet ettik.Bu topraklar kanla acıyla gözyaşıyla yuğuruldu,Mehmetçiğin çıplak ayağıyla Anadolunun saçını süpürge eden kadınıyla kuruldu.Bu ülkede hiç kimse şerefli Türk Askerine ve Gazisine küfür edemez .Yüce Rabbim kimin eline kantar vermişki milleti inananlar inanmıyanlar diyerek tartıyorlar,bana Kuranı kerimim yeter her kez işine baksın aklını kendine saklasın.Bu topraklarda 35 milyon namusuyla şerefiyle yaşayan Tür kadını var, siyaset erkekçe yapılsın yeter.Bu topraklarda ezanıda susturamazlar istiklal marşınıda. Kursağı kirli olanlar düşünsün..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/tehlikenin_farkinda_degilmisiniz/101253" rel="bookmark"&gt;Tehlikenin farkında değilmisiniz&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8 Şubat 2008 Cuma Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Sn. Başbakan ortalık nasıl gerildi görmüyormusunuz.Bu kavgaların nerelere varacağını sezemiyormusunuz.Kadınlar ikiye bölündü,inanlar inanmayanlar diyerek ayrıldı,mahalleli bölündü,sokak bölündü,hatta apartmanlar bile bölündü.Üniversitelerde kavga başlayınca tüm Ülkeye yayılacağını göremiyormusunuz. MHP genel merkezine çelenk koymak isteyen emekli Asker ve Gaziler derneği üyelerine balkonundan "Yahudi tohumları" diye bağıran sakallı takkeli adamı içinize nasıl sindiriyorsunuz.Siz Askerlerin,Gazilerin Başbakanı değilmisiniz.Bu ülk 70 milyon Türk var ,Bunlar sizden öncede elhamdülillah Müslümandı sizden sonrada Müslüman kalacaktır.Atatürk devrimlerini örnek alan bir çok ülke şimdi bıyık altından bize gülüyor.Masum temiz Türk kadınını siyasete alet etmeyin artık.Tehlikenin farkında değilmisiniz.&lt;br /&gt;TUFAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/7_temmuz_huzunlu_gun/100951" rel="bookmark"&gt;7 Temmuz hüzünlü gün&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;7 Şubat 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;ZAMANSIZ ÖLÜM&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Yarım kalır gözlerinde umutlar&lt;br /&gt;Parçalar düşü kurulan yarınları&lt;br /&gt;Dayanır kapıya kahrolası acılar&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Yıkar hayalleri bir çırpıda kader&lt;br /&gt;Şarkılar ağlaşır bulutlarda&lt;br /&gt;Yüreğimize akar damlalar&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Siper eder göğsünü melekler&lt;br /&gt;Aynı gözlere yanarız beraber&lt;br /&gt;Aynı yerde biter ümitler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-8285831655323559146?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet11.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-5109459706975128483</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 23:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T02:51:24.452+02:00</atom:updated><title>mynet10</title><description>&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/olmazmiydi/116567" rel="bookmark"&gt;Olmazmıydı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2 Nisan 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;Her kul gibi benide, sen yaratmadınmı&lt;br /&gt;Bu canı bedenimde ,sen yaşatmadınmı&lt;br /&gt;Kader diye anlıma ,sen yazmadınmı&lt;br /&gt;Çilesiz bir gün yazsan,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürek verdin ,sevdik sevdağlandık&lt;br /&gt;Bazen güldük Aşkla ,bazen ağladık&lt;br /&gt;Umut verdik,söz verdik,bağladık&lt;br /&gt;Yalansız bir Dil versen,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur oldun,suyun ile besledin&lt;br /&gt;Güneş oldun,ışık ile süsledin&lt;br /&gt;Gövdesini iğnelerle işledin&lt;br /&gt;Dikensiz bir Gül versen,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçer dedim,biter dedim,sabrettim&lt;br /&gt;Göğüs gerdim acılara,direttim&lt;br /&gt;Ayırdın bizi,özlemiyle inlettin&lt;br /&gt;Hasreti kitabından silsen,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş oldun yaktın bağrımı dağladın&lt;br /&gt;Kara günde elimi kolumu bağladın&lt;br /&gt;Sevdağlandım gece gündüz ağladım&lt;br /&gt;Göz yaşımı silip gitsen,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Felek dediler,sillesiyle şaşırdık&lt;br /&gt;Melek dediler,şeytan ile tanıştık&lt;br /&gt;Azrailin peşimde,gölgesine alıştık&lt;br /&gt;Günahsız bir Aşık desen,Olmazmıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/biraktigindan_fazlayiz/115349" rel="bookmark"&gt;Bıraktığından Fazlayız&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;28 Mart 2008 Cuma Kategori Şiir&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dinleyin,yaşayın çocuklar&lt;br /&gt;Çanakkalenin kokusunu&lt;br /&gt;Anadolunun dokusunu&lt;br /&gt;Ülkemin varoluşunu&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Atayı okuyun&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dinleyin,yaşayın çocuklar&lt;br /&gt;Sizsiniz 23 Nisan&lt;br /&gt;19 Mayıs sizsiniz&lt;br /&gt;Bu ülke sizin&lt;br /&gt;Havası suyu,taşı toprağı&lt;br /&gt;Ağacı yaprağı sizin&lt;br /&gt;Anadolu sizsiniz&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dost sanmayın herkezi&lt;br /&gt;Tarihinize bakın&lt;br /&gt;Cumhuriyeti anlayın&lt;br /&gt;Yaşayın&lt;br /&gt;Şehit sizsiniz&lt;br /&gt;Gazi siz&lt;br /&gt;Düşman dışarda&lt;br /&gt;Uzak sanmayın&lt;br /&gt;Hain içinizde&lt;br /&gt;yeni sanmayın&lt;br /&gt;Aldanmayın kanmayın çocuklar&lt;br /&gt;Onları az sanmayın&lt;br /&gt;Öncede vardılar&lt;br /&gt;Bel kırdılar&lt;br /&gt;Kelle saydılar&lt;br /&gt;Şimdi çoğaldılar&lt;br /&gt;Başta kaldılar&lt;br /&gt;Sultan sandılar&lt;br /&gt;İnanmayın&lt;br /&gt;Savaşın çocuklar&lt;br /&gt;Aydınlık için savaşın&lt;br /&gt;Dicle sizin,Fırat sizin&lt;br /&gt;Çalışın çocuklar&lt;br /&gt;Gelecek için çalışın&lt;br /&gt;Keban sizin,Gap sizin&lt;br /&gt;Unutmayın çocuklar unutturmayın&lt;br /&gt;Bayrak sizin şan sizin&lt;br /&gt;Al kanlarla sulanmış&lt;br /&gt;Bu VATAN sizin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/istegimiz_ayni_degilmi_/114806" rel="bookmark"&gt;İsteğimiz aynı değilmi ?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;26 Mart 2008 Çarşamba Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Ahlaki bir öz eleştiri yapma zamanı gelmedimi,hepimiz için.&lt;br /&gt;Ülkede yaşayan her bir bireyin mutluluğu,eşitliği,özgürlüğü ve refahı için bir anlayış birliğine ihtiyacı var.&lt;br /&gt;Anayasa o anlayışı tarif eden,yazılı metin soyut güçtür.Bizler her aklımıza estiğinde veya menfaatlerimiz doğrultusunda,ucundan kenarından hatta ortasından delmeye başlarsak anlayış birliğinden eser kalırmı.&lt;br /&gt;Biz ne istiyoruz ? Demokrasimi yoksa Tek adama dayalı yönetim’mi Tek adam şirin gözükebilir,bazılarınada çok hoş gelebilir ama yarın ya canı sıkılınca,arkadaş Deniz niye mavi ! sarı olsun derse buna tahammül gösterebilirmisiniz.Oysa yasalar sabittir fikride hiç bir zaman değişmez.&lt;br /&gt;Bu Ülkeden binlerce siyasi gelip geçti ama malesef çok az Devlet adamına sahip olduk.Benim hiç tanımadığım hiç görmediğim Millet vekili benim vekilim olabilirmi ? Büyük Millet Meclisinde haklarında her türlü suçtan onlarca dosyaları bulunan vekilleri vicdanızın neresine sığdırabilirsiniz’ki.&lt;br /&gt;Bu ülkeye hoşgörülü,tahammüllü,dürüst,halkıyla kavgasız,yasalara saygılı,kurumlarıyla barışık,halkına verdiği sözü unutmayan,diyet borcu olmayan,insanları katleden küresel çetenin işbirlikçisi olmayan siyasiler lazım değilmi ?&lt;br /&gt;Bizler bunu başarabiliriz,körü körüne itaat etmekten vaz geçtiğimiz gün,yolsuzluklara dur dediğimiz gün,yoksulluğa sessiz kalmadığımız gün yoksa o enkazın altında hepimiz kalacağız.&lt;br /&gt;Gelin hep beraber sokaklara bakalım,o gözler bizim gözlerimiz umutsuz çaresiz ve öfkeli ,ya çocuklar,yarınlarımız bu gerçeği anlayamazsak neyi anlayabiliriz’ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ahlaktan_bahsetmek/114284" rel="bookmark"&gt;AHLAKTAN BAHSETMEK&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;24 Mart 2008 Pazartesi Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Ahlaktan bahsetmek Washington ve Kudüs kapılarında bel kıranların işi olmasa gerek.&lt;br /&gt;Ahlak ne doğudan alınır ne batıdan,ahlak insanın içinde yüreğinde vicdanındadır.&lt;br /&gt;Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir iradedir Cumhuriyet kirli düşüncelerin hazmedeceği bir rejim değildir.Onun için ahlaktan bahsetmek sizlere yakışmıyor.&lt;br /&gt;Sizler ipleri elinizden kaçırmanın ezikliğini yaşıyorsunuz kontrol sizin elinizden tarikat ve cemaatlerin eline geçmiş batının idaresinde oynatılıyorsunuz.&lt;br /&gt;Sizin yandaşlarınız mücahit olarak yola çıkıp,Mütahit olarak halkın karşısına dikilmedimi.Tek kişilik ihalelerle yandaşlarınıza peşkeş çekmedinizmi.Bu Ülkenin 4 milyon vatandaşının mallarını mülklerini yabancı bankalara ipotek ettirmedinizmi ne ahlakı anlatıyorsunuz ?&lt;br /&gt;Batının kapısında sizler yatıyorsunuz bizler değil,milyar dolarlar sizlerin hesabında bizlerin değil Ahlaktan bahsetmek bizlerin hakkı sizlerin değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kaleminden_yag_damlayanlar/107587" rel="bookmark"&gt;Kaleminden yağ damlayanlar!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;28 Şubat 2008 Perşembe Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Kaleminden yağ damlayanlar,türban hanginizin umrunda söyleyin yolsuzlukların,hortumların örtüsü aslında deyilmi.Siz kadınlarımızı kızlarımızı hiç önemsemediniz’ki sadece amaçlarınız uğruna kullandınız inançlarını sömürdünüz.&lt;br /&gt;Paçasına yapıştığınız iktidarın gerçek niyetlerini halka anlatmadınız bürokraside yakınlarınıza makam kaptınız,ihalelere ortak oldunuz ömrünüzde göremiyeceğiniz bu zenginliğin sarhoşluğu içinde nefsinize yenildiniz.&lt;br /&gt;Her şeyi açık seçik bildiğiniz halde,iktidara oy veren ,vermeyen bütün halkın bilgi edinme hakkını gasp ettiniz.Müslümanlığı kullanarak Ülkenize ihanet ediyorsunuz.&lt;br /&gt;Bu sahte ekonomi elbette çökecek sizler,iktidar ve yakın yandaşları etkilenmiyecek’siniz lüks villalarınızda 2. 3. eşlerinizle,metreslerinizle lüks hayata devam edeceksiniz.Ama ya vijdanınız inançlarını kendi çıkarlarınız uğruna sömürdüğünüz milyonlarca insana karşı hiç sızlamayacakmı.&lt;br /&gt;İktidar medyası olmak halktan gerçekleri saklamakmıdır.Allah büyük sizin içinizdende cesur birisi çıkarda Kral çıplak diye haykırır inşallah hurafelerle gerçeği saklayamazsınız anlayın artık.Örtünün her şeyi örtemediğini zaman sizlerede gösterecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/bu_gunde__olmedim__anne/106915" rel="bookmark"&gt;Bu günde ölmedim Anne&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;25 Şubat 2008 Pazartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Mehmetçiğimin mektubuydu Anasına.Bu günde ölmedim Anne ellerinden öperim.&lt;br /&gt;Öpemedi Şehidim Aslanım mektubundan önce cenazesi geldi Baba ocağına.Dağları aşarak,Yürekleri yakarak,Vatan aşkına,Bayrak aşkına Millet aşkına . Asker mektupları hüzün doludur,hasret kokuludur,Aşk dokuludur.&lt;br /&gt;Tam 34 yıl önce Kıbrıstan beşparmak dağlarından,Asker sigaramın paketini açarak şu satırları yazmıştım.Şimdilik hayattayım anam ellerinden öperim.Anamın hala sakladığı tek mektubum Asker sigarası paketinin içine yazılmış bu satırlardır.Askerin hayatında pek bir şey değişmiyor değilmi.&lt;br /&gt;Şehidim Aslanım rahat uyuyun bizlere haklarınızı helal edin Yüce RABBİM Analarınıza , Babalarınıza sabır versin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/pesmergeler_simdi_neredeler/104614" rel="bookmark"&gt;Peşmergeler şimdi neredeler?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;18 Şubat 2008 Pazartesi Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Son günlerde Güneydoğuda ve İstanbulda’ki olaylarda, çocukları ön planda görünce aklıma bazı soru işaretleri takıldı.&lt;br /&gt;1991 yılında Özal döneminde Türkiye’ye 500 bin peşmerge sığınmıştı,daha sonra bunların 200 bini Iraka geri döndüler.&lt;br /&gt;*Türkiyede kalan 300 bin peşmerge şimdi nerelerde ikamet ediyorlar?&lt;br /&gt;*Nufusları milyonu aştımı?&lt;br /&gt;*Bunların finansı Barzaninin şirketleri ve ortakları tarafından’mı yoksa&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti tarafından’mı karşılanıyor?&lt;br /&gt;*Bunlar nerelerde ne iş yapıyorlar kayıtları tutuluyormu?&lt;br /&gt;*Bunların içerisinde koruculuk yapanlar varmı?&lt;br /&gt;*Barzaninin T.C.Meclisinde vekillerim var dediğine göre bunlardan kaç&lt;br /&gt;bini Devletin içine yerleştirildi?&lt;br /&gt;*Barzanin T.C.Meclisindeki vekilleri kimlerdir?(DTP Haricindekiler)&lt;br /&gt;*Barzaninin şirketlerindeki Türk ortakları kimlerdir?&lt;br /&gt;*Hangi medya mensuplarıyla iş birliği içindedir?&lt;br /&gt;*Yaz aylarındaki Orman yangını faillerinin içerisinde peşmerge varmı?&lt;br /&gt;Güneydoğu kökenli kürt vatandaşların çok büyük bir bölümünün&lt;br /&gt;bu olaylara karıştığını ve desteklediğini zannetmiyorum.Barzaninin peşmerge artıklarının işi olduğunu ve çapulcu pkk destekçilerinin işbirliğinde yapıldığını düşünüyorum.&lt;br /&gt;DTP nin son seçimde aldığı oyları göz önüne alırsak bunların ülkemizdeki sayıları hakkında bize fikir verebilir.&lt;br /&gt;Talabani ve Barzani ikilisinin intikam senaryoları devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sizin__adaletiniz__bumu/104246" rel="bookmark"&gt;Sizin Adaletiniz bu’mu&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;17 Şubat 2008 Pazar Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Kaçak elektirik kullananları kime sordunuzda af ediyorsunuz.Onların kullandığı elektirik paralarını bizlerden tahsil etmedinizmi . Güney doğunun %70 şinin elektiriği kaçak kullandığını bütün medya söylüyor Diyarbakır Belediyesini böylemi kazanmayı planlıyorsunuz.&lt;br /&gt;Bu ülkeyi kaçak inşaat cennetine çevirdiler,namuslu vatandaşlar kira illeti altında ezilirken bina üstüne bina inşa eden kanun tanımaz namussuzları kime sordunuzda af ediyorsunuz.&lt;br /&gt;Garibandan dar gelirliden topladığınız vergileri birilerine peşkeş çekmek sizlerin adalet anlayışımı.Naylon fatura tüccarları,vergi yüzsüsleri zaten ortalıkta cirit atıyor bu vergi affıda neyin nesi oluyor.&lt;br /&gt;Bu ülkede namuslu olmanın suç olduğunu sizlerin adalet anlayışıyla öğrenmiş olduk. Onları Allah affetsin sizler değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sevgili_baris_akarsunun_anisina/103689" rel="bookmark"&gt;Sevgili Barış Akarsu’nun anısına&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;15 Şubat 2008 Cuma Kategori Şiir&lt;br /&gt;B A R I Ş A&lt;br /&gt;Binlerce yürektik yalvardık sana&lt;br /&gt;Meleklerinde haber vermedimi&lt;br /&gt;Ne olur ömrü bahardı daha&lt;br /&gt;Tanrım onu almak acı gelmedimi&lt;br /&gt;Kiminin sevdasıydı o kiminin evladı&lt;br /&gt;Kiminin isyanıydı o kiminin feryadı&lt;br /&gt;Sevgiyimi günah saydın katında&lt;br /&gt;Bir sevabıda karşı gelmedimi&lt;br /&gt;Binlerce göz yaşı sel olup aktıda&lt;br /&gt;Tanrım bir meleğin göğsünü germedimi&lt;br /&gt;Ne eli deydi elimize nede teni&lt;br /&gt;Yüreğindeki sevgiydi sevdiren bedeni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/saldirganlik_icinde_bulundugunuz_caresizligin_resmidir/103506" rel="bookmark"&gt;Saldırganlık içinde bulunduğunuz çaresizliğin resmidir&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;14 Şubat 2008 Perşembe Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Bir ailede çözülmeler nasıl başlar,yalan varsa,geçim sıkıntısı varsa,ihanet varsa.&lt;br /&gt;Bu gün Türkiyede aynısı yaşanmıyor’mu. Nede çabuk düşman oluveriyorsunuz dün kol kola yürüdüklerinizle.Sizin gibi düşünmiyenleri inanmayanlar,hainler olarak sınıflandırıp bölebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;Kadınlarımız Cumhuriyetten bu yana hür ve özgürdür öylede kalacaktır yeterki sizler kadınların eteklerine saklanmaktan vaz geçin ve işinizi Erkekçe yapın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkekçe Cumhuriyet bize bol geliyor deyin&lt;br /&gt;Erkekçe Cumhuriyet kadınlarını istemiyoruz deyin.&lt;br /&gt;Erkekçe Atatürk devrimleri bize uymaz deyin.&lt;br /&gt;Erkekçe Amerikan postalı olmadan yaşayamayız deyin.&lt;br /&gt;Erkekçe Mollaların,Şeyhlerin eteğinden ayrılamayız deyin,deyin ama Erkekçe söyleyin,lafı evirip çevirip gevelemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paşa size nasıl hayran olmayayım? Ben Fıransada laik bir hükümet kurmuştum.Bu hükümeti Papa’nın Paris’teki temsilcisinin yardımı ile papazlar devirdi.Sizse bir Halife’yi kovdunuz ve gerçek anlamıyla Laik bir Devlet kurdunuz.Siz,bu taassup içinde Laikliği bu topluma nasıl kabul ettirdiniz?Dehanızın büyük eseri Laik bir Türkiye yaratmak olmuştur.&lt;br /&gt;Edouard HERRIOT 1933&lt;br /&gt;(Fıransa Başbakanı)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-5109459706975128483?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet10.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-975990366845727073</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 23:02:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-24T00:40:53.082+03:00</atom:updated><title>mynet9</title><description>&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sensiz_sahilde/119969" rel="bookmark"&gt;Sensiz sahilde&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19 Nisan 2008 Cumartesi Kategori Şiir&lt;br /&gt;Sahile çökmüş sensizlik,alabildiğince&lt;br /&gt;Körpecik yanağımda damlalar şuğursuz&lt;br /&gt;Yalpalayan bir esinti,sarhoş sanki&lt;br /&gt;Çırpınıyor nameler ayak izlerimde&lt;br /&gt;Avare bakışlardaki hüzün suya deydikçe&lt;br /&gt;Yakamozlar dört döner derinliğimde&lt;br /&gt;Gözlerimde gözlerin,kara gözlerin&lt;br /&gt;Parçalanır yüreğim,unutmak istedikçe..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ne_itibarmis_be/120182" rel="bookmark"&gt;Ne itibarmış be!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;18 Nisan 2008 Cuma Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Bu mamaları teslimiyetçi zihniyete yedirmezler,yedirmiyorlar’da.&lt;br /&gt;Tüm Dünyanın dört gözle beklediği,Irak’ın Petrol ve Doğalgaz arama için izin verdiği listede Türkiye yok ! Uluslar arası 35 şirket arasında TPAO ve TPIC’ın olmaması Ankarayı şok etmiş.Hayret !&lt;br /&gt;Hani sayenizde Dünyada itibarımız Cumhuriyet tarihinin en üst noktasındaydı ? Fıransa’dan Ermeni tokatı ! Boykot yok.&lt;br /&gt;Danimarka’dan karikatür rezaleti,Roj tv. skandalı,elde var sıfır.&lt;br /&gt;Belçika terör örgütleri üzerinden dalga geçer,Dış işleri bakanı ortada yok.&lt;br /&gt;Almanya sizden "insan" ithal edebiliriz diyor.Bir kişi çıkıpta biz "insan" ticareti yapmayız diyemiyor.!&lt;br /&gt;Rum kesimi yeşil kart dağıtır gibi,petrol arama ruhsatı dağıtıyor.Engellemek için çabalar nerede ?&lt;br /&gt;Rusya enerji hatlarında Türkiye’yi es geçiyor.Boğazlar’la tehtit edemiyorsun.&lt;br /&gt;Bulgaristan Meriç’i arsenikle zehrliyor,balıkçıları öldürüyor.Hani tepki !&lt;br /&gt;Yunanistan her gün tahrik ediyor,her şeyi engelliyor.Sessizlik !&lt;br /&gt;Arabistan Kralı’nın ayağına kadar gidiyorsun.Hac kontenjanı bile artmıyor.&lt;br /&gt;Başbakan ne yapıyor ? Saklanbaç oynuyor.&lt;br /&gt;Bakanlar ! Aysu kayacıya cevap veriyor.&lt;br /&gt;Millet vekilleri ? Grup halinde Kamer Genç’i Dövüyor !&lt;br /&gt;İtibar baldan tatlıdır,yalayın durun bakalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ayrilik/119950" rel="bookmark"&gt;Ayrılık&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;17 Nisan 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;Nisan’dı&lt;br /&gt;Bir akşam üstü kaybettim&lt;br /&gt;Gözlerimde’ki o sessiz hüzünle&lt;br /&gt;Dudaklarım titriyordu&lt;br /&gt;Bitti galiba&lt;br /&gt;Ne olur diyorum&lt;br /&gt;Duyan yok’ki&lt;br /&gt;Geceler uzun&lt;br /&gt;Çok uzun olacak artık&lt;br /&gt;Bir ömür sıcaklığını arayacağım&lt;br /&gt;Güneşin her doğuşunda,ben yine&lt;br /&gt;Bir köşede,sessizce&lt;br /&gt;Sessizce ağlayacağım… 1984&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ankarada/119908" rel="bookmark"&gt;Ankarada&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;16 Nisan 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;Ne soğuk bir kıştı&lt;br /&gt;Ankarada o yıl&lt;br /&gt;Daha okula başlamamıştım&lt;br /&gt;Yokuştu&lt;br /&gt;Evimize çıkan yol&lt;br /&gt;Karlar donmuştu&lt;br /&gt;Kaymak istedi minicik yüreğim&lt;br /&gt;İki abimde giymişti&lt;br /&gt;O paltoyu&lt;br /&gt;Beyaz’dı&lt;br /&gt;Deve tüyünden&lt;br /&gt;Sıkı sıkı bağlamıştı Annem&lt;br /&gt;Kuşağını belimden&lt;br /&gt;Kaymaya çalışıyordum yokuştan&lt;br /&gt;Öyle soğuktu’ki ağlamıştım’da&lt;br /&gt;Utandım ! diyemedim soğuktan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kacakci__kim_/119507" rel="bookmark"&gt;Kaçakçı kim ?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;15 Nisan 2008 Salı Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Türkiyedeki araç sayısı 1997 yılında 5.9 milyon&lt;br /&gt;2007 yılında 11 milyon&lt;br /&gt;Artış % 85&lt;br /&gt;Peki aynı yıllarda otomotiv yakıt tüketimi ne kadar ?&lt;br /&gt;1997 yılında 11.6 milyon ton&lt;br /&gt;2007 yılında 17 milyon ton&lt;br /&gt;Değişim ne kadar ? % 39&lt;br /&gt;Milyonlarca araç su ile çalışmıyorsa burada elle tutulur gözle görürül akaryakıt kaçak kullanıldı,kaybımız ne kadar ?&lt;br /&gt;Her yıl milyarlarca dolar&lt;br /&gt;Her yıl milyonlarca ton akaryakıt kaçak olarak piyasaya sürülüyor aracımızın deposuna doldurduğumuz akaryakıtın % 80 ni vergi yani burada muazzam bir vergi kaçağı var.&lt;br /&gt;Bu para aramızdan kimlerin cebine giriyor ?&lt;br /&gt;Kim bu adamlar ?&lt;br /&gt;Kimler koruyor bu adamları ?&lt;br /&gt;Neden üzerine gidilmiyor ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;s.a&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/basim_acikya_kendimi_ozgur_sandim_yillarca/119005" rel="bookmark"&gt;Başım açıkya kendimi özgür sandım yıllarca&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;13 Nisan 2008 Pazar Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Kulağa hoş gelen boş laflar beni bıktırdı ama yıldırmadı,bunlardan biri "kadın erkeği tamamlar" cümlesi "tamamlar" sözü içimi yakıyor.Kuru fasulye pişirirsiniz,yanında pilav ve hoşaf birde turşu yemeyi tamamlar.Şahsen hoşaf pilav veya turşu yerine geçmek benim hiç hoşuma gitmiyor,hele turşu …Çünki süratle zaten turşu olmaktayım.&lt;br /&gt;Oğlumun kılına dokunmadım ama şimdi karşıma geçip "Anne sen babamı tamamlıyorsun " dese sakalına bıyığına bakmam ayağımın altına alırım.&lt;br /&gt;"Kadın erkek eşit haklara sahiptir,kadın ve erkek birbirinin eşitidir" demeye dili varmayan erkekler başörtüsü konusunda konuştuda konuştu,aslında başörtülü,örtüsüz bütün kadınların ortak projesi gözler önünde.Bu eşitlik meselesini halletmiş olsak başörtüsü,Türban sorun olurmu ? ama bu mesele halledilmedikçe başı örtülü,örtüsüz kadınları bekleyen tehlikelere bütün kadınların endişelenme hakları yokmu ? Var bal gibi var. 12 yaşında kız çocuklarını davul zurna,düğünle evlendireceksin,çok eşlilik ne parti tanıyor,ne sınır maşallah ! Kreş sendikal haklar hak getire,dayak diz boyu,kızların eğitim engelleri bin tane,sonra tek engel başörtüsüymüş gibi yapacaksın.Başörtüsü takabilirsin ! "Vay be ne özgürlük" yada tam tersi Cumhuriyetimizle yaşıt bir başka aldatmaca,Başörtüsü takmayabilirsiniz Vay be ne özgürlük sağolun beyler sağolun.&lt;br /&gt;Ey Türbanlı,başörtülü kardeşlerim,benim başım açık,bana yapılan numarayı şimdi sizlere yapıyorlar,yutmayın başım açıkya kendimi özgür sandım yıllarca hayır iş hayatında çok haksızlığa uğradım,eşit muamele görmedim,horlandım cinsel ayrımcılık bir yana,cinselliği kullanmadığım için ve kullananlara iyi gözle bakmadığım için başıma gelmedik yasak kalmadı.Benim yaptığım işin onda birini yapamayan ilkesiz kimler sırf erkek oldukları için kayrıldı bilseniz yaşarken yasımı tutarsınız.&lt;br /&gt;Bu şartlarda bir erkek çocuğu yetiştirdim,benim’de kadını eşit görmeyenlere kazığım bu çocuk olacak inşallah.&lt;br /&gt;Şimdi ey Mümin erkekler,Tabutlarının başına yemenisi sarılı "Hatun kişi" karşısında saf tuttuğunuzda helal edecek hakkınız varmı bir düşünün.&lt;br /&gt;Gelin kadınlar hiç bir partinin,hiç bir cemaatin esiri olmadığımızı gösterelim artık.Başörtülü,başörtüsüz kadınları karşılarına almaya cesaret edeceklermi.&lt;br /&gt;(Alıntı) Necef Uğurlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/bir_nefes/118782" rel="bookmark"&gt;Bir nefes&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;12 Nisan 2008 Cumartesi Kategori Şiir&lt;br /&gt;Duvarların dibinden&lt;br /&gt;Yürüyorum izimden&lt;br /&gt;Tespihimden on boncuk&lt;br /&gt;On adım bedenimden&lt;br /&gt;Cigaramdan Duman duman&lt;br /&gt;Çektim içime  Hasreti&lt;br /&gt;Bir nefes benden&lt;br /&gt;Birde gölgemden&lt;br /&gt;Gökyüzünde uçuşan&lt;br /&gt;Kuşlara daldım&lt;br /&gt;Gözlerimle kanadına&lt;br /&gt;Özlemini yazdım&lt;br /&gt;Yalvardım yakardım&lt;br /&gt;Peşine saldım&lt;br /&gt;Bir selam benden&lt;br /&gt;Birde yürekten&lt;br /&gt;Günleri aylara&lt;br /&gt;Ayları yıllara saydım&lt;br /&gt;Ne kara kışa&lt;br /&gt;Nede bahara kandım&lt;br /&gt;Bir çift kanadı&lt;br /&gt;Kaderim sandım&lt;br /&gt;Bir tokat senden&lt;br /&gt;Birde felekten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/hasret/118252" rel="bookmark"&gt;Hasret&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10 Nisan 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;Hani&lt;br /&gt;Minicik bir tohumu&lt;br /&gt;Atarsın’ya&lt;br /&gt;Toprağın yüzüne&lt;br /&gt;En derinde&lt;br /&gt;Tutunur’ya sevgiye&lt;br /&gt;Toprağın suya kanışı gibi&lt;br /&gt;Hani&lt;br /&gt;Küçük masum bedeniyle&lt;br /&gt;Uzatır’ya başını göğün yüzüne&lt;br /&gt;Yüreğine sarılır&lt;br /&gt;Işığın&lt;br /&gt;Güneşin toprağı yakışı gibi&lt;br /&gt;Hani&lt;br /&gt;Düşer’ya yağmur toprağa&lt;br /&gt;Nice canlar katar hayata&lt;br /&gt;Dönüşür’ya sevgiler başağa&lt;br /&gt;Arının&lt;br /&gt;Çiçeği sarışı gibi&lt;br /&gt;Hani yakarya&lt;br /&gt;Bedeni içindeki ateş&lt;br /&gt;Bir damla yaş&lt;br /&gt;Bir yudum güneş&lt;br /&gt;Hasretin yüreğe&lt;br /&gt;Akışı gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/basbakan_turku_cigiriyor/117457" rel="bookmark"&gt;Başbakan türkü çığırıyor&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6 Nisan 2008 Pazar Kategori Siyaset&lt;br /&gt;SSK ve Bağkur pirim borçlarından dolayı sağlık yardımı alamayan,SSK ve Bağkur mensuplarına, Yeşil kart verilmesi mümkün değilmiş (Bakan müsteşarı prof Dr Necdet Ünüvar)&lt;br /&gt;Silopi’nin nufusu 96 bin,mevcut Yeşil kartlı 45 bin sırada kartlarının dağıtılmasını bekleyen 7 bin ,Silopi Kaymakamı Aydın Abak AKP li bir vekilin damadı.Başbakan şarkı söylüyor "Beraber yürüdük biz bu yollarda" % 46.6&lt;br /&gt;Sosyal güvenlik yasasını protesto eden doktorların yediği dayak 15 günlük rapor eder.Başbakan Trabzonda türkü söylüyor "Of of sürmene yaylası 15 Doktora bedel "&lt;br /&gt;En az 3 çocuk yapın "Alman şansölyesi Schroeder Alman nufusu azaldı 18 yıl sonra Türkiyeden insan ithal etmeye başlarsak size ihtiyacımız olur demiş" Başbakan bu ülkenin nüfusunun çoğalması lazım,nüfusun gençleşmesi lazım,ben ülkemi seviyorum,ben ülkemin pazarlamacısıyım diyor aynı gün Baba Mahmut geçim sıkıntısı yüzünden,3 yaşındaki kızının kafasına kurşun sıkıyor.Başbakan türkü söylüyor " Buralarda ne işim var İstanbul beni bekler of of"&lt;br /&gt;Dünyada her yıl 10 milyon çocuk ölüyor,150 milyon çocuk kötü besleniyor 100 milyon çocuk sokakta yaşıyor.&lt;br /&gt;Türkiyede asgari ücret 440 ytl Başbakan ve eşi hanımefendi acaba bir ay asgari ücretle geçinmeyi denerlermi ? Gelin o zaman Başbakanın söyleyeceği türküyü hep beraber tahmin edelim." Oy oy Emine" olmazmıydı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/istanbul/117198" rel="bookmark"&gt;İstanbul&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4 Nisan 2008 Cuma Kategori Şiir&lt;br /&gt;Bak bahar geliyor yine&lt;br /&gt;İstanbul sensiz kalacak&lt;br /&gt;Üsküdar vapuru sensiz&lt;br /&gt;Kız kulesi öksüz bakacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erguvanlar saracak her yanı&lt;br /&gt;Orta köyü seyre dalacağım&lt;br /&gt;Dudağımda hüzünlü şarkılar&lt;br /&gt;Yakamozlarda seni arayacağım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim her yıl bu mevsimde&lt;br /&gt;Bir hüzün dolanır yüreğimde&lt;br /&gt;Gölgelenir tüm umutlarım&lt;br /&gt;Kararır İstanbul gözlerimde.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-975990366845727073?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet9.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-1071213590664140294</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-24T00:45:01.109+03:00</atom:updated><title>mynet8</title><description>Heyecanına bile dayanamazdı yüreğim&lt;br /&gt;Paylaşamazdım seni gözlerimle bile&lt;br /&gt;Sığınırdım mabedine gecelerin sessizce&lt;br /&gt;Sessizce severdim karanlıkta,sessizce.&lt;br /&gt;Ah be Cavidan,sen karanlığı bilirmisin&lt;br /&gt;Kap kara yanlızlıkları,geceye düşen&lt;br /&gt;Ya boşluğa uzanıpta tutamayan kolları&lt;br /&gt;Ya rüzgarla sevişirken,budanan dalları.&lt;br /&gt;İçimi yakardı hep bakışındaki gizemin&lt;br /&gt;Yokuştan çıkışın köşeden dönüşün&lt;br /&gt;Pencereye bakışın gülüşün,o gülüşün&lt;br /&gt;Sonbahardı senin gönlüme düşüşün.&lt;br /&gt;Ah Cavidan ah,düşlerimin meleği&lt;br /&gt;Yaslı gönlümün dökülen umutları&lt;br /&gt;Yüreğimin sessizliği küstürmesin seni&lt;br /&gt;Karanlığımda saklı bakışların,gülüşlerin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/dusuyor_yildirimlar_iste/123051" rel="bookmark"&gt;Düşüyor Yıldırımlar İşte&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;30 Nisan 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;Kara kara bulutlar&lt;br /&gt;Dizildi gök yüzüne&lt;br /&gt;Sicim sicim yağıyor&lt;br /&gt;Ağlıyor sevgimize&lt;br /&gt;Çınlıyor kulağımda&lt;br /&gt;Ateşli çatırtılar&lt;br /&gt;Şimşekler yukarıda&lt;br /&gt;Ayrılığı yazıyorlar&lt;br /&gt;Düğüm düğüm yüreğim&lt;br /&gt;Acılarla birlikte&lt;br /&gt;Ben kime dur diyeyim&lt;br /&gt;Düşüyor yıldırımlar işte… 1985&lt;br /&gt;(Bu şiir düzeltmeye ve genişletilmeye açıktır)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/genclerimiz_neden_kufurbaz_oldular_/122403" rel="bookmark"&gt;Gençlerimiz neden küfürbaz oldular ?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;28 Nisan 2008 Pazartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Kim evladının veya sevgilisinin küfürbaz olmasını istiyebilir’ki öyleyse&lt;br /&gt;bir yanlışlık var bu işte.&lt;br /&gt;Sokakta,caddede,okulda,cafede dikkat edin her yerde,gençlerimizin&lt;br /&gt;birbirleriyle konuşurken,tartışırken iki laflarının arasında mutlaka&lt;br /&gt;küfürü yerleştiriyorlar,sanki bir yaşam şekli,belki farkında bile değil&lt;br /&gt;çok normal bir şeymiş gibi,hele okul çıkışlarına bir bakın,kızlı erkekli&lt;br /&gt;ne kadar rahat küfürlü konuşabiliyorlar.&lt;br /&gt;Evlerde,okullarda horlanan ve dışlanan çocuklar sokaktaki davranışları&lt;br /&gt;kendilerine rehber seçebiliyorlar.&lt;br /&gt;Hiç bir aile çocuğunun,hiç bir hanım sevgilisinin küfürbaz olmasını&lt;br /&gt;istemez.Ancak bir yerlerde kopukluklar varki,bu çocuklar,gençler&lt;br /&gt;sokak kültürüne sarılıyorlar.&lt;br /&gt;Aileler,okullar,eğitmenler bu boşluğun ne olduğu konusunda kendilerini&lt;br /&gt;sorgulamak zorundalar.&lt;br /&gt;Şimdi sorarım sizlere,bu gençlerimiz neden küfüre meraklı?&lt;br /&gt;Kendini ifade tarzımı ?&lt;br /&gt;Hakimiyet kurma şeklimi ?&lt;br /&gt;Şakalaşma veya hitap tarzımı ?&lt;br /&gt;Yoksa bir maharetmi ?&lt;br /&gt;Sevgiliniz veya evladınız küfürbaz olsun istermisiniz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/zamansiz_gelir_bazen/121717" rel="bookmark"&gt;Zamansız gelir bazen…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;24 Nisan 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiklerini,değer verdiklerini kaybeden,yürekler anısına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Yarım kalır gözlerinde umutlar&lt;br /&gt;Parçalar düşü kurulan yarınları&lt;br /&gt;Dayanır kapıya kahrolası acılar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Yıkar hayalleri bir çırpıda kader&lt;br /&gt;Melekler ağlaşır bulutlarda&lt;br /&gt;Yüreğimize akar damlalar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm zamansız gelir bazen&lt;br /&gt;Siper eder göğsünü sevenler&lt;br /&gt;Aynı gözlere yanarız beraber&lt;br /&gt;Aynı yerde biter ümitler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ask_sanacaksin/119951" rel="bookmark"&gt;Aşk sanacaksın&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;23 Nisan 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;Daha yolun başındasın&lt;br /&gt;Hayatın baharında&lt;br /&gt;Güneş deyecek tenine&lt;br /&gt;Ateşi tadacak&lt;br /&gt;Aşk sanacaksın&lt;br /&gt;Sen daha dalındasın&lt;br /&gt;Hayatın baharında&lt;br /&gt;Körpecik umutların&lt;br /&gt;Çiçekler açacak&lt;br /&gt;Aşk sanacaksın&lt;br /&gt;Olgunlaşınca&lt;br /&gt;Hayat gözlerinde&lt;br /&gt;Fırtınalar kopacak bedeninde&lt;br /&gt;Köpürecek yüreğin&lt;br /&gt;Aşkı tanıyacaksın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/cocuk_mustafa/121278" rel="bookmark"&gt;Çocuk Mustafa&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;22 Nisan 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Bilgisayarı olmadı,Mustafa Kemalin.&lt;br /&gt;İnternete giremedi,İPod’u olmadı.&lt;br /&gt;Televizyon göremedi,Çizgi film seyredemedi hiç.&lt;br /&gt;Spider Men’i tanımadı mesela,Logosu olmadı.&lt;br /&gt;Futbol topu olmadı,Basketbol oynayamadı&lt;br /&gt;Spor ayakkabısı bile giyemedi.&lt;br /&gt;Cep telefonu yoktu,Kısa mesaj atamadı&lt;br /&gt;Hesap makinası kullanamadı.&lt;br /&gt;Ana okuluna gidemedi,Okul servisine binemedi.&lt;br /&gt;Kokulu silgisi yoktu,Halbuki oda Çocuk’tu&lt;br /&gt;Cola tadamadı,Cips yiyemedi&lt;br /&gt;Beslenme çantası olmadı.&lt;br /&gt;Çocukluk fotorafı yok,İçime hicrandır&lt;br /&gt;Yaş günü bile yok,Bilmiyoruz ne gün doğduğunu.&lt;br /&gt;Bu gün çocuklarımızın sahip olduğu hiç bir şeye sahip değildi&lt;br /&gt;Çocuk Mustafa Kemal…&lt;br /&gt;Ama hayalleri vardı.&lt;br /&gt;Dünyada başka hiç bir milletin çocuklarında olmayan bir hediyeyi verdi&lt;br /&gt;Bizim çocuklarımıza.&lt;br /&gt;BU GÜN 23 NİSAN.&lt;br /&gt;Boş verin,Basmakalıp törenleri,Bayat mesajları,Ruhsuz konuşmaları,Boşverin.&lt;br /&gt;HAYALLERİ VAR’MI ÇOCUKLARIMIZIN ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y.Özdil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/biraktigindan_fazlayiz_atam/120866" rel="bookmark"&gt;Bıraktığından fazlayız Atam…!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;21 Nisan 2008 Pazartesi Kategori Şiir&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dinleyin yaşayın çocuklar&lt;br /&gt;Çanakkalenin kokusunu&lt;br /&gt;Anadolunun dokusunu&lt;br /&gt;Ülkemin varoluşunu&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Atayı okuyun&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dinleyin yaşayın çocuklar&lt;br /&gt;Sizsiniz 23 Nisan&lt;br /&gt;19 Mayıs sizsiniz&lt;br /&gt;Bu Ülke sizin&lt;br /&gt;Havası suyu,Taşı toprağı&lt;br /&gt;Ağacı yaprağı sizin&lt;br /&gt;Anadolu sizsiniz&lt;br /&gt;Okuyun çocuklar&lt;br /&gt;Anlayın&lt;br /&gt;Dost sanmayın herkezi&lt;br /&gt;Tarihinize bakın&lt;br /&gt;Cumhuriyeti anlayın&lt;br /&gt;Yaşayın&lt;br /&gt;Şehit sizsiniz&lt;br /&gt;Gazi siz&lt;br /&gt;Düşman dışarda,Uzak sanmayın&lt;br /&gt;Düşman içinizde,Yeni sanmayın&lt;br /&gt;Aldanmayı kanmayın çocuklar&lt;br /&gt;Tarihte kalmayın&lt;br /&gt;Onları az sanmayın&lt;br /&gt;Öncede vardılar&lt;br /&gt;Bel kırdılar&lt;br /&gt;Kelle saydılar&lt;br /&gt;Şimdi çoğaldılar&lt;br /&gt;Başta kaldılar&lt;br /&gt;Sultan sandılar&lt;br /&gt;İnanmayın&lt;br /&gt;Savaşın çocuklar&lt;br /&gt;Aydınlık için savaşın&lt;br /&gt;Dicle sizin&lt;br /&gt;Fırat sizin&lt;br /&gt;Çalışın çocuklar&lt;br /&gt;Gelecek için çalışın&lt;br /&gt;Keban sizin&lt;br /&gt;Gap sizin&lt;br /&gt;Unutmayın çocuklar unutturmayın&lt;br /&gt;Bayrak sizin Şan sizin&lt;br /&gt;Al kanlarla sulanmış&lt;br /&gt;Bu vatan sizin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Affınıza sığınarak 23 Nisan anısına tekrar yayınlıyorum)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/23_nisan_cocuk_bayrami/120647" rel="bookmark"&gt;23 Nisan çocuk bayramı&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;20 Nisan 2008 Pazar Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Seksenli yıllarda Ulusal egemenlik çocuk bayramı TRT nin önderliğinde konuk yabancı ülke çocuklarıyla birlikte kutlanır,konuklar Türk öğrenci ailelerinin evinde misafir edilirdi.&lt;br /&gt;Amaç Dünya çocuklarının Dünyada tek olan çocuk bayramını beraberce kutlayıp kaynaşmasıydı.Yeğenim Aydın vasıtasıyla Amerikalı konuk çocuk bizim eve verildi evde bir telaş bir telaş görmeliydiniz,ne yer, ne içer,alışkanlıkları nedir derken konuğumuz çantasından bir mektup çıkardı;Annesi yazmıştı,güzel bir teşekkürle başlıyordu,çocuğunun alışkanlıklarını,sıkıntılarını kullanacağı ilaçların saatine kadar her şeyi yazmış Türk konukseverliğini öven sözlerle bitirmişti.&lt;br /&gt;Dört gün kaldı konuğumuz bizlerle,kaynaşmıştık alışmıştık’ta iki arkadaşın ayrılmasını görmeliydiniz gözleriniz yaşarırdı.Hala görüşüyorlar,Aydın şu an başarılı bir Mühendis konuğu Amerikalı ise Bankacı.&lt;br /&gt;Dün ailemiz konuk çocuktan 23 Nisan vesilesiyle küçük ama anlamı çok büyük bir hediye aldı o günlerin anısına,unutulmamak ne güzel değilmi,dostluk ne güzel düşünsenize o yıllarda gelen konuklardan birisi Amerika başkanı olamazmıydı yada evine misafir eden Türk öğrenci Başbakan.&lt;br /&gt;Makamlara çocuklar oturtulurdu,Askerlik çağı gelmiş delikanlılar değil veya siyasi emeller uğruna gençler değil.Saygılarımla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/yar/119935" rel="bookmark"&gt;Yar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;20 Nisan 2008 Pazar Kategori Şiir&lt;br /&gt;Yıkılacak ne kaldıki&lt;br /&gt;Acılar boşuna yar&lt;br /&gt;Karanlık boğar beni&lt;br /&gt;Işıklar yalancı yar&lt;br /&gt;Sığındığım sabrında&lt;br /&gt;Yalanlarda boşmuş yar&lt;br /&gt;Beni sevdiğin kadar&lt;br /&gt;Yaşamak ne hoşmuş yar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/bak_su_papanin_yaptigina_/120595" rel="bookmark"&gt;Bak şu Papa’nın yaptığına !&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19 Nisan 2008 Cumartesi Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Papa’nın Amerikayı ziyaretinde yaptığı şu konuşmaya bakarmısınız !&lt;br /&gt;"Amerikanın hangi şehrine giderseniz orada özgürlük adına hayatlarını verenlerin&lt;br /&gt;Heykelleri ile karşılaşırsınız,Özgürlük sadece bir hediye değildir.O aynı zamanda kişisel bir sorumluluktur."&lt;br /&gt;Amerika’nın "Özgürleştirme" anlayışına dair bir kelime yok ! Irak’ta bir milyon Müslüman "Özgürleştirme" adına Kadın,çoluk çocuk demeden katledildi hala katlediliyor.&lt;br /&gt;Bir Ülkenin ırzına geçti bu adamlar.!&lt;br /&gt;Sen Amerika Başkentindesin ve o eli kanlı katillerle oturuyorsun.Tüm Dünya ağzından çıkacak iki kelimeye bakıyor.&lt;br /&gt;Katolikler için Allahın Dünyadaki en üst düzey temsilcisi’sin;&lt;br /&gt;Ahlakın,Adaletin,Barışın,Huzurun kardeşliğin ve eşitliğin timsalisin.&lt;br /&gt;Ağzından çıkan laf ne? "God.Bless Amerika" Tanrı Amerikayı korusun…!&lt;br /&gt;Kutsasın… Kutsasın’da Müslümanlar ne yapsın ? Gebersin…!&lt;br /&gt;Dünüp bakıyorum kudretli Amerikan medyasına…Ulan biriniz çıkında Papa hazretlerini iki satır eleştirin…&lt;br /&gt;Batının körelen vicdanına rahatsız edici,hatırlatıcı bir soru sorun.!&lt;br /&gt;Amerika’nın manşetinde ne var ? Papa’nın bembeyaz elbisesi’nin altında Kırmızı ayakkabıları…&lt;br /&gt;Temizliğin,saflığın iyiliğin senbolü kar beyazı lekesiz bir elbise.&lt;br /&gt;Altında "KAN KIRMIZISI" Ayakkabılar.&lt;br /&gt;Yakışmış…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(alıntı) Serdar Akinan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-1071213590664140294?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet8.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2729181048709784908</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:01:56.232+02:00</atom:updated><title>mynet7</title><description>Çınladı hıçkırıklar bir tel sesimde&lt;br /&gt;Uyandı içimde ayrılığın ezik baharı&lt;br /&gt;İsyandaydı bir damla göz yaşım bile&lt;br /&gt;Akmıyordu gözlerimden,yüreğine&lt;br /&gt;Hangi çiçek açtı sönen aşkın külünde&lt;br /&gt;Gerçek olan buydu,hayal değil&lt;br /&gt;Alın yazısına direnen inadım&lt;br /&gt;Gönül yarasına boyun eydi…&lt;br /&gt;1983 Ankara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/analik_duygusu_baska_bir_sey/127954" rel="bookmark"&gt;Analık duygusu başka bir şey…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;20 Mayıs 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Kara korsandı adı,simsiyahtı,beyazdı patileri,gözleri zümrüt gibiydi öyle asildiki duruşu,bakışı geçen yıl tanışmıştık kedicikle kendi kendine gelmişti bahçemize iki yavrusunu büyüttük beraberce.&lt;br /&gt;Bu bahar başında beş yavru daha doğurdu kara korsan,görmeliydiniz ne kadar şirinlerdi,iki aylık olmuşlardı analarıyla otların arasında bir oynayışları vardıki seyretmesi bir ömre bedeldi.&lt;br /&gt;Nereden geldiklerini bilmediğim çocuklar,sokak köpeklerini saldırtmışlar üzerlerine dört yavruyu boğmuşlar heber verdiler bana ne korkunç bir manzaraydı hayatında ilk defa bir kedinin ağlamasına şahit oldum,resmen göz yaşı döküyordu kedicik,unutmamda mümkün değil.&lt;br /&gt;Arka bahçede iki büyük kavak ağacı var tahminen otuz yıllık,kıyamadık kesmeye bizlerle yaşlansın istedik,her yıl şubat aylarında iki kiracısı var devamlı yuva yaparlar bir çift alakarga,yuvaları bittikten sonra gürültülerinden durulmaz gaklamaları hiç kesilmez,bizim kedicikle didişip dururlar,kediye rahat yüzü göstermezler.&lt;br /&gt;Bu gün balkonda kitap okuyordum,kargaların sesinde bir gariplik vardı çığlık gibi arka cama koştum,karga yavrusu yuvadan düşmüş,anasıyla babası otların üzerine pike yapıp duruyorlar,yavru bizim kediciğin pençeleri altında çırpınıyor uçamıyor henüz,kargaların çığlığı kediciğin yavrularına ağlayışını getirdi aklıma seslendim bırak kızım bırak sen çok acı çektin onlarda çekmesin bırak,duyar zannettim,kendim bile duymuyordum,baktı baktı,yavruyu bıraktı geldi camın altına yattı ve kargaları seyretti.&lt;br /&gt;Analık duygusunun ne kutsal şey olduğunu bir kezde kedicik sayesinde öğrenmiş oldum,sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istedim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/satildik_ey_halkim_satildik/126996" rel="bookmark"&gt;Satıldık ey halkım satıldık…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;17 Mayıs 2008 Cumartesi Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Dün…&lt;br /&gt;16.Mayıs cuma Mustafa kemalin Bandırma vapuruyla,Samsun’a gitmek&lt;br /&gt;üzere yola çıktığı gün,Yani 16. Mayıs cuma…..&lt;br /&gt;"Bandırma limanı ile Samsun limanı Satıldı…!"&lt;br /&gt;Atatürk Samsuna bir varacak’ki…&lt;br /&gt;Liman Satılmış…!&lt;br /&gt;"Ordu limanına yanaşalım dese…"&lt;br /&gt;Oda Satılmış…!&lt;br /&gt;"Rize limanı…!"&lt;br /&gt;Oda Satılmış…!&lt;br /&gt;"Bari hopa’ya gidelim…! "&lt;br /&gt;Oda Satıldı…!&lt;br /&gt;"Dönün kardeşim Sinopa…"&lt;br /&gt;Satıldı…&lt;br /&gt;"Ereyli limanı…! "&lt;br /&gt;Satıldı…&lt;br /&gt;"Yarımca limanına gitsek…! "&lt;br /&gt;Satıldı…&lt;br /&gt;Bana satılmayan liman bulun dese,Dün itibarıyla Memleketi Karadeniz&lt;br /&gt;üzerinden kurtarmak mümkün değil…&lt;br /&gt;"Tekirdağ limanına çıkayım,oradan yüze yüze karşıya geçerim dese."&lt;br /&gt;Satıldı…&lt;br /&gt;"Dümeni Egeye kır dese…"&lt;br /&gt;Dikili limanı Satıldı…&lt;br /&gt;İzmir limanı Satıldı…&lt;br /&gt;Kuşadası limanı Satıldı…&lt;br /&gt;Marmaris limanı Satıldı…&lt;br /&gt;"Madem öyle Akdenizden girelim dese…! "&lt;br /&gt;Antalya limanı Satıldı…&lt;br /&gt;Alanya limanı Satıldı…&lt;br /&gt;Mersin limanı Satıldı…&lt;br /&gt;İskenderun limanı Satıldı…&lt;br /&gt;İtalya’ya gidelim oradan uçakla gelelim dese, Hava limanları zaten&lt;br /&gt;Satıldı…&lt;br /&gt;Bakın İtalya dedimde aklıma geldi,Mustafa kemalin henüz haberi yok&lt;br /&gt;ama İstanbul aşığı İtalyan ressam "Zonaro" şahane bir tablo yapmıştı&lt;br /&gt;"Galata limanı"&lt;br /&gt;Oda Satıldı…&lt;br /&gt;Birileri araya giripte "Satılmama Koşulu"ndan Vazgeçirmesse&lt;br /&gt;Mustafa Kemalin işi çok zor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y.Özdil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/gule_ver_gitsin/126647" rel="bookmark"&gt;Güle ver gitsin…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;15 Mayıs 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;Bırak şu garezi,vazgeç şu kinden&lt;br /&gt;Akan boz bulanık sele ver gitsin&lt;br /&gt;Saklama sevgini çıkar gönülden&lt;br /&gt;Fitneyle hasedi,yele ver gitsin…&lt;br /&gt;Yüreğinde cümle kullar barınsın&lt;br /&gt;Dışından bakınca için görünsün&lt;br /&gt;Nefsine yan çık’ta yerde sürünsün&lt;br /&gt;Kibirle gururu, ele ver gitsin…&lt;br /&gt;Allah diye yanki dumanın tütsün&lt;br /&gt;Bırak şu benliği,kalbinden gitsin&lt;br /&gt;Bağrında şad olup bülbüller ötsün&lt;br /&gt;Ah ile zarını, güle ver gitsin…&lt;br /&gt;Su akıtma sakın yokuş,bayırdan&lt;br /&gt;Buğday beklenirmi kuru çayırdan&lt;br /&gt;Ağzını açarken konuş hayırdan&lt;br /&gt;Bal olsun kelamın, dile ver gitsin…&lt;br /&gt;Ağacın gür olsun,tünesin kuşlar&lt;br /&gt;Hep sende kabını doldursun boşlar&lt;br /&gt;Kimseye deymesin attığın taşlar&lt;br /&gt;Biriken hıncını göle ver gitsin…&lt;br /&gt;Bize emanettir,bu can kafeste&lt;br /&gt;Ecel sıra bekler,gelir aheste&lt;br /&gt;Ömür dudaklarda,bir garip beste&lt;br /&gt;Dinleyip efkarı,tele ver gitsin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan pamuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/gokten_duser_yildizlar/126035" rel="bookmark"&gt;Gökten düşer yıldızlar…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;13 Mayıs 2008 Salı Kategori Şiir&lt;br /&gt;Bir kıpırtılar var yüreğimde anlayamadığım&lt;br /&gt;Bir sis bulutu dolanıyor gecede,seçemiyorum&lt;br /&gt;Bağırıyorum,bağırıyorum sesim duyulmuyor&lt;br /&gt;Ay bükülmüş gökyüzünde,gökyüzü karanlık.&lt;br /&gt;Hasret kokuyor havada,gönüller çaresiz&lt;br /&gt;Yaprak düşmüş toprağa,ağaçlar habersiz&lt;br /&gt;Sessiz,kimsesiz çığlıklar,yayılır ovaya&lt;br /&gt;Kalpler küsmüş geceye,geceler sessiz.&lt;br /&gt;Hani sarılmak istersin’ya sıkıca hayata&lt;br /&gt;Uzatırsın uzatırsın kollarını,tutan olmaz ya&lt;br /&gt;Sökülür birer birer, gökten düşer yıldızlar&lt;br /&gt;Kapanır gözlerin,karanlığa gömülür sevdağlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/karin_tokluguna_is/125478" rel="bookmark"&gt;Karın tokluğuna iş…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;9 Mayıs 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Annem işçiydi,sabahtan akşama kadar tekstil atölyesinde ömür tüketiyordu evin geçimide,okul masraflarımızda annemin sırtındaydı,babamız biz çok küçükken ayrılmıştı annemden,görmedik bir daha bizi okutmaya yemin etmişti annem bazı geceler gezmeye giden ailelerin çocuklarınada bakıcılık yapıyordu ilaveten yıpranıyordu ama hiç şikayet ettiğini duymadım,belki bize sezdirmiyordu.&lt;br /&gt;Fakülteyi bitireli bir buçuk yıl oldu,iş arıyorum,yoruldum kapılardan dönmekten yoruldum,her gün akşam eve eli boş dünmenin acısı yüreğimi yakıyor,içimi sızlatıyor hala annemden yol parası almak zor geliyor bana,çok zor kardeşim üniversiteye hazırlanıyor,annem şimdilerde bir şirkette yemek yapıyor bu yaşında hala didiniyor kadıncağız.Artık karın tokluğuna iş bakıyorum,karın tokluğuna utanmak istemiyorum yeter.&lt;br /&gt;Anneler günü yine geldi,hiç hediye alamamıştım anneme sadece kuru bir öpücükten başka bir şey verememiştim.Oysa gönül neler almak istiyordu neler ayağı öpülesi anneme.yok işte yok her sene diplomamı veremem’ki ….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Sokağımın gençlerinden kenanın gerçek hikayesi paylaşmak istedim)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/yaralar_yuregimde/125011" rel="bookmark"&gt;Yaralar yüreğimde…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;7 Mayıs 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;Huzurmuydu, neydi kayıp ettiğim&lt;br /&gt;Umudum ezildi çirkin ellerde&lt;br /&gt;Bu gün bayram size, benim bildiğim&lt;br /&gt;Dağılan sevgim, toz şimdi yerlerde.&lt;br /&gt;Tanrım yeter, sussun çeneleri&lt;br /&gt;Ayrılık ağızlarında dilleri bıçağı&lt;br /&gt;İçinden dereler çaylar geçer&lt;br /&gt;Yaralar yüreğimde, bir nehir yatağı… 1986 Ankara&lt;br /&gt;tufan-gaziler blogspot.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/roman_yazdilar/124365" rel="bookmark"&gt;Roman yazdılar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5 Mayıs 2008 Pazartesi Kategori Şiir&lt;br /&gt;Bir başına hikayesimi olur insanın&lt;br /&gt;Karanlık sokaklarda ışık ararken&lt;br /&gt;Bir hataya mahkum ettik ömrü&lt;br /&gt;Sensiz odalarda yürek yanarken..&lt;br /&gt;Yaşanırmı sandın tükenince umutlar&lt;br /&gt;Bir sermayem kaldı güzelim anılar&lt;br /&gt;Yapacağını yaptı hayat bak yine&lt;br /&gt;Roman yazdılar bana aşk diye..&lt;br /&gt;Bir kuş uçurdum bu gün sana&lt;br /&gt;Bağladım yüreğimi kanatlarına&lt;br /&gt;Bir umut arıyorum ne olur&lt;br /&gt;Ne olur,tut onu al kollarına…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/dardayim/124120" rel="bookmark"&gt;Dardayım…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4 Mayıs 2008 Pazar Kategori Şiir&lt;br /&gt;Kapattı geçtiğim yolları sisler&lt;br /&gt;Ne bir ışık kaldı,nerede izler&lt;br /&gt;Ardımda bıraktığım yaş dolu gözler&lt;br /&gt;Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım&lt;br /&gt;Gül dalında sulanırsa,kokusu hoştur&lt;br /&gt;Kafesdeki bülbülün ötüşü boştur&lt;br /&gt;Yatağında bir başına her mevsim kıştır&lt;br /&gt;Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım&lt;br /&gt;Ne yazı,ne baharı enginleri dağları&lt;br /&gt;Bir ateşki yüreğimde eritiyor karları&lt;br /&gt;Zincirlere vurdular aşkları,sevdaları&lt;br /&gt;Dört duvarda dardayım,karanlıklardayım… 1991 kalecik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/bas_efendi/123784" rel="bookmark"&gt;Baş efendi…!!!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2 Mayıs 2008 Cuma Kategori Siyaset&lt;br /&gt;İnsana böyle bir muamele layık görülebilir’mi,Vijdansızca insafsızca yere düşen bir kadının yüzüne tekme atmak,gazdan bayılmış insanları sigara izmariti gibi ayaklar altında ezmek,Şehri gezen turistlerin sırtında sopa kırmak,acil servise gaz bombası.hemşirenin kafasına cop.Ne kadar delikanlı adamsın be Baş efendi.&lt;br /&gt;Anlaşılıyor’ki halk’tan korkmaya başladınız,polis devletimi kurmak niyetiniz. Açlıkla sindiremediğiniz bu milleti,dayaklamı korkutacağınızı zannediyorsunuz.Sizlere Romanyayı hatırlatırım,Çavuşseskuyu hatırlatırım onlarda aslını inkar etmişlerdi,korkunun ecele faydası yok be Baş efendi…!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2729181048709784908?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet7.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7624799373202710886</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:52:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:03:08.188+02:00</atom:updated><title>mynet6</title><description>Gel, şu ayaza çalmış gönlüme&lt;br /&gt;Zamansız sevdağlar matem tutmadan&lt;br /&gt;Ay bakışlım melek yüzlüm gel&lt;br /&gt;Yak kışlarımı,bahara dönsün zaman&lt;br /&gt;Hayra alamet değil,dilimdeki sitem&lt;br /&gt;Gönül yaralı,gönül yorgun taşımıyor beden&lt;br /&gt;Bahar yüreğinle tut,yak yüreğimi&lt;br /&gt;Anlatsın tüm çiçekler nasıl sevdiğimi&lt;br /&gt;Gel leylak kokulum,yıldız takılım gel&lt;br /&gt;Soluyor bütün renkler,canlar soluyor&lt;br /&gt;Bir gülüşün yeter,ateş olur bu aşka&lt;br /&gt;Ateş aynı ateş ama,beni yakışı başka… 31.05.2008 Ankara&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kendini_dusun/129491" rel="bookmark"&gt;Kendini düşün…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;29 Mayıs 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Kimi istersen onu seç,ama önce kendini seç,kendin için yaşa,kendin için sev kendin için aşık ol,kendini beğen ve kendini dinle her zaman.Ancak o zaman bulabilirsin mutluluğun formülünü,düşün’ki çok seviyorsun dans etmeyi ruhunu doyuruyorsun ve hayatının vazgeçilmezleri arasında,öyleyse dans et durma kimsenin seni engellemesine izin verme,sırf başkaları mutlu olacak diye oturma sandayeye kalk ve ilerle pistin ortasına,sonra yorulana kadar güzelce dans et "Ne derler" diye düşünme bırak konuşsunlar,sen mutlu olacaksın ya.&lt;br /&gt;Kendini yollaramı vurmak istiyorsun,bin ilk otobüse nereye gittiğine bile bakma çık yola bir haber ver yeter,nereye gittiğini soranlara "Kendime gidiyorum" de kes Dünya ile ilişkini ne olur? bir mola yerinde pilav üstü kuru yerken alacağın tadı düşün.Kayboluşlar insana kendini buldurur bazen.Geride kalanları unutma elbette ama onlarda beklemeyi bilsinler.&lt;br /&gt;Çok’mu beyendin vitrindeki giysiyi,al o zaman,çok mini çok frapan çok renkli çok sakilmiş diyecekler bırak desinler,sen kendine yakıştırıyorsun’ya bu yeter,buda nereden çıktı diyenlere "Kendim için kendime aldım" deyiver gitsin.&lt;br /&gt;Canın çok’mu şarkı söylemek istiyor bu gece,korkma kim ne düşünürse düşünsün başla şarkını söylemeye,bağıra çağıra söyle hemde,sen eyleniyosun’ya kendi besteni kendin yap,kendi sözünü kendin yaz söyle "Bu şarkı nereden çıktı" diyenlere "Kendime yazdım" de "Kendim için söylüyorum" de,ne yaparsan kendin için yap kendini eylendir önce,sen mutlu ol’ki senin mutluluğun başkalarınıda mutlu etsin,mutsuzken kimseyi mutlu edemezsin unutma ! ve sakın herkezi birden mutlu etmeye çalışma çünki olmazlar."Sen mutluysan bu herkeze yeter" !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bergüzar 41 e teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/gonul_dostlarima/128955" rel="bookmark"&gt;gönül dostlarıma…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;26 Mayıs 2008 Pazartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Hani bazen sevdikleriniz kayıp olurya gözlerinizden,bir veda bile edemeden elini tutamadan,saçını okşayamadan,acısını bile paylaşamadan,Aniden.&lt;br /&gt;İnsanlığına,dostluğuna,sevgisine,aşkına hasret bırakarak.Bu korku sarmıştı tüm benliğimi haberi aldığımda,yılların arkadaşlığı,kardeşliği böylemi bitecek’ti diye düşünmüştüm Çok şükür Allahıma,tutundu hayata,bırakmadı ucunu yaşamın bedenine isyan eden yüreğine yenilmedi sevgili arkadaşım, komadan çıktı Allahın izniyle çok şükür.&lt;br /&gt;Sevgili gönül dostlarım,yorumlarınızı okudum,sözcüklerinizin arkasındaki yüreğinizi gördüm,ve onu yüreğimin baş köşesine koydum,karanlığıma mum yaktınız birer birer,ruhumu ısıttım sevginizle.&lt;br /&gt;Belki kilometrelerce uzağız birbirimize,ama ben aynı odadaymışım gibi hissettim sizinle ertelediğim tüm mutlulukları dostluğunuzla yaşıyorum yeniden,bizleri birbirine bağlayan acılarımız,sıkıntılarımız,mutuluklarımız,sevdağlarımız değilmi adaletsizliğe,haksızlığa,yolsuzluğa beraber haykırmadıkmı buradan,birbirimizin yüreğine klavuzluk ederek paylaşmadıkmı satırları.&lt;br /&gt;Sizlerin hep orada olduğunu bilmek,bir yürek kadar yakın olduğuzu hissetmek Dostlukların en güzeli,en samimisi,iyiki varsınız sevgili Gönül dostlarım iyiki varsınız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/korkuyorum/128353" rel="bookmark"&gt;Korkuyorum…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;22 Mayıs 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;Bir hayalle avuttum yıllarca seni&lt;br /&gt;Çaresizdim ne olur affet beni&lt;br /&gt;Tükettim o güzelim aşkı sevgini&lt;br /&gt;Dayanamam hasretine korkuyorum&lt;br /&gt;Ağlamazdım sana yanmasam&lt;br /&gt;Yalvarmazdım suçlu olmasam&lt;br /&gt;Vijdanımda acı duymasam&lt;br /&gt;Sarılacağım boynuna korkuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum kara haber almaktan&lt;br /&gt;Korkuyorum bir başına kalmaktan&lt;br /&gt;Sensiz yaşamaktan korkuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimde alev alev yangınlar&lt;br /&gt;Geceler uzun uyutmuyor anılar&lt;br /&gt;Suçlu yüreğimde dayanılmaz sancılar&lt;br /&gt;Bedenim titriyor korkuyorum&lt;br /&gt;Ah gönül direğim, ah yaralım&lt;br /&gt;Çilekeş çiçeğim, bahtı karalım&lt;br /&gt;Gel bu yarayı beraber saralım&lt;br /&gt;Kapılırsın bir sele, korkuyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum deli gibi inadından&lt;br /&gt;Korkuyorum hayata feryadından&lt;br /&gt;Aşka olan isyanından, korkuyorum… 1992 Ankara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat pişmanlıklarda olsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç bir hatayı affetmiyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7624799373202710886?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet6.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2588769456951814572</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:07:11.125+02:00</atom:updated><title>mynet5</title><description>Haydi be gönül,kalk yerinden yetti gayrı yattığın&lt;br /&gt;Bak tüm çiçekler el sallıyor,tut birinin elinden&lt;br /&gt;Yeter benimle geçirdiğin kışlar,aç gözünü uyan&lt;br /&gt;İsyanlarda bak bedenim,arı ol böcek ol uç yüreğimden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıktı duygular seninle gecelemekten,yıldızlara bak&lt;br /&gt;Seç en parlağını yapış koluna,aydınlansın ruhumuz&lt;br /&gt;Bitsin mühebbetler kafesimizde,bir çift kanat ol uç artık&lt;br /&gt;Bak nasılda parlıyor Ay,davetkar cilveli,haydi şimdi zamanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can arzuluyor cananı,hayatı bölüşecek bir sultanı&lt;br /&gt;Sakın tek başına döneyim deme Gönül,açmam kapıyı&lt;br /&gt;Ateş var yürekte,köz var,yakarım vallahi kanadını&lt;br /&gt;Bir kışa daha tahammül yok,Can çekiyor canan ile Baharı… 26/6/2008 Ank.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/hayatin_icinden_bir_mektup/133327" rel="bookmark"&gt;Hayatın içinden bir mektup…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;23 Haziran 2008 Pazartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Geçmişi değiştiremeyiz bari geleceği düzeltelim beraberceBu konuda lütfen samimi olalım,hayatın gerçeği işte aşağıda&lt;br /&gt;Gazeteye yazılmış bir mektup…Bana ait değildir….&lt;br /&gt;50 yaşımdayım.&lt;br /&gt;Mutsuz bir evlilikten sonra boşandım. Çocuklarım var. Birkaç yıl yaşam savaşıyla oyalandıktan sonra sevgi arayışına girdim. İnternet, aradığım gibi birini bulmam için seçeneklerimi çoğaltıyordu. Bu arayış sırasında net ve ne istediğini bilen biri olarak davranıyordum. Kısa bir sohbetle bile, karşımdakinin istediğim olmayacağını anlıyordum. Buldum dediğim ilk ilişkide yanıldım. İlk gördüğümde bunu anladığım halde, bir hafta birlikte oldum. Sevme sorunu yaşıyordum. Sonrasında ise "sevgi yok" demeye başladım. Bir şekilde bana ulaşmayı başaranlarla ise, bir defalık ilişki kuruyordum. Dost gibi yaklaşan, bir kez görüşmeden anlayamazsın, diyenlere bakıyordum ki cinsellik derdindeler… Onlara hayır demiyordum. Bu ilişkiler sonrasında kendimden nefret ediyordum. Bu yaptıklarımın temelinde ne var diye çok düşündüm. Kendimce bulduğum nedenler; erkeklerin cinsellik yüzünden yaptıklarına öfke, sürekli duyduğumuz cinsel istismarlar, çocukken izlediğim filmlerde "tecavüzcü Coşkun" gibi sahneler, bunun tam tersi; aşk konulu şiirler, şarkılar ve filmler ama yaşadıkça bu filmlerin bir yalan olduğunu fark etmem. Ailemin sürekli "namus" motifini işlemesi.&lt;br /&gt;Kimseyi incitmeden ve incinmeden, kullanmadan ve kullandırmadan nasıl normal yaşamalı? Sevgiyi bilmeyenler birer rahip ya da rahibe mi olmalı? Erkeklerden nefret etmemizi sağlayan bu kaos nasıl çözülmeli? Ben, erkekler kendi kazdıkları kuyuya düşüyorlar diye düşünüyorum. Annelerine yasak, kızlarına yasak, kız kardeşlerine yasak… Kendileri ise, bir kadınla bile yetinmeden aç kurtlar gibi ortalıkta dolaşıyorlar.&lt;br /&gt;Gelip geçici bir dönemdi yaşadıklarım. Hatalarımın bedelini de çok ağır ödedim. Hemcinslerime önerim şu: Dünyadan nefret etmeyi bıraksınlar, yalnız yaşamak o kadar da zor bir şey değil. Zaten yalnızlık güzel, diyenler pek çok son zamanlarda. Doğru erkekle karşılaşırlarsa, dürüstçe yaklaşsınlar. Ya hep ya hiç desinler. En kötü anlarda insan kendi kendisine, sevgisiz yaşayıp ölen milyarlarca insan olmuş, ne var bunda, ben de bunlardan biriyim, demekten kaçınmamalı. Hanımlara ’Erkeksiz yaşayın’ diyemem hatta erkeksiz bir yaşam temenni edemem. Ama hak eden erkek yoksa zorlamamalı… Biz yaşayamadık, bari gelecekte kızlarımız, oğullarımız düzgün yaşamalı. Ekonomi, gelenekler gibi sorunlar aşıldığı zaman, sevgisiz evlilikler de biter. Kadın ve erkek seveceğini özgürce seçebilirse, bütün sorunlar giderilir. Özgür ve insanca yaşanan bir dünya diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ciyerlerimiz_yaniyor/132991" rel="bookmark"&gt;Ciyerlerimiz yanıyor…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;21 Haziran 2008 Cumartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak ediyorum hangi ruh halindesiniz,Ormanlarımızı yakarken,İnsanlığın neresindesiniz o ateşi çakarken,çok merak ediyorum nasıl kıyıyorsunuz ülkemin ciyerlerine,tabiatın dengesine,vatanın servetine nasıl ? Bu kin niye,bu intikam neden.&lt;br /&gt;Başınızı sokacak bir gecekondu yapmaksa amacınız,başınıza çöker inşallah üç kuruş fazla kazanmak için tarla açmaksa niyetiniz,zehir zıkkım olur inşallah Size kimseler öğretmedimi Ormanların gerçek bir servet olduğunu,hayat olduğunu yaşam kaynağı olduğunu,milyarlarca canlının yuvası olduğunu,kimseler öğretmedimi her kuşun yüzlerce ağaç olduğunu,her arının binlerce tohum olduğunu nasıl eliniz varıyorda çakıyorsunuz ateşi ülkemin bağrına,Nasıl ?&lt;br /&gt;Tarihimizi yok ediyorsunuz,şehidimize bir kurşun daha sıkıyorsunuz,yürekleri yakıyorsunuz,Dilerim yüce Allahımdan sizinde yüreklerinize ateş düşürür dilerim inşallah,ne istediniz Çanakkaleden ne istediniz geliboludan,Ne ?&lt;br /&gt;Ömründe bir yaprak bile yetişmemiş beyinler ne anlar ağaçtan,ormandan ömründe bir hayvanı sevip koklamamış insanlar,ne anlar sevgiden,doğadan Bu ülkeyle bir savaşınız var ise birazcık Erkek olunda mertce döğüşün be mertçe Allah’tan korkmazlar,Yeter.!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/cemaatin_desifresi/132475" rel="bookmark"&gt;Cemaatin deşifresi…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19 Haziran 2008 Perşembe Kategori Siyaset&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adaletin terazisi neylerse,doğru eyler&lt;br /&gt;Cemaatin deşifresiHakan Yavuz ABD’de yaşayan bir akademisyen.&lt;br /&gt;Cemaat üzerine son derece önemli tespitleri olan bir isim.&lt;br /&gt;Geçtiğimiz gün Hürriyet’ten Özdemir İnce’ye yolladığı bir mektuptaki tespitler son derece önemli.&lt;br /&gt;Bakın Hakan Yavuz bir dönem çok yakın inceleme fırsatı bulduğu cemaatle ilgili ne gibi tespitlerde bulunuyor:&lt;br /&gt;1) Cemaat samimi değil; cemaatin içeride ve dışarıda geliştirdiği birbirine zıt iki ayrı dili var.&lt;br /&gt;2) Cemaat bir siyasi proje peşinde ve bu Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine uygun bir proje değil.&lt;br /&gt;3) Cemaatin gerek içeride gerekse uluslararası alanda meşruiyet arayışı, dış aktörler karşısında zayıflığı, onu edilgen bir konuma sokmuş, bu nedenle işbirliği yaptığı uluslararası aktörlerle ilişkisi sorgulanmalıdır;&lt;br /&gt;4) Cemaat özelde Said-i Nursi’nin Risale-i Nur’unu, genelde ise İslam’ı ‘araçsallaştırmıştır’. Gittikçe İslam’sız bir İslam anlayışı hakim olmakta ve güce odaklanmış bu İslam anlayışı ahlaki çekirdekten uzaklaşmaktadır.&lt;br /&gt;Bundan bir süre önce de Odatv.com’a konuşmuş ve gene çok önemli tespitlerde bulunmuştu.&lt;br /&gt;Bakın benim alıntı yaptığım bölümler…&lt;br /&gt;(…)Dört tane dava var benim için önemli olan: Yücel Aşkın duruşması, Şemdinli davası, Atalar Operasyonu ve Sauna Operasyonu. Şimdi de Ergenekon.&lt;br /&gt;Bu ilk dört davaya cemaat yön vermeye kalkıştı. Cemaatin basın organlarının bu davalarla ilgili yayınlarına bakın. Yücel Aşkın’a ne iftiralar atıldı. Ergenekon’da bir yıldır insanların dava açılmadan içeride tutulmasını izah edemiyorum.(…)&lt;br /&gt;Mesela Şemdinli Davası’nın meşhur savcısı Ferhat Yalçınkaya nerede(ydi) biliyor musunuz?&lt;br /&gt;Hadi bir tahminde bulunun.&lt;br /&gt;Evet. Doğru tahmin…Aşağıdaki satırlar Hürriyet’ten Yalçın Bayer’in köşesinde yayınlandı.&lt;br /&gt;Bakın süreç şu aşamada hangi evrede…?&lt;br /&gt;Fethullah Gülen’in başında olduğu cemaatin terör örgütü olduğuna dair iddianameyi Nuh Mete Yüksel hazırladı. Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun, Fethullah Gülen cemaati için ‘terör örgütü değildir’ diye yazı gönderince, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi beraat kararı verdi.&lt;br /&gt;Yargıtay 9. Dairesi de bunu onadı. Ama Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya bu karara itiraz etti.&lt;br /&gt;Gülen cemaati için terör örgütü değil silahsız çete suçlamasının yerinde olduğunu, bu suçlama nedeniyle de beraat değil zamanaşımı söz konusu olduğunu belirledi.&lt;br /&gt;Şimdi dosya Ceza Genel Kurulu’nda ele alınacak.&lt;br /&gt;Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24 üyesi adın adım izleniyor ve dinleniyor.&lt;br /&gt;Paksüt olayı ortada.&lt;br /&gt;TSK’nın kalbi diyebileceğimiz Genelkurmay Karargahı ortada…&lt;br /&gt;Cemaat, “altın nesil”le “altın vuruş”a hazır…&lt;br /&gt;Şimdi burada durun ve Hakan Yavuz’un tespitlerini baştan bir kez daha okuyun. Ne diyor?&lt;br /&gt;Cemaat samimiyetsiz.&lt;br /&gt;Cemaat siyasi proje peşinde.&lt;br /&gt;Cemaat edilgen. (pasif,durağan,hayır diyemeyen)&lt;br /&gt;Cemaat İslam’ı “araçsallaştırıyor”.&lt;br /&gt;Anayasa Mahkemesi’nin alacağı karardan çok daha kritik olan Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun cemaate ilişkin alacağı karardır.&lt;br /&gt;Sadece Türkiye açısından değil Müslümanlık açısından da son derece önemli bir karardır..S.Akinan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/gercek_dostluk_hikayesi/132443" rel="bookmark"&gt;Gerçek dostluk hikayesi…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;17 Haziran 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı.&lt;br /&gt;Fakat bir tanesi çok kurnaz , atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf , dürüst ve sessizdi.&lt;br /&gt;Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozuldugunu söyler ve kendisinden para ister.&lt;br /&gt;Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.&lt;br /&gt;Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.&lt;br /&gt;Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.&lt;br /&gt;Arkadaşı çok saşırır, ne diyeceğini bilemez.&lt;br /&gt;Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.&lt;br /&gt;Zaman içinde saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir…(ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister.&lt;br /&gt;Arkadaşı ona iş vermez.&lt;br /&gt;Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz.&lt;br /&gt;Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır fakir olduğu için ilaç alamadağını söyler.&lt;br /&gt;Bizimki yaşli adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir.&lt;br /&gt;Kisa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.&lt;br /&gt;Saf adam artık zengindir.&lt;br /&gt;Biraz da sevdiği dostuna olankırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alir ve oraya yerleşir.&lt;br /&gt;Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar.&lt;br /&gt;Yaslı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.&lt;br /&gt;Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur,kimsesi olmadığını öğrendiği kadına ; kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşiyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yasli kadin hiç düşünmeden kabul eder.&lt;br /&gt;Bir süre sonra yaslı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler, bizimki böyle bir kız nasil ulaşacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler.&lt;br /&gt;Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır.&lt;br /&gt;Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır…&lt;br /&gt;Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir düğün günü gelir çatar .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saf adam dügün salonunda bir seyler söylemek isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya ;Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı . Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi.Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.Işlerim bozuldugunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi.Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum. Çünkü biz gerçek dosttuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardi. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nisanlısını da verdi . Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydi.Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım. İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi. Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim.Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim.Herşey senin içindi…İnsan dostu için yaptıklarını mecbur kalmadıkça açıklamaz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm yakınlık duyduklarınıza birde bu gözle bakın…Siz farketmeden sizin için kim bilir neler yaptılar.SEVGİYLE KALIN DOSTLARIM:))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/asil_eksiklik/131937" rel="bookmark"&gt;Asıl eksiklik…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;14 Haziran 2008 Cumartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.&lt;br /&gt;Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.&lt;br /&gt;Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.&lt;br /&gt;İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.&lt;br /&gt;Önce yalnızdık.&lt;br /&gt;9 ay boyunca karanlık bir yerde dışarı çıkmayı bekledik ve dünyaya ağlayarak geldik.&lt;br /&gt;Pişman gibiydik.&lt;br /&gt;Ya da mecburen gelmiş gibi.&lt;br /&gt;Biraz büyüdükten sonra, kendimizi bildiğimiz anda, içimizi kemiren, kalbimizi kurcalayan o tuhaf duyguyu hissettik: Bir yerde bir eksik var.&lt;br /&gt;Korktuk. "Bunun sebebi ne?" diye sorduk kendimize.&lt;br /&gt;Cevabı yapıştırdık: Demek ki sahip olmadığımız bir şeyler var.&lt;br /&gt;O yüzden eksiklik hissediyoruz.&lt;br /&gt;"Peki, neye sahip olmamız gerekiyor?&lt;br /&gt;Çocukken,"yaşımız küçük" diye düşündük.&lt;br /&gt;Her istediğimizi yapamıyoruz.&lt;br /&gt;Kurallar, yasaklar var.&lt;br /&gt;Büyüyünce her şey yoluna girecek.&lt;br /&gt;Büyüdükçe bir şey değişmedi.&lt;br /&gt;Yine huzursuzduk.&lt;br /&gt;İçimizden bir ses aynı sözcükleri fısıldıyordu: Bir eksik var.&lt;br /&gt;"Kafamız karıştı”…&lt;br /&gt;Nasıl kurtulacağız bu iğrenç duygudan?&lt;br /&gt;Nasıl geçecek bu?&lt;br /&gt;Aklımıza yeni cevaplar geldi: Okulu bitirince geçecek. İşe girince geçecek. Para kazanınca geçecek. Tatile gidince geçecek…&lt;br /&gt;Okulu bitirdik.&lt;br /&gt;Diploma aldık.&lt;br /&gt;İşe girdik.&lt;br /&gt;Kartvizit aldık.&lt;br /&gt;Çalıştık.&lt;br /&gt;Para kazandık.&lt;br /&gt;Taşındık.&lt;br /&gt;Araba aldık.&lt;br /&gt;Çalıştık.&lt;br /&gt;Eve yeni eşyalar aldık.&lt;br /&gt;Tatile gittik.&lt;br /&gt;Dans ettik.&lt;br /&gt;Terfi ettik.&lt;br /&gt;Kartviziti değiştirdik.&lt;br /&gt;Daha çok çalıştık.&lt;br /&gt;Daha çok para kazandık.&lt;br /&gt;Çalıştık. Çalıştık…&lt;br /&gt;Geçmedi."Bir yerde bir eksik var" hissi, hala orada duruyordu.&lt;br /&gt;Bu sefer de "Sevgilimiz olunca geçecek" dedik.&lt;br /&gt;Yalnızlığımız sona erince bu illetten kurtulacağız.&lt;br /&gt;"Beklemeye başladık”.&lt;br /&gt;Derken, biri çıktı karşımıza.&lt;br /&gt;Aşık olduk.&lt;br /&gt;Ve anında başka biri olduk.&lt;br /&gt;Daha güçlü, daha güzel, daha akıllı biri.&lt;br /&gt;Hesap cüzdanları,kartvizitler, hatta ilaçlar bile böyle hissetmemizi sağlamamıştı.&lt;br /&gt;Sevgilimizin gözlerinde, daha önce bize verilmemiş kadar büyük sevgi ve hayranlık gördük.&lt;br /&gt;Sevgilimizin gözlerinde Tanrı’yı gördük.&lt;br /&gt;Işığı gördük. "Tünelin ucundaki ışık bu olmalı" diye düşündük "kurtulduk"…&lt;br /&gt;Sonra bir gün, daha dün bize deli gibi aşık olan insan çekip gidi verdi.&lt;br /&gt;Ya da artık eskisi gibi sevmediğini söyledi.&lt;br /&gt;Ya da başka birine aşık olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;Ya da daha kötüsü, başka birine aşık oldu ama söylemedi.&lt;br /&gt;Telefonu açmamasından, elimizi tutmamasından, anladık, bir terslik olduğunu…&lt;br /&gt;Belki de sevmekten vazgeçen veya terk eden sevgilimiz değildi, bizdik.&lt;br /&gt;Fark etmez. Sonuçta aşk bitti.&lt;br /&gt;Şimdi her yer bomboş.&lt;br /&gt;Şimdi tekrar yalnızız.&lt;br /&gt;Başladığımız yere döndük. Yıllarca uğraştık, eksiğin ne olduğunu bulamadık.&lt;br /&gt;Hâlbuki her şeyi denedik, her yere baktık.&lt;br /&gt;Öyle mi? Bakmadığımız bir yer kaldı.&lt;br /&gt;İçimize bakmadık.Eksik parçayı dışarıda aradık ama içimizde saklı olabileceğini akıl etmedik.&lt;br /&gt;Birilerini sevdik, birileri bizi sevsin diye uğraştık ama kendimizi sevmedik.&lt;br /&gt;Şaşıracak bir şey yok, tabi ki sevmedik.&lt;br /&gt;Kendimizi sevsek bu kadar koşturur muyduk?&lt;br /&gt;Canımız yanmasın diye duvarların ardına saklanırmıydık?&lt;br /&gt;Kendimizi boş sanıp doldurmaya uğraşır mıydık?&lt;br /&gt;Terk edilmekten korkar mıydık?&lt;br /&gt;Asıl eksiklik, eksik olduğumuzu düşünmekti.&lt;br /&gt;Asıl eksiklik, çareyi başkasında aramaktı.&lt;br /&gt;Hayatın matematiği farklı; iki yarımı toplayınca bir etmiyor.&lt;br /&gt;İnsan tek başına mutsuzsa başka biriyle de mutlu olamıyor.&lt;br /&gt;‘Herkes beni sevsin’ diye uğraşınca kimse gerçekten sevmiyor, herkes sevgisine şart koyuyor, sınır koyuyor.&lt;br /&gt;Oysa "kendime duyduğum sevgi bana yeter" diye düşününce, kendimizi olduğumuz gibi kabullenince yarım tamamlanıyor.&lt;br /&gt;Her şey bir oluyor.&lt;br /&gt;İşte o zaman perde aralanıyor.&lt;br /&gt;Acı diniyor.&lt;br /&gt;İşte o zaman başka biriyle biraraya gelerek, hesabın kitabın, korkunun kaygının hüküm sürdüğü sahte bir sevgi yerine, gerçek bir sevgi yaratılabiliyor…&lt;br /&gt;CAN DÜNDAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/pardon_sizi_sevebilirmiyim/131904" rel="bookmark"&gt;Pardon sizi sevebilirmiyim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;13 Haziran 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://bp0.blogger.com/_wy7bcgnh1xI/SCvHQ5roYWI/AAAAAAAAA48/8cAH2yWn5xE/s1600-h/misty_image012.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;- Pardon! - Acaba sizi sevebilir miyim?- Neden?- Neden olacak, korkuyorum!- Korkuyor musun?- Evet ya, korkuyorum.- Çünkü seni seversem hemen huyun suyun değişecek. Sende sevdiğim şeyler farklılaşacak.Şımaracaksın.Beğenmez olacaksın artık beni.Çünkü ben artık muhtaç olmuş olacağım sana, senin gözünde.Öyle değil mi?Bilmez misin?Muhtaç olmak acizliktir.Şimdi seni sevdiğim için cezalandıracaksın beni biliyorum!Hor göreceksin.Bekleteceksin.Aramayacaksın.Menfaatlerin ön plana çıkacak.Şayet menfaatlerini de sevmezsem beni sileceksin.Yalan mı?Sileceksin işte!Sonra her gün benden azar azar uzaklaşacağını seyredip kahrolacağım.Yahu ben bir seven’im.Yani seni sevgimle onurlandırmış bir insan.Dünyayı ayakta tutacak insan kudretinin adıdır sevgi…Şimdi ben sevdim diye, bu kudrete ve cesarete sahip oldum diye sen beni nasıl ve ne hakla cezalandırabilirsin?Aklım almıyor…Zeka seviyem de…İnsanlığım da…Yüreğim de…Yok! "Seni seviyorum" cümlesini çok sarf etme eskir!Yok! Herkese "seni seviyorum" deme, sadece aşık olunca kullan!Yok! "Seni seviyorum" demeden önce binbir hokkabazlık yap ve şirin görün ki sevdiğin sevildiği için kendini dev aynasında görmesin, onu inlet, süründür, aklını başına getirt, mahvet!Neden?Çünkü, bu makbul…Kaç…. Sevsen de sevmesen de kaç!Neden?Çünkü kaçan kovalanır aptal!Kaçan kovalanır…İyi de, neden sevdiğim için kaçıyorum ki?Ben kaçacak ne yaptım?Kaçarak daha mı makbul olacağım?Kaçarsam daha mı kıymetim anlaşılacak?Sevmek utanç verici bir şey mi ki kaçmam gerek!Anlayamıyorum…Oysa ben zaten sevdiğimi severek devleştirmişimdir.Onun dev aynasında kendisini yeniden devleşmesine ne gerek var ki?Bir görebilse benim gözlerimle kendini, eminim kıskanacaktır bendeki kendisini…Yok ama yok!Bilmez sevgililer sevilmenin eşsizliğini, bilmez…Ondandır bol keseden sevgiyi böyle tüketişleri…Ben hiç şımarmayan, değişmeyen, yozlaşmayan, uçup gitmeyen, tükenmeyen Sevgi görmedim.Artık cenaze törenleri iki türlü yapılmalı.Biri bedenler için, Diğeri zorla öldürülen sevgiler için!…Ne demiş Yılmaz Erdoğan, " Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim"…Anlayın artık varlıkları değil, ihtimalleri sever olduk…Neden?Çünkü ihtimaller hayallerimizdir.Sevmekse hayatın bir gerçeği.Hayallerimizde sevgilimiz hiç değişmez.Hatta "seni seviyorum" dedikçe ya gözleriyle, ya elleriyle ya da tatlı diliyle " beni sevdiğin için teşekkür ederim aşkım " der…Teşekkür etmek!Beni sevdiğin için…Evet ya…Bir onurdur, bir ödüldür, bir şerefdir sevmek ve sevilmek.Özgürlüğümüzdür…Cesaretimizdir...İnsanlığımızdır.Ayrıcalığımızdır…Ama ne yazık ki birde bütün bunları farkında olamayışımızdır sevmek…Korkuyorum…Hep sevdiğim için cezalandırıldım.Artık "seni seviyorum" derken bana tuhaf tuhaf bakmayacak varlıkları daha çok sevmeye niyetliyim…Bir çiçek gibi…Bir hayvan gibi…Bir dağ manzarası gibi…Bir su damlacığı gibi…Bir küçük tomurcuk gibi henüz doğmakta olan…Çünkü hepsinin insanlarda var olan bir büyük silahtan arındırılmışlığı var.Yani dilleri yok, dilleri!Konuşamazlar…Sadece dinlerler…Sevginizi anlayarak hissederek dinlerler.Onlara "Pardon! Acaba sizi sevebilir miyim? " demeniz gerekmez.Direkt söylersiniz sevginizi hesapsızca, umarsızca…Saymadan…Ve sevgimi ifade edecek her türlü çılgınlığı hesapsızca yapmak istiyorum.Gurur denilen sözcüğü sözlüklerden çıkartmak, sevdiğim için sevilerek ödüllendirilmek istiyorum…Pardon sizi sevebilir miyim?&lt;br /&gt;muhabbet çiçeğine teşekkürler… can dündar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/eminim_son_kararim/131428" rel="bookmark"&gt;Eminim son kararım…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10 Haziran 2008 Salı Kategori Şiir&lt;br /&gt;EMİNİM SON KARARIM&lt;br /&gt;Elinden hiç düşmüyor sırma dişli tarağın&lt;br /&gt;Yedi bitirdi bizi ha bu kumar merağın&lt;br /&gt;Üç kuruş bulduğunda alamadın hızını&lt;br /&gt;Aha sana bıraktım kupa maça kızını&lt;br /&gt;Kalbin hava alanı karıştırdın sıramı&lt;br /&gt;Aklı olan ne yapsın senin gibi adamı&lt;br /&gt;Açtığın yaraları ben zamanla sararım&lt;br /&gt;Senden boşanıyorum eminim son kararım&lt;br /&gt;Yeter yıllarca çektim bıktım illallah ettim&lt;br /&gt;Sana kaçıp varmakla sanki mağrifet ettim&lt;br /&gt;Uyduğun akıllarla el diline söz oldun&lt;br /&gt;Evvel böyle değildin sen sonradan bozuldun&lt;br /&gt;Meyhaneden gelmezsin ev yolunu bilmezsin&lt;br /&gt;Aldığın bu ahlarla sen sürünür ölmezsin&lt;br /&gt;Açtığın yaraları ben zamanla sararım&lt;br /&gt;Senden boşanıyorum eminim son kararım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;filizim 34.blogcu.com yüreğine sağlık,teşekkürler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sakin_denemeyin/131298" rel="bookmark"&gt;sakın denemeyin…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10 Haziran 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi.Koyu geyik muhabbetinin düğümlendiği durumlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer.Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü ağzına tamamen sığdırabileceğini iddia eder.Evet, yanlış okumadınız, bildiğiniz 100 mumluk ampulü… Ve sığdırır da.Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından geri çıkaramamaktadır.Arkadaşı hayret eder bu nasıl iş diye, o da evdeki başka bir ampulü ağzına sokar ve tabii ki o da çıkaramaz.Bunun üzerine iki kafadar hastanenin yolunu tutmaya karar verirler.Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye atlarlar.Konuşma zorluğu çekerek güya taksiciye dertlerini anlatırlar.Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da“nasıl olur arkadaş ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şuna, şaka mı yapıyorsunuz ?"diye söylenmektedir.Neyse akşamın bir yarısında acile gelirler.Taksici ayrılır.Doktorlar çocukları beklemeleri için bir odaya alır.Veeee, aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür; tabii ağzında bir ampulle.Şoför amca çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul almış ve denemiştir !!&lt;br /&gt;SAKIN SİZ DE DENEMEYE KALKMAYIN !!!AMPUL GİRDİ Mİ KESİNLİKLE ÇIKMAZ.Gecmiş olsun Türkiye,haydi hastaneye !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ne_istediniz_bizden/130702" rel="bookmark"&gt;Ne istediniz bizden…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6 Haziran 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Aynı mahallede büyümüştük çocuk yüreğimizle,aynı ağacı sallayıp aynı tenekeyi taşlamıştık,istikbal kaygımız yoktu,askerlik korkumuzda mutluyduk caddemizde sokağımızda,paylaşmayı öğretti büyüklerimiz Hurafeyi hiç bilmedik,kimse korkutmadı bizi dinle imanla,Allaha inandık en sevgiliyi sevdik,kimseye sormadık meshebini,Biz insan olanı sevdik insanca yaşamayı seçtik,Eğitimin kucağında aydınlandık,ibadetin ocağında nurlandık,karıştırmadık birini diğerine,Büyük önderin ışık dolu devrimlerine sarıldık hayata karıştık,Toprağı ana bildik Devleti baba bir karışı bile Vatan dedik sahiplendik dağları taşları,Örtülü örtüsüz bilmedik bizler hep beraberdik,beraber filizlendik beraber güçlendik kimseden emir almaya alışmadık biz,kimseye teslim olmadık öldük ama Vatanı satmadık,Devleti soymadık,Bedevi çadırında diz çökmedik biz hiç etek öpmedik,İnsanları sınıflara bölmedik,Allaha kul olduk biz insana zulüm etmedik,köylüyü ezmedik çiftçiyi üzmedik,hakareti hiç etmedik,ağlattınız Analarımızı hiç sıkılmadınız,Aldattınız bizleri uyuttunuz,uyuşturdunuz geleceğimizi çaldınız gizli gizli pazarlıklar yaptınız,tarikatlara esir oldunuz,şimdi zor kurtulursunuz,örümcek gibi sardılar her yeri, kurtarsın bakalım sizi tosunun gemicikleri…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birilerinin öğretmesi lazımdı sizlere,Peygamber efendimiz ne ailesine&lt;br /&gt;Nede çocuklarına,bir kırıntı bile miras bırakmamış’tı efendiler…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2588769456951814572?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet5.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-4799674330176284163</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:43:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:08:48.707+02:00</atom:updated><title>mynet4</title><description>Kafanı çarp,kapıyı çarpma&lt;br /&gt;"Kapıyı hızlı çarpıp çıkma. Geri dönmek zorundakalabilirsin" demiş büyüklerimiz… "Kapıdan kapıyadeğişir" diye düşünebilirsiniz. Değişmez aslında.Bazen öfke, hırs ya da intikam, kalbinizi kapınınçarpma hızından daha hızlı çarpar.&lt;br /&gt;Sevgilinizi, işinizi ya da en iyi arkadaşınızı terkederken çarptığınız kapılar aynıdır. Hepsinde geridebıraktığınız insanlar vardır. Onları "sizsizliğe"mahkum edip mutlu olurken, farkında olmadan kendinizide onlardan "eksiltmiş" olursunuz.&lt;br /&gt;Bazen çarpma öncesinde "neden" sorusu gelir. Gelmezsebilin ki çarptığınız kapı bir daha size hiçaçılmayacaktır. Hayat politika gibi değildir.Pişkinlik ve yüzsüzlük kaldırmaz. Pişmanlığa bileesnekliği çok azdır. Terazisi, "çıkarlardan" çok,"duygularla" tartar. Kefenin birine kırık bir kalpkoyduğunuzda, diğerine ne koyarsanız koyun dengelemez.Kalp cam gibidir. Kırıkları yapıştırsanız da izleriyok edemezsiniz.&lt;br /&gt;Sevgilinizi, "sevgisizlikten" değil, "bencillikten"terk ediyorsanız, bundan sonra çarpacağınız daha çokkapı var demektir. Her "çarpıntı" hayatınıza attığınızbir çarpıdır. Bu çarpı, matematikteki göreviniüstlenip "artırıcı" etki yapmaz. Görevini, "eksi"yedevreder.&lt;br /&gt;İşyerinizi, yeni bir iş bulduğunuz için terkediyorsanız, kapıdan girerken verdiğiniz sözlerihatırlamanız gerekir. Kimse hayatını aynı işyerindegeçirmek zorunda değilse de, sözlerini tutmakzorundadır. Tabi bu sözleri tutmak kendi elinde olduğusürece…&lt;br /&gt;Yasal zorunlulukları bir kenara atın. Patronun siziPazartesi çağırıp, Salı günü atma lüksünü de… Patronsizi gönderirken, geride kalanların durumundan çokkurumun devamlılığını düşünür. Kurum yoksa iş deyoktur. Hedeflenen satışa, kara ve verimliliğeulaşmadıkça Pazartesi-Salı döngüsünden sıyrılmak damümkün olmaz.&lt;br /&gt;Siz giderken durum biraz daha farklıdır. Sevgiliniziterk etme nedeniniz işiniz için de ortaya çıkarsa"çarpı" işaretinin "eksiltici" etkisi bir kez dahadevreye girer. Elinizdeki işleri devretmeden, geridekalanları zor durumda bırakarak "çarparsanız" bu kezbirden çok kişiyi hayatınızdan eksiltirsiniz.&lt;br /&gt;En iyi arkadaşınızı terk ediyorsanız vay halinize. Kaçkişinin "en iyi" arkadaşı vardır? "En iyi" arkadaşıedinmek kaç yıllık emek ister? "Kaç yılda" edinilen"en iyi" arkadaş, "kaç saniyede" harcanır? "En iyi"ninboşalttığı yeri doldurmak için kaç tane "iyi" gerekir?&lt;br /&gt;Kapıları çarptıktan sonra kafayı çarpmamak içindüşünmekte fayda var.&lt;br /&gt;m.kılıç&lt;br /&gt;Değerli gönül dostum sevda01,e teşekkürler,Kapıları bize hatırlattığı için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sen_ayrilik_nedir_bilirmisin/133956" rel="bookmark"&gt;Sen ayrılık nedir bilirmisin…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;28 Haziran 2008 Cumartesi Kategori Şiir&lt;br /&gt;Sen ayrılık nedir bilirmisin hiç sevdinmi ömründe Hiç düştünmü hüznün kavuşmayan kollarına Apansız uyandınmı gecenin bir yarısı sabahlara kadar uykusuz kaldınmı hiç Karanlıklarda yalnızlığa kaldırdınmı kadehini boşalan kadehleri,sigara paketlerini sayamadan yüreğini onunla doldururcasına,bir sigara yakıp ciğerini dumanla doldurdunmu hiç Üfürdüğün her dumanda sevdiğini görüp, yaş yerine kan aktımı gözlerinden toprağa. Sen sevmek nedir bilirmisin hiç sevdinmi ömründe Bir mum gibi eridinmi sevdiğinin yanında, gözlerini gözlerine dikip titredimi vücudun,o titreyen dudaklarda Kanatlanan yüreğini bırakabildinmi avuçlarına dilin dolaştımı hiç,yüreğini sardımı tatlı bir sancı Ölümden korkar gibi ayrılıktan,cellattan korkar gibi yanlızlıktan korktunmu Yüreğini karşılıksız hiç ortaya koydunmu Sen sevmek nedir bilirmisin Hiç kanatlandımı gönlün bir kuş misali uçtunmu bulutlara, ayrılık kurşunuyla vurulup düştünmü toprağa çığlıkla dost oldunmu yalnızlıkla arkadaş. Sen yalnızlık nedir bilirmisin Gecenin karanlığından aya sığındınmı yıldızlardan yardım dilendinmi hiç Başıboş dolaştınmı sokaklarda, kaldırımlarda sabahladınmı güleryüzlü dünyana gözyaşıyla baktınmı hiç Günde en az bin defa ölmek,toprağa girmek istedinmi hiç Sen ayrılık nedir bilirmisin…&lt;br /&gt;E.Teke&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-4799674330176284163?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet4.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7684104426886856765</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:15:45.149+02:00</atom:updated><title>mynet3</title><description>&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sevdim_iste/136519" rel="bookmark"&gt;Sevdim işte….&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;18 Temmuz 2008 Cuma Kategori Şiir&lt;br /&gt;Yarasına hüzünleri merhem süren yüreğimle…Sevdim seni!Yoğurdukça güzelleşen kalbimi,Senin sevginle…Sevdanın benzersiz tadıyla…Sevdim seni bir anda…Sevgin düştü,YÜREĞİMEŞu mutsuz ömrümün, mutluluk payına.Sevme dedim,Dinlemedi başına buyruk oldu gönlüm.Sevdi yüreğimm seni sevda uğruna.Tatmak istedim bir kez sevdayı yürektenGönlümde yitmeyen, bitip gitmeyen ümidimle…Yüreğimdeki gizlerin o muhteşem büyüsüyle…Karşılık beklemeden.Beklese de yüreğim,Bir medet ummadan, istemeden…Sevdim seni çıkarsız,riyasız,yalansızÇocuk yüreğimdeki masumluklaSevgin düştü yüreğimee benliğime ruhumaŞu mutsuz ömrümün, yalnızlık semasında…Yüreğimin yanıp, kavrulduğu bir anda.Sevgin düştü yüreğime,Sevgin…Bir anda…Seviyorum seniYüreğimdeki bu sevdanın adıSEVGİİİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dizeleri bana yazan yüreğe,binlerce teşekkürler….&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sevmeli/136201" rel="bookmark"&gt;Sevmeli…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;16 Temmuz 2008 Çarşamba Kategori Şiir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiği olmalı insanınEski ahşap pencereye,hayat veren çiçek gibiÖzlemeyi sevmeliYıldız kadar gizemli,serçenin masumluğunda ürkekDuyguyu yaşamalı bedeniRüzgara inat,ateşi yakmalı dokunmadan yüreğiGözleriyle gülmeli insanNe kadar hüzün varsa içinde,eriyip gitmeliÇocuk yüreği olmalıYemyeşil çayırlarda şarkı söyleyip koşmalı,bağırarakBüyüsü sarmalı sevdanınSeni kucaklayan,o eşsiz duyguların ferahlığındaSıkıca tutmalı elleriniYarınsız zamanların iki yolcusu olmalı,cesurcaYürekleri çarpmalı aynı andaNefesler,dalga dalga sararken bedenleriAşk Korkusuzca yaşanmalı Birbirinde erimeli tutkunun alevleri… 16.07.2008 Ank.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kim_ozlerdi/136033" rel="bookmark"&gt;Kim özlerdi…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;15 Temmuz 2008 Salı Kategori Şiir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer…&lt;br /&gt;Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…&lt;br /&gt;Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer…&lt;br /&gt;Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer…&lt;br /&gt;O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer…&lt;br /&gt;Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer…&lt;br /&gt;Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer…&lt;br /&gt;Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer…&lt;br /&gt;Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer…&lt;br /&gt;Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer…&lt;br /&gt;Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer…&lt;br /&gt;O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer…&lt;br /&gt;O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer…&lt;br /&gt;Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer…&lt;br /&gt;Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer…&lt;br /&gt;Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer…&lt;br /&gt;Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer…&lt;br /&gt;Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer…&lt;br /&gt;İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer…&lt;br /&gt;Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer…&lt;br /&gt;Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer…&lt;br /&gt;Sen gittikten sonra yalnız kalacağım…&lt;br /&gt;Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse…&lt;br /&gt;Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer !!!&lt;br /&gt;can yücel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/icimizdeki_masumiyet/135454" rel="bookmark"&gt;İçimizdeki masumiyet…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10 Temmuz 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Hangimiz çoğu zaman karanlık Dünyamızla baş başa kalmıyoruz’ki,acıların yürek yaktığı anlarda simsiyah geceye boş boş bakmak değilmi yaptığımız,sukun duvarlarla değilmi sessiz kavgamız,Hayatla,gönül küskünlükleriyle geçirmedik’mi ömrümüzü,Hangimiz güzel düşler kurup uçurmadık’ki gökyüzüne,kanatlarına sevgileri,umutları takarak.&lt;br /&gt;Ama hayat,yaşanan hayat kaçımıza insaflı davrandı’ki,umutlarımız çalındı ruhumuzdan Düşlerimizin bile kanadını kestiler,sevgiye yasak vardı sanki girilmez tabelası asılı gönüllerimizde,olmuyordu,bir şeyler yanlış gidiyordu hayatımız’da ya içimiz başkaydı yada dilimiz,ikisi bir olupta akamıyordu bir gönüle,oysa kendimizi seviyorduk biz kötü değildik’ki neydi yanlış olan,Yüreğimizden konuşmayı’mı bilmiyorduk, yoksa yüreğimizle,yüreklere dokunmayımı,belki bencillikti bizi tökezleten,belkide penbesine sığındığımız yalanlar.&lt;br /&gt;Oysa gerçek olabilsek,samimi,yürekten,yalandan uzak,hiç bir çirkinliği saklamadan,yüreğimizle dokunsak gönüllere,özlemleri hasretleri anlatsak,hangi pamuk yürek hayır der bize,hangi gönül açmaz Kapısını,yeter’ki kapıyı çalmasını bilsin yürekler…&lt;br /&gt;10.07.2008 ank.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kula_kulluk_yok_benim_kitabimda/135238" rel="bookmark"&gt;Kula kulluk yok benim kitabımda….&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8 Temmuz 2008 Salı Kategori Siyaset&lt;br /&gt;Hayretle izliyorum’ki hala anlayamamış bazıları,Ülkenin üzerinde oynanan oyunları,Müslümanlık dersi vermeye kalkıyor kendince,şükürler olsun’ki benim Allahım var,en sevgili Peyganberim var,Kuranım var ve bunlara imanım var…Ülkemin önderi Mustafa kemalim var,benim imanım ok gibidir,dos doğru eğilip bükülmez,diz çökmez etek öpmez, çok şükür…&lt;br /&gt;Baykalmış,tayyipmiş,falanmış,filanmış al hepsini başına çal,uyan uyan Ülke bölünüyor,iç çatışmaya sürükleniyor,düğmeye basıldı bir yerlerden,bu vatan evlatları yarın birbirine kırdırılacak,gözün görmüyormu,Sistem bozuk sistem ülkenin içi boşaltılıyor haberin yokmu,kendini peyganber sananlar,kendini sultan ilan edenler,emperyalizmin kucağına oturmuş sırça saraylarında kendilerine kulluk edenlere ancak yedikleri etin kemiğini yalatır bunu unutma…&lt;br /&gt;Bu gün kıs kıs gülebilirsin,yarın’da senin ocağında,eşinin çocuğunun kucağından alabilirler sorgusuz sualsiz unutma .! Merak etme ölmezde sağ kalırsak biz o zaman’da senin için isyan ederiz,Ben ülkemin sevdağlısıyım,sahtekarların hırsızların,salyalı sümüklülerin,din bezirganlarının peşine düşmek günah bana, benim kitabımda kula kulluk yazmaz…&lt;br /&gt;Emperyalist köpekler,ırakta’ki çocukları katlederken,gencecik kızlara,kadınlara tecavüz ederken,sermaye gibi diğer araplara satarken neredeydi savunduğun siyasetçiler,İsrailin göğsüne madalya taktığında,BOB eş başkanıyım diyerek böbürlendiğinde gözlerin nereye bakıyordu.Unutma Türk milleti postal yalamaya alışık değildir,Türk ordusunu kimsenin küçük görmeye hakkıda yoktur,istese özünden on tane daha ordu çıkarır,kurtuluş savaşında,çıplak ayakla,boş miğdeyle savaşırken bu vatan evlatları,bazı din bezirganları 17 bin tekkede fakir halkın parasıyla besiye çekilmişlerdi, bunuda unutma…&lt;br /&gt;Sen sanıyormusun ipler AKP nin elinde,çok geşmiş olsun kıçı kırık üç beş avrupalının dilinde kaderiniz,taşıma suyuyla değirmen dönmez suyun kaynağı özümüzde.Korku imparatorluğu geri tepmiştir,bu halk yapılanlara isyanda Adaletsiz,adaletin kimseye faydası yoktur,her iktidarın yalakası yazarlar her zaman vardı,şimdi çoğaldı gerçeği kendi gözünle takip et,satılmış kalemlerin gözü yoktur çünki, bunuda unutma..&lt;br /&gt;İşin özü şu,bu vatana zarar veren babam’da olsa tanımam,benim ülkeme Devlet adamı lazım,düşmanımla kol kola gezen benimde düşmanımdır…&lt;br /&gt;O çetenin kasası diyerek tutuklanan vatandaşın resmine iyi bakın,hikayesini iyi okuyun,sizin kasalarınıza benzemiyor değil’mi,vatandaş bağkurunu bile ödeyemeyen vatandaş,cesedini verdiniz karısına,Allah vijdan versin yüreklerinize nasıl hesap vereceksiniz,ha nasıl…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/anani_open_kadi_ise/135018" rel="bookmark"&gt;Ananı öpen kadı ise…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6 Temmuz 2008 Pazar Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde, güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek var. Kadı, fırıncıya "Ben bunu aldım" demiş.&lt;br /&gt;Kadı’ya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.&lt;br /&gt;Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: "Hani bizim ördek?"&lt;br /&gt;Fırıncı boynunu büküp "Uçtu" deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış… Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş. Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.&lt;br /&gt;Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış…&lt;br /&gt;Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak kadı’nın karşısına çıkarmışlar.&lt;br /&gt;Kadı sırayla sormuş… Ördeğin sahibi, "Bu adam ördeğimi hiç etti" diye şikáyet etmiş.&lt;br /&gt;Kadı, fırıncıya sormuş: "Ne yaptın bu adamın ördeğini?"&lt;br /&gt;Fırıncı "Uçtu" demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:&lt;br /&gt;"Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar ’Uçar’ anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil" diyerek fırıncının beraatine karar vermiş.&lt;br /&gt;Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş… Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: "Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla…"&lt;br /&gt;Davacı "Ne olacak?" diye sorunca kadı, "Şimdi" demiş, "Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız."&lt;br /&gt;Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.&lt;br /&gt;Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da kadı, "Tamam" demiş, "Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak."&lt;br /&gt;Böyle olunca fırıncı bu davadan da kurtulmuş. Kadı dönmüş Yahudi’ye: "Senin şikáyetin ne?"&lt;br /&gt;Yahudi ellerini açmış, "Ne diyeyim kadı efendi" demiş, "Adaletinle bin yaşa sen e mi?"&lt;br /&gt;Kıssadan hisse: Ananı öpen kadı ise kime şikáyet edeceksin? Bugün ülkedeki durum bu!&lt;br /&gt;Rahmi turan’dan alıntıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/mavi_kanatli_kus_gordunuzmu/134703" rel="bookmark"&gt;Mavi kanatlı kuş gördünüz’mü…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4 Temmuz 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz hiç mavi kanatlı kuş gördünüz’mü&lt;br /&gt;Gök yüzünde kuyruğu sevgiyle süslenmiş&lt;br /&gt;Pırıl pırıl,yıldızların arasında geceye huzur veren&lt;br /&gt;Titrek ürkek ama,Pamuk yüreği kararlı&lt;br /&gt;Siz hiç yazdınızmı,Mavi kanatlara sevdayı&lt;br /&gt;Yanlızlığa sessizliğe,Sağır gecelere inat&lt;br /&gt;Yüreğinizle çaldınızmı hiç,gönül kapısını sıkılarak&lt;br /&gt;Özlemlerin hasretlerin ateşine aldırmadan&lt;br /&gt;Ben yazdım be Hayat,Sana bile inat&lt;br /&gt;Umutlarımı yazdım,sevdağlarımı yazdım&lt;br /&gt;Yüreğimle çaldım kapısını,duydu beni açtı yüreğini&lt;br /&gt;Kor ateş gibi sımsıcak yüreğine,sardı yüreğimi&lt;br /&gt;Dün gece yüreğime,Mavi kanatlı bir kuş kondu&lt;br /&gt;Baharlarıma çiçek gibi,Kışlarıma güneş gibi&lt;br /&gt;Pamuk yüreğini koydu,yüreğimin üstüne cesurca&lt;br /&gt;Duygularıma inanarak,Sevgilerime inanarak… 4.7.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili dostlar,umudunuzu yitirdiğinizde,çevirin yüzünüzü göklere&lt;br /&gt;Mavi kanatlı kuş,sizleride bulacaktır,yüreğinize konacaktır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/keske/134532" rel="bookmark"&gt;Keşke…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3 Temmuz 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Keşke…&lt;br /&gt;Bu sözcüğü kaç konuşmanızın başına eklemişseniz onca ıskalamışsınızdır hayatı…&lt;br /&gt;Dört mevsimlik bir sene olsa ömür, “keşke”, onun güzüne denk gelir.Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç…Mağlubiyetin takısıdır “keşke”…Kaçırılmış fırsatların, bastırılmış duyguların, harcanmış hayatların, boşa yaşanmış ya da hakkıyla yaşanamamış yılların, gecikmiş itirafların ağıtıdır.Çarpılıp çıkılmış bir kapıda, yazılıp yollanmamış bir mektupta, gözyumulmuş bir haksızlıkta, vakit varken öpülmemiş bir elde, dilin ucuna gelip ertelenmiş bir sözdedir.Feri sönmüş bir çift gözde ya da yitip gitmiş bir güzelliğin ardından iç çekişte…“Yolunu gözlemeseydim”, “öyle demeseydim”, “terk edip gitmeseydim”, “en güzel yıllarımı vermeseydim” diye diye sızlanır gider.* * *“Keşke”nin panzehiri “İyi ki”dir.İlki ne kadar pısırıksa, ikinci o denli yiğittir.“Keşke”, çoğunlukla bir “ahh”la kopup gelir ciğerden… Esefler, hayıflanmalar, yerinmeler sürükler peşinden…“İyi ki” ise, muzaffer bir “ohh”la büyür; cüretiyle öğünür.“Keşke”li cümlelerde nasıl yaşanmamışlığın, yarım kalmışlığın o ezik tuzu kuruluğu varsa, “iyi ki”lilerde de göze alabilmişliğin, riske girebilmişliğin, tadına varabilmişliğin mağrur yaraları kanar.Okulu hiç kırmamışsınızdır, sinemada öpüşmemişsinizdir; dokundurtmamışsınızdır kendinize, bir kez olsun gemileri yakmamışsınızdır.Konuşmanız gerektiğinde susmuş, koşacağınız zaman durmuş, sarılacağınız yerde kopmuşsunuzdur.Bir insana, bir işe, bir davaya ömrünüzü adamışsınızdır.O insanın, o işin, o davanın, bunu hak etmediğini sezmenin hayal kırıklığındadır “keşke”…“Şimdiki aklım olsaydı” dövünmesindedir.Geriye dönüp baktığınızda, ayıplara, yasaklara, korkulara, tabulara feda edilmiş, “Ne derler” e kurban verilmiş, son kullanma tarihi geçmiş bir yığın haz, bilinçaltından el sallar.“Keşke” cilerin hayatı, kasvetli bir pişmanlıklar mezarlığıdır.“İyi ki” öyle mi ya…!Onda, yara bere içinde de olsa, yana yana, ama doyasıya yaşamış olmanın iç huzuru ve haklı gururu haykırır.* * *“İyi ki”lerinizi toplayın bugün ve “keşke”lerinizden çıkartın.Fazlaysa kardasınız demektir.Aldırmayın yüreğinizdeki kramplara, mahzun hatıralara… Rüzgarlarla koştunuz ya…“Keşke”leriniz, “İyi ki”lerden çoksa…Telafi için elinizi çabuk tutun.Tutun ki, yolunuzu gözlerken terk ettiğinizle bir gün yeniden karşılaştığınızda siz susarken, feri sönen gözleriniz “keşke” diye nemlenmesin…&lt;br /&gt;Can dündar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7684104426886856765?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet3.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-7643133260935970727</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:28:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-22T00:25:34.213+02:00</atom:updated><title>mynet2</title><description>Gözlerimde kal ne olur&lt;br /&gt;Sönmesin yeniden ışığım, kararmasın ufkumda güneş&lt;br /&gt;Bilinmez yollara sürüklemesin hayat bizi yeniden&lt;br /&gt;Yitik yerlerde düş kurmayayım sensiz gecelerime&lt;br /&gt;Bedenimi hırpalamasın yanlızlıklar&lt;br /&gt;Ayazlarda üşümesin yüreğim yeniden&lt;br /&gt;Susamış dudaklarıyla karanlığı içerken geceler&lt;br /&gt;Kal bende…&lt;br /&gt;Sarılsın yine yüreklerimiz serçenin ürkekliğinde&lt;br /&gt;Şafak sisleri örtsün üzerimizi sıkıca&lt;br /&gt;Umutlarımız tazelensin güneşin doğuşuyla yeniden&lt;br /&gt;Özlemler boyun eysin dokundukça birbirine tenimiz&lt;br /&gt;Ateşlere saralım hasretleri, savuralım sonsuzluğa&lt;br /&gt;Tut ellerimi haydi,kırılsın ömrümüzün kuru dalları&lt;br /&gt;Taze güllerin ayrılmaz iki başağı olalım birlikte&lt;br /&gt;Kal bende…&lt;br /&gt;Yaralarımızı saralım beraber,yaslan omuzuma&lt;br /&gt;Korkma aksın yüreğime senin göz yaşların&lt;br /&gt;Ben ağlamam,dinlerim seni bütün ömrümce&lt;br /&gt;Gel koca dağların hırçın yüzüne yazalım sevdamızı&lt;br /&gt;Çıplak ayaklarımızla aşalım aradaki engelleri&lt;br /&gt;Birbirimizin teninde erisin,hasret dudaklarımız&lt;br /&gt;Nefes nefese çılgın sabahlara girelim özgürce&lt;br /&gt;Kal bende…&lt;br /&gt;Ne gözlerim özlesin seni,nede yüreğim&lt;br /&gt;Kal bende…&lt;br /&gt;Ne bedenim hasret kalsın tenine nede ellerim&lt;br /&gt;Kal bende…&lt;br /&gt;Kal’ki, deli yüreğim bir delilik etmesin…&lt;br /&gt;28.8.2008…Ank.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sevmelerim_ol/140131" rel="bookmark"&gt;Sevmelerim ol…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;21 Ağustos 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Sevmelerim ol Dağ başı yalnızlığına inat, sen benim umutlarım ol&lt;br /&gt;Uçurum dibinde köreltilmiş dilimin söylediği tek cümle ol&lt;br /&gt;Bilirsin beni benden daha iyi&lt;br /&gt;Beni benden fazla düşünürsün her daim&lt;br /&gt;Sen ki; kar yüzü görmemiş bir ateşsin bozkır dudaklarıma düşen&lt;br /&gt;Haydi küllen yüreğimin iç denizlerinde&lt;br /&gt;Ellerim yaralı kelebek, uçur beni, kanat çırpayım seninle yarınlarıma&lt;br /&gt;Sevmelerim ol&lt;br /&gt;Seni severken, dualarım yorgun düşsün dudaklarımda&lt;br /&gt;Özlemim ol&lt;br /&gt;Yak beni her cümlende,kavrulsun yüreğim sevginle&lt;br /&gt;Sonra küllerinden doğur beni yeniden&lt;br /&gt;Sana varmak olsun her yolculuğum&lt;br /&gt;Sana kavuşmak olsun son umudum&lt;br /&gt;Ekmek arası hasretinle çıkayım istasyonu sen olan yollara&lt;br /&gt;Çığlığını toprağa saklamış yol kenarı sevdaları giyineyim&lt;br /&gt;Kızgın güneşte kavrulmuş taşlar,&lt;br /&gt;Çıplak ayaklarımda serinlesin&lt;br /&gt;Sana gelmeliyim,Büyümeliyim,Yetişmeliyim sana&lt;br /&gt;Sen büyüme sakın..Cennet müjdecisi yaşında bekle beni&lt;br /&gt;Sakın büyüme,sakın&lt;br /&gt;Sana gelirken üzüm bağlarından geçeyim&lt;br /&gt;Gece yarısı üşüyen tenime tütünleri sarayım&lt;br /&gt;Sonra sana kavuşayım,bütün özlemimle&lt;br /&gt;Haydi sevmelerim ol benim&lt;br /&gt;Çöl ikindisi kuraklığına aldırmadan bir gül yeşersin gözlerimizde&lt;br /&gt;Öyle bir gül olsun ki&lt;br /&gt;Her dem “ sevdamıza “ şükreden, her an gülüşümüzde tazelenen&lt;br /&gt;Aşk doldursun,her gün doğuşunda yüreğimize, yeniden…&lt;br /&gt;Ömrün,Hasretin 15.8.2008&lt;br /&gt;Bu sevginle hayat can buluyor gözlerimde&lt;br /&gt;Şimdi yaşamın,hayatın tadı var yüreğimde&lt;br /&gt;Öyle çoşkulu,öyle yürekten aktarıyorsun’ki sevgini&lt;br /&gt;Kuruyan dudaklarım ıslanıyor,aşk dolu sözlerinde&lt;br /&gt;Şimdi en uzun yolculuğunu bana yap sevdiğim&lt;br /&gt;Kızgın çöllerden serin sulara dalar gibi ak yüreğime&lt;br /&gt;Mola yok ara istasyonlarda,ekspres bu sevda&lt;br /&gt;Tüm susamışlığın,tüm özlemlerin cennet yüreğimde&lt;br /&gt;Son durağımız olsun imkansız bilinen bu sevdamız&lt;br /&gt;Deymeden birbirine ellerimiz,gözlerimiz&lt;br /&gt;Çiğ tanelerinde yıkansın bedenlerimiz&lt;br /&gt;Şebnem şafağında serilelim boylu bo&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sık dinlemesekte,kulağımıza geldiğinde sesi yüreğimiz titremezmi türküleri duyunca,hangimiz kendimizi bulmayız’ki içinde,hepsi bir aşkla,bir acıyla söylenmedi’mi,hasretleri özlemleri katmadılarmı içine,kimi sevdiğine,kimi ulaşamadığına,kimi evladına,kimi anasına,kimi vatanına hepsinin içinde acılarımız var sevdalarımız var,ben bir süre kendimce böyle yapacağım,çekileceğim gecenin sessizliğine,türkülerle dolduracağım karanlığı,kalecik karasının kızıllığın’da kırmızıya çalacağım geceyi,yüreğimde’ki huzurla birlikte,bence sizlerde keyfini çıkarın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ulkemdeki_su_garip_olaylar/137758" rel="bookmark"&gt;Ülkemde’ki şu garip olaylar…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10 Ağustos 2008 Pazar Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler. İçenler, sigaralarını çakmak ya da kibritle yakarlar. Ve bunların bir çogu da kanserden ölür.&lt;br /&gt;Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalışan hiçbir işçinin, sigarasını yakmak amacıyla 600 tonluk pres makinesinin arasından emekleyerek geçip 2450 santigrat sıcaklığındaki fırına ulaşmaya çalışırken can verdiği görülmemiştir. Türkiye’de görülmüştür, Karabük’te…&lt;br /&gt;********************* Bütün dünyada haşerat, özellikle sivrisinek vardır, buralarda da sinek ilacı kullanılır.&lt;br /&gt;Ama, sivrisinek yutup da midesine kaçan sineği öldürmek üzere ağzına Shelltox sıkmak suretiyle zehirlenip ölen, Türkiye’dedir. İstanbul, Sultanbeyli’de…&lt;br /&gt;********************* Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tıraş olurlar Ama hiçbir berber, rahatlatmak amacıyla müşterinin kafasını sağa sola kanırtırken adamın boynunu kırıp onu öldürmemiştir. Türkiye’de öldürmüştür, Erzurum’da…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde bankamatikten para çekmek için düğmeye bastığınızda elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz Türkiye’de ölürsünüz, Bozcaada’da…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde, otoyolda giderken radyoda duyduğu göbek havası eşliğinde göbek atmak için arabayı ’sağ şeride çeken’ ve az sonra da arkadan gelen arabanın çarpması sonucu ölen bilinmez. Türkiye’de bilinir, Adapazarı’nda…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Nüfus sayım günü sokağa çıkma yasağı nedeniyle bomboş otoyolda (Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yoktur ve olamaz) sayım görevlisi ‘bariyerlere’ çarpıp ölmez. Burada ölür, Gebze’de…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Dünya’nin hiçbir yerinde aynı işyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasında çalışmakta olan ve her ikisi de ‘mobilet’ kullanan bir baba-oğul, birisi işten çıkıp eve gider, öteki evden işe gelirken bir kavşakta karşılaşmazlar ve birbirlerine selam vermek için ellerini kaldırınca çarpışıp her ikisi de ölmezler. Burada olur, Konya’da…&lt;br /&gt;********************* Dünyanın hiçbir yerinde marangoz atölyesinde çalışan işçiler paydosta üzerlerindeki talaşları temizlemek için birbirlerine ‘kompresör’ tutarlarken, biri ötekine şaka yapmak için kompresörü onun arkasına tutmaz, öteki de ‘şaka öyle olmaz böyle olur’ diye aynı kompresörü berikinin makatına sokmaz ve adam bağırsakları patlayarak ölmez. Bizde olur, İstanbul, Ayazağa’da…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde gemi mühendisi kazanı kontrol etmek için kazana girdiğinde biri gelip kazanın kapağını kapatmaz ve sonra da gemi yola çıkmaz. Bizde olur, Kocaeli, Dilovası’nda…&lt;br /&gt;*********************&lt;br /&gt;Dünyanın hiçbir yerinde bir adam ayakkabısının içine kaçan taştan kurtulmak için elektrik direğine yaslanıp ayakkabısını çıkarıp silkelediğinde, yoldan geçen bir başkası onu elektrik çarptığını sanmaz ve elektrikle bağlantısını kesmek amacıyla kafasına kürekle vurarak onu öldürmez. Bizde öldürür, Rize’de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/benim_dogum_yerim_senin_yuregin/138543" rel="bookmark"&gt;Benim doğum yerim senin yüreğin…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;7 Ağustos 2008 Perşembe Kategori Şiir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözülmeler gecesinde kapımı çaldın Karanlıkta ve bir başıma yok olurken Gözümden akan yaşanmamışlık’lar ile Kendimi yaralarken kabuk kalkımların’da… Gecenin rengini anlattım sana Sen tablolar çizdin boş tuvallere Sessizliğin sesinde buluştuk seninle Gecenin çığlıklarını dinledik umarsızca… Senin yüreğindi bana ilk gelen Sonra sözlerin oldu yarama değen, Bırak kanasın derken yüreğimi avutanDamıtık duygular selinde ruhumu azat edenBu uzun gecede en uzun şiirim sanaYüreği yüreğime dokunan insan!!yüreğimde’ki tüm sevdalar yüreğimde’ki sana&lt;br /&gt;Ömrüm ömrüne yüreğim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömrün.Hasretin. 25.7.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dar geliyor buralar bana,canımın canı ömrüm&lt;br /&gt;Sığmıyorum yetişip serpildiğim bu topraklara&lt;br /&gt;Benim doğum yerim senin yüreğin&lt;br /&gt;Ömrüme ömür katan yuvasında olmalı bedenim&lt;br /&gt;Koca dağlardan eriyip süzülen kar suyu gibi&lt;br /&gt;Akmalıyım yüreğine,söndürmeliyim içini kavuran ateşi&lt;br /&gt;Toprakta filizlenen tohum misali&lt;br /&gt;Varlığım can vermeli bedenine&lt;br /&gt;Köprüler kurmalıyım,gönlümden gönlüne&lt;br /&gt;Kalkmalı aradaki engel&lt;br /&gt;Baharları taşımalıyım ay yüzüne,&lt;br /&gt;Çiçekler açmalı gülünce gözlerinde&lt;br /&gt;Ah be Ömrüm,ah be hasretim&lt;br /&gt;Sanırmısın özlemedim tenini ,ay gülüşünü&lt;br /&gt;Öyle masum öyle mahsun bakmıştın’ki ardımdan,giderken ben&lt;br /&gt;Dayanırmı sandın,sana yangın sana tutkun bu yüreğim&lt;br /&gt;Yakamozlar şahit sözüme sevdiğim,bu gece gözlerindeyim&lt;br /&gt;Yüreğin,yüreğimde hasretim…&lt;br /&gt;4.8.2008 Ank. utufangenc&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/can_bulsun_sende_yuregim/138365" rel="bookmark"&gt;Can bulsun sende yüreğim….&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5 Ağustos 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Söyleyemediklerim ol….. Sokul cümlelerime, sesinde can bulsun dileklerim..&lt;br /&gt;Başı dik yüreğinle ayaklandır damarlarımdaki donuk kanı..&lt;br /&gt;Kılavuzu ol, gerçek segiyi özleyen gözlerimin…&lt;br /&gt;Senden başka yar, gözlerinden başka memleket bilmesin yüreğim..&lt;br /&gt;Cennetinde buluşsun ellerimiz,umut toplayalım beraber has bahçeden sevgi dolu gönüllere ..&lt;br /&gt;Söyleyemediğim kız çocuğu özlemlerimin tercümanı ol.&lt;br /&gt;Avaz avaz bağır beni. Susmalarımda sözüm ol dudaklarımdan dökülen…&lt;br /&gt;Konuştuğumda ise susuzluğum ol damarlarımdan avuçlarıma süzülen..&lt;br /&gt;Özüm ol canımda tazelenen..&lt;br /&gt;Sözüm ol dudaklarımda demlenen..&lt;br /&gt;Yürüdüğüm yarınlarımda ışığım ol, hayatıma yön çizen..&lt;br /&gt;Göremediklerimi göster bana,yansın birer birer hasretlerim..&lt;br /&gt;Özlemlerimin tut elinden, yaşayamadıklarımın özü ol..&lt;br /&gt;Mahzeni karanlık nüfus kütüğüme gözlerinin aydınlığını vur..&lt;br /&gt;Güz yüzlü çocukların tazeliğini bırak avuçlarıma..&lt;br /&gt;Yüreğine ezberlet seven yüreğimi..&lt;br /&gt;Yazgıma, kaderime düş adını,hiç silinmesin gönlümden..&lt;br /&gt;Sevgi dolu sözlerinle,en yalın halinle, yüreğinle düş gerçekliğime.&lt;br /&gt;Ne yüreğim umutsuz kalsın, ne de gül susuz..&lt;br /&gt;Ömrüme ömür katıyor,bana ömrüm deyişin..&lt;br /&gt;Gün gelir,tercüman olur söyleyemediklerime yüreğin..&lt;br /&gt;Seni çok seviyor, deli çarpan bu yüreğimm…&lt;br /&gt;Ömrün…28.7.2008…Hasretim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanın avuçlarından kurtar kendini,gel özgürce&lt;br /&gt;Vur kendini yüreğimin kollarına,vur’ki tutayım seni&lt;br /&gt;Karanlığında gözün,suskunluğunda sözün olsun yüreğim&lt;br /&gt;Özlemlerin yansın,hasretlerin son bulsun gönlümde&lt;br /&gt;Sensizliğin içindeki boşluğuma,varlığının anlamını kat&lt;br /&gt;Geleceğimin bozkır topraklarında,elif tazeliğin’de&lt;br /&gt;Bir umut tanesi ol,bereketin yayılsın tüm benliğime&lt;br /&gt;Tek gerçeğim ol,aydınlığım ol,canım ol cananım ol&lt;br /&gt;Ömrüme ömür katan,Ömrüm…&lt;br /&gt;utufangenc&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/bu_gece_kendimle_bas_basayim/138059" rel="bookmark"&gt;Bu gece kendimle baş başayım…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2 Ağustos 2008 Cumartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Bu gecemi kendime verdim,baş başa dertleşeceğiz yüreğimle,tahta masada büyüğünden bir şişe kalecik karası,ortada bir bardak,bir meze tabağı,mezemiz yok detlerimizi,anılarımızı,mutluluğumuzu konuşarak dolduracağız tabağı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensiz olmuyor be ömrüm,parlamıyor yıldızlar bir başına&lt;br /&gt;Ay yüzün yok bu gece,karanlık’ta kaldı gözlerim&lt;br /&gt;Oysa ne güzeldi ışığın,güneşin yakışıydı sanki bakışın&lt;br /&gt;Bir gece bile dayanamadı yüreğim özlemine, bir gece&lt;br /&gt;Ay bakışlım sensiz olmuyor,sesim sessizliğin’de kayboluyor&lt;br /&gt;Ne ayazlarda kaldı bu gönül, ne kışlara dayandı&lt;br /&gt;Nasıl dokundun’ki yüreğime,bir gece sensizlik’te donakaldı Gel yüreğime ömrüm güneşine sarılayım,çözülsün hasretlerim&lt;br /&gt;Bir dokunayım ay yüzüne’ki , yıldızların gözlerimde ışıldasın&lt;br /&gt;Hani derdinya bana,boş tual’e yüreğiyle resim çizen adam&lt;br /&gt;Dört duvarımı canlandıran, yüreğiyle yüreğime dokunan&lt;br /&gt;Olmuyormuş be ömrüm bir başına olmuyormuş,resim renksiz&lt;br /&gt;Resim cansız,senin yüreğinde renkleniyormuş tablolar&lt;br /&gt;Ömrüm,canımın cananı,kalecik karasıda fayda etmiyor bak&lt;br /&gt;Üşüyor yüreğim bir başına,haydi tut ellerimi,tut’ki&lt;br /&gt;Can gelsin bedene,çözülsün kör karalık bu gece gözlerimde&lt;br /&gt;Ömrüm,zannetme’ki bu sana sitem,ben yüreğimle baş başayım bu gece&lt;br /&gt;Yüreğimle dertleşiyorum sessizce,özlemini tadıyorum kendimce&lt;br /&gt;Umutsuz sevdağlara inat,seninle olmanın sarhoşluğunu yaşıyorum gizlice…&lt;br /&gt;1,8.2008 Ank&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/yagmurumdan__damlalar/137832" rel="bookmark"&gt;yağmurumdan damlalar…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;31 Temmuz 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Yine sen geldin aklıma,&lt;br /&gt;İklimlerin yeşile döndüğü, kalbimi daha bir deli çırpındığı bir anda..&lt;br /&gt;Yediverenler tomurcuklandı ardından,&lt;br /&gt;Salkım salkım sarmaşık güllerim.&lt;br /&gt;.Sevdanın kokusu burnumdan, ciğerlerime&lt;br /&gt;Daha bir telaşlı vücudum;&lt;br /&gt;Bahar telaşı de,aşkının lodosu de, ne dersen de&lt;br /&gt;Artık daha bir sesli çıkıyor ağzımdan seni seviyorumlarım&lt;br /&gt;Saat seni vuruyor yine..&lt;br /&gt;Yüreğim yüreğinle dans ediyor, hayalinin vurduğu loş odamda,&lt;br /&gt;Şimdi bütün vücudum aşk nöbetinde….&lt;br /&gt;Yazyağmurum,güzel prensesim,abisinin bir tanesi,canım kardeşim,bu güzel hediyeni bir ömür saklayacağım,duygularıma tercüman olan bu güzel dizeleri yüreğindeki sevgiyle süslemiş,Aşka olan saygınla işlemişsin,biliyorum gönlün ışıl ışıl senin,sevgi dolu cesur yüreğin,sen baharları yaşarken unutmadın bizleri,yağmur oldun yağdın yüreğimize,çiçekler serdin gönül bahçemize,dilerim çok mutlu olusun,dilerim çok sevilirsin.Seni seviyoruz güzel prensesim…&lt;br /&gt;utufangenc&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/gozlerinde_sakladigim_cennet/137108" rel="bookmark"&gt;gözlerinde sakladığım cennet…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;24 Temmuz 2008 Perşembe Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Ne vakit seni düşünsem, sıvası dökülmüş odama düşüyor ılık nefesin.&lt;br /&gt;Ayazların ortasında tenim üşüse, yüreğinin sıcaklığına sığınıyorum.&lt;br /&gt;Ne vakit gülüşlerini çizsem gökyüzüne, gelincikler raks ediyor yakamozlarla.&lt;br /&gt;Ne zaman gözlerimi kapatsam geceye, düşlerinin peçesini kaldırıp dudaklarından yüreğine yuvarlanıyorum.&lt;br /&gt;Ilık nefesimle gözlerindeki saklı Cenneti soluyorum.&lt;br /&gt;Her soluğunda ben, Ay`sız geceye aşk yıldızlarını diziyorum.&lt;br /&gt;Çünkü sevginin huzuruyla seni yaşıyorum.Her şeyi unutup varlığını soluyorum kuytu köşelerde.&lt;br /&gt;Vakitli vakitsiz seni özlüyorum.. Sıcak yüreğin diye güneşe sarılıyor,zamanı durdurup yağmur misali sana yağmak istiyorum..&lt;br /&gt;Hasret cümlelerini gözlerimdeki ateşle küllendirip,yüreğine bir cemre ıslaklığında düşmeyi istiyorum.&lt;br /&gt;Varlığımın son nefesini senin gözlerinde yitirmek. Senin yüreğinde hayata son kez bakıp sonsuzluğa senin avuçlarından kanatlanmak. Ruhumu yüreğine yaslayıp ılık nefesinde baharları solumak. Sevdalı iki serçenin birbirlerinin omuzlarına dayandığı gibi, senin varlığına dayanıp yokluğunu alevlendirmek istiyorum.&lt;br /&gt;Anlatılacak o kadar çok cümle var’ki, içinden “ Varlığın en büyük mutluluğum “ cümlesini alıp çaresizliğin içinde bile, gözlerinle bahar sabahlarına uyanmak.&lt;br /&gt;Bir ırmağın başında ayaklarımı suya değdirip, gökkuşağından yağan umut taneciklerinde seni aramak .&lt;br /&gt;Ve her an yanımdaymışsın gibi,ılık nefesinde üşüyen tenimi ısıtmak istiyor bu deli yürekŞehrimin toprak kokusunda özlemini solurken satırlara düşüyor yavan kelimeler. Hasretinin terli sırtını siliyor soğuk rüzgarlar. Duvarlarda asılı duran yoksul kelimelerim sevginle bereketleniyor.&lt;br /&gt;Yüreğine anlamsızca dalıp dalıp giderken,bilinmezliklerde susuyor gözlerim. Her şey susuyor sen konuşurken.Rüzgar bile senin kelimelerinde suskunluğa bürünüyor Dilim sussa da, yüreğimin nabzı, nefesimin sıcaklığı konuşuyordur belki de .&lt;br /&gt;Sustuğumda aldırma sen yüreğimm delicesine soluduğum ve avuçlarıma umutları doldurduğum sensin çünkü şu an… Ve satırlarda son bulurken yüreğim, şiire ve yüregine bırakıyorum sıcak sevgimi..yüreğinde’ki Cennette görüşmek üzere..&lt;br /&gt;Sana geliyorum.Yaralı uçurumları,Birer birer aşarak.Mayasız bulutları,Avuçlarımda kibritsiz yakarak.Gece, karanlığı emzirirkenBen,yüreğimdeki yüreğinleIslak kirpiklerimi kuruluyorum.Yıldızlar, semaya dizilirkenBen, ılık nefesiniTaze baharlar gibi yüreğime dolduruyorum.Seni severkenBir an bile durmuyorum.Alnıma kavgalarımı alıpYüreğimde acılarını eziyorum.İplik iplik yağanYağmura aldırmadanGölgelerine " güneşi " giydiriyorum.Sen diye,Her sabah güneşe sarılıyorum.Ve yüreğini dualarıma ekleyipGözlerine sakladığım CennetteSevdamızı soluyorum…&lt;br /&gt;ve yüreğim, yüreğini çoook seviyorum…&lt;br /&gt;………. 21.7.2008&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel yüreğim gel,cennet gördüğün gözlerim ışıldasın artık, gölgelerimi yaksın sarıldığın güneş,semaya dizdiğin yıldızlar yol göstersin yüreğine gel artık gel gel’ki deymesin kirpiklerine bir daha yaş,ağlamaların mutluluktan olsun artık susturma yüreğini,susturma dilini yağmurlarınla gel,yeşersin tüm cümlelerin rüzgarına sarılarak,gök kuşağını takınarak gel artık gel,yakalım şu kışları bahara dönsün ay yüzün,cennet gördüğün yerdeyim,yüreğinde’ki yüreğimleyim..&lt;br /&gt;utufangenç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-7643133260935970727?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet2.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-6124617082932889852</guid><pubDate>Sat, 04 Oct 2008 22:15:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T03:24:32.280+02:00</atom:updated><title>mynet</title><description>&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/menekse/143437" rel="bookmark"&gt;menekşe&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19 Eylül 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Menekşe…&lt;br /&gt;Kaç zaman tükettim beklentisiz, ümitsiz yarınları harcadım ceplerimdeki bozuk para misali, geçmişi sildim her güneş doğduğunda gözlerime yok saydım sensiz geçen her günü, varsın olmasın adı aşk konan ne varsa…&lt;br /&gt;Savurdum bu bahtsız sokaklara, çiğnediler umutlarımı aldırmadım, karlar yağdı ayaz gecelerde üşür mü diye hiç umursamadım ardımı dönüp gittim.&lt;br /&gt;Her ne varsa yaşanmışlıklar gözlerimde biriktirdim, döktüm sonunda billur acımı topraklara eş verdim olurda sonbahar azlederken beni kendinden filiz verir, yarınlara neşe verir, umut verir diye sabrettim bekledim…&lt;br /&gt;Güneş öpünce aralıksızca toprağı, sıcaklığı kavurunca yaprakları bak yine ben sana açan bir dağ menekşesi gibi geri geldim, ister der beni al evine götür iki damla su ver bana ölmeyim bir gün daha yaşayayım senle, sana ait olan bu mabette duvarlara kokum sinsin, vazona yeşil rengim, koklarken beni yüzüne sürdüğüm çiçeklerimin pembeliği yanaklarına misafir olsun al al teninde hatıram kalsın.&lt;br /&gt;İstersen hiç koparma beni her sabah o küçücük tepede gün süzülürken üzerimde yine yeniden sana açayım salınarak, kokumu göndereyim sana, yapraklar açayım her sabah yeşilin her tonunu sereyim önüne sabahları misafirim ol kaldır kirpiğini bir kez olsun bak bana gülücükler vereyim, şarkılar söyleyeyim sana yayılsın mutluğum toprak anaya her baharda yeni çocuklar vereyim sana…&lt;br /&gt;Bir çocuk doğuyor çığlık çığlığa Aşkın tohumları filiz veriyor Adın; sevgi sevgi sevgi Diye fısıldıyorum üç kez kulağına Canımın canını katıyorum canıma Sol yanıma yaslıyorum başını Gözleri henüz göremez, Hayatın zülümüne kilitli Korkarak dokunuyorum al yanaklarına Gözleri, gözlerinin rengi Dudakları açmamış gül rengi Sevmeyi öğreten, sevgiyi bana veren Can kurban, can feda… Hayata gök kuşağı rengini sunan O can’a bu canan kurban…&lt;br /&gt;Neşe atay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/ogrenemedik/143317" rel="bookmark"&gt;ÖĞRENEMEDİK…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;16 Eylül 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevmek mi zor, sevdiğine sevgini hissettirmek mi?Gerçek aşk hiç sizin yüzünüze gülümsedi mi? Yüzü esrarlı, sözleri yalan, adına aşk denilen her duyguya alıştırıldık, kandık.&lt;br /&gt;Belki de “bilerek” kolayımıza geldi “aşık” olmak. Hissetmek yerine sözcüklerle avunduk.&lt;br /&gt;Bazen bir bakışa, bazen pembemsi dudaklarda takılı kalan gülümsemeye iç geçirdik.&lt;br /&gt;Ulaşılmaz olan her yabani çiçeğin peşinden sürüklendik.&lt;br /&gt;Gün batımı hızında aşklar yaşattı hayat bize, kabullendik.&lt;br /&gt;Dili zehir tadındaki her şeyi aşk kadehine koyarak yudumladık, aldandık.&lt;br /&gt;Gerçek gibi yaşatılan yansımasız eğreti duygulara, ödünç sevdalara yenik düştük.&lt;br /&gt;Tükendik…Utangaçtır oysa ki aşk; dili tutuk, yanakları al al’dır.&lt;br /&gt;Yaldızlı sözcükler yavan kalır, kaldırıp başını bakamaz açmamış gülünün, gül yüzüne.&lt;br /&gt;Değdiremez kirpiğini sevdiğinin cemaline.&lt;br /&gt;Suskun ve içlidir…&lt;br /&gt;Kaç satır tüketir, kaç şarkı besteler…&lt;br /&gt;Kalemler, tükenir sözler kifayetsiz kalır; ama aşkını anlatacak sözler hep eksiktir, yarımdır sanki.&lt;br /&gt;Dil devreye girince bozulur o ummana boylu boyunca uzanan büyü. Sözler; yerini gülen nemli bakışlara bırakır, dil artık hükmünü kaybetmiştir.&lt;br /&gt;Vaatler veremez sevdiğine, yarına çıkmaya mecali yokken, onunla geçirilecek bir dakikaya teslimdir artık çaresiz ve tutsaktır gerçek aşkı tadan yürekler.&lt;br /&gt;Bizler sevmeden sevilmeyi, beklentisiz teslimiyeti hiç öğrenemedik.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;Sözler tükettik ardını düşünmeden Aşkı baki bildik yanıldık. Yalanlarımıza biz bile inandık Sevgiyi tükettik Gerçekle yalan arasında gidip geldik. Kandırdık, kandık bile bile İnanmışlıkla, vurdumduymazlığı Kardeş bildik. Sevgiye eş koştuk beklentileriHep bir şeyler bekledik, Karşılıksız sevmeyi öğrenemedikAşka denk her duyguyla yetindikBittik , yenildik!…Bizler sevmeyi hiç öğrenemedik&lt;br /&gt;Neşe atay&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/_welcomme_ramazan/142568" rel="bookmark"&gt;Welcomme Ramazan…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;12 Eylül 2008 Cuma Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Welcome ramazanSöze gazeteci Akif Emre’den bir alıntıyla başlayacağım… (…) Göstergeler ne derse desin ‘oruç iklimi’nden gittikçe uzaklaştığımız kesin. Daha çok manevi hava ve sosyal ortam anlamını kastederek kullanılan ramazan iklimi deyimi bile oruç ve zaman ilişkisinden kopamıyor. Bir kez daha, genelde insan oruç tutuyor gibi gelse de nedense o çocukluğumuzun oruçlarından eser yok. Yoksa çocukluk ortadan kalktı da haberimiz mi yok? İftar vakti birden boşalan caddeler, içine büzülen şehirler, camlardan taşan iftar sofralarının mütevazi ışıkları her şeye rağmen orucun bizi saran iklimine işaret ediyor. Parıltılı iftar sofraları, davetler, televizyon programları münzevi bir oruç vaktinden çok cümbüşlü yaşamakları hatırlatıyor. Yine de şenlikli, ışıl ışıl camiler, kalabalık meydanlar, şehre rengini veren Ramazan ayının gelişini hatırlatıyor. Büyükler çocukluk oruçlarını unuttukça, uzaklaştıkça saf oruçlar yerine şenlikli Ramazan gecelerine meylediyor. Ama ben ‘oruç vakti’ni arıyorum. Çocukluğumun oruçlarını.(…) Akif Emre’nin yazısının tamamına sinen ruh, diğer tüm yazıları gibi, son derece içten ve kıymetli bir süreci anlama kılavuzu gibi… AKPARTİ iklimiyle memlekete yerleşen yozlaşmanın ne boyutlara ulaştığını görmek gerekiyor. Mütedeyyin insanlar bu havayı soluyarak kirlenmekten nasıl korunacaklar? Açın kanalları bakın "Ramazan özel" programlarına… Kullanabileceğim en hafif ifade sanırım, "içler acısı" olabilir. Müslümanlığın özüyle alakası olmayan hurafe ve yanlış bilgi dolu "canlı" muhabbetleri izleyin. Estetikten, mütevazılıktan uzak, karikatürize tiplere ve gırtlaklarından çıktığına inanmakta zorlandığım o tuhaf seslere kulak kabartın. Akif Emre’nin "anlayana" paylaştığı kaygısını ıskalamayın. Sultanahmet’te, Feshane’de "idrak edilen" mübarek Ramazan olabilir mi? Ramazan coşkusu gönüllerden taşan sessiz bir vecd çığlığı değil miydi? Uzaktan okunan bir ezanın müjdesi değil miydi iftar? Sahi ne zaman iftar sofraları, yemeklerin saçılarak ziyan edildiği şaşaalı “davet”lere döndü? Ne zaman sessiz bir coşkuyla teravihe koşmaktan kameralar önünde göbek atmaya “upgrade” olduk? Gelecek Ramazan utanmasa mahyalara "Welcome Ramazan" yazdıracak bu ruhsuzlar. Rahmetli babam Öküz Aleyhisselam derdi bu zihniyetteki adamlara… Rövanş alındı beyler… Tamam… Sakin olun ve uzatmayın… Deniz Fenerlemeleriyle cebe indirdiğiniz trilyonlarla yeteri kadar göbek ve kıç yaptınız… Bundan sonrasında şuursuzluğunuzla zarar veriyorsunuz… Neye mi? İslam’a ve mütedeyyin insanlara… Ekranlarınızdan yığınların Ramazan’dan artık neyi anlaması gerektiğine dair bir şablon sunuyorsunuz… Açıp izleyin… Sonra kapatın o ekranı ve camdan yansıyan yüzünüze sessizce bakın… Çocukluğunuzda yaşadığınız Ramazan bu muydu efendiler? Çocuğunuzun idrak etmesini arzuladığınız İslam bu mu? Öyleyse diyecek söz yok… Welcome Ramazan…&lt;br /&gt;S.Akinan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/anladim/142171" rel="bookmark"&gt;Anladım…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;9 Eylül 2008 Salı Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.&lt;br /&gt;Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım… Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş Çok acıttığında anladım.. Fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ”Sana ihtiyacım var, gel ! ” diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ”git” dediğimde anladım.. Biri sana ”git” dediğinde, ”kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım… Özür dilemek değil, ”affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi, Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım.. Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…&lt;br /&gt;Can yüceL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/sekizinci_gun/142156" rel="bookmark"&gt;SEKİZİNCİ GÜN…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6 Eylül 2008 Cumartesi Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Adam buruk, biraz da solgun bir yüzle baktı karısına. Sonra sofrada ki yemeklere takılı kaldı gözleri. Gözler, ona bakan diğer sevgili gözlerle buluştu, yağmur bulutları izinsizce yığıldı adamın gözlerine, hıçkırık top sesleri gibi sardı evin her yerini,&lt;br /&gt;-Bugün ramazanın kaçıncı günü?&lt;br /&gt;Diye sordu. Biliyordu aslında sorduğu sorunun cevabını, bekledi yine de sabırla yanıtını,&lt;br /&gt;-Aşkım! Düşünme artık bunları.&lt;br /&gt;Adam hiddetlendi, öfkeyle sıktı yumruklarını. Karısına baktı biraz manidar biraz alıngan biçimde.&lt;br /&gt;Nasıl düşünmezdi bunları? Nasıl unuturdu?&lt;br /&gt;Sözleri peltekleşen diline oradan da boğazına aktı ve gök gürültüsü gibi bir sesle,&lt;br /&gt;-Cevap ver! Dedi.&lt;br /&gt;Kadın, anladı hatasını, merhamet damlalarıyla ıslatırken yanaklarını,&lt;br /&gt;-Sekinci gün. Tam sekiz gün oldu.&lt;br /&gt;Hayretle düşündü kadın söylediği sözleri “Sekiz gün” hiç farkına varamamıştı, o kadar gün geçmişti demek?&lt;br /&gt;Hiç bitmeyen bir dram vardı evlerinde. Her sene tekrarlanan her ramazan yaşanılan… Kocası mahzun duruşunun ardından, yere dikti gözlerini ve anlatmaya başladı her ramazan olduğu gibi hikâyesini…&lt;br /&gt;“Bir Ramazan ayında, annem sofrayı kurdu. Ben, ablam birde ağabeyimle birlikte, oturduk başına. Üç tabak vardı sofrada, birinde dört zeytin, birinde bir kaşık yoğurt, diğerinde de peksimet.Top patladı, ezan okundu. Hatırlıyorum ramazanın tam Sekinci günüydü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zeytinlerin birini ben aldım, elimde sıkı sıkı tuttum. Bir zeytini tabaktan almak, aşırmakla aynı anlama geliyordu neredeyse, hepimiz açtık, insanların bazıları sadece ramazan ayında oruç tutardı biz ise tüm sene oruçlu olurduk. En küçük bendim, en çok da bana verirlerdi, küçüğüm diye. O gün zeytinlerin biri alınmadı tabaktan. Ben fırsat bildim, kaptığım gibi kimse almasın diye fırladım ayağa. Bir göz vardı üzerimde sadece, hiç kıpırdamadan hiç kapanmadan bana bakan… güldüm, sevindim aldığıma. Sandım ki o da gülecek…gülmedi,gülmeyince üzgünce sordum vermek istemiyordum elimde ki zeytini,&lt;br /&gt;-Sen mi yiyecektin yoksa?&lt;br /&gt;Cevap gelmedi. Yanına gittim, kıpırdamadı. O yiyecekti belliydi işte. Aldığıma çok üzülmüştü. Kollarımı sardım boynuna ve düştük birden… sofranın tam ortasına… ölmüştü annem… Sekinci günüydü ramazanın.”&lt;br /&gt;Genç adam ağladı, ağladı, ağladı.&lt;br /&gt;Şimdi mükemmel bir hayatın içinde bulunuyordu. Evliydi, çok sevdiği bir karısı vardı. Her ramazanı önce sevinçle karşılardı sonra buruklaşır sonunda da ağlayarak yolcu ederdi. Mübarek ayın kendinde bıraktığı bir hatıra, her günü dışarıda geçirmesine neden oldu. Arabasına koyduğu paketlerce zeytin, ekmekler ve peksimetle, gece yarılarına kadar fakir insanların kapısını çaldı. Mükemmel bir hayatın içinde olmak, fakirlikten boynu bükülenleri görmezlikten gelmesine sebep olmadı asla. Unutmak istediği sadece sekizinci gün vardı. Açlıktan ölen annesini bir ramazan ayının Sekinci günü uğurlamıştı.&lt;br /&gt;Sonra ki günler isyan günlerini getirdi peşinden. Hangi devirde yaşıyordu? Açlıktan hala insanlar ölüyordu. Hadi onların yoktu yiyecek ekmeği, dört baş’ı doyuracak kazanç bir tek annesinin çırpınışlarıyla olmuyordu ya diğerleri? Ya komşuları? Ya dört tarafını unutan insanlar?&lt;br /&gt;Sancılı hislerin başlangıcı, umursamazlıktan, kendini beğenmişlikten geliyordu. Soluksuz geceleri bilmeyenler, açlık görmeyen ve yaşanmayan çocukluklara sahip olmamaktan kaynaklanıyordu. Tok, açın halinden anlamazdı. Karınları sadece ramazanda tam olarak doyan, insanlarda vardı. Bunlar nedense çoğu zaman unutulurdu.&lt;br /&gt;Genç adamın anıları eskiye, çok eskiye aitti.&lt;br /&gt;Anıların hiç birine dokunamazsın, hiçbir bölümünü değiştiremezsin ama dokunup, değiştirebileceğin birçok insanla ve hayatla karşılaşırsın.&lt;br /&gt;Anılarımız güzel kalsın.&lt;br /&gt;Unutmayalım… dokunalım… değiştirelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu gün muhtaç bir komşunuzun kapısını çalın,hiç bir şey için geç değildir)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gülnaz Hasköy &lt;a href="http://yaziruhu.blogcu.com/"&gt;http://yaziruhu.blogcu.com/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/__cocuk__gelinler/141724" rel="bookmark"&gt;Çocuk gelinler…&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3 Eylül 2008 Çarşamba Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatımın hiç bir döneminde bu kadar utanmadım insanlığımdan,yahu o daha çocuk be,akan burnunu bile zor temizler,nasıl kıydınızda gelin ettiniz kendinize utanmaz reziller,birde maharetmiş gibi sokağın ortasında davul çaldırıyorsunuz ahlaksız herifler…&lt;br /&gt;Burası Ankara,Türkiyenin başkenti,sahtekar siyasetçilerin cirit attığı şehir ülkenin her yerinden,her kültüründen oy uğruna mahallelere doldurulmuş insanlar her gün düğün var buralarda,herkez ayrı telden çalıyor oynuyor.&lt;br /&gt;Komşularım konuşuyordu,henüz yaşı 13 müş çocuk gelinin,boyamışlar kaşını gözünü,sanki oyuncak bebek,karısının üzerine getirmiş şarefsiz rezil,kendi 2 çocuğu aldığı gelinden büyük,hangi dağdan geldiğini bilmem ama,soyu bozuk olduğu besbelli namussuz rezilin…&lt;br /&gt;Düşünün bir kere o mahallde’ki çocukların pisikolojisini,akranları gerdeğe giriyor hangi ruh haline bürünebilirler,Anneler,Babalar o yaştaki çocuklarınıza,kadın gözüyle bakan soysuzlar türüyor etrafınızda dikkatli olun,devlet izin veriyor bu düğünlere,şikayet ettim netice yok,3 kuruş başlık parasına satıyorlar bebelerini,böyle insanlardan uzak tutun kendinizi ve çocuklarınızı…&lt;br /&gt;Bu yaştaki çocukların evlenmesine sıcak bakan soysuz siyasetçiler var.yerel yöneticiler var,hatta kendi evlerinde böyle gelinleri olanlar var,Allahını seven bu soysuzları iyi tanısın,soruyorum onlara kapınıza gelseler çocuğunuza talibiz deseler ne yapardınız ha reziller,ne yapardınız…&lt;br /&gt;Duyuyorum’ki erkekler kahvehanede yaparlarmış pazarlıklarını,koca koca kadınlar ev toplantılarında,be vijdansızlar,be kitapsızlar hayvanmı satıyorsunuz onlar çocuk be,ömürlerinde bir kere bile birine "seni seviyorum" diyemeden, kocaman adamların koynuna veriyorsunuz evlatlarınızı,birde utanmadan " kına" türküsü çaldırıyorsunuz gerine gerine…&lt;br /&gt;Berdelmiş töreymiş,alın başınıza çalın,bunun adı kölelik be,üç beş çıkarcının uydurduğu soysuzluk bu,kula kulluk bu,paraya tapmak bunun adı,insan ticareti bunun adı vijdansızlık,ALLAH İSLAH ETSİN SİZLERİ ne deyim’ki size başka.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://blog.mynet.com/utufangenc/yazi/kalem__sizim_/141186" rel="bookmark"&gt;Kalem Sızım …&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;31 Ağustos 2008 Pazar Kategori Edebiyat&lt;br /&gt;Sırlarla doludur gönül kapımın ardı ben bile aralamaya korkarım ki seni nasıl buyur ederim mabedime.Kaç şair tarif etmiş aşk sızısını benim tükenmez sandığım kalemim tükendi mi ne? Hükmedemem benliğimdeki el kadar yüreğime, dur derim durmaz, sus derim susmaz, kaç yiğit çaldı zamanlı zamansız kapımı yavan iki söz için bu can kurban olmaz. Ellerime çatlak anılar yer etmiş yıkamakla çıkmaz. Kerpiçten mi ördüm duvarlarımı yıktın bu kadar kolay, oysaki yıllardır ağır işçiyim ben çamur çorak demeden, gün kavruk yüzümü öpmeden uyandım çalıştım tüm duvarlarım ve kapılarım geçilmez zırhtan sandım…Yanıldım…. Hoş geldin, davetsiz de gelsen sen başımda yıldızlardan taçsın artık ey aşk… varsa cesaretin gel gir içeri kapılarım sonsuzluğun eşiği. Neydi telaşın, çıplak ayak, kan ter içinde düşmüşün kapılarıma, sorgusuz sualsiz nöbettesin. Kalıcımı yoksa gidici misin? belli ki uzun yollardan gelmişin incili kaftanlar sererim esmer tenine yeter ki bir solukta sende beni bitirme, anlat bana geldiğin kurak toprakları…yada sus hiç konuşma. Ey can …sus! Yasla yorgun başını kızıl saçlarıma, göm kirpiklerini beyaz gerdanıma. Sende anladın sonunda bu can senin nefesin tenime vurdukça güzelleşir. Gitme eyy aşk. Gitme sende beni bırakıp gitme.&lt;br /&gt;Ne kaşlarının karasına aşığım Nede geceye düşmüş yıldız gibi parlayan gözlerine Boynunda sefa süren bene bin şiir yazmaya hevesim var Gönül gözümü açan can sus hiç konuşma Bilirim seninde kalem sızın var Yaz bana…. Hiç yazılmamış aşkları yaz Hiç söylenmemiş türküleri mırıldan Dolgun dudaklarının arasından çıkan her söze Aşığım ey …yar…. Sessizliğine bile bin çığlık değerinde Fırtınalar koparken bedenlerimizde Dindir bu sancılı geçen sensizliği Madem ki buldun beni eyy.. aşk Sol yanıma yaslan.&lt;br /&gt;“Bilirim seninde kalem sızın var…..”&lt;br /&gt;Neşe atay&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-6124617082932889852?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/10/mynet.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-7993597154248652114.post-2120174278233017995</guid><pubDate>Wed, 24 Sep 2008 07:06:00 +0000</pubDate><atom:updated>2008-12-15T02:41:31.314+02:00</atom:updated><title>................        SİZİ BİR ADAM SANDILAR...</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SNnoHh1gnWI/AAAAAAAAAyo/4wq0F4vpmyU/s1600-h/20.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249482056716557666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SNnoHh1gnWI/AAAAAAAAAyo/4wq0F4vpmyU/s320/20.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SNnnncdM-ZI/AAAAAAAAAyg/wDkQTU26S9Y/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5249481505516616082" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SNnnncdM-ZI/AAAAAAAAAyg/wDkQTU26S9Y/s320/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Boyunuza posunuza bakıp sizi bir adam sandılar,lafınıza sözünüze kanıp insan sandılar,sahte sevginize inanıp vijdan sahibi sandılar,kıblenize inanıp müslüman sandılar sizi.&lt;br /&gt;Ne bilsinler sizin kıblenizin bozuk olduğunu,ne bilsinler sizin inançları sömüren birer sülük olduğunuzu,kurduğunuz saltanatın temelinin pislik olduğunu ne bilsinler,sizlerinde diz çöküp etek öptüğünüzü ne bilsinler,geleceklerini yok ettiğinizi ne bilsinler,en ufağınızdan en büyüğünüze bir sahtekar olduğunuzu ne bilsinler,sizin insana saygınızın olmadığını,Allah ile Kitap ile aldattığınızı ne bilsinler.&lt;br /&gt;Şimdi utanmadan sıkılmadan,maşalarınızı korumaya çalışıyorsunuz,İnsanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorsunuz,İnsan olan biraz utanır be,ama sizlerde yüz yok’ki kızarsın,vijdan yok’ki sızlasın,sizler bu işleri meslek edinmişsiniz saten,hanginizin sicili temiz’ki,merhamet avcısı kan emiciler.&lt;br /&gt;Şeref namus ipe asılmaz,bu kadar pisliğin üzerinde oturulmaz,kokunuz tüm Dünyaya yayıldı nasıl sıkılmadan insan içine çıkabiliyorsunuz,insanları korkutarak,baskı uygulayarak nereye kadar susturacağınızı sanıyorsunuz,takke düştü artık kel göründü,bu pislikleri hiç bir şeyle saklıyamazsınız,gelin itiraf edin artık ,yoksa bu insanların hesap soramıyacağınımı sanırsınız,pirinizin dediği gibi kanlımı olur kansızmı onu siz düşünün gayrı,son yıla bir bakın onurları uğruna kaç insanımızın ölüsü verildi ailesine,sizin gibi gerine gerine,suçu sabit olduğu halde halkın içinde gezmedi.&lt;br /&gt;Ülke sevdalıları,Vatan sevdalıları,gerçek inanan Müslüman evlatları,değerlerimiz bir bir yok ediliyor,aldatılıyoruz,soyuluyoruz,kandırılıyoruz ve satılıyoruz,İnançlarımızla alay ediliyor,Cumhuriyetin değerleri gizli pazarlıklara peşkeş çekiliyor,her şeyimiz yabancı bankalara rehin ediliyor,kıymetli Türk ordusunun içi boşaltılıyor askerimiz rencide ediliyor,şehitlerimiz bile haber olmaktan çıktı bu ülkede,ekranlarda hırsızların pazarlığı seyrettiriliyor bizlere,çocuklarımız ölüyor güvendiğimiz hastanelerde,ehil olmayan insanlar iş başına getiriliyor,suçsuz insanlar sırf korku salmak için tutuklanıyor ve ölüme terk ediliyor,gerçek suçlular saltanat sürüyor,kadınlarımız horlanıyor eziliyor bir paket bulgur için rencide ediliyor,bizleri yönettiğini zannedenler saltanat sofralarında keyif sürüyor alay ederek,Sizlerde namussuzlar kadar cesur olun artık yeter.&lt;br /&gt;Ben bu Ülkenin bir evladı olarak,Sayın Kemal kılıçdaroğluna teşekkürler ediyorum,tek başına büyük bir yüreklilikle bütün dıngıl mıngıllara aldırmadan,açıkladığı bütün soygunları, her şeyi belgeleriyle halka sunduğu için,onun kadar onurlu olun beyler,açıklayın servetlerinizi’de bu halk Akları Karaları görsün,ihlasları,kombassanları,yimpaşları,fenerleri,beyazları siyahları görsün,kabadayılık lafla olmuyor yürek gerek yürek…&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7993597154248652114-2120174278233017995?l=tufan-gaziler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://tufan-gaziler.blogspot.com/2008/09/sizi-bir-adam-sandilar.html</link><author>tata5454@gmail.com (tufan)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_xi35NipdrWc/SNnoHh1gnWI/AAAAAAAAAyo/4wq0F4vpmyU/s72-c/20.jpg' height='72' width='72'/></item></channel></rss>